Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AHMED EFLÂKİ DEDE
Geçen asrın mevlevî Dedelerinden ve bugün artık mevcut olmıyan Türk saatçiliğinin nevi şahsına münhasır son büyük ustalarından: Nureddin Rüşdi Büngül, “Eski Eserler Ansiklopedisi” adındaki eserinde bu san’atkârın hayatını şöylece naklediyor:
“Halveti şeyhlerinden Kırımlızade Ali Efendinin oğludur. 1808 (H. 1223) de Tekirdağında doğmuş ve 18 yaşında İstanbula gelmiş. Yenikapı Mevlevihânesinde çile çıkarıp dede olmuştur. Tekkede heves edip öğrendiği saatçiliği ilerletmek için bir aralık Parise giderek Bireke fabrikasına girmiş ve hüviyetini bildirmeden minayı öğrenmiş ve mihver altına yakut vazını da kendisi Fransızlara öğretmiştir. Avrupa dönüşünde İkinci Mahmuda muvakkit olmuş ve saatçiliği fevkalâde ileri götürmüş ve kendi zekâsile on adet saat ibda etmiştir. Bunlardan ikisi elime geçti, birisini Topkapı Sarayına, diğerini de çok sene evvel şimdi hatırlayamadığım bir zata satmıştım. Diğer sekizini görmedim. Benim sattığım iki adedi aynı şekilde masa saatı idi ve altlarında rehâvileri vardı; Avrupa saatlerine asla benzememektedir. Daha sonra ise dede üstad bu saatleri beğenmemiş ve yeni baştan bir saat ibdaına muvaffak olmuştur ki “Muvakkiti cennetmekân Sultan Mahmud Han (Ahmed Eflâkî Elmevlevi” ibaresini hâvidir. Bu harikulâde saat, müzemize konulmak üzere mühimce bir para ile ...
⇓ Read more...
Geçen asrın mevlevî Dedelerinden ve bugün artık mevcut olmıyan Türk saatçiliğinin nevi şahsına münhasır son büyük ustalarından: Nureddin Rüşdi Büngül, “Eski Eserler Ansiklopedisi” adındaki eserinde bu san’atkârın hayatını şöylece naklediyor:
“Halveti şeyhlerinden Kırımlızade Ali Efendinin oğludur. 1808 (H. 1223) de Tekirdağında doğmuş ve 18 yaşında İstanbula gelmiş. Yenikapı Mevlevihânesinde çile çıkarıp dede olmuştur. Tekkede heves edip öğrendiği saatçiliği ilerletmek için bir aralık Parise giderek Bireke fabrikasına girmiş ve hüviyetini bildirmeden minayı öğrenmiş ve mihver altına yakut vazını da kendisi Fransızlara öğretmiştir. Avrupa dönüşünde İkinci Mahmuda muvakkit olmuş ve saatçiliği fevkalâde ileri götürmüş ve kendi zekâsile on adet saat ibda etmiştir. Bunlardan ikisi elime geçti, birisini Topkapı Sarayına, diğerini de çok sene evvel şimdi hatırlayamadığım bir zata satmıştım. Diğer sekizini görmedim. Benim sattığım iki adedi aynı şekilde masa saatı idi ve altlarında rehâvileri vardı; Avrupa saatlerine asla benzememektedir. Daha sonra ise dede üstad bu saatleri beğenmemiş ve yeni baştan bir saat ibdaına muvaffak olmuştur ki “Muvakkiti cennetmekân Sultan Mahmud Han (Ahmed Eflâkî Elmevlevi” ibaresini hâvidir. Bu harikulâde saat, müzemize konulmak üzere mühimce bir para ile benden satın alınmıştır. Dolmabahçe salonundaki büyük kule şeklindeki saatin küçüğüdür. Başta dört cepheli yani dört tarafında dört saat bir küre ve ortasında bir saat ve daha altında bir de tıb saniyesi görülmektedir. Küredeki makinelerde kuvvetli çelik zembereklere merbut olan bu saatın nâdide çarkları ve güzel bir de yakutu vardı. Rakkası ile Avrupalıların görüp de taklid ettikleri muhakkak olan görülmemiş, zarif bir tarzda düyek ayar edilmiş ve Mevlevilerin “İsmi Celâl” çekmesi tarzında “Allah Allah” der gibi işlemektedir. Gerek “Eflâki Dede Âsitane” yazılı olan minası ve gerek bütün çark ve makine aksamı ve gerek fevkalâde zarif ve kuvvetli civa yaldızı ile altınlaştırılmış olan aksamı hariciyesi dede merhumun zekâsından ve kudretli elinden çıkmıştır. Bu saatın 1870 de Paris sergisinde teşhir edilmiş olduğu Topkapı Sarayında zuhur eden “Eflâki dedenin nev icad saatı Pariste sergide teşhir edilmiştir.” diye bir kâğıt parçasile vesikalıdır. Üstadın Sultan Mecid emrile İngiltereye edip oradan saatçı âletleri aldığı da muhakkaktır. Yalnız Bireke fabrikası her nedense böyle bir adamın fabrikalarında çalıştığı hakkındaki malûmatı tekzip etmektedir. Bir Türk ruhu ile Türk zevki selimile ibdâ edilen bu saat harikulâde değerlidir. Dede merhumun en mükemmel eseri budur ve bir de Dolma bahçe Sarayının salonun içerisindeki gayet büyük kule şeklindeki saatidir. Kendisi muvakkit olduğundan Sadırazam Fuad Paşanın konağına gider ve saatleri ayar edermiş. Bunu takdir ile seyreden Fuad Paşa merhum da:
Parmağile dönderir saâtı Eflâki Dede
Dindirir hem bindirir mikatı Eflâkı Dede
diye lâtifeler yaparmış. Ahmed Eflâki Dede 1876 (H. 1293) da Cağaloğlunda İshakağa çeşmesindeki hanesinde vefat etmiştir.”
Ahmed Eflâki Dedenin şaheser saati
(Resim : Hüsnü)
Theme
Person
Contributor
Hüsnü
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010829
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Hüsnü
Description
Volume 1, pages 361-362
Note
Image: volume 1, page 361
Theme
Person
Contributor
Hüsnü
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.