Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ALİ PAŞA (Hekimoğlu)
Devlet adamı, birinci Mahmud ve üçüncü Osmanın Sadırâzamlarından; aşağıdaki satırlar, Reşad Ekrem Koçu’nun İslâm Ansiklopedisine yazdığı makaleden alınmıştır:
“Babası Venedikli mühtedi hekimbaşı Nuh Efendidir. 4 haziran 1689 (15 şaban 1100) da doğdu; tahsil ve terbiyesine son derecede itinâ edildi. Üçüncü AHmed zamanında, hassa silâhşorluğu ile saraya alınıp, bir müddet sonra da dergâh-ı âli kapıcı başıları arasına katıldı. Akrânı arasında zekâ, zerâfet ve terbiyesi ile temayüz ederek, pâdişahın dikkat ve alâkasını celbettiğinden, Silâhdar Ali Ağa (Şehit Ali Paşa) tarafından, kendi nüfuzu için müstakbel bir tehlike gibi görülerek, 1713 te Zile voyvodalığı ile İstanbuldan çıkarıldı. 1719 da Nevşehirli Damad İbrahim Paşa sadâretinde ve onun himâyesi sayesinde, beylerbeyi pâyesi ile türkmen ağası, 1722 de Rumeli pâyesi ile Adana vâlisi oldu; ilk şöhretini, Adana ve Kilis havalisindeki mütegallibeyi tedip ile kazanmıştır. Okçaözenli, Amîkî, Musabeyli, Cirigânlı, Kulaksız, Gücekli, Avşar, Kılıçlı, Bektaşlı v.s. âşiretlerini de sıkı bir nezâret altına aldı; uzun zamandanberi devlet otoritesine karşı kayıtsız yaşayan bu âşiretlerin ihtiyar ve büyükleri, boğazlarına destimallerini takarak, Ali Paşaya gelip aman dilediler.
1724 de Halep valisi oldu. Ayni yıl, serasker Köprülüzâde Abdullah...
⇓ Read more...
Devlet adamı, birinci Mahmud ve üçüncü Osmanın Sadırâzamlarından; aşağıdaki satırlar, Reşad Ekrem Koçu’nun İslâm Ansiklopedisine yazdığı makaleden alınmıştır:
“Babası Venedikli mühtedi hekimbaşı Nuh Efendidir. 4 haziran 1689 (15 şaban 1100) da doğdu; tahsil ve terbiyesine son derecede itinâ edildi. Üçüncü AHmed zamanında, hassa silâhşorluğu ile saraya alınıp, bir müddet sonra da dergâh-ı âli kapıcı başıları arasına katıldı. Akrânı arasında zekâ, zerâfet ve terbiyesi ile temayüz ederek, pâdişahın dikkat ve alâkasını celbettiğinden, Silâhdar Ali Ağa (Şehit Ali Paşa) tarafından, kendi nüfuzu için müstakbel bir tehlike gibi görülerek, 1713 te Zile voyvodalığı ile İstanbuldan çıkarıldı. 1719 da Nevşehirli Damad İbrahim Paşa sadâretinde ve onun himâyesi sayesinde, beylerbeyi pâyesi ile türkmen ağası, 1722 de Rumeli pâyesi ile Adana vâlisi oldu; ilk şöhretini, Adana ve Kilis havalisindeki mütegallibeyi tedip ile kazanmıştır. Okçaözenli, Amîkî, Musabeyli, Cirigânlı, Kulaksız, Gücekli, Avşar, Kılıçlı, Bektaşlı v.s. âşiretlerini de sıkı bir nezâret altına aldı; uzun zamandanberi devlet otoritesine karşı kayıtsız yaşayan bu âşiretlerin ihtiyar ve büyükleri, boğazlarına destimallerini takarak, Ali Paşaya gelip aman dilediler.
1724 de Halep valisi oldu. Ayni yıl, serasker Köprülüzâde Abdullah Paşa maiyetinde, şark seferine memur edilmiş ve Tebriz’in muhasara ve zaptında, merdâne hareketleri ile, temayüz eylemiştir. 1725, vezâret rütbesi ile taltif, bir kaç gün sonra da, Anadolu beylerbeyi ve bilâhare hastalığından ötürü, vazifesinden affını rica eden Abdullah Paşa yerine, şark serdârı ve Tebriz muhafızı tayin edildi (temmuz 1726).
Kapısı halkı, 700-1000 kişi arasında bir kalabalık teşkil ederdi. Bâzı bendelerine “kemâl-i meyl ve müsaadesi” ile meşhurdu. Adamlarının iltizam ettikleri mukataatta reayaya zulmettikleri hakkında vâki şikâyetler üzerine, 1728 de kendisi Şehr-i Zor eyaletine nakil, kethüdası, divan efendisi ve bir kaç adamı da, teftiş olunmak üzere, İstanbul’a celbolundu, Ayni yıl içinde Sivas vâlisi Abdurrahman Paşa ile becâyiş edildi; 1729 da Diyarbekir vâlisi oldu. Nadir Şah’ın zuhuru ile şark harekâtı askeriyesinin kötü bir safhaya girmesi üzerine, ikinci defa serdâr tayin edildi (1730). Bu sırada cülûs eden Birinci Mahmud, Ali Paşaya elmaslı bir kılıç ve bir samur kürk göndererek, iltifatta bulundu ocak 1731). Ali Paşa Üçüncü Tahmasb’a karşı Kuzıcan zaferini kazanarak (15 eylûl 1731), Hemedan’ı, Urmiye’yi, Tebriz’i istirdat etti. Şah Tahmasb’ın sulh talep etmesi üzerine, “Ahmed Paşa musalâhası, akdolundu.
12 Mart 1732 (15 Ramazan 1144) de Sadırâzam Topal Osman Paşanın azli üzerine, sadâret hattı kızlarağası Beşir Ağanın tavsiyesi ile, Hekimoğlu Ali Paşaya gönderildi.
Üç buçuk yıl süren bu birinci sadâreti Avrupada Lehistan verâseti buhranına rastlar. Avusturyaya karşı Lehistan verâseti harbini açmış olan Frsanın İstanbuldaki elçisi Marquis de Villeneuve, Rusyanın Lehistan işlerine müdahalesi ile Prut muahedenâmesinin naks ve osmanlı imparatorluğu menfaatlerinin ihlâl edildiğini tebarüz ettirerek, Avusturyanın desteği olan Rusyaya karşı, Rus düşmanlığı ile meşhur Hakimoğlu’nu, harbe teşvik ediyordu. Ali Paşa, iki tuğlu vezir yaptığı fransız mühtedisi kumbaracıbaşı Ahmet Bonneval Paşanın telkini ile, iki taraftan birinin münferit bir sulh yaparak, harpten çekilmesini gayri mümkün kılan bir ittifak muahedesi akdetmek şartı ile harbe gidebileceğini bildirdi ise de, Fransa başvekili Kardinal Fleury’nin taassbu, islâmlar ile böyle bir anlaşmaya mâni oldu.
Diğer taraftan şark harekâtı, Osmanlı imparatorluğu aleyhine süratle inkişaf ediyordu: “Ahmed Paşa musalâhası” nı tanımayan Nâdir Şah, Tahmasb’ı hal’ ve Üçüncü Abbas’ı İran tahtına iclâs ederek, Bağdad’a hücum etti. Bağdadı kurtarmağa muvaffak olan Topal Osman Paşa, Kerkük civarında bir baskına uğrayarak şehit ve ordusu perişan oldu (1733). Sarayda toplanan bir harp meclisinde, pâdişah tarafından rehavet ile itham olunan Hekimoğlu Ali Paşa azil ve Midilliye nefyedildi. Bir sene sonra, Bosna valisi oldu. Burada, üç sene, büyük Avusturya kuvvetlerinin şiddetli hücumlarına karşı kahramanca mukavemet etti. “Travnik nefîr-i âmi” adı verilen bir davet ile, eli silâh tutan bütün bosnalıları gönüllü olarak topladı. Bennaluka suları önünde, mareşal Hildburghausen’e karşı, 4 ağustos 1737 de, parlak bir zafer kazandı. 1740 ta, âsâyişi ihlâl eden mütegallibe kölemen beylerine karşı, müdebbir ve şedit bir vâli şöhreti ile, Mısır’a gönderildi. Bir sene sonra Mısır, damadı Tevkiî Yahya Paşaya verilerek, Hekimoğlu, Anadolu beylerbeyi oldu. 21 nisan 1742 (15 safer 1155) de de Hacı Ahmed Paşayı istihlâf ederek ikinci defa, sadârete geldi. Bu sırada, Nâdir Şah, sulhü bozarak, İrak’a tecavüz etmişti. Bağdad vâlisi Ahmed Paşanın, Nâdir Şaha dehşet vermek için, Sadırâzamın ordu ile gelmesi lüzumundan bahseden bir mektubunun Sadırâzam tarafından pâdişaha gösterilmesi, kendisinin serdarlık unvanı ve istiklâli tam ile şarka gitmek maksat ve arzusuna hamlolunarak, azline ve Midilliye sürülmesine sebep oldu. 1744 de tekrar Bosna valisi, 1745 de Halep valisi, ayni yıl içinde. Nâdir Şahın Kars üzerine gelmekte olduğu öğrenilince, Anadolu eyaleti ile, şark serdarlığına nasbedildi.
Şahsî düşmanı olan Tiryaki Mehmed Paşanın Sadaretinde, üç dört defa idamına teşebbüs edildi ise de Birinci Mahmud tarafından himaye olundu. Hattâ Tiryaki Mehmed Paşanın, Ali Paşaya olan kini, kendi sukutuna sebep oldu; Sultan Mahmud, Mehmed Paşayı azlederken, Hekimoğlu hakkındaki hissiyatını da “Kırk senedenberi bu kadar hizmeti cemîle ve gazevâtı celîlede bezli vücud eden dilâver ve nâm âver bir vezirim vardır, bu mel’un onun ile iddiai akraniyete düşüp telefine sâyeder. Bu kadar îma ettim, kat’a haber anlamaz” sözleri ile ifâde etmiştir. İran ile musalâhanın akdinden sonra (1746), Anadoluda eşkiya tenkiline memur edildi; karışıklık çıkması üzerine, üçüncü defa, Bosna vâlisi oldu. Mütegallibeyi tedip etmek üzere, tayin edildiği Trabzon valiliğinde, Karadeniz derebeylerini tenkil etti. 1754 de de, Anadolu beylerbeyliğine naklolundu; fakat henüz Trabzondan hareket etmemişken, 16 şubat 1755 (4 cemaziyülevvel 1168) de, Üçüncü Sultan Osman tarafından, Sadrıâzam tayin edildi. Hekimoğlu Ali Paşanın üçüncü sadâreti, ancak elli üç gün sürdü; Silâhdar Ali Ağanın (Bıyıklı Ali Paşa) entrikaları ile, yeni hükümdarın gözünden düşürüldü ve Ayvansaraydaki bir yangından pâdişahtan evvel avdeti temin edilmek suretiyle, bir hataya düşürülmesi üzerine, azil ve Kızkulesinde bir gün bir gece, bir rivayete göre de, ancak iki saat muvasalatında, umum ahali tarafından, istikbal olundu. Adada bulunan konsoloslar, ziyaretine gelerek, hediyeler takdim ettiler ve “İstanbulda olan balyozlarımızdan size hürmet ve hizmete emir aldık” dediler. Bu menkûbiyetinde, himaye ederek yetiştirdiği vüzera ve ümeradan, o kadar çok hediyeler ve para yardımları geldi ki, üç ayda, Kıbrıs fukarasına 100.000 kuruştan fazla tasaddukta bulundu. Bu menkûbiyet, ayni sene içinde, oğlunun pâdişaha yazdığı bir arîze üzerine, hitama erdi. Az sonra da, yine ayni senede (1755), Mısır vâliliğine tayin edilmiştir.
Hekimoğlu Ali Paşa, 1756 da, Anadolu beylerbeyi oldu ve ayni yıl içinde, hizmetkârları tarafından zehirlenerek (oğlunun kaydına göre ise, müptelâ olduğu mesane illetinden), eyalet merkezi olan Kütahyada vefat etti (14 ağustos 1758 = 9 zilhicce 1171). Ölürken, İstanbuldaki camii yanında bulunan türbesine defnedilmesini vasiyet etmişti. Kütahyada vâli sarayı yanında, Saray Camii civarında, bir arsada muvakkat bir kabre gömüldü ve sonra, bir ferman ile müsaade verilerek, nâşı İstanbula getirildi ve türbesine defnedildi. Muasırları arasında bilgili, cömert zarif, sanat muhibbi, adamlarına karşı sonsuz itimadı olan, fakat küçük bir suç üzerine de, kan dökmekten çekinmiyen, kanlı ve gazaplı bir vezir şöhreti bırakmıştı. Bosnadaki fevkalâde hizmeti, devletin ve kendisinin yüzünü ağartmıştı. Âli mahlâsı ile şiirleri olup, Fatin tezkeresinde bir gazeli vardır. Otuz seneyi mütecaviz vezareti zamanında, başta pâdişah olarak, bütün devlet adamlarının hürmetini celbetmiş, vekar ve şerefini, her şeyin fevkinde muhafaza eylemiştir. Koca Ragıb Paşayı yetiştiren kendisidir; Ragıb Paşa, efendisine karşı minnettarlığını her vesile ile izhardan geri durmamıştır. Kendisinin valilikte kullandığı mühürünün yazısı:
Behabib-i hüda-yi lem yezelî
Ola âli ilâhi kadr-i Ali
şeklinde hak edilmiştir.
Hayratından, İstanbulda, Davudpaşa civarında, Atlamataşı denilen yerde, bugün kendi adını taşıyan ve zamanında Nûr Camii tesmiye edilen, büyük bir camii vardır. (B. : Hekimoğlu Alipaşa Camii ve külliyesi).
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM020284
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 2, pages 686-688
See Also Note
B. : Hekimoğlu Alipaşa Camii ve külliyesi
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.