Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ALİ BEY
Abdülâziz devrinde ve İkinci Abdülhamidin ilk yıllarında Üsküdarın namlı tulumbacı - kabadayılarından, Üsküdarlı Vâsıf Hoca hâtıralarında bu zatı şöylece nakleder:
«Mevlevî dergâhı karşısındaki köşede kâin konakta ismini unuttuğum bir paşanın mahdumudur, çocukluğumuzda otuz beşlık bir adamlı, oldukça tahsil görmüşse de meyil ve istidadından olacak ki, Mirahor tulumbası reisi idi; Şemsipaşadaki Voli yerine de gidip gelirdi. Koğuşlarının Eskihamama nakli li sıralarında bir Ramazanışefir gecesi Şemsipaşadan gelirken karmanyola maksadiyle önüne üç kişi çıkmış, davranma! demişler. Ali Bey bu! Birini bir koltuk altına, diğerini bir koltuk altına almış, tabiî üçüncü kaçmış, adamları bohça gibi kahvenin ortasında sandalyeye oturtmuş herkes hayret içinde kalmışlar; sormuş:
— Meramınız ne idi?
Meğer asker imişler:
— Memleketten paramız gelmiyor!
Cevabını alınca birer mecidiye vermiş, birer kahve ikram etmiş ve:
— Her cuma izinli çıkınca geliniz, bu çekmeceden onar kuruş alınız, tezkere alınca da bana geliniz, yarın da kaçan arkadaşınızı gönderiniz!
O da gelmiş, ona da ayni hareket ve ayni tavsiyede bulunmuş.
Görmedim fakat görmüş gibi inandım, zira hilâfı irtikâp etmiyeceklerden işittim. Hallaç kirişini çeke çeke koparırmış! Dimdik, puntal gibi bir adamdı. Benim gibileri gözlerine baksa ko...
⇓ Devamını okuyunuz...
Abdülâziz devrinde ve İkinci Abdülhamidin ilk yıllarında Üsküdarın namlı tulumbacı - kabadayılarından, Üsküdarlı Vâsıf Hoca hâtıralarında bu zatı şöylece nakleder:
«Mevlevî dergâhı karşısındaki köşede kâin konakta ismini unuttuğum bir paşanın mahdumudur, çocukluğumuzda otuz beşlık bir adamlı, oldukça tahsil görmüşse de meyil ve istidadından olacak ki, Mirahor tulumbası reisi idi; Şemsipaşadaki Voli yerine de gidip gelirdi. Koğuşlarının Eskihamama nakli li sıralarında bir Ramazanışefir gecesi Şemsipaşadan gelirken karmanyola maksadiyle önüne üç kişi çıkmış, davranma! demişler. Ali Bey bu! Birini bir koltuk altına, diğerini bir koltuk altına almış, tabiî üçüncü kaçmış, adamları bohça gibi kahvenin ortasında sandalyeye oturtmuş herkes hayret içinde kalmışlar; sormuş:
— Meramınız ne idi?
Meğer asker imişler:
— Memleketten paramız gelmiyor!
Cevabını alınca birer mecidiye vermiş, birer kahve ikram etmiş ve:
— Her cuma izinli çıkınca geliniz, bu çekmeceden onar kuruş alınız, tezkere alınca da bana geliniz, yarın da kaçan arkadaşınızı gönderiniz!
O da gelmiş, ona da ayni hareket ve ayni tavsiyede bulunmuş.
Görmedim fakat görmüş gibi inandım, zira hilâfı irtikâp etmiyeceklerden işittim. Hallaç kirişini çeke çeke koparırmış! Dimdik, puntal gibi bir adamdı. Benim gibileri gözlerine baksa korkardı; uzun, kara bıyıklı, omuzları genişti. Sonraları Paşakapısına tulumbacı ağası oldu, badehu Hicaza gitti, avdetinde Merdivanköy Bektaşi dergâhına gitti, öyle zannediyorum baba da oldu. Encamı kâr herkes gibi asla rücu etti, kara toprak! Allah rahmet eylesin».
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020129
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 2, sayfa 626
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.