Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AĞAKAPUSU
Bugün, Süleymaniyede, İstanbul Müftülüğü ile İstanbul Üniversitesi Biyoloji Enstitüsünün bulunduğu yer; Yeniçeri ocağının kanlı bir şehir muharebesile kaldırıldığı Vakayı Hayriyeye gelinceye kadar Yeniçeri ocağının en büyük zabiti olan Yeniçeri Ağasının resmî ikametgâhı ve kumandanlık makamiydı (B. : Yeniçeri Ağası). Birçok defa yanmış olan ve her seferinde devrinin en kıymetli mimar ve dülgerleri elile yapılan Ağakapısının, İstanbulun haremli selâmlıklı en büyük ve mükellef saraylarından biri olduğu muhakkaktır.
Ağakapısını, temellerine varıncıya kadar mahveden ilk ateş âfeti 1659 (H. 1070) yangınıdır ki, İstanbulun dörtte üçünü kül etmişti. İkinci yanışı 1749 (H. 1163) Küçükpazar yangınındadır; bu yangından sonra yeni Ağa sarayına gayet yüksek ve zarif ahşap bir yangın köşkü (kulesi) yapıldı. İstanbulda yangın gözcülerine “Köşklü” adı verilmesi bu tarihten sonradır, ki, Yeniçeri ocağının kaldırılmasından çok sonra, yangının nerede olduğu haberini kulelerden aldıktan sonra durmadan koşarak tulumbacı koğuşlarına ve mahalle bekçilerine ulaştıran ulaklara da köşklü denirdi (B. : Köşklü).
Ağakapısını mahveden diğer bir âfet 1774 (H. 1192) yedinci Cibali yangınıdır; bu yangında Ağakapısile beraber yangın köşkü de tutuştu ve ahşap kule, İstanbulluların bir daha göremiyecekleri korkunç...
⇓ Devamını okuyunuz...
Bugün, Süleymaniyede, İstanbul Müftülüğü ile İstanbul Üniversitesi Biyoloji Enstitüsünün bulunduğu yer; Yeniçeri ocağının kanlı bir şehir muharebesile kaldırıldığı Vakayı Hayriyeye gelinceye kadar Yeniçeri ocağının en büyük zabiti olan Yeniçeri Ağasının resmî ikametgâhı ve kumandanlık makamiydı (B. : Yeniçeri Ağası). Birçok defa yanmış olan ve her seferinde devrinin en kıymetli mimar ve dülgerleri elile yapılan Ağakapısının, İstanbulun haremli selâmlıklı en büyük ve mükellef saraylarından biri olduğu muhakkaktır.
Ağakapısını, temellerine varıncıya kadar mahveden ilk ateş âfeti 1659 (H. 1070) yangınıdır ki, İstanbulun dörtte üçünü kül etmişti. İkinci yanışı 1749 (H. 1163) Küçükpazar yangınındadır; bu yangından sonra yeni Ağa sarayına gayet yüksek ve zarif ahşap bir yangın köşkü (kulesi) yapıldı. İstanbulda yangın gözcülerine “Köşklü” adı verilmesi bu tarihten sonradır, ki, Yeniçeri ocağının kaldırılmasından çok sonra, yangının nerede olduğu haberini kulelerden aldıktan sonra durmadan koşarak tulumbacı koğuşlarına ve mahalle bekçilerine ulaştıran ulaklara da köşklü denirdi (B. : Köşklü).
Ağakapısını mahveden diğer bir âfet 1774 (H. 1192) yedinci Cibali yangınıdır; bu yangında Ağakapısile beraber yangın köşkü de tutuştu ve ahşap kule, İstanbulluların bir daha göremiyecekleri korkunç bir meşale halini aldı.
Bu yangından sonra yapılan Yeni Ağa kapısı, yarım asır kadar sonra yenilenircesine bir tamir görmüştü ki, Keçecizade İzzet Molla şu tarih kıtasını söylemiştir:
Ahdinde memalik oldu ma’mur
Batmıştı adalet itti icad
İzzet dedi cevherin tarih
“Ağakapusu olundu bünyad”.
(H. 1234) 1818
Ocağın kaldırılmasından sonra, Ağakapısı eyhülislâm sarayı oldu. Yeniçeri Ağasile emrindeki ocak zabitlerinin üzerinde bulunan Büyükşehrin asayiş ve inzibatını korumak vazifesi, yeni kurulan Seraskerlik makamının eline verildi. Ağakapısındaki ahşap yangın kulesi de yıktırılarak, Serasker kapısında kârgir bir yangın kulesi yapılmasına karar verildi; fakat kârgir kulenin inşası uzun süreceğinden muvakkat bir ahşap kule yapıldı; bu ahşap kule bitinceye kadar da köşklüler yangın gözleme vazifesini Süleymaniye minarelerinden yaptılar. Bu ahşap kule az bir zamanda yapılmış, içinde ve dışındaki talaş ve ağaç parçalarının temizlenmesi kalmıştı ki, içlerinde Yeniçerilik gayreti olup asakiri mansureye yazılmış olan müfsitler, yeni bir isyan çıkarmak üzere taburun diğer neferlerini de kandırarak büyük rütbeli zabitlerin haberi olmadan yangın kulesinin altında toplandılar ve kuleye ateş verip yaktılar; maksatları Serasker Paşa ile asakiri mansure binbaşısını vesari zabitleri yangın sebebile oraya getirtmek ve katletmekti. Fakat sadık bir bendesi tarafından bu suikasti öğrenen Serasker Paşa, sekban askerile Seraskerlik dairesinin kapılarını tuttu (B. : Serasker Kapısı, isyan bastırıldı, âsi tabur Akdeniz Boğazı Muhafızlğı ile Üsküdara geçirilirken elebaşları yakalanarak iskelede idam olundular.
Ağakapısı Şeyhülislâm sarayı olarak tamir edilmiş ve döşenmiş idi, vaka münasebetile Babüssaade önüne dikilmiş olan Sancağı Şerifin yerine kaldırılmasından sonra da Müftü Efendi ve kapısı halkı yeni yerlerine taşınacaklardı; 1241 yılı zilhiccesinin 27 inci günü erkenden Sancağı Şerif Babüssaade önünden içeriye kaldırıldı; Sadrıazam vesair devlet erkânı da kuşluk vakti saray meydanındaki çadırlardan Babıâliye nakletmek üzere iken Hocapaşadan yangın çıktı, süratle büyüyerek bir âfet halini aldı; Salkımsöğüt ve Cağaloğlundan Büyükçarşı içini ve Okçularbaşını kül edip Kumkapı ve Yenikapıya kadar olan mahalleleri mahvetti; bu arada Babıâli de yandı. Meşihat dairesi olarak hazırlanmış olan Ağakapısına da, muvakkat olarak açıkta kalan Sadrıâzami ile Babıâli memurları yerleştirildi.
Ağakapısının bu son tamirinde kapısının üzerine konulan tarih kitabesinde şu mânalı beyit okunur:
Ağa kapusunu verdi bize Sultan Mahmud
Babı tezvir idi, Hak kıldı makamı iftâ.
Ağakapısı, bugün İstanbul Müftülüğü binasıdır. Şeyhülislâmlık makamının kaldırılmasından sonra, en mükellef kısmına İstanbul kız lisesi yerleştirilmişti; bir yangın ile mahvoldu, yalnız fetvahane kısmı kurtulabildi ki bu satırlar yazılırken Müftülük olan yerdir. Yanan kısmın yerinde de, muazzam bir beton bina, İstanbul Üniversitesinin Biyoloji Enstitüsü yapılmıştır.
Ağakapısında geçen vak’aların en mühimmi ve heyecanlısı, Genç Osmanın Yedikulede feci bir surette öldürülmesine varan ihtilâlde, bu hükûmdarın Ağakapısına gelip sığınmasıdır (B. : Osman II Genç; 1621 (H. 1031) ihtilâli).
Eski bir gravürde Ağakapusu
(H. Y. Şehsüvaroğlu, Cumhuriyet Gazetesi)
Tema
Yer
Emeği Geçen
H. Y. Şehsüvaroğlu
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010519
Tema
Yer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
H. Y. Şehsüvaroğlu
Tanım
Cilt 1, sayfalar 245-246
Not
Görsel: cilt 1, sayfa 245
Bakınız Notu
B. : Yeniçeri Ağası; B. : Köşklü; B. : Serasker Kapıs; B. : Osman II Genç; 1621 H. 1031 ihtilâli Ağakapısı Şeyhülislâm sarayı olarak tamir edilmiş ve döşenmiş idi, vaka münasebetile Babüssaade önüne dikilmiş olan Sancağı Şerifin yerine kaldırılmasından sonra da Müftü Efendi ve kapısı halkı yeni yerlerine taşınacaklardı; 1241 yılı zilhiccesinin 27 inci günü erkenden Sancağı Şerif Babüssaade önünden içeriye kaldırıldı; Sadrıazam vesair devlet erkânı da kuşluk vakti saray meydanındaki çadırlardan Babıâliye nakletmek üzere iken Hocapaşadan yangın çıktı, süratle büyüyerek bir âfet halini aldı; Salkımsöğüt ve Cağaloğlundan Büyükçarşı içini ve Okçularbaşını kül edip Kumkapı ve Yenikapıya kadar olan mahalleleri mahvetti; bu arada Babıâli de yandı. Meşihat dairesi olarak hazırlanmış olan Ağakapısına da, muvakkat olarak açıkta kalan Sadrıâzami ile Babıâli memurları yerleştirildi. Ağakapısının bu son tamirinde kapısının üzerine konulan tarih kitabesinde şu mânalı beyit okunur: Ağa kapusunu verdi bize Sultan Mahmud Babı tezvir idi, Hak kıldı makamı iftâ. Ağakapısı, bugün İstanbul Müftülüğü binasıdır. Şeyhülislâmlık makamının kaldırılmasından sonra, en mükellef kısmına İstanbul kız lisesi yerleştirilmişti; bir yangın ile mahvoldu, yalnız fetvahane kısmı kurtulabildi ki bu satırlar yazılırken Müftülük olan yerdir. Yanan kısmın yerinde de, muazzam bir beton bina, İstanbul Üniversitesinin Biyoloji Enstitüsü yapılmıştır. Ağakapısında geçen vak’aların en mühimmi ve heyecanlısı, Genç Osmanın Yedikulede feci bir surette öldürülmesine varan ihtilâlde, bu hükûmdarın Ağakapısına gelip sığınmasıdır B. : Osman II Genç; 1621 H. 1031
Tema
Yer
Emeği Geçen
H. Y. Şehsüvaroğlu
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.