Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ACEM ALİ BEY
Ahmed Midhat Efendinin “Dürdane Hanım” romanında yarattığı, o devir için aşırı hayal mahsulü sayılabilecek bir tiptir. Bu romanın baş kahramanıdır; büyük şehrin Galata gibi haşarat yatağında en azılı katilleri bıçağı altından geçirip sindirmiş erkek kıyafetinde dolaşan zengin bir kadının takma adıdır. Romanın birinci kısmı da “Acem Ali Bey” başlığını taşır. Eserine eski Galata meyhanelerinin ve bekrilerin tasviriyle başlıyan muharrir, bu meyhanelerden birinde orta boylu sarı bıyıklı, sarı benizli, tahminen otuz beş yaşında ve mavunacı kıyafetinde bir adam ile kalıbı kıyafeti hırsızlıkta ve yankesicilikte artık pîr olmuş bulunduğunu ilk bakışta hükmettiren kıranta bir Rum tanıtır, birincisi Galatanın namlı kabadayılarından sandalcı Çerkes Sohbet, ikincisi de sabıkalı hırsızlardan Papazoğlu Andondur. Bu adamlar mirasyedi Acem Ali Beyi beklemektedirler ve bu tüysüz delikanlının müdhiş kuvvetinden bahsederler.
Ahmed Midhat Efendi bu kahramanın portresini şöyle çizer.
“On sekiz, nihayet on dokuz yaşlarında tahmin olunabilecek bir delikanlı olup vücudu nahif, boyu uzunca ve elleri küçük, sakal ve bıyık henüz belli bile olmayıp sandalcı Sohbet ona “Acem Ali” unvanından ziyade “Köse Ali” unvanını lâyık görürdü. Eğer kendisi ziyadece esmer olmasaydı o kara kaşlarla kara gözler bir kat dah...
⇓ Read more...
Ahmed Midhat Efendinin “Dürdane Hanım” romanında yarattığı, o devir için aşırı hayal mahsulü sayılabilecek bir tiptir. Bu romanın baş kahramanıdır; büyük şehrin Galata gibi haşarat yatağında en azılı katilleri bıçağı altından geçirip sindirmiş erkek kıyafetinde dolaşan zengin bir kadının takma adıdır. Romanın birinci kısmı da “Acem Ali Bey” başlığını taşır. Eserine eski Galata meyhanelerinin ve bekrilerin tasviriyle başlıyan muharrir, bu meyhanelerden birinde orta boylu sarı bıyıklı, sarı benizli, tahminen otuz beş yaşında ve mavunacı kıyafetinde bir adam ile kalıbı kıyafeti hırsızlıkta ve yankesicilikte artık pîr olmuş bulunduğunu ilk bakışta hükmettiren kıranta bir Rum tanıtır, birincisi Galatanın namlı kabadayılarından sandalcı Çerkes Sohbet, ikincisi de sabıkalı hırsızlardan Papazoğlu Andondur. Bu adamlar mirasyedi Acem Ali Beyi beklemektedirler ve bu tüysüz delikanlının müdhiş kuvvetinden bahsederler.
Ahmed Midhat Efendi bu kahramanın portresini şöyle çizer.
“On sekiz, nihayet on dokuz yaşlarında tahmin olunabilecek bir delikanlı olup vücudu nahif, boyu uzunca ve elleri küçük, sakal ve bıyık henüz belli bile olmayıp sandalcı Sohbet ona “Acem Ali” unvanından ziyade “Köse Ali” unvanını lâyık görürdü. Eğer kendisi ziyadece esmer olmasaydı o kara kaşlarla kara gözler bir kat daha letafet bahş olurlar idi ise de bu kadar güzel kara kaş ve kara gözler öyle beyaz tenlerde pek nadir olarak bu nevi gözlerin en güzelleri Alide bulunması tenindeki esmerliği dahi ziynetlendirirdi. İran mahbubları ekseriya Ermeni delikanlılarını andırırlarsa da bizim Acem Alinin çehresi İranlılardan ziyade evlâdı Arabın simayi necibanelerine benzerdi. Acemlerin ekseriya kıllı oldukları halde Alinin bilâkis kılsızca olması dahi Arablığa müşabehetini arttırıp burnunun ve ağzının gayet küçüklüğü ve dişlerinin hem küçük hem de kar gibi beyazlığı Şamda ve Halebte tesadüf olunan mahbublardan başka hemen bir yerin dilberinde bulunamaz. Hülâsa bizim Acem Ali mahbub lâfzının her müeddasına göre bir mahbubu mükemmel olup Çerkes Sohbette mahbub dostluk asla mevcut olmadığı halde Aliye olan nigâhı âşıkanesinin Ali dahi farkında olur idiyse de o kuvveti bâzu kendisinde bulundukça hakikaten hiç bir tehlikeden ürkmezdi”.
Muharrir, romanın ilk sayfalarında kahramanını sandalcı Sohbet ile berabet Galatanın batakhane otellerinden birine götürtür ki, aşağıya alınan bu satırlar, hem ğalatanın fuhuş ve rezalet âlemlerini göstermek, hem de Acem Ali Beyin tpini canlandırmak bakımından okunmağa değer:
Bir gece delikanlının içkili bir âlem teklifine sandalcı Sohbet: “Biz öyle, rakıyı bir meyhanede, yemeği bir lokantada, eğlenceyi bir tiyatroda yapacağımıza şuradan seninle kalksak, *** oteline gitsek tâ yarın sabaha kadar her eğlencemizi orada ikmal eylesek fena mı olur?” der. Ali Bey razı olur. *** oteline giderler, kendilerine mahsus bir oda açtırırlar:
“Zaten sandalcı Sohbet her yerde meşhur olduğu gibi namı bu otelde dahi maruf olduğundan ilk defa geldiği zamandanberi orada hizmetçilik eden bir uşak, sandalcı Sohbetin oraya geldiğini herkese haber verince otel içinde bulunan kadın erkek, hizmetçiler değil hattâ müşteriler meyanında dahi henüz Sohbetin yüzünü görmemiş olanlar “böyle Galatayı sindirmiş olan Sohbet acaba nasıl bir adam mış görelim” diye kapının önünden geçmiş ve bir çoğu dahi birer behâne ile odaya girmişti.
“Sandalcı Sohbetin yanında bir de güzel delikanlı bulunmasına bâdii emirde herkesin ne mâna vereceğini izaha lüzum var mıdır? Fakat bu şüphe çok vakit devam etmedi. Zira içkileri, yemekleri emrederken bu delikanlının bir mirasyedi Sohbetin dahi onu yanında dalkavuk olduğu hükmünü verdirip bir de delikanlının da Acem Ali Bey olduğu anlaşılınca zaten Ali Beyin dahi ismi galatada şurada burada yavaş yavaş iştihara başladığından bu ikinci hüküm dahi bertaraf olarak herkeste en dğoru itikat husule geldi.
“Kadehler boşaldıkça derhal doldurulur ve sanki kadehlerin dolu durmaları ayıpmış gibi hemen boşaltılır ve yine doldurulurdu. Vürutlarından yarım saat sonra bunlar çakır keyif derecesini geçerek âdeta gök kandilleşmeğe başladılar. Hattâ o zamana kadar musahabeleri hususî iken ondan sonra odalarına gelen bir kaç aşifteye dahi hüsnükabul yüzü göstererek cemiyetlerini büyüttüler. Acem Ali Bey bir aralık kendisini yokladıkta sarhoşluğun derecesinden ürkerek ihtiyata lüzum gördü. Sohbete dedi ki:
— Bugün ağzıma habbe koymadım desem yalan değildir, karnım bir aç ki! Bütün aç karnına içtiğimiz için rakı da iyi sardı, amma ne parlak neşeliyim!
— İstersen artık yemek yiyelim!
— Fena olmaz!
— Yemekten sonra şarapla da keyifleri tazelemek mümkündür.
— Öyle ya!..
“Taam lâkırdısı ortaya çıkınca misafireten işret etmekte bulunan bir iki âşifte kalkıp gitmeğe davrandılar. Acem Ali Bey Sohbetin ne diyeceğini görmek için bir şey demedi, Sohbet dahi hiç ses çıkarmayınca Ali Bey kızlara dedi ki:
— Ismarladığımız yemek hepimize yeter, oturunuz, güle oynıya beraber yiyelim de sonra gidersiniz!
“Hemen hiç bir vakit karınları güzelce doymamakta bulunan aşifteler Acem Ali Beyin şu semahatinden memnun kaldılar. Hattâ kendileri hizmete kalkıştılar. Bunlar hizmette iken bir aralık Acem Ali Bey sandalcı ile yalnız kalınca Ali demişti ki:
— Nasıl arkadaş! Bu kızlardan hangisini beğendin?
— Ben mi?
— Ya kim olacak? Artık bu geceyi bekâr geçirmek olamaz ya!
— Eğer benim için düşünüyorsan hiç düşünme! Kendin için düşünüyorsan hiç ummam ki senin gibi bir Bey böyle murdar karılara tenezzül etsin!
“Sofradan kalkıldığı zaman iki arkadaşın ikisi dahi gökkandil sarhoştular. Hattâ Acem Ali Bey mutlaka kesreti işretle me’luf adamlardan olmamalıdır ki işretin tesiriyle daha ziyade müteessir görünmekte idi. Binaenaleyh taamadan sonra eğlencede devama kalmadı. Hemen yataklara yuvarlanmak ihtiyacı başgösterdiğinden hizmetçilere o yolda emirler verildi. Gece henüz saat dörde gelmemiş olduğu halde bunlar sekir mahmurluğu ile gözleri kapanmak derecelerine gelip nihayet soyundular yataklarına girdiler. Hem de yatakların ikisi dahi bir odada olup buna Acem Ali lüzum göstermişti. İhtimal ki gençlik ve güzelliğin bazı yerlerde zenginlikten ziyade enzarı hırs ve tamaı calip olduğunu nazarı dikkate alarak sandalcı Sohbetin himayesine kendisini tevdi eylemek için böyle ikisinin bir odada yatmasına lüzum görmüş ve göstermiş olmalıdır. İki arkadaş ikisi dahi yatağa girer girmez horlamağa başladılar. Hattâ sandalcı Sohbet Acem Aliden daha evvel uyumuştu. Lâkin bu horultu çok zaman devam etmedi. Sandalcı Sohbet bir aralık yatağından başını kaldırıp etrafını teftiş eyledi. Ancak kaldırdığı başı tekrar yastık üzerine koydu. Gözleri Acem Ali üzerine dikilip orada dahi mıhlandılar, kaldılar. Acem Ali hâlâ horlamakta idi. Çerkes Sohbet hem Aliyi temaşa eder hem de çehresinde o kadar tagayyurlar gösterirdi ki yüreğinden dahi çok şeyler geçmekte olduğuna hükmedilirdi; zira çehre yüreğin aynasıdır derler. Sakın bu sandalcı genç acem püseri hakkında efkârını değiştirmiş olmasın? Sohbet ağa kalktı bir de sigara yaktı. Anlaşıldı ya? Sandalcının uykusu kaçtı! Sigarasını içinciye kadar dahi yatağı içinde oturarak ba’dehu yatağından çıktı. Tâ Alinin yanına kadar sokulup iki gözlerini delikanlının yüzüne dikti. O kadar dikkatle bakardı ki bu bakışa bir âşık bakışı denilse pek de hata edilmemiş olur. Acem Ali Bey derin uykuya varmış, âdeta vücuduna iğne sokulsa duymıyacak. Sandalcı Alinin yatağına biraz daha sokuldu, Alinin yorganını biraz kaldırmağa kadar vardı. zira Ali yorganına tamamiyle bürünmüş olarak yalnız yüzünü göstermekte idi. Ne garip hal! Sohbet yorganı kaldırıp da Alinin vücuduna bakar bakmaz sanki yorgan altında korkunç bir şey görmüş gibi birdenbire tekrar örterek iki adım dahi geri çekildi. On dakika kadar daha, fakat hareketsiz bir halde durduktan sonra tekrar Alinin yatağına sokularak yorganını bir daha açtı. Acaba bu ikinci bakışta biz dahi Aliye Sohbet ile beraber bakmış olsaydık ne görürdük? Ne göreceğiz? Soyunduğu zaman caketini, yeleğini, frenk gömleğini çıkarıp yalnız fanilâsı ile yatağa girmiş olan Acem Ali Beyin göğsündeki fanilânın altına sanki iki turunç koymuşlar gibi bir hal! Eğer sandalcı Sohbet biraz daha cesaret edip de Alinin göğsüne elini koymuş olsaydı bu küreciklerin en güzel kız memelerinden bir çift meme olduğunu anlar ve hükmederdi. Demek oluyor ki Acem Ali bey denilen ve rıhtım üzerinde on kişiyi çil yavrusu gibi dağıtan kahraman âdeta bir duhteri nazikter imiş!..”.
Baş kahramanı olan Acem Ali Bey tipi, o devirler için ne kadar aşırı bir hayat mahsulü ise, “Dürdane” romanı da bu tipe denk vakalardan mürekkeptir. Romanın sonunda, Mısırlı Ulviye Hanım (Acem Ali Bey), sandalcı Sohbet ile evlenir (B. : Dürdane Hanım ve Sohbet, Sandalcı).
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010389
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 1, pages 180-182
See Also Note
B. : Dürdane Hanım ve Sohbet, Sandalcı
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.