Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ALAMANA KAYIĞI
İstanbul sularının en büyük balıkçı kayığıdır; alamana kayığı, bir topatan kavununun ortadan uzunlamasına kesilmiş şeklini hatırlatır, yalnız, çok daha biçimli, baş tarafı kıça nisbetle az daha yüksek ve bunu, kalın bir hilâl şeklinde içeri doğru kıvrılır. Baş tarafı da umumiyetle kabartma ve yaldızlı nakışlarla süslü olur.
Alamana kayıkları dört boydur:
1 — 9,5 metre boyunda 4 ton hacminde üç çifte
2 — 11 metre boyunda 5 ton hacminde dört çifte
3 — 12 metre boyunda 6 ton hacminde beş çifte
4 — 13,5 metre boyunda 7 ton hacminde altı çifte alamanalar.
Bu sonuncular, daha ziyade Karadeniz Boğazı ve Karadeniz balıkçıları tarafından kullanılır. Alamana kayıklarının dümeni vardır, fakat balık avında dümen kullanılmaz, sapı topuzsuz, «boyna» yahut «pala» denilen büyük bir kürek kullanılır. Alamana kayığının bir küreğini bir tayfa çeker. İstanbul alamanalarında hemen umumiyetle öndeki reis kayığı beş çifte, ikinci kayık dört çifte olur, birinci kayıkta tayfalardan başka bir reis ve palacı, ikinci kayıkta bir palacı bulunur; önde kayığın başında bir gözleme direği vardır ki, buna balıkçı ağzında «Albora» denilir. Ekseriya reis, bazan da ikinci reis bu direğe çıkıp balık gözler. İstanbul kayıklarında bazan bu direk bulunmuyor, o zaman balık, öndeki kayığın başından gözlenir. A. Cabir Vada...
⇓ Devamını okuyunuz...
İstanbul sularının en büyük balıkçı kayığıdır; alamana kayığı, bir topatan kavununun ortadan uzunlamasına kesilmiş şeklini hatırlatır, yalnız, çok daha biçimli, baş tarafı kıça nisbetle az daha yüksek ve bunu, kalın bir hilâl şeklinde içeri doğru kıvrılır. Baş tarafı da umumiyetle kabartma ve yaldızlı nakışlarla süslü olur.
Alamana kayıkları dört boydur:
1 — 9,5 metre boyunda 4 ton hacminde üç çifte
2 — 11 metre boyunda 5 ton hacminde dört çifte
3 — 12 metre boyunda 6 ton hacminde beş çifte
4 — 13,5 metre boyunda 7 ton hacminde altı çifte alamanalar.
Bu sonuncular, daha ziyade Karadeniz Boğazı ve Karadeniz balıkçıları tarafından kullanılır. Alamana kayıklarının dümeni vardır, fakat balık avında dümen kullanılmaz, sapı topuzsuz, «boyna» yahut «pala» denilen büyük bir kürek kullanılır. Alamana kayığının bir küreğini bir tayfa çeker. İstanbul alamanalarında hemen umumiyetle öndeki reis kayığı beş çifte, ikinci kayık dört çifte olur, birinci kayıkta tayfalardan başka bir reis ve palacı, ikinci kayıkta bir palacı bulunur; önde kayığın başında bir gözleme direği vardır ki, buna balıkçı ağzında «Albora» denilir. Ekseriya reis, bazan da ikinci reis bu direğe çıkıp balık gözler. İstanbul kayıklarında bazan bu direk bulunmuyor, o zaman balık, öndeki kayığın başından gözlenir. A. Cabir Vada Boğaziçi balıkçılığından bahsederken şu malûmatı veriyor: «Kayıklarda bir veya iki reis ile iki boynacı (dümenci) ve 20 tayfa bulunur. Yelken, kürek, tente, halat, çapa ve diğer levazımı ile iki kayık ve ikişer takım ağ için 350 - 400 altın lira sermaye lâzımdır. Bundan başka reislerle tayfanın her birine peşin verilen «Pulatka» (Avans ücret) 40 - 60 altın arasında tehalüf eder. Her gün için 40 kilo ekmek, 40 paket tütün, 40 kutu kibrit vermek mecburiyeti de vardır. Bir mevsim için 50 kilo zeytinyağı, 30 kilo sadeyağı, 100 kilo pirinç, 200 kilo kuru fasulye kumanya olarak azimetten evvel tedarik edilir. Takımı 40 kuruştan 23 adet sarı muşambadan caket, pantolon alınarak reis ve tayfalara verilir. Bir de odacı ünvaniyle birisi istihdam olunur ki, vazifesi, tayfanın her günkü yemeğini hazırlamak, bulaşıklarını temizlemek, gece avdet edecek kayıkların çekek yelerini göstermek için yakılması mutat olan çalı ve çırpıyı gündüzden tedarik ederek çekek yerine nakletmek, kayıklar gelirken ışık temini için bunlara petrol dökerek alevlendirmek ile muvazzaftırlar. Alamanacılık eylûl iptidasından itibaren başlar ve Kasım gününden sonra havanın muhalefet peyda ettiği günlerde nihayet bulur. Karadeniz Boğazının Rumeli sahilindeki Kilyos açıkları av sahasıdır. Alamana kayıkları Kilyosun sahilindeki arazinin münasip mahallerini çekek yeri ittihaz ederler. Burada bulunan mekânlarda tayfalar gündüz istirahat ve ağ tamiratı ile meşgul olurlar. Anadolu sahilinde ve Boğaz methalinde de çekek yerleri vardır. Çekekler başkalarının tasarrufunda olduğundan, yer sahipleri kira olarak balık avından bir pay alırlar. Alamanacılık gece işidir; gündüz avları ehemmiyeti haiz değildir. Her akşam, müsait havalarda çekeklerden denize indirilen kayıklar, birbirine çatılı oldukları halde biri ileri ve diğeri sıya vaziyetinde kürek çekerek, direkteki reisin işareti ile hareket ederler. Anî fırtınalar pek tehlikelidir. Zuhur eden şiddet peyda etmeden evvel kayıkların çekeklere alınması lâzımdır. Bu ameliye hayli meşakkatlidir. Hasara ve telefata bais olduğu vâkidir. Muhalif havaların devamı ve yahut balık sürülerine tesadüf edilmesi Alamana sahibini pek büyük zararlara düçar eder». Câbir Vadanın bu malûmat arasında verdiği rakamlar, Birinci Cihan Harbinden evvelki kıymetlerdir.
Reşad Ekrem Koçu da, Tazı Ali adındaki bir küçük gazeteci çocuğun türlü mihnet ve elem içinde geçmiş hayatını naklederken şu satırları yazıyor: «Bir gün, bir lodos fırtınasının attığı taşlar, çakıllar ve yosunlar gibi, kendisini bir gırgırın (Alamana kayığının) içinde bulmuştu. Balıkçılara «Ağabey» demişti. Onlar çağırmadan, kendisi de nazlanmadan sofralarına oturmuş, geceyi de korsan kedilerle beraber, Marmara kıyılarının bir balıkçı kahvesinde geçirmişti. Ertesi akşam balığa çıkarlarken ona da: Yürü bakalım! demişlerdi. Balıkçılar onu, ağlar kayığın içine boşaltılırken balıkların arasından, denizden çıkmış gibi karşılamışlardı. Reis nereden geldiğini, kimi kimsesi olup olmadığını hiç sormamış, ilk bayramda ona bir kat çuha esvap yapmıştı, kundura almıştı, hamam parası, harçlık vermişti.
«Gırgırlar beş oturak olur. Reis en başta, direğin dibinde durur; direkteki çanaklığa çıkar, balık gözetler. Birinci oturaktakiler başçı mangasıdır, yemek pişirirler; ikinci oturaktakiler domuz mangasıdır, yemek pişirmek için odun, tahta taşırlar. üçüncü oturaktakiler varil mangasıdır. su taşırlar; dördüncü oturaktakiler suğuryacıdır, denizden ağ çekerler; beşinci otoraktakiler hamlacılardır, sağ hamlacı denizden kurşun alır, sol hamlacı ona yardım eder; arkada palacı vardır, ayakta dümen tutar, ağ döker ve her balıktan iki pay fazla alır. Bir gırgırda boğazı tokluğuna çalışan evinden kaçmış çocuğun hâtırası olarak, Alinin eski üvey babasında tuhaf şeyler kalmıştı:
«Ağları tamir ederken çıplak ayaklarının üstüne yığılan yosun kokulu iplerin gıcıklayıcı akışı, kayığın içinde ayna kırıkları gibi çırpınan balıklar, balıkçıların türküleri ve hikâyeleri, sağ elinin bir parmağında bir iskorpit yarası, saçlarını mısır püskülü gibi kavuran güneş, denizin üstüne avuç avuç saçılmış çil paralara benziyen ay aydınlığı, sevildiği ve dayak yediği günler... Bunların hepsi, sahildeki çakullar gibi, biribirine öyle karışmıştı ki, o çakılları bir dalganın suları nasıl kaplar, örterse, kafasının içindeki çocukluk hâtıraları da, zaman zaman böyle bir dalganın suları altında örtülürdü» (B. : Ali, Tazı).
Alamana Kayıkları ve Alamana Kayıklarının ağ dökmesi
(Resim: K. Deveciyandan)
Tema
Diğer
Emeği Geçen
K. Deveciyan
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020003
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
K. Deveciyan
Tanım
Cilt 2, sayfalar 578-580
Not
Görsel: cilt 2, sayfa 579
Bakınız Notu
B. : Ali, Tazı
Tema
Diğer
Emeği Geçen
K. Deveciyan
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.