Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AHMED EFENDİ (Beyazizade)
On yedinci asır ulemasındandır; Rumeli kazaskerliğine kadar yükselmiş. 1682 (1094) de azlinden sonra Kanlıcada kendisinin yaptırdığı yalıya çekilerek 1685 (1096 Şevvalinde) de orada ölmüştür.
Fıkıh ilmindeki derin bilgisi ile maruftur; fakat gayet asabi idi, ifrat derecesinde olan şiddeti ile de halkın nefretini kazanmıştı. Türkiye adliyesi tarihinde bir eşine daha raslanmıyan recim )taşa tutularak idam) cezasını veren Rumeli kazaskeri bu Beyazizade Ahmed Efendi olmuş yine ayni mevkide bulunurken, Patburun zâde Mehmet Efendi isminde bir zatın da haksız yere kanına girmişti.
Recim vakası 1679 (1090) da olmuştu. Aksaray semtinde kavaf Abdullah Çelebi adında bir zatın hatunu bir bezzaz Yahudi ile basılmıştı. Şeriatte recmi icap ettiren zina fiilinin göz ile görülmesi şarttı. Beyazi Zade bu gibi hallerde suçun göz ile görünmesinin imkânsız olduğunu söyliyerek baskını zinanın vukuuna kanaat için kâfi telâkki etti. Erkeğin idamına, kadının taşa tutulmasına hükmetti ve Abdullah Çelebinin hatunu, Sultanahmet meydanındaki Burmalı sütun dibinde göğsüne kadar toprağa gömülerek büyük şehrin mutaassıp halkı tarafından taşla keşkek (linç) edildi. (B.: Recin Vak’ası)
Patburun zâde Mehmed efendi, ruznamçei evvel kalemi kâtiplerinden tavırları lâübaliyâne meşrebi rindâne bir şehir uşağiydi. Fevka...
⇓ Devamını okuyunuz...
On yedinci asır ulemasındandır; Rumeli kazaskerliğine kadar yükselmiş. 1682 (1094) de azlinden sonra Kanlıcada kendisinin yaptırdığı yalıya çekilerek 1685 (1096 Şevvalinde) de orada ölmüştür.
Fıkıh ilmindeki derin bilgisi ile maruftur; fakat gayet asabi idi, ifrat derecesinde olan şiddeti ile de halkın nefretini kazanmıştı. Türkiye adliyesi tarihinde bir eşine daha raslanmıyan recim )taşa tutularak idam) cezasını veren Rumeli kazaskeri bu Beyazizade Ahmed Efendi olmuş yine ayni mevkide bulunurken, Patburun zâde Mehmet Efendi isminde bir zatın da haksız yere kanına girmişti.
Recim vakası 1679 (1090) da olmuştu. Aksaray semtinde kavaf Abdullah Çelebi adında bir zatın hatunu bir bezzaz Yahudi ile basılmıştı. Şeriatte recmi icap ettiren zina fiilinin göz ile görülmesi şarttı. Beyazi Zade bu gibi hallerde suçun göz ile görünmesinin imkânsız olduğunu söyliyerek baskını zinanın vukuuna kanaat için kâfi telâkki etti. Erkeğin idamına, kadının taşa tutulmasına hükmetti ve Abdullah Çelebinin hatunu, Sultanahmet meydanındaki Burmalı sütun dibinde göğsüne kadar toprağa gömülerek büyük şehrin mutaassıp halkı tarafından taşla keşkek (linç) edildi. (B.: Recin Vak’ası)
Patburun zâde Mehmed efendi, ruznamçei evvel kalemi kâtiplerinden tavırları lâübaliyâne meşrebi rindâne bir şehir uşağiydi. Fevkalâde asabi, nükteci, zarif, asabileşince dilini sakınmaz mevki gözetmeden, hatıra gönüle bakmadan birçok kimseleri kolay kolay sabır ve tahammül olunmaz şekilde hicvederdi. Ayni kalemde arkadaşlarından birkaçı bu yüzden kırgındılar, kırgınlıklarını da Mehmet Halifenin mahvına kadar götürdüler. Patburun zâdeye dinsiz iftirası attılar. Uğrıyacağı felâketi sezen Mehmed efendi Şeyhülislâmlığa sığındı: “Ben elhamdülillâh vahdaniyeti bâriyi tasdik ve ikrar ve şeriati mutahharai Muhammediyeden hariç vaziyetten sakınır bir derdmendim, beni mahva iftira ediyorlar” dedi. Şeyhülislâm efendi de:
— Senin gibi itikadı sahih bir adam hakkında dünyevî garazla o makule cahillerin sözüyle hüküm verilemez bu gibi ahvalde saf müslümanların şehadeti şarttır” diye teminat verdi. Fakat Rumeli kazaskeri Beyazizade Ahmed Efendi, Patburunzâdenin çocukluk arkadaşıydı ve onun hicvine uğramışlardandı. Bilhassa recim vakasında efendinin asabiyet ve fakihlikteki ifratı hakkında pek çok şeyler söylemişti. Beyazizade müfterilerin şikâyetini fırsat bildi, altı ay evvel güya Hazret Muhammedin şânına halel veren bir iftirayı, tesbite dahi lüzum görmeden kâfi bir suç bularak idamına hükmetti ve tevkif ettirdiği Mehmed Halifeyi, Kâğıthaneye bir gezintiye çıkmış olan Dördüncü Mehmedin huzuruna geirerek padişahtan idamı için ferman alıp derhal boğdurttu.
Zavallı Patburunzâdenin kesik başı da emsaline ibret olarak Babı hümayun önünde teşhir olundu. Garip tesadüflerdendir ki müfterilerden afyon tiryakiliği ile meşhur kâti Deli Halil, bu vakanın tezine evinde karısı tarafından öldürüldü; ayni kalemden diğer bir arkadaşı da bir müddet sonra bir yolsuzluğu görülerek vazifesinden koğuldu ve sefil, perişan sürünerek öldü. Beyazizade Ahmed Efendi de, ulema arasında itibardan düşerek akranı kendisile selâma gelmez oldu.
Efendiyi devrinin namlı tâlik hattatları arasında zikreden Tuhfei Hattatin müellifi Müstakimzade içinde öldüğü yalısının Çubukluda, ölüm tarihinin de (1098 cemaziyelûlâsında) 1687 olduğunu kaydediyor; Üsküdarda Divitçizade Zaviyesi yanındaki aile sofasına gömülmüştür. Eserlerinden “Fıkhı ekber” şerhi, “İşâratülmeram”, “Fıkhi ebsat”, “Kitabül âlem” ve “Kitabül vasiyye” medrese ulemasınca pek muteber kitaplardan sayılırdı.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010779
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfalar 354-355
Bakınız Notu
B.: Recin Vak’ası
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.