Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÂHİ
Asıl adı ve lâkabı ile “Benli Hasan”; Onaltıncı asrın seçkin şairlerinden; en kuvvetli rivayete göre 1472 ye doğru Tuna boyunda Nikbolu kasabasında doğdu. Zengin bir tüccarın oğlu idi, babasının ölümünden sonra anasının kocaya varmasına gücenerek, henüz bir taze yiğit iken, evine uğramadan ve dükkânından esvap ve harçlık almadan ocağını ve yurdunu bırakmış, tek başına yaya olarak İstanbul yoluna düşmüş,nimet içinde nazlı büyümüş olduğundan bin zahmet çekerek vücudu bu gurbet seferinde zebun düşmüş bir halde büyük şehre gelmişti. İçinde okumağa, bilhassa edebiyat ve şiire karşı taşkın bir sevgi vardı, çok muhtemeldir ki o zamanlar böyle garip gençlerin kolaylıkla sığınabilecekleri medreselerden birine yerleşti; şair Mevlâna Celâli ile tanıştı. Celâli, Şeyhinden ilham alarak bir “Hüsrev ve Şirin” nazmına başlamıştı; Âhî de ayni hevese kapıldı, ilk gazellerile beraber mesnevî tarzında bir “Hüsrev ve Şirin” manzumesine başladı:
Megerkim vaz’ı hami itmişti Nâhid
Anınçün kan içinde doğdu Hurşîd.
Doğurdu subhden bânûyi devran
Bir altın başlı sırma saçlı oğlan.
Gibi beyitler kendisine parlak bir istikbal vadediyordu. Eserinin daha ilk kısımlarında iken, bir gün nakşî şeyhlerinden Mahmud Efendiye okudu; bu şeyh efendi,genç şairin seçtiği bu mevzua itiraz etti, “Perviz, Peygamber Efendim...
⇓ Devamını okuyunuz...
Asıl adı ve lâkabı ile “Benli Hasan”; Onaltıncı asrın seçkin şairlerinden; en kuvvetli rivayete göre 1472 ye doğru Tuna boyunda Nikbolu kasabasında doğdu. Zengin bir tüccarın oğlu idi, babasının ölümünden sonra anasının kocaya varmasına gücenerek, henüz bir taze yiğit iken, evine uğramadan ve dükkânından esvap ve harçlık almadan ocağını ve yurdunu bırakmış, tek başına yaya olarak İstanbul yoluna düşmüş,nimet içinde nazlı büyümüş olduğundan bin zahmet çekerek vücudu bu gurbet seferinde zebun düşmüş bir halde büyük şehre gelmişti. İçinde okumağa, bilhassa edebiyat ve şiire karşı taşkın bir sevgi vardı, çok muhtemeldir ki o zamanlar böyle garip gençlerin kolaylıkla sığınabilecekleri medreselerden birine yerleşti; şair Mevlâna Celâli ile tanıştı. Celâli, Şeyhinden ilham alarak bir “Hüsrev ve Şirin” nazmına başlamıştı; Âhî de ayni hevese kapıldı, ilk gazellerile beraber mesnevî tarzında bir “Hüsrev ve Şirin” manzumesine başladı:
Megerkim vaz’ı hami itmişti Nâhid
Anınçün kan içinde doğdu Hurşîd.
Doğurdu subhden bânûyi devran
Bir altın başlı sırma saçlı oğlan.
Gibi beyitler kendisine parlak bir istikbal vadediyordu. Eserinin daha ilk kısımlarında iken, bir gün nakşî şeyhlerinden Mahmud Efendiye okudu; bu şeyh efendi,genç şairin seçtiği bu mevzua itiraz etti, “Perviz, Peygamber Efendimizin namei şerifini yırtmış bir adamdır. Ekâbirden câize almak ümidile vaktini zayi ettiğine yazık! Bu eserden vazgeç.. Ceza yerinde ben sana şefaat ederim” yollu nasihatte bulundu. Âhî de “Hüsrev ve Şirin” müsveddelerini bir daha üzerinde çalışmak üzere bir köşeye attı. Bir müddet sonra, Fenerizadenin ısrarile Lâmii’nin o zamanlar pek rağbette olan “Hüsnü Dil” ine bir nazire yazmağa başladı. Âhi bu yeni eserinde de büyük bir muvaffakiyet gösterdi; ve adı bir gün devrin hükümdarı Yavuz Selimin meclisine kadar gitti; “Hüsrev ve Şirin” den bazı beyitler dinliyen padişah şairi takdir etti, onun pek fakirâne bir hayat sürdüğünü öğrenince de Anadolu Kadıaskeri Kemalpaşazade ve Rumeli Kadıaskeri Zeyrekzade’nin bulundukları bir mecliste, ilmiye mansaplarından münasip bir vazife ile korunmasını emretti. İbni Kemal derhal, yirmi akçe ile Bursada Bayazıd medresesi müderrisliğine tayinini arzetti. Zeyrekzade ise şairi buldurtarak: “Padişahın sana büyük bir teveccühü var.. Seni Bursada Bayazıd medresesine tayin etmek istiyorlar, bu senin şerefinle denk değildir. Kabul etme.. hem padişah senin daha yüksek bir vazifeye tayinini emretmişti” diye kötü bir tavsiyede bulundu. Şair Rumeli Kadıaskerine aldanarak Kemal Paşazadenin tayinini kabul etmedi; şairin bu garip hareketi Yavuz Selimi fevkalâde kızdırdı: “Bir daha bana bu adamdan bahsetmeyiniz!” diye emretti. Yıllardanberi her mahrumiyete karşı manevî desteği olan ümitlerinin bir anda ve hem kendi gafleti yüzünden yıkıldığını gören şair, derin bir teessüre kapıldı; bu teessürle, Veliyüddinoğlu Ahmed Paşa ile Necati Beyin “Eğri” redifli meşhur gazellerine bir nazire yazdı; burada, büyük bir cesaretle Yavuz gibi gazaba gelince insanı kahrediveren bir hükümdara acı, fakat samimî bir dil ile şikâyette bulundu:
Kamer gibi yüzü benli güzeller pâdişâhısın
Yaraşır mâhi nev gibi giyersen şebkülâh eğri
Benim râhi muhabbette günahım noldu â kâfir
Günehliler sana doğru ola ben bî günâh eğri.
O kad bâlâ vü zülf eğri diyârı hüsn pür âşüb
Memâlik fitne şah zâlim âlem serkeş sipah eğri
Gehi meyhâne yolunda gehi mesciddedir Âhî
Harabı mestî âşk olmuş yürür gehî doğru gehî eğri
Âhîden kendisine bundan böyle bahsedilmemesini emreden hükümdara, şairin bu gazeli eğer okunmuş ise, onun cellâda verilmemesi, Yavuzun Âhîye karşı hâs mânada bir teveccühü olduğunu isbat eder ki, Bayazıd müderrisliğinin kabul edilmemesi karşısında gösterdiği teessüre de hak verdirtir. Bazı dostlarının himayesile ve birkaç yıl sonra nihayet Karaferiye medresesine tayin edilen Âhî hiç tereddüt etmeden bu yeni vazifeyi kabul ederek İstanbuldan ayrıldı. Oraya gittiğinin tezine de, o sırada Karaferiyede bulunan Manastırlı şair Hâverinin kızı ile evlendi; fakat çok geçmeden 1517 (H. 923) de Karaferiyede öldü.
Sûzî Âhî ile tutuştu cihan
mısra ölümüne tarihtir; ölümünde henüz kırk beş yaşlarında bulunuyordu.
Bibl. : S. N. Ergun, Türk şairleri.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010579
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfalar 268-269
Bibliyografya Notu
Bibl. : S. N. Ergun, Türk şairleri.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.