Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AHMED III. MEYDAN ÇEŞMESİ
İstanbulda Babıhümayun önünde Saray Meydanındadır; ki bugün buraya Ayasofya Meydanı denilegelmektedir. Türk İstanbulun eşsiz güzellikte bir âbidesi, çeşme yapısı sanatının Türk Rokokosu üslûbunda bir şaheserdir. Geniş saçaklı bir çatı altında toplanmış som mermerden dört çeşme ve köşelerinde dört sebilden mürekkeptir. Kütle halindeki güzellik, lâtif kabartma nakışlar, tunç şebekeler, ve nefis çinilerle bezenmiştir; ve bu kıymetli tezyinat göz kamaştıracak derecede de zengindir.
Evvelâ; çatının altında, fırdolayı üç sıra halinde boya ile yapılmış akantus yaprakları, yeşil ve çiçekli çiniler ve istalâktitli bir korniş vardır.
Âbidenin asıl yüzü Ayasofyaya karşıdır. Güzel bir tunç musluk takılmış olan ayna taşının üstünde yuvarlak bir madalyon içinde altın yaldızla “Maaşallah” yazılmıştır. Ayna taşının iki kenarında mermer kabartma, birer iskemle üzerinde çiçek şişesi ve çiçekler vardır. Kemerin alt kısmı da ayni motiften kabartmalarla tezyin edilmiştir; kemer, beyaz mermerler arasında demir oksitli kırmızı şistlerle örülmüştür; çeşmenin iki kenarında iki mihrab vardır. Bu cephede, çeşmenin tarih beyti boydan boya bir satır halinde, bakır yeşili bir zemin ve kırmızı porfirden bir çerçeve içine yazılmıştır. Baştanbaşa zengin çiçek kabartmaları ve kitabenin kabartma yazıları altın yal...
⇓ Read more...
İstanbulda Babıhümayun önünde Saray Meydanındadır; ki bugün buraya Ayasofya Meydanı denilegelmektedir. Türk İstanbulun eşsiz güzellikte bir âbidesi, çeşme yapısı sanatının Türk Rokokosu üslûbunda bir şaheserdir. Geniş saçaklı bir çatı altında toplanmış som mermerden dört çeşme ve köşelerinde dört sebilden mürekkeptir. Kütle halindeki güzellik, lâtif kabartma nakışlar, tunç şebekeler, ve nefis çinilerle bezenmiştir; ve bu kıymetli tezyinat göz kamaştıracak derecede de zengindir.
Evvelâ; çatının altında, fırdolayı üç sıra halinde boya ile yapılmış akantus yaprakları, yeşil ve çiçekli çiniler ve istalâktitli bir korniş vardır.
Âbidenin asıl yüzü Ayasofyaya karşıdır. Güzel bir tunç musluk takılmış olan ayna taşının üstünde yuvarlak bir madalyon içinde altın yaldızla “Maaşallah” yazılmıştır. Ayna taşının iki kenarında mermer kabartma, birer iskemle üzerinde çiçek şişesi ve çiçekler vardır. Kemerin alt kısmı da ayni motiften kabartmalarla tezyin edilmiştir; kemer, beyaz mermerler arasında demir oksitli kırmızı şistlerle örülmüştür; çeşmenin iki kenarında iki mihrab vardır. Bu cephede, çeşmenin tarih beyti boydan boya bir satır halinde, bakır yeşili bir zemin ve kırmızı porfirden bir çerçeve içine yazılmıştır. Baştanbaşa zengin çiçek kabartmaları ve kitabenin kabartma yazıları altın yaldızlıdır. Çeşmenin bu yüzü, diğer üç yüzünden iki noktada ayrılır: Bu yüzün mermer çiçek kabartmaları tabiatten taklid edilmiştir; diğer yüzlerin kabartmaları, üslûplaştırılmış çiçeklerden yapılmıştır. Bir de, diğer üç cephenin, tarih kasidesinin muhtelif parçalarından mürekkep olan kitabeleri, demir oksitli kırmızı şistten çerçeve içine ve bakır yeşili zemin üzerine tâlik ile yazılmıştır ve her çeşmenin üzerinde birer satır üzerine beş beyit bulunmaktadır. Âbidenin İshak Paşaya bakan yüzünde ise, mihrapların yerinde, sebillere girilen iki kapı bulunmaktadır. Bu kapıların bugünkü kanatları, bu şahesere lâyık değildir. Bu kapı kanatlarının, on sekizinci asır Türk Rokokosu üslûbunda yapılacak yenilerile değiştirilmesi gerekir.
Dört köşedeki dört sebil üçer yüzlüdür. Sütun başlıkları istalâktitli dört sütun arasına yerleştirilmiş tunç şebekelerde süs motifi olarak üslûplaştırılmış lâle kullanılmıştır. Ve her sebilde, tarih kasidesinden üçer beyit bulunmaktadır; bunlar da tâlik hat ile ve sebilin bir yüzüne iki satır halinde bir beyit olarak yazılmıştır.
Âbidenin tarih kasidesi on sekizinci asır Divan şiirinin büyük üstatlarından Seyyid Vehbinindir; bu kasidenin sonlarında, şairin de söylediği gibi, yalnız son tarih beyti Üçüncü Ahmedin kendisi tarafından söylenmiştir ki Divan Edebiyatının tarihçilik yolunda yazılmış en güzel mısra’lardan biridir.
Kaside Babıhümayun ile Ayasofya arasında bakan köşedeki sebilin üzerinden başlamaktadır:
Şâhinşehi âli neseb, Sultani memdûhül haseb
Fermandehi Rûmü Areb Han Ahmedi kişverkşüâ
Adlü kerâmet menbai şemsü velâyet matlai
Dergâhının her mısraı şehbâli Simürgü Hümâ
Zâti mûlûke âbirû şemşiri bagı fethacû
Gülzâri mülke virdi rû mızâbı kilki daima
Babıhümayuna karşı olan çeşmenin üzerinde:
Hem pâdişehdir hem veli zâtinde olunmuş münceli
Adli Ömer cûdi Ali hulki Muhammed Mustafâ
Destinde devlet hâtemi kılmış müsahhar âlemi
Hak resmi ismi a’zemi nakşi cebin itmiş anâ
Hükmi revan her kişvere fermanberi şâhü gedâ
Hayret verir sad Kaysere galib hezar İskendere
Hem hamii beytülharem hem hadimi şâhi ümem
Rûmü Areb mülki Acem mahkûmudur sertâbepâ
Oldur imamül müslimin zılli hüdavendi muin
Bâ nassî Kur’anı mübin emrine vâcib iktida
İkinci köşe sebil üstünde:
Şehler anâ kişver verir ol şehlere efser verir
Seyfine düşmen ser verir oldukça tuğu sernümâ
Ol menbai cûyi meram ol maksemi rızki enâm
Olsun ilâ yevmilkıyam şâhanı dehre mültecâ
İskender idüb cisticû zulmetde gezmiş mültecâ
Babı hümayûnunda bu itti revan âbi beka
İshakpaşaya bakan çeşmeinn üzerinde:
Bu tarhi pâki hurremi sevk itti sadrıa’zemi
Damadı hassı ekremi hemnamı ceddül enbiyâ
Oldu o düstûri celil bu hayri câriye delil
Halka idüb zemzem sebil celbe ol şâhen düâ
Ol şehriyâri zernisar bezletti mâli bî şümar
Yapdı sebilü çeşmesar me’cur ola ruzi ceza
Bu mevkii âbad idüb bir tarhi nevicad idüb
Rûhi Hüseyni şâd idüb itti sebil âbı safâ
Bu ayne ey sâfi derun destini kevser gibi sun
Her katrei saffet numûn olmakta bir ayni şifâ
Üçüncü köşe sebil üstünde:
Âbi zülâle mâsedak tâki felekle yeknesak
Gök kubbenin altında bak var mı bu resme binâ
Oldukça bercâ mihrümah zibi serir olsun o şâh
Sadri güzinin yâ ilâh itme rikâbından cüdâ
Ey hüsrevi âli tebâr âsarına yoktur şümar
Amma bu dilçü çeşmesar oldu aceb hayret fezâ
Sultanahmede bakan çeşme üzerinde:
Bak sîmü zerden tâsına âbi hayat efzasına
Benzer gümüş sakkasına bekler kapun subhi mesâ
Yapdın Saray meydanına kıldın salâ attâşına
Cennetde kevser yânına gûyâki kasr ittin bina
Altın suyun idüb sebil yapdın uyûni selsebil
Birinde bin ecri cezil virsün cenabı kibriyâ
Medhinde hâmem oldu lâl izhari acz itti mekal
Evsafın eylerken hayal hâtiften irdi bir nidâ
Vehbi hamuş ol besteleb haddin değil eyle edeb
Senden mukaddem oldu heb şairlere bizden salâ
Dördüncü köşe sebil üstünde:
Vasfinde idub güftügû çok kimse dökdü âbi rû
İttirdi âhir serfürû o husrevi şevket nümâ
Tarih için danişveran hayretde iken nâgehan
Buldu şehinşehi cihan bir mısrai âlembehâ
Her lâfzı bahri mevcezen mânâsıdır dürri aden
Görmek dilersen ânı sen ey teşmei hüsni edâ
Ayasofyaya karşı olan asıl cephede boydan boya bir satır halinde büyük celî sülüs hat ile:
Târihi Sultan Ahmedin câri zebanı lûleden
Aç besmeleyle iç suyu Han Ahmede eyle düâ
Bu kitabelerin yazısı da Üçüncü Ahmedin olup bu son tarih beytinin altında da imzası vardır.
Rivayet edilir ki, Üçüncü Ahmed bu tarih mısraını:
Han Ahmede eyle düâ aç besmeleyle iç suyu
şeklinde yazmış ve devrin seçkin şairlerine bunu bir kaside haline koymalarını emretmiş.. fakat “suyu” kelimesi, kafiye bulmak bakımından şairleri çok üzmüş; Seyyid Vehbi, bu mısraın ikinci parçasını başa alarak “düâ” gibi kafiye bakımından zengin, bir kelime elde etmiş ve en güzel kasideyi yazmağa muvaffak olmuş. Bu mısraın gösterdiği yapı tarihi Hicrî 1141 dir. Bu âbidenin yapısına dair de Divanıhümayun kayıtları arasında şu vesika bulunmaktadır:
“Marmara naibine ve zabitine hüküm ki;
“Sarayi Cedidi Âmirem babıhümayunu pişgâhında tarafı hümayûnumdan müceddeden binasına mübaşeret olunan çeşmesar içün mermer taşın lüzumu olmağla iktizâ iden behaları bine emini tarafından verilmek üzre tâyin olunan mübaşir haseki marifeti ile gönderilen defter mucibince saf ve beyaz damarsız olmak üzre... zira’ mermer taşı katı’ ve tedarik olunub aceleten kayıklara vaz-ü tahmil ve bir gün mukaddem Âsitanei saadet âşiyanıma naklolunmak babında fermanı âişanım yazılmıştır. Fî evasıtı n. (Ramazan) 1141”.
Bu fermanın tarihi 1729 nisanına rastlar.
Geçen asrın büyük bir İtalyan edibi, Edmondo de Amicis “Constantinopoli” adındaki eserinde, Üçüncü Ahmed çeşmesinden şöylece bahsediyor:
“İnsan elinin oyup işlemediği yeri yoktur; zarafet, servet ve sabrın bir harikasıdır. Hiç tereddütsüz, billûr bir fanus altında muhafaza edilmeğe değer. Yalnız göz için yapılmış değil, kendisine has bir tadı varmış gibi, insan onun usaresini azıcık emmek, ondan tatmak istiyor. Bir mücevher çekmecesi ki, açıp içinde ne varmış diye bakmak istiyor: Bir çocuk mâbude mi? Şahane bir inci mi? Yahud sihirli bir yüzük?.. Zaman altın yaldızarını azıcık dökmüş, boyalarını biraz uçurmuş ve mermerlerini karartmış.. Bu koca pırlanta, ilk günü kimbilir nasıl parlıyordu; Bugün yüz altmış yıllık bir mazisi var.. Onu bir dtfa görmek, hayalinin ölünciye kadar hafızadan silinmemesi için kâfidir. Hiçbir başka güzel şey, onu unutturamaz; ve kulağınıza İstanbul adının çarptığı her yerde her zaman bu çeşmenin hayali de gözönüne gelir”.
İstanbulda Sultanahmed Meydan Çeşmesi
(Resim : Th. Allom’dan Sabiha Bozcalının kalemi ile)
İstanbulda Sultanahmed Meydan Çeşmesi
(Resim: Th. Allom’dan Sabiha Bozcalının kalemi ile)
İstanbulda Sultanahmed Meydan Çeşmesi
(Plân : Güzel Sanatlar dergisinden)
Theme
Building
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010600
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı
Description
Volume 1, pages 295-298
Note
Image: volume 1, pages 296, 297, 298
Theme
Building
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.