Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AÇIK SAÇIK GEZME YASAĞI (Kadınlara)
İstanbulda müslüman kadınlarının açık saçık gezmemeleri hakkında ilk defa olarak bir yasak ilân etmek zarureti, on sekizinci asır ortalarına doğru, Üçüncü Ahmed devrinde Sadırâzam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa zamanında duyulmuştur. Lâle devrinin büyük veziri, zamanının taşkın lüks salgını yüzünden kendisile yârânının müteassıp muhalifler tarafından dile düşürüldüğünü görmüş, türlü çirkin dedikoduların önünü almak için İstanbul kadınlarının kılık ve kıyafetine bir düzen verilmesini istemiş ve bir ferman ilân ettirmişti ki bugünkü dile çevrilmiş sureti şudur:
“İstanbul Kadısına ve Yeniçeri ağasına ve Hassa Bostancıbaşıya hüküm ki,
“İstanbul, memleketimizin yüz suyu, ulema, suleha ve üdeba beldesidir; Halkının da günlük kılık kıyafeti şeriatin iznine uygun bulunması devlet namusu gereğindendir. Fakat, seferler yüzünden çok mühim işlerle uğraşıldığından bu hususa dikkat olunamadı; bazı yaramaz avratlar bunu fırsat bilip sokaklarda halkı baştan çıkarmak maksadile süslenmeğe başladılar; yeni biçimlerde çeşitli esvaplar yaptırdılar; hıristiyan kadınlarını taklid ederek başlarına acaip şekilde serpuşlar geçirdiler; nice utanılacak biçimler çıkarıp ismet âdabını ortadan tamamen kaldıracak kılık ve kıyafete girdiler; namus perdesini yırtmaktan çekinmediler, birbirini görerek bu hal isme...
⇓ Read more...
İstanbulda müslüman kadınlarının açık saçık gezmemeleri hakkında ilk defa olarak bir yasak ilân etmek zarureti, on sekizinci asır ortalarına doğru, Üçüncü Ahmed devrinde Sadırâzam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa zamanında duyulmuştur. Lâle devrinin büyük veziri, zamanının taşkın lüks salgını yüzünden kendisile yârânının müteassıp muhalifler tarafından dile düşürüldüğünü görmüş, türlü çirkin dedikoduların önünü almak için İstanbul kadınlarının kılık ve kıyafetine bir düzen verilmesini istemiş ve bir ferman ilân ettirmişti ki bugünkü dile çevrilmiş sureti şudur:
“İstanbul Kadısına ve Yeniçeri ağasına ve Hassa Bostancıbaşıya hüküm ki,
“İstanbul, memleketimizin yüz suyu, ulema, suleha ve üdeba beldesidir; Halkının da günlük kılık kıyafeti şeriatin iznine uygun bulunması devlet namusu gereğindendir. Fakat, seferler yüzünden çok mühim işlerle uğraşıldığından bu hususa dikkat olunamadı; bazı yaramaz avratlar bunu fırsat bilip sokaklarda halkı baştan çıkarmak maksadile süslenmeğe başladılar; yeni biçimlerde çeşitli esvaplar yaptırdılar; hıristiyan kadınlarını taklid ederek başlarına acaip şekilde serpuşlar geçirdiler; nice utanılacak biçimler çıkarıp ismet âdabını ortadan tamamen kaldıracak kılık ve kıyafete girdiler; namus perdesini yırtmaktan çekinmediler, birbirini görerek bu hal ismet sahibi kadınlar arasına da yayıldı; kadınlar, bu yeni çıkma esvaplardan yaptırmaları için kocalarını zorlamağa başladılar; zenginler bu yüzden fazla para harcayıp israf ile günahkâr oldular; kudreti olmıyanların, yahud kudreti olup da karılarının arzusunu yerine getirmiyenlerin mübarek günlerde karılarından ayrı yatıp kalkmağa mecbur kaldıkları işitildi.
“Bundan böyle kadınlar, bir karıştan ziyade büyük yakalı ferace ve üç değirmiden fazla yemeni ile sokağa çıkmıyacaklardır. Bir parmaktan kalın şerid kullanılması yasaktır. Bu yasakları dinlemiyecek olan kadınların sokakta yakalarının kesileceği ve esvapları yırtılacağı tenbih ve ilân olunsun; dinlememekte ısrar edenler yakalanıp başka memleketlere sürüleceklerdir, bunu mahalle imamlarına kesin olarak bildiriniz. Bu yasakları dinlemiyen terziler ve şeritçiler de şiddetle cezalandırılacaktır. Bu yasakların yürürlüğüne bütün dikkatinizi vereceksiniz; göz yumduğunuz veya suçluları himayeniz veya ihmaliniz öğrenilirse sizler de şiddetle cezaya çarptırılacaksınız. (Şevval başları 1138) Haziran 1725”.
İstanbul kadınlarının uygunsuz takımı, zabıtanın en küçük bir gevşekliğinden istifade ederek, yukarıdaki fermanda kullanılan tabir ile, halkı baştan çıkarmak maksadile açılıp saçılırlar, bilhassa yazın mesire yerlerinde, muhakkak ki olgun bir zevkin mahsulü pek şûhâne bir kılık ve kıyafetle görünürlerdi.
1751 (H. 1165) tarihli ve Bostancıbaşıya hitap ile yazılmış bir fermanın bugünkü dile çevrilmiş sureti şudur:
“Hassa Bostancıya hüküm ki,
“Bahar mevsimi geldi, kadın taifesinden bazılarının tenezzüh ve teferrüç bahanesile Üsküdardan Kısıklı, Bulgurlu, Çamlıca, Merdivenli (Merdivenköy) ve etrafına; bazılarının da Beykozdan Tokad (Tokad bahçesi), Akbaba, Dereseki ve Yuşâ denilen yerlere arabalarla gidip açık saçık dolaştıkları ve çeşitli rezalet ve şenaate cesaret ettikleri sözlerine güvenilir kimseler tarafından ihbar edildi. Bundan böyle kadın taifesinden hiç kimse buralara araba ile veya her hangi bir suretle gitmiyeceklerdir. Bu yasağı lâzım gelenlere gereği gibi tenbih edeceksin; yasağı dinlemiyenler olursa kendilerini ve arabacılarını yakalayıp cezaları verilmek üzere huzurumuza göndereceksin. Bu hususta zerrece gevşeklik görülmemelidir”.
Kadınlar hakkında açık seçik gezme yasaklarından biri de İkinci Abdülhamid devrinde 1305 eylûlünün on dokuzuncu günü gazetelerle ilân edilmiştir; o günkü Sabah gazetesinde çıkan bir sureti şudur:
“Resmi — Şimdiye kadar vukubulan tenbihatı ekîde ve kaviyyeye muhalif olarak bu aralık nisvanı islâmiyeden bazılarının şıarı islâmiyet ve diyanetten olan hali edep ve mesturiyete ademi riayetle, açık saçık gezmekte oldukları görülmekte olduğuna ve bu ise muğayiri rızayı bâri ve âli idüğine mebni âdabı islâmiyeye ve tenbihatı vakıaya muhalif hal ve harekette bulunanların men ve terbiyesi bu kerre makamı fehamet ittisamı sadâreti uzmâdan bâ tezkere Zaptiye Nezareti aliyesine emir ve işar buyurulmuş olmağile ilânı keyfiyete iptidar kılındı”.
Fakat, asırlar boyunca bir cemiyet dâvası olarak devam edegelen İstanbul hanımlarının açıklık saçıklık düşkünlüğü bu yasak ile de önlenemedi. Kâğıthane ve Göksuda sandal safaları, Kalpakçılarbaşında ve Direklerarasında ramazan piyasaları, İstanbul hanımının, şûhâne bir zarafet içinde güzelliğini teşhir ettiği yerler oldu. Devir devir, Bostancıbaşının feraca yakası ve eteği kesen makası, hapis ve sürgün cezası, Zaptiye nezareti, ve:
Yandan yırtmaç çarşaflar
Görünüyor tombul bacaklar
Kapanın şeytan postallar
Bayılıyor sizi gören esnaflar
şarkısı gibi tehzil ile karışık tehditler büyük şehrin kadınlarını korkutup yıldıramadı. Kadınlarımızın tesettür mecburiyeti kalktıktan sonra da “açık saçıklık”, İstanbul karikatüristlerinin üzerinde ısrarla durdukları bir mevzu oldu.
Bibl. : Ahmed Refik, Hicrî Onikinci asırda İstanbul hayatı, Gazeteler.
1900 de İstanbul Hanımı
(Warwick Goble'in suluboya resimlerinden)
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010429
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 1, pages 202-204
Note
Image: volume 1, page 16E1
Bibliography Note
Bibl. : Ahmed Refik, Hicrî Onikinci asırda İstanbul hayatı, Gazeteler.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.