Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AKÜNAL (Ahmed Kemal)
Şâir, muallim, muharrir, politika adamı, 1874 de Beylerbeyinde doğdu, babası Kaymakam Rasim Bey adında bir zat olup oğlunu pek küçük yaşta yetim bırakmıştı; tahsilini Darüşşefakada yaptı, ve mektebinin ilk sınıfından 1893 de diploma aldığı güne kadar her sınıfını birincilikle geçti; mektebin en çalışkan, fakat ele avuca sığmaz en hırçın çocuğu şöhretini de mezun olduğu güne kadar muhafaza etmişti; biriken izinsiz cezaları, cezalarını affettirecek aferinleri ve tahsinleri daima aşmış ve mektebin ayda bir defaya mahsus olan evci izinini bir defacık kullanmak nasip olmamıştı. Mektepten çıkınca, birçok Darüşşefakalılar gibi P. T. T. idaresine girdi; Galata Postahânesi mekâtibi mevrûde dâiresine ve feyz aldığı mektebin de edebiyat ve kimya muallimliğine tayin edildi. Edebiyatı Cedidenin parlak devri idi, ilk şiirleri “Mirsad”, “Musavver Mâlûmat”, “Mekteb” ve Maarif” mecmualarında çıkan A. Kemal de yazılarını Serveti Fünuna göndermeğe başladı. Yıllarca sonra, ölümünün haftasında, Orhan Seyfi Orhon, “Çınaraltı” mecmuasında : “Fakat o, Serveti Fünuncular yolunu tutmadı. Sadece bir sanat ve edebiyat adamı olarak idealist ruhuna yetmiyordu. Şairlikten ihtilâlciliğe geçti, sanat ve edebiyat adamı olmak idealist ruhuğı iiçn ancak üçük bir dost muhitinde tanıldı. Bugün Ahmed Kemali yalnız ede...
⇓ Devamını okuyunuz...
Şâir, muallim, muharrir, politika adamı, 1874 de Beylerbeyinde doğdu, babası Kaymakam Rasim Bey adında bir zat olup oğlunu pek küçük yaşta yetim bırakmıştı; tahsilini Darüşşefakada yaptı, ve mektebinin ilk sınıfından 1893 de diploma aldığı güne kadar her sınıfını birincilikle geçti; mektebin en çalışkan, fakat ele avuca sığmaz en hırçın çocuğu şöhretini de mezun olduğu güne kadar muhafaza etmişti; biriken izinsiz cezaları, cezalarını affettirecek aferinleri ve tahsinleri daima aşmış ve mektebin ayda bir defaya mahsus olan evci izinini bir defacık kullanmak nasip olmamıştı. Mektepten çıkınca, birçok Darüşşefakalılar gibi P. T. T. idaresine girdi; Galata Postahânesi mekâtibi mevrûde dâiresine ve feyz aldığı mektebin de edebiyat ve kimya muallimliğine tayin edildi. Edebiyatı Cedidenin parlak devri idi, ilk şiirleri “Mirsad”, “Musavver Mâlûmat”, “Mekteb” ve Maarif” mecmualarında çıkan A. Kemal de yazılarını Serveti Fünuna göndermeğe başladı. Yıllarca sonra, ölümünün haftasında, Orhan Seyfi Orhon, “Çınaraltı” mecmuasında : “Fakat o, Serveti Fünuncular yolunu tutmadı. Sadece bir sanat ve edebiyat adamı olarak idealist ruhuna yetmiyordu. Şairlikten ihtilâlciliğe geçti, sanat ve edebiyat adamı olmak idealist ruhuğı iiçn ancak üçük bir dost muhitinde tanıldı. Bugün Ahmed Kemali yalnız edebiyat ve inkılâp tarihile uğraşanlar bilir.”
Taşkasaptaki evi, İsmail Safa ve arkadaşlarının istibdat aleyhine konuştukları bir küçük ihtilâl ocağı oldu; birbirlerine hürriyeti terennüm eden şiirler okurlardı ki şairin Suavi, Midhat Paşa, Namık Kemal manzumeleri bu yolların mahsulüdür. Hafiye jurnallarından kurtulamıyan şair üç defa tevkif edildi; iki defa hapishaneye atıldı, üçüncü tevkifinde karakolu aldatarak kaçmağa muvaffak oldu, bir Yunan gemisine atlıyarak Pireye gitti ve karaya çıkar çıkmaz Mabeyini hümayuna şu telgrafı çekti: “Sayei şahanede salimen Pireye muvasalat ettim”; ve Atinada “İcmai Ümmet” adile bir Jöntürk gazetesi çıkardı. Fakat Yunanistana ısınamadı, pek az sonra Mısıra geçti, oradan Avrupaya gitti, birkaç yıl Orta Avrupa memleketlerinde dolaştı; bu âvare gurbet hayatı, ihtilâlci ruhunu bir kat daha kılağıladı; tekrar Mısıra döndü ve “Doğru Söz” gazetesini kurdu, bu gazetede Şair Eşref ve Ubeydullah Efendi iki kuvvetli kalem arkadaşı oldular. İstanbul hükûmetinin Mısırda da hissedilen tazyiki karşısında tehlikeli bir maceraya atıldı, Azerbaycana gitti ve Kafkasya Türkleri arasında neşriyata başladı. Sadeddin Nüzhet Ergunun “Türk Şairleri”nde, Ahmed Kemalin Kafkasya seyahati için şu satırlar yazılıdır:
“Ahmed Kemalin neşrettiği bu yazılar, büyük bir alâka uyandırıyordu. Bu makalelerin mühim bir kısmı lisana aitti. Ahmed Kemalin bu neşriyatı, Türk dilinin Azerbaycanda edebî bir mahiyet almasında büyük bir âmil oldu. Ahmed Kemal yazıda İstanbul şivesini o muhitte yaymağa muvaffak olmuştu. Şair, orada içten gelen bir hürmet kazandı. Hattâ bugün bile onun Azerbaycanda takdir ile anılmakta olduğunu görmekteyiz”.
Kafkasyada peşine Rus polisi düşmüştü; tehlikeli bir siyasî mülteci olarak görülmüştü; 1908 de meşrutiyetin ilânı üzerine memlekete döndü ve az sonra, tekrar Azerbaycana gitti; fakat pek az sonra İttihad ve Terakki hükûmeti tarafından gizli bir siyasî vazife ile gönderilmiş bir ajan olarak suçlanarak tevkif edildi ve idama mahkûm oldu; fakat Türkiye Hariciye Nezaretinin teşebbüsü ile ölümden kurtuldu, hudut dışına çıkarıldı ve İstanbula döndü. Bu ikinci dönüşünde maarif hayatına atıldı. Balkan Harbinde Gelenbevi Sultanisinde, Birinci Cihan Harbinde Ankara Sultanisinde edebiyat muallimliği yaptı, bu ikinci okula müdür oldu. Mütareke yıllarında İstanbulda bulundu; işgali protesto için yapılan büyük mitinglerin en coşkun hatipleri arasında bulundu. İstanbul Belediyesinde kayda değmez vazifeler aldı ve nihayet ömrünün son yirmi beş yılını tam bir inziva içinde geçirdi; 1942 yılı Ekiminde Göztepede Şairarşi sokağındaki evinde sirozdan öldü. Kabri Merdivenköy mezarlığındadır.
Ne kadar yazıktır ki bu velûd ve vatanperver şairin ancak “Ninniler” adındaki küçük bir şiir kitabı basılmıştır. Şiirleri, nesirleri ve siyasî makaleleri, birçoğu yabancı memleketlerde olmak üzere, gazete ve mecmua sayfalarında dağılmış, unutulmağa mahkûm kaldı.
“Varşova Yolunda” adındaki bir manzumesinin ilk kıtasını teşkil eden aşağıdaki satırlar, Ahmed Kemalin şiir dilinden ve üslûbundan güzel bir örnektir:
Bu hayatın hamûlei kederi
Ziri kahrinde yorgun inliyorum
Yine gayretle daima ileri
Kötürüm ruhumu sürüklüyorum
Ahmed Kemal Akünal, şairlik şahsiyetini Dündar adındaki oğluna en kıymetli bir miras olarak bırakmıştır.
Saadet Ergun
Ahmed Kemal Akünal
(Resim : S. B.)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. B.
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Saadet Ergun
Kod
IAM011098
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
S. B.
Tanım
Cilt 1, sayfalar 565-566
Not
Görsel: cilt 1, sayfa 565
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. B.
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.