Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AHMED DEDE (Kemal)
On altıncı asrın namlı Mevlevi şeyhlerinden. Yenikapı Mevlevihanesinin ilk postnişini; 1453 (H. 950) e doğru Akşehirde doğdu, babası Şeyh İzzeddini Mevlevidir. Gençliğinde Konya Mevlevihanesi şeyhi Husrev Çelebinin ve bu zatın ölümünden sonra oğlu ve halefi Şeyh Ferruh Efendinin hizmetinde bulunmuş; Ferruh Çelebinin padişah gazabına gelerek azlinden sonra, (H. 1000) yılında Konyayı terketmiş, dervişâne bir seyahatle yaya olarak İstanbula gelmi, sur dışında Yeniçeri kâtibi Mehmed Beyin bahçesinde bir ulu çınarın kovuğunda yerleşerek inzivaya çekilmişti, ve burada altı yıl ibadet ve istiğrak halinde yaşadı. O sırada mâzul bulunan bahçe sahibi Mehmed Bey bu garip dervişte mânevî bir kudret sezerek kendisinin bir muradı olduğunu ve bunun için dua etmesini diledi. Kemal Ahmed Dede bir kâğıt parçasına bir şeyler yazıp: “Muradın olacaktır, bu kâğıdı sakla, fakat açma! Muradın olduğu gün aç!” dedi. Mehmed Beyin muradı eski vazifesine tayin edilmek idi ve bir gün tekrar Yeniçeri kâtibi oldu ve derhal, daima başında ve sarığının arasında taşıdığı kâğıdı açtı, Derviş Ahmedin, Yeniçeri kâtipliğine tâyin edildiği tarihi ayile, günile kaydetmiş olduğunu hayretle gördü; esasen İstanbulda bir Mevlevihane inşasını da nezretmiş bulunuyordu; nezrini Derviş Ahmedin misafir olduğu bahçede yerine geti...
⇓ Read more...
On altıncı asrın namlı Mevlevi şeyhlerinden. Yenikapı Mevlevihanesinin ilk postnişini; 1453 (H. 950) e doğru Akşehirde doğdu, babası Şeyh İzzeddini Mevlevidir. Gençliğinde Konya Mevlevihanesi şeyhi Husrev Çelebinin ve bu zatın ölümünden sonra oğlu ve halefi Şeyh Ferruh Efendinin hizmetinde bulunmuş; Ferruh Çelebinin padişah gazabına gelerek azlinden sonra, (H. 1000) yılında Konyayı terketmiş, dervişâne bir seyahatle yaya olarak İstanbula gelmi, sur dışında Yeniçeri kâtibi Mehmed Beyin bahçesinde bir ulu çınarın kovuğunda yerleşerek inzivaya çekilmişti, ve burada altı yıl ibadet ve istiğrak halinde yaşadı. O sırada mâzul bulunan bahçe sahibi Mehmed Bey bu garip dervişte mânevî bir kudret sezerek kendisinin bir muradı olduğunu ve bunun için dua etmesini diledi. Kemal Ahmed Dede bir kâğıt parçasına bir şeyler yazıp: “Muradın olacaktır, bu kâğıdı sakla, fakat açma! Muradın olduğu gün aç!” dedi. Mehmed Beyin muradı eski vazifesine tayin edilmek idi ve bir gün tekrar Yeniçeri kâtibi oldu ve derhal, daima başında ve sarığının arasında taşıdığı kâğıdı açtı, Derviş Ahmedin, Yeniçeri kâtipliğine tâyin edildiği tarihi ayile, günile kaydetmiş olduğunu hayretle gördü; esasen İstanbulda bir Mevlevihane inşasını da nezretmiş bulunuyordu; nezrini Derviş Ahmedin misafir olduğu bahçede yerine getirdi, 1597 (H. 1006) de İstanbulun meşhur Yenikapı Mevlevihanesinin inşasına da bu suretle başlanmış oldu. İlk şeyhliğine de Ahmed Dede tayin edildi; bir zamanlar kovuğunda barındığı çınar, yıllarca sonra kuruyup çöktüğü zaman, Dedenin hâtırasına hürmeten yeri bir metre kadar yükseklikte tuğla ile örtülmüş ve bir ağaç mezarı olarak hürmetle muhafaza edilmişti.
Dört yıl kadar süren şeyhliğinde şöhreti bütün İstanbulu tutmuş olan Ahmed Dede dünya malına ve âlâyışına hiç ehemmiyet vermemiş, bir lokma bir hırka ile yaşamı, bir mukabele günü de dervişleri ve ahbaplarile helâllaşıp vedalaştıktan sonra sabaha kadar ibadet ile meşgul olmuş, gün doğarken de abdest alıp yatağına uzanarak ruh teslim etmişti (M. 1601 — H. 1010)
Bu namlı mevlevi şeyhi şiir ile uğraşmış, içli ve tatlı bir kalem ile Mevlâna Celâleddini Rumi hakkında, Eflâki Dede rivayetine kadar, manzum bir menakibname yazmıştır aşağıdaki kıta bu eserindendir:
Sûrei Kevser okudum ağlayup,
Sûzişi candan ciğerler dağlayub;
Hak bana nâgâh tecelli eyledi,
Ben kulun ol şah teselli eyledi.
Kabri Yenikapı Mevlevihanesindedir.
Fasih Ahmed Dededen seçme beyitler:
Nihâli tâze resi gülbünü, sâbâ lütfet
Şikest eyleme kim müttekâyi bülbüldür
Dime esrârımı ne yâr ne bigâne bilir
Orayı ey dili şeydâ iki peyname bilir
Hâli dili süal ne hacet ki dembedem
Söyler zebânı hal ile her bir nigâlunuz
Âşıkız vaslı yâre muntazırız
Bülbülüz nevtahâre muntazırız
Ne bilsin çeşnii ızdırâbı şâm hicrânı
Felekde olmamış bir mâna ol nâ Mihriban mâl!
Seni candan ziyâde cânânım
Sevdiğimdir, günâhımı bilirim
Kimin meftunu oldum, ey peri rûyum aman söyle
Nedir bâis sükûta söyle, ey şûhi cihan söyle
Ol seyyidin gami ruhi âliyle ey Fasih
Terk eyledim kabâları, giydim abaları
Sandım açınca sinesin ol mâhi tâbnâk
Ceybi sabâhi pençi hurşid itdi çâk
Çeşmimden egerçi nakşi âlem çıkdı
Bir veçhile tasviri cemâlin çıkmaz
Bibl. : M. Ziya, Yenikapı Mevlevihanesi Salim, Şuera Tezkiresi; Muallim Naci, Muallim Mecmuası.
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010762
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 1, page 352
Bibliography Note
Bibl. : M. Ziya, Yenikapı Mevlevihanesi Salim, Şuera Tezkiresi; Muallim Naci, Muallim Mecmuası.
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.