Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÂLÎPAŞA KONAĞI
1934 Belediye Şehir Rehberine göre, Bayazıdda Mercanağa Mahalleisinde Fuadpaşa Caddesi üzerinde, eski Harbiye Nezâreti, zamanımızda Üniversite merkez binasının doğu tarafında avlu duvarının karşısında, yukarıda adı geçen cadde ile Nargileci Sokağı ve Semâver Sokağı arasındaki geniş arsayı doldurmuş, On dokuzuncu asrın güzel yapılarından, adı konak, aslında saray yavrusu muazzam, muhteşem bir binâ idi.
Daha evvel ayni yerde eski ve büyük bir ahşab konak vardı, kuvvetle tahmin edilebilir ki mîrîye aiddi; Âlî Paşanın evvelâ bu ahşab konağa ne zaman yerleşdiği tesbit edilemedi, Paşa Giridde iken konak bütün eşyası ve bu arada Âlî Paşanın kütübhânesiyle beraber yandı; 1765 de Abdülâzizin emri ile yerinde, bedeli Hazinei hassadan ödenerek yukarda bahsettiğimiz yarı kâgir kâşâne yaptırıldı ve yine aynı hazineden devrin en güzel lüks eşyası ile döşenerek Âlî Paşaya hediye edildi.
Yakın geçmişin İstanbulunu iyi bilenlerden Topkapu Sarayı Müzesinin muhterem müdürü Halûk Y. Şehsüvaroğlu Cumhuriyet gazetesinde neşretdiği “İstanbul Konakları” adındaki bir makalede silsilesi içinde bu târihî binadan şöyle bahsediyor:
“H. 1282 (M. 1865) tarihli Hazinei Hassa defterinin inşaat kısmında Sadrâzam Âlî Paşa konağı için ba sened maktuan verilen meblâğa dair kayıd vardır.
“Mercandaki konak İstanbulda ...
⇓ Devamını okuyunuz...
1934 Belediye Şehir Rehberine göre, Bayazıdda Mercanağa Mahalleisinde Fuadpaşa Caddesi üzerinde, eski Harbiye Nezâreti, zamanımızda Üniversite merkez binasının doğu tarafında avlu duvarının karşısında, yukarıda adı geçen cadde ile Nargileci Sokağı ve Semâver Sokağı arasındaki geniş arsayı doldurmuş, On dokuzuncu asrın güzel yapılarından, adı konak, aslında saray yavrusu muazzam, muhteşem bir binâ idi.
Daha evvel ayni yerde eski ve büyük bir ahşab konak vardı, kuvvetle tahmin edilebilir ki mîrîye aiddi; Âlî Paşanın evvelâ bu ahşab konağa ne zaman yerleşdiği tesbit edilemedi, Paşa Giridde iken konak bütün eşyası ve bu arada Âlî Paşanın kütübhânesiyle beraber yandı; 1765 de Abdülâzizin emri ile yerinde, bedeli Hazinei hassadan ödenerek yukarda bahsettiğimiz yarı kâgir kâşâne yaptırıldı ve yine aynı hazineden devrin en güzel lüks eşyası ile döşenerek Âlî Paşaya hediye edildi.
Yakın geçmişin İstanbulunu iyi bilenlerden Topkapu Sarayı Müzesinin muhterem müdürü Halûk Y. Şehsüvaroğlu Cumhuriyet gazetesinde neşretdiği “İstanbul Konakları” adındaki bir makalede silsilesi içinde bu târihî binadan şöyle bahsediyor:
“H. 1282 (M. 1865) tarihli Hazinei Hassa defterinin inşaat kısmında Sadrâzam Âlî Paşa konağı için ba sened maktuan verilen meblâğa dair kayıd vardır.
“Mercandaki konak İstanbulda yayılan Tanzimat devri mîmarisinin en güzel örneklerinden birini teşkil ediyordu. İç taksimatında eski mimarimizin geleneklerine geniş ölçüde uyulmuş, dışarıdan ise binaya muhteşem bir saray manzarası verilmişti.
“19 uncu asır tarihimizin mühim bir siması olan Âlî Paşa bu konakta bir çok mühim ziyaretler kabul etmiş, siyasî müzakerelerde bulunmuş ve resmi kabuller tertiblemişti.
“1871 de Âlî Paşanın vefatı üzerine konak vârislerinden geriye alınmıştı. Vakanüvis Lûtfi Efendi, Pâdişahın vereseye on beş bin lira verdiğine dair bazı kayıdlara rastladığını yazmaktadır.
“Yine Lûtfi Efendi bu münasebetle, o vakitler bu konak alış verişinin moda hükmüne girdiğini, konak ihsan olunmuş, bazı dûrendişlerin taşındıkları konakta lüzumundan fazla eşyayı toplu bir halde tutarak misafir gibi yaşadıklarını ve her an çıkmaları haberi geleceği telâşını duyduklarını kaydetmektedir.
“İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Son Sadırâzamlar isimli eserinde Yıldız Sarayı vesikaları arasında Âlî Paşanın kızı Rukiye Suad Hnamın bir arîzasını gördüğünü yazmaktadır (Bu arîzâ konağın hediye olduğu kaydi karşısında son derece şâyânı dikkatdir).
“Rukiye Hanımın İkinci Sultan Abdülhamide, babasının yirmi beş senede eline geçeni sarf ile vücude getirdiği konağın kıymeti hakikiyesinin nısfından dun bir akçe mukabilinde, rıza ve takrirlerine bakılmaksızın, ellerinden alındığını arzetmektedir.
“Âlî Paşa veresesinden alınan Mercandaki konak Meşihat dairesi yapılmıştı.
“Fakat bir müddet Abdülmecidin büyük kızı Fatma Sultanın ikametine tahsis olunmuş; İkinci Abdülhamid zamanında bina Abdülâzizin kızları Saliha ve Nâzime Sultanlara verilmişti.
“Sultanların biri binanın bir tarafını, diğeri öbür tarafını işgal ederlerdi. Bu ikamet 1898 yılına kadar devam etti. O yıl içinde Âdile Sultan ölmüş ve Fındıklıdaki sarayı boş kalmıştı. (Bir ara Edebiyat Fakültesi olan sahil saray).
“Nâzıme Sultan İkinci Abdülhamidden Fındıklı sarayının kendisine verilmesini istemiş, Saliha Sultan da Mercan sarayının tamamının kendisine terki ricasında bulunmuştu. İkinci Abdülhamid bu iki sultanın saraylar mıntıkasından uzakta ve şehrin tam ortasında ikametlerini esasen istemiyordu. Bu sebeple Nâzıme Sultana Fındıklı sarayını, ablası bulunan Saliha Sultana da Hayreddin Paşa yalısını tahsis etmişti.
“Bunun üzerine Saliha Sultan kendisinın büyük olduğunu, Mercan sarayını vermediklerine göre Fındıklı sarayının kendisine devrinin uygun olacağını ileri sürmüştü. Pâdişah da bu müracaati kabul ederek Fındıklı sahilsarayını Saliha Sultana vermişti.
“Sultanlar çıktıktan sonra Mercandaki Âli Paşa konağı Mercan idadisi olmuştu. Daha sonra bina Harbiye Nezaretine devredilmiş ve buraya Erkânı Harbiye Dairesi yerleştirilmişti.
“Bu tarihî ve güzel bina büyük 10 temmuz yangınında yanmış ve iskeleti uzun seneler yıkılmıyarak muhafaza edilmişti (B. : Aksaray Yangınları).
“Yangından sonra binanın az bir masrafla yeniden ihyası düşünülmüşse de bu işe bir türlü muvaffakiyet elvermemişti. Halk arasında bina “yanık saray” diye anılırdı”.
Yüksek yan duvarları arasında bir lâbirentden farksız zemin katı geceleri İstanbul halkının en süflî tabakasının türlü fuhuş ve şenaat yeri olmuştu.
Nihayet 1950 - 1955 arasında belediye eliyle yıktırıldı. 1958 de geniş arsası üzerinde barakamsı yapılarla bir çarşı kurulmuş bulunuyordu.
Bibl. : H.Y. Şehsuvaroğlu, Âlî Paşa konağı.
Mercanda Âlîpaşa Konağı harâbesi
(Resim: Behçet)
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Behçet
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020298
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Behçet
Tanım
Cilt 2, sayfalar 696-698
Not
Görsel: cilt 2, sayfa 697
Bakınız Notu
B. : Aksaray Yangınları
Bibliyografya Notu
Bibl. : H.Y. Şehsuvaroğlu, Âlî Paşa konağı.
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Behçet
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.