Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
... ALIYORUM!..
İstanbul sokaklarındaki seyyar esnafdan eski ve hırdavat alıcıların kendilerine ses olarak kabul ettikleri bir kelimedir; «alıyorum!» dan evvel, hemen akla gelen her isim konulabilir:
— Eskiler alıyorum:
— Eski paltolar, mantolar, elbiseler alıyorum!
— Yün alıyorum, pamuk alıyorum!
— Şişeler alıyorum!..
Eskiden sade Yahudi olan bu alıcılara, son zamanlarda İstanbulun yerlisinden ayak takımı, keza memleketinin ayak takımından Antepli, Arabgirler ve bilhassa çok miktarda kıpti de katılmıştır. Kazancını, sıkıntılı günler geçiren ailelerin, dul ve bîkes kadınların elinde avucunda kalmış son ufak tefeği, sırtındaki esvabı ve altındaki eşyasiyle temin eden, hemen hiçbirinde insaf ve merhamet duygusu bulunmayan bu adamlarda kapatmak ve kandırmak hüner, meziyet, muvaffakıyettir.
İstisnasız hepsi üstü başı dökük, hırpânî adamlardır, yazın bir fanilâ ile, mintanca, veya fanilâ yahut mintan üstüne geçirilmiş yelek, hattâ ekseriya ayaklarında çorap yoktur, yalın ayakta yarım pabucla dolaşırlar, başlarında bez kasket, şeklini kaybetmiş fötr ve hasır şapkalar bulunur; kılığı düzgüncesi de sırtındakini aldığı malların arasından seçip geçirmiştir. Omuzlarında bezden, eski yatak çarşafından dikilmiş gayet büyük, çuval azmanı bir torba alâmeti farikaları yerindedir; bazan çift dolaşırlar, ortaktı...
⇓ Devamını okuyunuz...
İstanbul sokaklarındaki seyyar esnafdan eski ve hırdavat alıcıların kendilerine ses olarak kabul ettikleri bir kelimedir; «alıyorum!» dan evvel, hemen akla gelen her isim konulabilir:
— Eskiler alıyorum:
— Eski paltolar, mantolar, elbiseler alıyorum!
— Yün alıyorum, pamuk alıyorum!
— Şişeler alıyorum!..
Eskiden sade Yahudi olan bu alıcılara, son zamanlarda İstanbulun yerlisinden ayak takımı, keza memleketinin ayak takımından Antepli, Arabgirler ve bilhassa çok miktarda kıpti de katılmıştır. Kazancını, sıkıntılı günler geçiren ailelerin, dul ve bîkes kadınların elinde avucunda kalmış son ufak tefeği, sırtındaki esvabı ve altındaki eşyasiyle temin eden, hemen hiçbirinde insaf ve merhamet duygusu bulunmayan bu adamlarda kapatmak ve kandırmak hüner, meziyet, muvaffakıyettir.
İstisnasız hepsi üstü başı dökük, hırpânî adamlardır, yazın bir fanilâ ile, mintanca, veya fanilâ yahut mintan üstüne geçirilmiş yelek, hattâ ekseriya ayaklarında çorap yoktur, yalın ayakta yarım pabucla dolaşırlar, başlarında bez kasket, şeklini kaybetmiş fötr ve hasır şapkalar bulunur; kılığı düzgüncesi de sırtındakini aldığı malların arasından seçip geçirmiştir. Omuzlarında bezden, eski yatak çarşafından dikilmiş gayet büyük, çuval azmanı bir torba alâmeti farikaları yerindedir; bazan çift dolaşırlar, ortaktırlar, fakat birinin gözünü tutmayan bir malı öbürü kendi hesabına alabilir, icâbında para yerine verilmek üzere çamaşır sepetleri, çamaşır mandalları, küçük tabureler, masacıklar, hasır kanapeler alıp dolaştıranlar vardır; bilhassa şişe karşılığı çamaşır sepeti ve mandalı verenleri çoktur.
Kaybolmaması gereken sahnedir: Bir yaz günü Göztepede R.E. Koçunun evinde bahçede oturulmaktadır; pek kibar, pek zarif, nüktedan, gençliğinde güzelliği ile meşhur bir komşu hanımefendi de meclistedir; bahçe kapısından içeriye eskiler alıcı girer; askerlik çağına yeni girmiş, bıyıkları duman halinde şehbaz ve şehlevend erkek güzeli Anadolu uşağı bir delikanlıdır, halinden, tavrından mesleğinde toy olduğu da bellidir.
Delikanlı; sıkılgan adımlarla ilerleyrek:
— Eskiler alıyorum!..
deyince o zarif hanımefendi oğlanı şöyle bir süzer:
— Burada eskilerden bir ben varım!
der, alır mısın?
İstanbulda, 1940 dan sonra başlayan kâğıt buhranında, bu alıcı esnafı, Büyükşehrin sokaklarına derhal:
— Eski gazeteler, mecmualar, kitaplar alıyorum!.. diye atılmışlardı.
Yine bu İkinci Cihan Harbi yıllarında, İstanbulda, karaborsacılık ve vurgunculuk, bütün dehşetiyle alıp yürüdüğü sıralarda, yeni bir sınıf alıcı esnafı türedi ki, bunlar da serbest atışı menedilen veya memurlarla dul ve yetimlere verilen erzak vesaire fişlerine el attılar; en faal merkezleri Mısırçarşısının Yenicami kapısiyle, Mısırçarşısı içi, Haseki hamamı arsası (Bu arsaya Vakıflar İdaresinin büyük iş hanı yapıldı), Yerli Mallar Pazarı (eski Orozdibak mağazası) önü olan bu alıcılar da, gariptir ki, pelâspâreler içinde veya genç bir takım sürtük kadınlar, fahişe fidesi halinde kız çocukları ve pırpırı oğlanlar olarak görüldü; bunlar, küçük kâra kanaat ederek, tereddütsüz yazılabilir, Büyükşehrin günlük hayatında muvazene ve kolaylık temin eden bir borsa kurdular; işidilen sesler de şunlar oldu:
— Çay fişi, kahve fişi alıyorum!..
— Yağ (bu, zeytinyağıdır) fişi alıyorum! .
— Basma fişi!.. Kumaş fişi alıyorum!..
Alıcı esnafının, ikinci el sermayedarlar ve hattâ İstanbulun bazı büyük ticaret firmaları ile yakın münasebeti olduğu şüphesizdir. Bu esnafın son türedi tipi olan fiş alıcıların yarı resmî ticaret müesselerinin vazifesini suiistimal eden tezgâhdar boyu memurlariyle ortaklıkları olduğu hakkında da, dedikodular çıktı; fişlerini bizzat kullanmak istiyen memurların, dul ve yetimlerin bu tezgâhdarlardan gördüğü hoyratlık, bu gibi dedikoduların çıkması için kafî bir sebeptir.
Diğer bazı seyyar esnaf ile beraber (B. : Leblebiciler), alıcı esnafının, sırf işlerinin mayası icabı, haberleri olmadan çoluk çocuğu, yanaşma, uşak ve hizmetçi makulesini küçük harsızlıklara teşvik ettikleri bir hakikattir. Bu esnaftan bazıları ise, aslında uygunsuz takımındandır; büyük muharrir Ahmed Rasimin «Hali harb» serlevhalı bir yazısında şu sahne çok canlıdır:
«Sırtında torbası alesseher yola düşmüş.. bağırarak:
— Eskiler alıyorum.. Yün, pamuk, bakır alıyorum...
«Açık sokak kapısından bir hizmetçi başı çıkarak, rumca yavaş sesle:
— Öğle zamanı gel!..
«Belli olmamak için yine bağırır:
— Eskiler alıyorum... teneke, çuval, çarşaf alıyorum...» (Gülüp ağladıklarım).
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020042
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 2, sayfalar 606-607
Bakınız Notu
B. : Leblebiciler
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.