Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ALİ NUTKİ DEDE (Seyyid)
On sekizinci asır sonlarında yaşamış Türk musiki bilgini ve Türk dinî musikisinde büyük şöhret sahibi bestekârlardan; 5 Muharrem 1176 (1762) de Yenikapı Mevlevihanesi civarında bir evde doğdu; babası bu namlı dergâhın şeyhi Kütahyalı Ebubekir Efendidir, annesi de miraciyesile meşhur Nâyi Osman Efendinin kızı Saide hanımdır. Çok ciddî bir tahsil ve terbiye görmüş, hocaları arasında bilhassa devrin seçkin bir siması olan Ahmed Sabıh Dede Efendi de bulunmuştur ki, küçük Ali Nutkinin üzerinde çok tesiri olmuştur. Henüz on dört yaşında iken (H. 1189) 1775 de Yenikapı dergâhına şeyh oldu ve (H. 1219) 1804 de öldü, dergâhta babasının yanına defnedildi. Sürurinin söylediği vefâtı tarihidir:
Kevser safası eyledi Seyyid Ali Dede
Fâzilet ve kemal sahibi, hoşsohbet ve zarif, şair, âşık adamdı. Muasırlarının hürmet ve sevgisini kazanmıştı, asrın büyük şairi Şeyh Galib onun hakkında:
Dedem kim Hazreti Seyyid Alidir
Kerâmet veçhi pâkinde celîdir
Odur, seccadei mânada el’an
Sezâdır rütbei irşada el’ân
diyecek kadar hayranlarından idi; Ali Nutki Dede, şeyhliği icabı, pek genç, yanakları ilk tüylendiği zaman sakal salmıştı; şeyh Galib bu münasebetle kaleme aldığı bir tarih manzumesinde, onun portresini şu beyit ile çizmişti:
Nevcivan merdi pîr meşrebdir
Pirdendir ana bu lûtfi nigâh
Türk klâs...
⇓ Devamını okuyunuz...
On sekizinci asır sonlarında yaşamış Türk musiki bilgini ve Türk dinî musikisinde büyük şöhret sahibi bestekârlardan; 5 Muharrem 1176 (1762) de Yenikapı Mevlevihanesi civarında bir evde doğdu; babası bu namlı dergâhın şeyhi Kütahyalı Ebubekir Efendidir, annesi de miraciyesile meşhur Nâyi Osman Efendinin kızı Saide hanımdır. Çok ciddî bir tahsil ve terbiye görmüş, hocaları arasında bilhassa devrin seçkin bir siması olan Ahmed Sabıh Dede Efendi de bulunmuştur ki, küçük Ali Nutkinin üzerinde çok tesiri olmuştur. Henüz on dört yaşında iken (H. 1189) 1775 de Yenikapı dergâhına şeyh oldu ve (H. 1219) 1804 de öldü, dergâhta babasının yanına defnedildi. Sürurinin söylediği vefâtı tarihidir:
Kevser safası eyledi Seyyid Ali Dede
Fâzilet ve kemal sahibi, hoşsohbet ve zarif, şair, âşık adamdı. Muasırlarının hürmet ve sevgisini kazanmıştı, asrın büyük şairi Şeyh Galib onun hakkında:
Dedem kim Hazreti Seyyid Alidir
Kerâmet veçhi pâkinde celîdir
Odur, seccadei mânada el’an
Sezâdır rütbei irşada el’ân
diyecek kadar hayranlarından idi; Ali Nutki Dede, şeyhliği icabı, pek genç, yanakları ilk tüylendiği zaman sakal salmıştı; şeyh Galib bu münasebetle kaleme aldığı bir tarih manzumesinde, onun portresini şu beyit ile çizmişti:
Nevcivan merdi pîr meşrebdir
Pirdendir ana bu lûtfi nigâh
Türk klâsik musikisinin en büyük şöhreti olan Hamamîzade İsmail Dedenin de mürşidi ve musikide üstadı olmuştu. Ölümünden az evvel şevki tarab makamında bir âyini şerif bestelemiş, dinî musikinin şaheserleri arasında sayılan bu nefîs eser, ilk defa olarak Yenikapı Mevlevihanesinde (19 Rebiülâhır 1219) 1804 de okunmuştu. Şeyh Efendi bu bestesini Hamamîzadeye ithaf etmiş ve dergâhın mecmuasının kaydına “Derviş İsmail” ibaresini yazmıştı. Ali Nutki Dede bu âyin gününden pek az sonra ölmüş, İsmail Dede ayni mecmuaya şu satırları ilâve ederek eserin asıl sahibinin kim olduğunu bildirmek necâbetini göstermişti:
“Şeyhim azizim Yenikapı şeyhi Esseyid Şeyh Ali Efendi Hazretlerinin reyü tedbîri ve her bir nağmede ta’rifi munzam olduğundan hâlâ okunan bestede medhalim yoktur. Hâli hayatlarında tenbihleri mucibince kendi isimlerini ihfâ ve bâlâsına bu fikrin ismini tahrir buyurub fakire alâ tarikilhediye ihsan buyurdular. Elfakir: Derviş İsmail”.
Ali Nutki Dede, kendi tâbiri ile “Zamanı meşihatinde dergâha gelen hücrenişîn canların” hal tercümelerinden mürekkeb “defteri dervîşân” adında bir eser bırakmıştır ki, devrin kıymetli tarih kaynaklarından biri olmuştur.
Bib. : S. N. Ergun, Türk dini musikisi, II.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020273
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 2, sayfa 679
Bibliyografya Notu
Bib. : S. N. Ergun, Türk dini musikisi, II.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.