Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ALİ PAŞA (Seyyid)
Alemdar Mustafa Paşanın felâketine varan Yeniçeri İhtilâlinin maceraperest sîmâlarından; aslı Çerkestir; kölelik yolu ile Cezayir dayılarının yanına düşmüş, onların elinde dayıca terbiye görmüş (H. 1205) 1790 da Giridli Hüseyin Paşanın Kaptanı deryâlığı zamanında İstanbula gelerek Tersane kaptanı olmuş idi; Şânîzâdenin tarifine göre “galiz ve haşin bir adam” olduğu halde, sofu meşrep göründüğünden, Tersaneli arasında “dini ve îmânı bütün, özü sözü doğru” olarak tanınmıştı. Küçük Hüseyin Paşanın Kaptanı deryâlığı zamanında serkeşçe hareketleri çekilmez olup birkaç defa idam edilmek üzere Üçanbarlı gemide hapsedilmiş iken Kızlarağası Bilâl Ağanın himâyesiyle kurtulmuştu. Üçüncü Selim zamanında İngiliz donanması İstanbul önüne geldiği zaman, Büyükşehir halkı dehşet ve merakla sahillere dökülmüştü, Ali Kaptan, ötedenberi hasretini çektiği kaptanpaşalığı elde edebilmek için bunu bir fırsat bilmiş, halkarasına karışarak: Birkaç gemi verseler de varub şu donanmayı urub yaksam, ya batırsam” yollu söylenmiş, bu sözler İstanbullular arasında süratle yayılarak “Tüfenkhâne semtinden geçmemiş ve Tophâne çeşmesinden su içmemiş kimseler” de birbirlerine: “Seyyid Ali Bey şu gemilerin üzerine beş gemi ile gönderilse cümlesini esir eder ama iş başkadır!” yollu Üçüncü Selim ile hükûmeti erkânı aley...
⇓ Devamını okuyunuz...
Alemdar Mustafa Paşanın felâketine varan Yeniçeri İhtilâlinin maceraperest sîmâlarından; aslı Çerkestir; kölelik yolu ile Cezayir dayılarının yanına düşmüş, onların elinde dayıca terbiye görmüş (H. 1205) 1790 da Giridli Hüseyin Paşanın Kaptanı deryâlığı zamanında İstanbula gelerek Tersane kaptanı olmuş idi; Şânîzâdenin tarifine göre “galiz ve haşin bir adam” olduğu halde, sofu meşrep göründüğünden, Tersaneli arasında “dini ve îmânı bütün, özü sözü doğru” olarak tanınmıştı. Küçük Hüseyin Paşanın Kaptanı deryâlığı zamanında serkeşçe hareketleri çekilmez olup birkaç defa idam edilmek üzere Üçanbarlı gemide hapsedilmiş iken Kızlarağası Bilâl Ağanın himâyesiyle kurtulmuştu. Üçüncü Selim zamanında İngiliz donanması İstanbul önüne geldiği zaman, Büyükşehir halkı dehşet ve merakla sahillere dökülmüştü, Ali Kaptan, ötedenberi hasretini çektiği kaptanpaşalığı elde edebilmek için bunu bir fırsat bilmiş, halkarasına karışarak: Birkaç gemi verseler de varub şu donanmayı urub yaksam, ya batırsam” yollu söylenmiş, bu sözler İstanbullular arasında süratle yayılarak “Tüfenkhâne semtinden geçmemiş ve Tophâne çeşmesinden su içmemiş kimseler” de birbirlerine: “Seyyid Ali Bey şu gemilerin üzerine beş gemi ile gönderilse cümlesini esir eder ama iş başkadır!” yollu Üçüncü Selim ile hükûmeti erkânı aleyhine dedikodulara sebep olmuştu. Hattâ bir gün Tersaneye gelen pâdişah ile konuşurken bahâdırâne sözleri hükümdarın da hoşuna gitmiş, bir müddet sonra vezirlik rütbesiyle Kaptanı deryâ tâyin edilmişti. Ancak, korsanlıktan yetişme bir türedi olduğundan, irtica ihtilâlinde Nizâmı Cedide muhalif tarafı tutmuş, Tersane işlerini başıbozuk tarzında idareye meyletmiş, Dördüncü Mustafa zamanında, Akdeniz Boğazı dışında Rus donanması ile yaptığı bir muharebede, korsan cengi yapmağa kalktığından bozguna uğramış, kendi suçunu örtmek için bazı kaptanları hiçbir suçları yok iken idam ettirmişti; Alemdar Paşa İstanbula gelince, Kaptanlıktan azledilip Bursaya sürülmüştü.
Alemdar vak’asında ise, ihtilâl sergerdesi Kandıralı Mehmed, vaktiyle kendi maiyetinde bulunmuş ve tabiat ve tıyneti kendisine benzediği cihetle iltifatını görmüş olduğundan bir Tersane çavuşu ile menfasından İstonbula dâvet edilmiş, Seyyid Ali Paşa da, derhal yola çıkıp, hükûmet ve pâdişahın hiçbir emri olmadan, doğruca Tersaneye giderek kendi kendisine Kaptan paşalık makamına geçip oturmak gibi mecnunane bir cesaret göstermişti; zamanın nezaketi icabı bu hareketine göz yumularak İkinci Mahmud tarafından da Kaptan paşa tâyin edilmişti. Fakat bir müddet sonra, 1810 da (4 sefer 1225) azledilerek Afiyonkarahisarına sürülmüş ve orada menkûb olarak ölmüştü.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020290
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 2, sayfalar 694-695
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.