Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ALİ RİZA EFENDİ (Hafız Tokadlı - yahud - Tekirdağlı)
Kur’an tilâveti âleminin en büyük üstadlarından; hicrî 1268 (milâdî (1851 - 1852) de İstanbulda Fâtihin Sarıgüzel mahallesinde doğdu; babası Tokadlı Mehmed Efendi adında bir zât olup “Tokadlı” lâkabını bu münasebetle aldı; “Tekirdağlı” denmesinin sebebi ise bu kasabaya gidip yerleşmesi ve şahsiyetini yapan feyzi oradan alması dolayısiyledir. Pek küçük yaşda Sultan Selim başimamı ve reisülkurrâ meşhur Yemişçizâde Hâfız İsmail Efendiden hâfız oldu; o devrin tilâvet kutbu olarak bilinen Menlikli Fındık hâfız Mustafa Efendiden de tashihi hurûfü edâ yaptı ki, tilâvette ihtisası ile iştiharı bu ikinci Hocasına dayanır.
Ancak ilk okul tahsili görmüştü, sahip olduğu faziletin asaleti ile bunu her zaman itiraf eder, talebelerine:
— Oğlum, benim tecvidim, tilâvette edâm vardır ama ilmim yoktur.. derdi. edâdan kasdi Kur’an tilâvetinde harfeleri kendilerine mahsus mahreclerden mehâretle ve en temiz, yumuşak, şeklinden çıkarmak, kelimeleri mâna ve medlûllerine göre fasih telâffuz etmekdir. aslında ise “ilim yoktur” diyen Hâfiz Ali Riza Efendi medreseye gitmemiş, bir medrese icazetnamesi almamış, fakat otodidakt bir âlimdi. Nice tahsilli simalar yıllar boyunca elini öperek rahlei tedrisine oturdular; ki “Buhârî” yi hulâsa ederek türkçeye çeviren muhaddis ve o devrin seçkin ûlemasından Ziyaeddi...
⇓ Devamını okuyunuz...
Kur’an tilâveti âleminin en büyük üstadlarından; hicrî 1268 (milâdî (1851 - 1852) de İstanbulda Fâtihin Sarıgüzel mahallesinde doğdu; babası Tokadlı Mehmed Efendi adında bir zât olup “Tokadlı” lâkabını bu münasebetle aldı; “Tekirdağlı” denmesinin sebebi ise bu kasabaya gidip yerleşmesi ve şahsiyetini yapan feyzi oradan alması dolayısiyledir. Pek küçük yaşda Sultan Selim başimamı ve reisülkurrâ meşhur Yemişçizâde Hâfız İsmail Efendiden hâfız oldu; o devrin tilâvet kutbu olarak bilinen Menlikli Fındık hâfız Mustafa Efendiden de tashihi hurûfü edâ yaptı ki, tilâvette ihtisası ile iştiharı bu ikinci Hocasına dayanır.
Ancak ilk okul tahsili görmüştü, sahip olduğu faziletin asaleti ile bunu her zaman itiraf eder, talebelerine:
— Oğlum, benim tecvidim, tilâvette edâm vardır ama ilmim yoktur.. derdi. edâdan kasdi Kur’an tilâvetinde harfeleri kendilerine mahsus mahreclerden mehâretle ve en temiz, yumuşak, şeklinden çıkarmak, kelimeleri mâna ve medlûllerine göre fasih telâffuz etmekdir. aslında ise “ilim yoktur” diyen Hâfiz Ali Riza Efendi medreseye gitmemiş, bir medrese icazetnamesi almamış, fakat otodidakt bir âlimdi. Nice tahsilli simalar yıllar boyunca elini öperek rahlei tedrisine oturdular; ki “Buhârî” yi hulâsa ederek türkçeye çeviren muhaddis ve o devrin seçkin ûlemasından Ziyaeddin Efendi de bunların arasındadır, Ali Riza Efendiden Kur’an tilâvetini öğrendiği sıra Tekirdağı kadısı bulunuyordu.
Ali Riza Efendinin sesi de son derece güzeldi, denilebilir ki hançeresi, Cenabı Hakkın Kar’an okumak için yarattığı bir hârika, onu dinlemek saadetine nail olacak müslümanlara bir lûtfu ilâhî idi. Yüzünde bir ülker vardı, ciddî, heybet ve vekar sahibi idi ve son derece temiz giyinirdi. Belki Ziyaeddin Efendinin daveti üzerine, tahminen 20 yaşlarında iken bir Tekirdağı seyahati yaptı; gelişi kasabada bir hâdise oldu, halk tarafından baş tâcı misafir olarak karşılandı, hemen bütün kasaba halkı “artık burada kalınız, camiler ve evlerimiz sizindir, gençlerimizi talim ve irşad ile buraları ihya edin” diye yalvardı. Ali Riza Efendi bu samîmi yakınlığı İstanbulun azametine tercih etti, Tekirdağında yerleşti ve orada Eski Cami’e Başimam oldu. Bir müddet sonra da Yalı Hamamı’nın sahibi eşraftan zengin bir zâtin kızı ile evlendi; kasabadaki nüfuzu için “çarşı pazar boylarından geçerken Kur’an Hocasına yalnız müslümanlar değil, hıristiyanlar bile ayağa kalkardı” derler. 1876 da Ayastefanas’a (Yeşilköye) kadar dayanacak olan Rus istilâsı karşısında Tekirdağından kaçanlar arasında İstanbula geldi ve derhal “şimdilik” kaydi ile Şehzâdebaşında Kalenderhâne Camiine imam tâyin olundu. Hâfızlar arasında nakledilir bir fıkradır: bir gün, sesinin ve tilâvetinin güzelliği ile tanınmış Hacı Hüsnü Efendi Kalenderhane Câmiine gelir, Ali Riza Efendi de o gün imamlığı ona bırakarak kendisi müezzinlik yapar ve bir ihlâs okur ki cemaat vecid içinde kalır. Hacı Hüsnü Efendi anlatırdı: “Öyle bir okudu ki, Tophaneliyi dinliyorum sandım” derdi.
Tekirdağına yedi sene sonra döndü; Eski Camiin imamı onun geldiğini işidince hemen koşup elini öptü ve makamını Ali Riza Efendiye terk etti. Büyük Kur’an Hocası bu tarihten ölümüne kadar, otuz sekiz sene Tekirdağından hiç ayrılmadı. “Kur’an Hicazda nâzil oldu, Mısırda okundu, İstanbulda yazıldı” diye meşhur bir söz vardır; Mısırın pek meşhur olan Hâfızlarını da Hemen hep Tanta şehri yetiştirmiştir. Hattâ Ali Riza Efendinin Hocası Fındık Hâfız Mustafa efendi de İstanbulda yetiştikten sonra Tantaya gitmişti. Hâfız Ali Riza Efendi, Tekirdağını Türkiyenin Tanta’sı yapmıştı; İstanbul da dâhil, Kur’an okuyucular bu kasabaya giderek Eski Cami Başimamının önünde diz çöktükten sonradır ki, Kur’an tilâvetinde kemale ulaştılar; meselâ Giresun müftüsü Hâfız Ali Bayazıdoğlu bütün Kıraet nüshalarını İstanbulda tamamlandıktan sonra Tekirdağına gitmiş, üstad Ali Riza Efendiden “Bakare” sûresini okumuştu. Reisülkurrâ Hâfız Hamdi Varnalı, Hâfız Ömer Aköz, Tekirdağı müftüsü Hâfız Hüseyin, Hâfız İdris, Hâfız Sadık gibi mümtaz simalar hep onun talebeleridir.
Şurası da bilhassa kaydedilmeğe değer, Hâfız Ali Riza Efendi Kur’an muallimliğini Allah rızası için yapardı, her hangi bir ücret değil,hediye dahi kabul etmezdi.
1921 de, vatanın kara işgal günlerinde yetmiş iki yaşında öldü; ölümü Tekirdağında o kadar geniş bir teessür uyandırdı ki cenazesine hemen bütün kasaba halkı iştirâk etti, İstanbul kapısındaki kabristana defnedildi.
Ali Riza Sağman
Tekirdağlı Ali Riza Efendi
(Resim: Nezih)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Ali Riza Sağman
Kod
IAM020323
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Nezih
Tanım
Cilt 2, sayfalar 706-707
Not
Görsel: cilt 2, sayfa 706
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.