Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AĞA CAMİİ
Beyoğlunda, İstiklâl caddesi üzerinde, bu cadde ile Sakızağacı caddesi kavşağının köşesindedir. 1596 (H. 1005) da Galatasaray Ağası Şeyhülharem Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Hadikatül-cevamideki kayda göre eski yapısının kapısı üzerinde şu tarih kitabesi bulunuyordu:
Çün tamam oldu dedim cür’et idüb tarihin
Camii Eşrefü me’vai Ubeydül-ıslah.
Hüseyin Ağa adile mahallesi vardı; fakat Ağacamii, şehrin yeni taksimatında Şehitmuhtarbey mahallesi hududu içinde bulunmaktadır. İlk yapısı kubbeli indi; zaman ile çok harab olmuş, İkinci Mahmud tarafından yenilenerek tamir ettirilmiş, sonra yanmış, Suzan Hanım adında bir hayır sahibi tarafından tekrar yaptırılmış, en son 1938 de Evkaf elile bugünkü şeklinde tamir edilip yenilenmiştir.
İçini süsliyen çiniler, Kütahyada yeniden yaptırılmıştır. Üst pencerelerine alçı çerçeveler içinde renkli camlardan üslûplaştırılmış Türk çiçek tezyinatı yaptırılmıştır. Tavan ve duvar nakışlarında da büyük bir muvaffakıyetle klâsik devir motifleri kullanılmıştır. Duvarlar, alt pencerelere kadar mavi çiniler, pencere içleri de yeşil çinilerle kaplanmıştır. Yazılarını, zamanımızın büyük üstadı merhum İsmail Hakkı Altınbezer yazmıştır. Bu son yapısında, secde yerleri, ayak değmemesi için, yerden azıcık yüksekçe yapılmıştır ki camilerde şimdiye kadar g...
⇓ Devamını okuyunuz...
Beyoğlunda, İstiklâl caddesi üzerinde, bu cadde ile Sakızağacı caddesi kavşağının köşesindedir. 1596 (H. 1005) da Galatasaray Ağası Şeyhülharem Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Hadikatül-cevamideki kayda göre eski yapısının kapısı üzerinde şu tarih kitabesi bulunuyordu:
Çün tamam oldu dedim cür’et idüb tarihin
Camii Eşrefü me’vai Ubeydül-ıslah.
Hüseyin Ağa adile mahallesi vardı; fakat Ağacamii, şehrin yeni taksimatında Şehitmuhtarbey mahallesi hududu içinde bulunmaktadır. İlk yapısı kubbeli indi; zaman ile çok harab olmuş, İkinci Mahmud tarafından yenilenerek tamir ettirilmiş, sonra yanmış, Suzan Hanım adında bir hayır sahibi tarafından tekrar yaptırılmış, en son 1938 de Evkaf elile bugünkü şeklinde tamir edilip yenilenmiştir.
İçini süsliyen çiniler, Kütahyada yeniden yaptırılmıştır. Üst pencerelerine alçı çerçeveler içinde renkli camlardan üslûplaştırılmış Türk çiçek tezyinatı yaptırılmıştır. Tavan ve duvar nakışlarında da büyük bir muvaffakıyetle klâsik devir motifleri kullanılmıştır. Duvarlar, alt pencerelere kadar mavi çiniler, pencere içleri de yeşil çinilerle kaplanmıştır. Yazılarını, zamanımızın büyük üstadı merhum İsmail Hakkı Altınbezer yazmıştır. Bu son yapısında, secde yerleri, ayak değmemesi için, yerden azıcık yüksekçe yapılmıştır ki camilerde şimdiye kadar görülmemiş bir yeniliktir. Yerler, hususî olarak dokutulan Isparta halılarile döşenmiştir. Hüseyin Ağanın kabri de mihrab duvarının önündedir, bu kabir de, tamirde tanzim edilmiştir.
Ağa Camiinde sanat kıymeti çok yüksek olan bir havuz ve fiskiye ile bir şadırvan bulunmaktadır. Camiin avlusunda bulunan mermer havuz ile havuzun ortasındaki mermer fiskiye Eyyüpte Oluklubayır tekkesinden getirilmiştir. Tek parça mermerden, iki katlı ve kubbeler, oymalı şebekelerle bezenmiş olup su, üstünde yüzen bir camii andıran fiskiye, Türk taş oymacılığı sanatının eşsiz güzellik ve incelikte eserlerinden biridir.
Şadırvan Mimar Sinanın eseridir. Kasımpaşada pek harap bir halde bulunan Sinanpaşa Camiinden getirilmiştir. Çatısı, on mermer sütun üzerine oturtulmuştur, sütunlar, istalaktitli sütun başlıkları ve şebekeler mermerdir.
Ağa Camii, Mütareke yıllarında, pek harap bir halde bulunduğu sıralarda, Beyoğlunu Yunan bayrakları ile donanmış gören ve henüz kendisini solcu cereyâna kaptırmamış olan o devrin genç şairlerinden Nâzım Hikmete şu şiiri ilham etmişti:
AĞA CAMİİ
Havsalam almıyordu bu hazin hali önce;
Ah, ey zavallı mâbed, seni böyle görünce
Derdli bir çocuk gibi imanıma bağlandım,
Allahımın ismini daha çok candan andım.
Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen?
Böyle sokaklarda ki anası can verirken
Işıklı kahvelerde kendi öz evlâdı var;
Böyle sokaklarda ki çamurlu kaldırımlar
En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,
Üstünde âşifteler yükseltiyor sesini...
Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor;
Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor!
En yakın duygum gibi anlıyorum ben bunu;
Anlıyorum bu yerde elem çeken ruhunu...
Bu imânsız muhitte öyle yalnızsın ki sen
Bir arkadaş bulurdun ruhumu görebilsen!..
***
Ey bu camiin ruhu! Rabbimize git, dile,
Sana hürmet etmiyen bu mukallid mahalle
Bir gün harab olmazsa Türkün kılıç kıniyle,
Baştanbaşa tutuşsun göklerin yangınıyla
Bibl. : Hadikatül Cevami, II; Muhit mecmuası.
Beyoğlu Ağa Camii
(Resim ve plân: Reşad Sevinçsoy)
Beyoğlu Ağa Camiinde şadırvan
(Resim: Reşad Sevinçsoy)
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Reşad Sevinçsoy
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010486
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Reşad Sevinçsoy
Tanım
Cilt 1, sayfalar 230-232
Not
Görsel: cilt 1, sayfalar 231, 232
Bibliyografya Notu
Bibl. : Hadikatül Cevami, II; Muhit mecmuası.
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Reşad Sevinçsoy
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.