TR
Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
About
Istanbul Encyclopedia
Reşad Ekrem Koçu
Web Project
Entries
❯
Volume 1: Ab-Al
AHMED III. MEYDAN ÇEŞMESİ
Üsküdarda, İskele meydanındadır; Üsküdarın eşsiz kıymette sanat eserlerinden, Türk çeşme yapısı sanatının şaheserlerinden, mimarının kim olduğu maalesef bilinmiyor. Dört yüzlü bir meydan çeşmesidir, köşelerinde de birer küçük çeşme bulunduğuna göre bir büyük ve geniş çatı altında sekiz çeşmeden mürekkep bir âbidedir. Ahşap çatının istinat ettiği en üst kısmını, fırdolayı çeviren biri çiçekli, diğeri istelâktitli iki kabartma şerid süsler. Cepheler, serapâ, gayet zengin çiçek kabartmalarla bezenmiştir; ve her cephede biri diğerinden güzel ayrı motifler kullanılmıştır. Denize bakan yüzü, şekil itibarile de, diğerlerinden biraz farklıdır, şöyle ki: İstalâktitli şeridin altında, çeşmenin bütün cephesi boyunca, gayet nefis bir sülüs yazı ile iki satır halinde Sadırazâm Nevşehirli Damad İbrahim Paşanın şu tarihi beyti bulunmaktadır: Didi Han Ahmed ile bile İbrahim tarihin “Suvardı âlemi desti Muhammedle Cevadullah”. Altında ayrıca rakkam ile gösterilmiş olan âbidenin inşa tarihi 1720 (H. 1131) dir; ki diğer yüzlerinde, kemerlerin üzerinde, bir satırda üçer mısra’dan altışar satır halinde dokuzar beyitlik devrin şairlerinden Nedim, Rahmi ve Şakirin tâlik hat ile birer tarih kıtası vardır. Denize bakan yüzünün bir farkı da, ayna taşının iki yanında kenarları kabarta çiçeklerle bezenmiş...
⇓ Read more...
Üsküdarda, İskele meydanındadır; Üsküdarın eşsiz kıymette sanat eserlerinden, Türk çeşme yapısı sanatının şaheserlerinden, mimarının kim olduğu maalesef bilinmiyor. Dört yüzlü bir meydan çeşmesidir, köşelerinde de birer küçük çeşme bulunduğuna göre bir büyük ve geniş çatı altında sekiz çeşmeden mürekkep bir âbidedir. Ahşap çatının istinat ettiği en üst kısmını, fırdolayı çeviren biri çiçekli, diğeri istelâktitli iki kabartma şerid süsler. Cepheler, serapâ, gayet zengin çiçek kabartmalarla bezenmiştir; ve her cephede biri diğerinden güzel ayrı motifler kullanılmıştır. Denize bakan yüzü, şekil itibarile de, diğerlerinden biraz farklıdır, şöyle ki: İstalâktitli şeridin altında, çeşmenin bütün cephesi boyunca, gayet nefis bir sülüs yazı ile iki satır halinde Sadırazâm Nevşehirli Damad İbrahim Paşanın şu tarihi beyti bulunmaktadır: Didi Han Ahmed ile bile İbrahim tarihin “Suvardı âlemi desti Muhammedle Cevadullah”. Altında ayrıca rakkam ile gösterilmiş olan âbidenin inşa tarihi 1720 (H. 1131) dir; ki diğer yüzlerinde, kemerlerin üzerinde, bir satırda üçer mısra’dan altışar satır halinde dokuzar beyitlik devrin şairlerinden Nedim, Rahmi ve Şakirin tâlik hat ile birer tarih kıtası vardır. Denize bakan yüzünün bir farkı da, ayna taşının iki yanında kenarları kabarta çiçeklerle bezenmiş ve yarı kubbesi dilimli birer mihrab - yuva, eski tâbirile birer “ağzı açık” bulunmasıdır; diğer yüzlerinde bunlar yoktur. Köşelere gelince: Üst kısmı, istalâktitli ve dilimli yarım bir ters kubbe halinde toplanmış ve kubbenin ucu köşe sathında gayet zarif üslûplaşmış kandil gibi sarkan bir lâle motifi ile bezenmiştir. Bunun altında, küçük köşe çeşmesinin ayna taşının üstündeki yelpazeli kemeri bulunmaktadır. Ayna taşının iki kenarında da istalâktitli kaidelere oturmuş birer burmalı sütuncuk vardır, sütunların üst kısmında yine istalâktitli birer başlık, onların üstünde de dilimli bir külâhçık vardır. Bu küçük köşe çeşmelerinde, tekne yerine birer zarif kurna bulunmaktadır; kurnanın alt kısmı, yukarı köşe altının aynidir; yani, istalâktitli ve dilimli bir yarım ters kubbe halinde toplanmıştır. Bu köşe çeşmeciklerinden üçünün kurnaları, ne kadar yazıktır, kısmen kırılmış, sakatlanmıştır; yalnız bir tanesi, kıble yüzü ile Boğaziçine bakan yüzünün köşesinde bulunanı sağlam kalmıştır. Tunç muslukları da, zmaanında konulduğu gibi durmaktadır. Kitabelerine gelince, Boğaziçine bakan yüzündeki Nedimindir: Semiyyi Fahri mevcudat Sultan Ahmet Gazi Şehi sahib mesair zılli pâki Hazreti Vehhab. Emini Yesribü Butha mûini milleti beyzâ Ebâ an ced şehi dânâ hidivi tâhirül ensâb O hâkanı keremkârın bu arzı Cennet âsâda Olub gufran ile ümmi safiyye haslâtı der hâb Anın ruhi şerifin hayrile yâd eylemek kasdin Derûni pâkine ilhâm idince Halikulesbâb Vezirü âzamü dâmad İbrahim Pâşânın Külli kââmin hitabı müstatabiyle idüb sâdâb Şerefâbâdı bünyad eyledikten sonra emriyle Bu ayni zemzemin çün kıldı icrasın anâ işrâb Türabı kabrine merhûmenin ikram içün yapdı Rehi Hakde diyarı Üsküdare çeşmei pür âb O hâkanı cihanı daimâ Hak eyleyüb te’yid Ne kâre azmiderse hüsni takdir itsün istisvâb Bu mısra’la Nedimâ söyledi târihi itmamın “Bu şehri mâ ile Sultan Ahmed eyledi sîrâb” Kıbleye bakan yüzündeki Rahminindir: Âbî rûyi saltanat Han Ahmedi Gazi ki anın Dâima icrayi şer’i Ahmedidir hemdemi Mazhari te’yid idüb Hak âne âsan eyledi Gayre müşkilter olan her emri sa’bi ma’zemi Bû keramet kutbi âfak oldığın isbat ider Buldu İbrahim Pâşâ gibi sadri efhami Râhetiyle kesbi şevkü ihtiyat itmek içün İhtira’ itti Şeref âbâdı şahi âlemî Namın almış bir güherdir sûyini bulsun deyû Sû yerine bezlü îsar itti bî had dirhemi Çeşme bünyad iteği imâü işrab eyleyüb Kıldı me’mur âsafi deryâ neval ekremi Öyle dilcû Çeşmesâri bî bedel yapdırdı kim Oldu her bir lûlesi âbi hayatın maksemi Sa’yini hüsni kabule eyleyüb Mevlâ karîn Hıfzide dâim hatâlardan o şâhi efhami Şâkiren Rahmi içüb âbın didi târihini “Hükmi Sultan Ahmed icra itti elhak zemzemi” Balaban iskelesi tarafına bakan yüzündeki de Şakirindir: Şehinşâhi hümâyun pâye Sultan Ahmed Gazi Keramettir olan sâdır o hakanı müeyyedden O yektâ zılli hak kim bir nefes haktan udûl itmez İder kesbi safâ icrayi ahkâmı Muhammedden Vücûdi enveri kim matlai mihri saadettir Olur mânayi şevket zâhir ol şehbeyti müfredden Vücûda gelmemiştir öşri mi’şarı fütühatı Ki âcizdir kalem âsari âlişanını adden Şerefâbâdı bünyâd eyledikde izzü devletle Anâ bir sû bulundu kim nişandır ömri sermedden Veziri a’zam İbrahim Pâşâya idüb ferman Olunca yümnile me’mür o şehinşahi es’adden Bu şehre çeşme bünyad eyleyüb cümle ehâlisi Hayati tâze buldu ra’feti hakanı emcedden Hemişe desti cûdin maksemi erzak idüb Mevlâ Vücûdi kâmilin âsûde kılsun didei bedden Tamam oldukta atşane didi târihini Şakir “Gel iç mâni hayati Çeşmei Sultan Ahmedden” Bu güzel çeşme, 1943 - 1945 arasında Üsküdar iskelesi meydanı tanzim edilirken meydanın ortasında çukurda kalmıştı. Uzaktan bodur bir görünüşü vardı ki şanına ve kıymetine lâyık değildi. Prof. Fahreddin Kerim Gökay’ın İstanbul Vali ve Belediye Reisliği zamanında meydan bu çeşme için tekrar tanzim edilmiş ve âbide lâyık olduğu yere çıkarılmıştır. Bibl. : REK, Gezi notu. Üsküdarda Sultanahmed Meydan Çeşmesi (Resim : Th. Allom’dan Sabiha Bozcalı’nın kalemi ile) Üsküdarda Sultanahmed Meydan Çeşmesi (Resim : W. H. Bartlett’den Sabiha Bozcalının kalemi ile)
Theme
Building
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010599
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı
Description
Volume 1, pages 293-295
Note
Image: volume 1, pages 294, 295
Bibliography Note
Bibl. : REK, Gezi notu.
Theme
Building
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
In collaboration with  
Rights Statement
Cookie Policy
LPPD