Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AHMED KÂMİL EFENDİ (Belgradlı)
On sekizinci asırda yaşamış bir kalem sahibi, “Esamii lâle” adında bir risalenin müellifi, hayatı hakkında bilgi edinilemedi; basılmamış, yazma bir nüshası İstanbul Üniversitesi kütüphanesinde bulunan eserinden, kendisinin sadırazam huzuruna girebilecek yahud bir sadırazamın dostu olabilecek bir mevkide olduğu anlaşılıyor. Eserine:
Vaktidir ey kalemi câdû feu
Göstere sihrile i’cazi sühen
Hamdü temcidü sipâse başla
Sana hemdem ola ezhâri çemen
diye bir manzume ile başlıyan müellif, Peygamberimiz, ashabı kiramı, devrin padişahı Birinci Mahmudu ve zamanın veziri Mustafa Paşayı medhü senadan sonra “Muhakemei ânasır” başlığı altında bir bendde çiçekten bahsediyor ve sonra Türkiyede lâlenin ne zaman şöhret ve rağbet kazandığına dair bir fıkra naklediyor: On yedinci asrın büyük şeyhlerinden Üsküdarlı Hüdaî Aziz Mahmud Efendinin tekkesine (B.. Aziz Mahmud Efendi, Hüdaî) çileye girmiş tekkedeki vazifesi ihvanın papuçlarını dikmek, yamalamak olanbir derviş varmış. Şeyh efendi birgün bu dervişin odasına uğradığında, bir takım lâle soğanlarile meşgul olduğunu görmüş:
— Bunlarla iştigalinden maksat nedir?
Diye sormuş. Derviş :
— Şeyhim, bunlar, doğup büyüdüğüm memleketin dağlarında bitip yetişmiş yadigârdır, bir yere ekeceğim. Bendeniz burada terbiye oldum. Bakalım himmetinizle bunlar ne ...
⇓ Devamını okuyunuz...
On sekizinci asırda yaşamış bir kalem sahibi, “Esamii lâle” adında bir risalenin müellifi, hayatı hakkında bilgi edinilemedi; basılmamış, yazma bir nüshası İstanbul Üniversitesi kütüphanesinde bulunan eserinden, kendisinin sadırazam huzuruna girebilecek yahud bir sadırazamın dostu olabilecek bir mevkide olduğu anlaşılıyor. Eserine:
Vaktidir ey kalemi câdû feu
Göstere sihrile i’cazi sühen
Hamdü temcidü sipâse başla
Sana hemdem ola ezhâri çemen
diye bir manzume ile başlıyan müellif, Peygamberimiz, ashabı kiramı, devrin padişahı Birinci Mahmudu ve zamanın veziri Mustafa Paşayı medhü senadan sonra “Muhakemei ânasır” başlığı altında bir bendde çiçekten bahsediyor ve sonra Türkiyede lâlenin ne zaman şöhret ve rağbet kazandığına dair bir fıkra naklediyor: On yedinci asrın büyük şeyhlerinden Üsküdarlı Hüdaî Aziz Mahmud Efendinin tekkesine (B.. Aziz Mahmud Efendi, Hüdaî) çileye girmiş tekkedeki vazifesi ihvanın papuçlarını dikmek, yamalamak olanbir derviş varmış. Şeyh efendi birgün bu dervişin odasına uğradığında, bir takım lâle soğanlarile meşgul olduğunu görmüş:
— Bunlarla iştigalinden maksat nedir?
Diye sormuş. Derviş :
— Şeyhim, bunlar, doğup büyüdüğüm memleketin dağlarında bitip yetişmiş yadigârdır, bir yere ekeceğim. Bendeniz burada terbiye oldum. Bakalım himmetinizle bunlar ne olacak? demiş.
Aziz Mahmud Efendi de:
— Pabuççu lâlesi mübarek olsun! demiş.
Ve o soğanlardan,, çiçekçciler siciline Papuççu Lâlesi diye kaydedilen çiçek yetişmiş. Bundan sonra evvelâ Hüdaî dergâhında, ve oradan da bütün İstanbulda lâle merakı başlamış.
Bundan sonra “Mahiyeti lâle” başlığı altında bu çiçeğin vasıflarından bahs eden Belgradî Ahmed Kâmil bir fıkra kaydediyor: Bir gün sadırazam Mustafa paşayı ziyarete gitmiş, huzurundan çıkınca da bir müddet sadaret kethüdası Abdullah Efendinin odasına oğramış içinde ateş bulunmıyan ocağın önünde, gayet kıymetli çiçek şişelerinin içinde lâleler duruyormuş. Belgradlı Ahmed Kâmilin gözü “Al esvaplar giymiş bir dilber”e benziyen bir lâleye saplanmış, adını sormuş:
— Henüz açtı, bir muvafık isim düşünüyoruz demiş.
Belgradî de:
— Eseri tecelli!.. deyivermiş. Sadrazam kethüdası da bunu pek beğenerek yeni açmış olan bu al lâleye bu adı vermiş.. Bunun üzerine Ahmed Kâmil Efendi, çiçek meraklılarını isim arama külfetinden kurtarmak için altı yüze yakın isim uydurarak alfabe sırasile bir risale vücuda getirmiş ve adını “Esamii lâle” koymuş.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010864
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfalar 384-385
Bakınız Notu
B.. Aziz Mahmud Efendi, Hüdaî
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.