Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AGOP (Güllü)
Has adı ile Agop Vartoviyan, Türk tiyatro tarihinin büyük şöhretlerinden, Gedikpaşada Osmanlı tiyatrosunun direktörü, ve aktör; 1840 da İstanbulda doğdu, babasının adı Bağdasardır, ilk tahsilini Ermeni mektebinde gördü, onyedi onsekiz yaşlarında iken Balıkhaneye küçük bir memuriyetle girdi; fakat bir artist olarak doğmuş olan bu genç boş zamanlarında resim yaptı, kendi kendine heykeltraşlığa çalıştı, tiyatro en büyük zevklerinden birini teşkil etti. “1861 de Beyoğlunda Şark Tiyatrosunda İki Ahbab Çavuşlar piyesinin ermenice temsilini seyrederken, bir sahne, ona ailevî vaziyetinin bir cephesini hatırlattı. Bu teessür ve heyecanla sahneye intisap kararını verdi, hayatının sonuna kadar o gecenin ve bu kararın tesiri altında kaldı.” (R. A. Sevengil, Türk Tiyatrosu) Ertesi gün tiyatro müdürüne müracaat ederek, rejisör İtalyan Asti’nin derslerine kabul edildi, Balıkhanedeki memuriyetini bıraktı, temsillerde ufak roller aldı. Bir ara, 1863 de kısa bir müddet için İstanbuldan ayrıldı; Büyükşehre dönüşünde Şark Tiyatrosunu dağılmak üzere buldu. Hekimyan tarafından kurulup Ermenice temsiller veren trupa katıldı. Bu trupun da dağılmak üzere bulunduğu bir sırada Türkçe temsiller verecek yeni bir trup teşkil etmeği düşündü; devrinin bir sahne yıldızı olarak parlıyacak olan Yeranuhi Karakaşyan...
⇓ Read more...
Has adı ile Agop Vartoviyan, Türk tiyatro tarihinin büyük şöhretlerinden, Gedikpaşada Osmanlı tiyatrosunun direktörü, ve aktör; 1840 da İstanbulda doğdu, babasının adı Bağdasardır, ilk tahsilini Ermeni mektebinde gördü, onyedi onsekiz yaşlarında iken Balıkhaneye küçük bir memuriyetle girdi; fakat bir artist olarak doğmuş olan bu genç boş zamanlarında resim yaptı, kendi kendine heykeltraşlığa çalıştı, tiyatro en büyük zevklerinden birini teşkil etti. “1861 de Beyoğlunda Şark Tiyatrosunda İki Ahbab Çavuşlar piyesinin ermenice temsilini seyrederken, bir sahne, ona ailevî vaziyetinin bir cephesini hatırlattı. Bu teessür ve heyecanla sahneye intisap kararını verdi, hayatının sonuna kadar o gecenin ve bu kararın tesiri altında kaldı.” (R. A. Sevengil, Türk Tiyatrosu) Ertesi gün tiyatro müdürüne müracaat ederek, rejisör İtalyan Asti’nin derslerine kabul edildi, Balıkhanedeki memuriyetini bıraktı, temsillerde ufak roller aldı. Bir ara, 1863 de kısa bir müddet için İstanbuldan ayrıldı; Büyükşehre dönüşünde Şark Tiyatrosunu dağılmak üzere buldu. Hekimyan tarafından kurulup Ermenice temsiller veren trupa katıldı. Bu trupun da dağılmak üzere bulunduğu bir sırada Türkçe temsiller verecek yeni bir trup teşkil etmeği düşündü; devrinin bir sahne yıldızı olarak parlıyacak olan Yeranuhi Karakaşyan Hanımı tanıdıktan sonra, bu harikulâde dilber ve hassas kızdaki büyük istidadı keşfettikten sonra, düşüncesini cesaretle tatbik sahasına geçirdi. Gedikpaşadaki Suliye canbazhanesini tiyatro haline koyarak ilk temsillerini verdi; arada Üsküdar, Kadıköy ve Beyoğlunda dolaştı. Küçük Karakaşyan denilen Verkine Karakaşyan, Serope Benliyan, Magakiyan, Riştoni, Haçik Papaziyan, Tospatiyan, Narlıyan, Mari Nwart, Pirtos Areksiya gibi devrinin şöhretli aktris ve aktörleri bu zeki ve müteşebbis adamın etrafında toplandılar.
Güllü Agop, sahne hayatının en parlak devrini Abdülâzizin son yıllarında yaşadı, süflörlü tiyatro imtiyazı alarak adeta bir tiyatro inhisarı kuran bu Ermeni sanatkâr, edebî eserleri sahneye koymak suretile bir san’at inkılâbının mübeşşirlerinden oldu; genç Türkler, onun Gedikpaşa tiyatrosuna tercüme ve telif eserler hazırlamayı üzerlerine almışlar, bir taraftan da Ermeni aktör ve aktrislerin Türkçe telâffuzlarını düzeltmeğe çalışmışlardı (B. : Gedikpaşa Tiyatrosu).
İkinci Abdülhamid istipdadı Gedikpaşa tiyatrosunu kapattıktan sonra, Güllü Agop, bu hükümdar tarafından saraya alındı; orada müslüman olarak Yakub Efendi adını aldı; saray tiyatrosunun diğer artistleri gibi, Müzikai Hümayunda neferlikten mülazimliğe kadar terfi etti. Hayatının bu son devri, tahammül edilmez yıllar oldu; Esvabçıbaşı İlyas Bey tarafından himaye edilen Minakyanın saraya rejisör olarak girmesile büsbütün ihmal edildi; 1891 de öldü. “Güllü” lâkabı, Ermenice, soyadının Türkçesidir, Vartoviyan Güllüoğlu demektir; garip bir tesadüftür, zevcesinin adı da Roz idi; bu kadından biri oğlan biri kız iki çocuğu olmuştur.
Büyük Muharrir Ahmed Rasim, Güllü Agoba pek genç yaşlarında iken erişmişti, portresini şu satırlarla çizer: “Mektepten çıktıktan sonra tanıdım. Esmer, az mülehham uzun boylu, dolgun simalı, burun, kulak, ağız tam Ermeni tipinde biri idi. Bir aralık ihtida ederek galiba Agobun İbranicesi olan Yakub ismile Müzikai Hümayuna alınmıştı, tiyatroculukta mehareti şayi ise de ben “Besa” oyunundaki tabancasının sesile ağladıktan sonra bir daha görmedim. “Leblebici Horhor” da “Leyla ile Mecnun” da mucid addedenler vardır” (Ahmed Rasim; Muharrir, Şair, Edib).
Bibl. : Musavver Medeniyet Gazetesi; Ahmed Rasim, Muharrir, şair, edib; K. Pamukcuyan, Not.
Güllü Agop
(Resim: H. Çizer)
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010549
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
H. Çizer
Description
Volume 1, pages 255-256
Note
Image: volume 1, page 255
See Also Note
B. : Gedikpaşa Tiyatrosu
Bibliography Note
Bibl. : Musavver Medeniyet Gazetesi; Ahmed Rasim, Muharrir, şair, edib; K. Pamukcuyan, Not.
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.