Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AKSARAY KABADAYILARI, KÜLHÂNÎLERİ
Aksaray, Cumhuriyet inkılâbına kadar, İstanbulun tarihi boyunca kabadayı ve külhanisinin çokluğu ile tanınmıştı ki, “Yeniodalar” denilen İstanbuldaki en büyük yeniçeri kışlasının Aksarayda kurulmuş bulunması, bu atmosferin teşekkülüne ve asırlarca yaşamasına kâfi bir sebep olarak gösterilebilir. Ocak disiplinin gevşediği on yedinci asır ortasından Vak’ai Hayriyeye kadar ve bilhassa ocağın son yarım asrında “Yeniodalar” has mânasile bir haşerat yatağı olmuş, bu maya ile yuğrulan Aksaray gençliği kabadayılık, külhanilik ve uçarılık âleminde köpürüp taşmıştır; ocak kanlı bir şehir muharebesile bir günde kaldırılmıştı; Aksaraya sinmiş olan yeniçeri ruhu ancak bir asırda silinebildi.
İkinci Abdülhamidin son yıllarından bahsederken Ahmed Rasim: “O zamanlar zenperestlik âlemlerine dair her nevi vakalar, hâdiselerden başka menkıbe ve hikâyelerin hemen ekserisi Aksaray civarından sızarak ağır ağır etrafa dağılırdı”. diyor. İstanbulun fisküficur şebekesinin santralı Aksaraydı. “Şekerci sokağında Kaymaktabağı Hürmüz gibi fukuşhanelerle, bunlardan az çok müstakil geçinen koltuklar, Çapa çeşmesi büküntüleri arasındaki “Acem”, “Bahri” ve tevabii, hemen hemen muntazam bir teşkilâtı andırıyordu (Bütün bu isimlere bakınız).
Yine bu büyük muharrir; “Fiyakacı kabadayılar, kıyaklar, hacamatçılar” ba...
⇓ Devamını okuyunuz...
Aksaray, Cumhuriyet inkılâbına kadar, İstanbulun tarihi boyunca kabadayı ve külhanisinin çokluğu ile tanınmıştı ki, “Yeniodalar” denilen İstanbuldaki en büyük yeniçeri kışlasının Aksarayda kurulmuş bulunması, bu atmosferin teşekkülüne ve asırlarca yaşamasına kâfi bir sebep olarak gösterilebilir. Ocak disiplinin gevşediği on yedinci asır ortasından Vak’ai Hayriyeye kadar ve bilhassa ocağın son yarım asrında “Yeniodalar” has mânasile bir haşerat yatağı olmuş, bu maya ile yuğrulan Aksaray gençliği kabadayılık, külhanilik ve uçarılık âleminde köpürüp taşmıştır; ocak kanlı bir şehir muharebesile bir günde kaldırılmıştı; Aksaraya sinmiş olan yeniçeri ruhu ancak bir asırda silinebildi.
İkinci Abdülhamidin son yıllarından bahsederken Ahmed Rasim: “O zamanlar zenperestlik âlemlerine dair her nevi vakalar, hâdiselerden başka menkıbe ve hikâyelerin hemen ekserisi Aksaray civarından sızarak ağır ağır etrafa dağılırdı”. diyor. İstanbulun fisküficur şebekesinin santralı Aksaraydı. “Şekerci sokağında Kaymaktabağı Hürmüz gibi fukuşhanelerle, bunlardan az çok müstakil geçinen koltuklar, Çapa çeşmesi büküntüleri arasındaki “Acem”, “Bahri” ve tevabii, hemen hemen muntazam bir teşkilâtı andırıyordu (Bütün bu isimlere bakınız).
Yine bu büyük muharrir; “Fiyakacı kabadayılar, kıyaklar, hacamatçılar” başlığı altındaki makalesinde Aksaray kopuğu tipini bir fıkra içinde şöyle tasvir ediyor:
“Vaktile semtinde bolca bulunduğu için kabadayılık ahvali umumiyesine, zihniyeti muzirresine vâkıf bir zat nakleylemişti: — Bir akşam üstü idi, Aksaraydan geçiyordum. O zaman esnaf iki sıralı küfeleri ile durur, cadde bir pazar şeklini bağlardı. Gidip dururken yanımdan hızla birinin geçtiğini, biraz ötede bir küfeci ile kendi halinde pazarlık etmekte olan diğer birinin ensesinden yakalayıp pataklamağa başladığını gördüm. Dârib bir taraftan tekme, yumruk indiriyor, diğer taraftan da: Amanin beni bırakın, ancak yakalıyebildim, fırsat bu fırsattır, biraz hırsımı alayım! diye yalvarıyordu. Bu esnada madrup kalkındı, yediği yumruk, tekmelerden başı şiş, yaralı bereli olduğu halde hem gidiyor, hem de dönüp dönüp söğüyordu. Dârib hırsından kandil kandil tükürük olmuş bıyıklarını çevresi ile silerek, tavır ve asabiyeti ile bize döndü, dedi ki: İşte bu herifler böyledir, kalabalıkta sögerler, üzerine vardın mı kaçarlar, kaç defadır böyle yaptı, bir türlü elime geçiremiyordum. Bugün yakaladım, onda da siz iyice ıslatmaklığıma mâni oldunuz! Siz bunları bilmezsiniz, maazallah insanı katil ederler”.
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM011065
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfalar 536-537
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.