Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ABİD PAŞA
Geçen asır sonlarının, asıl mesleğindeki yüksek kıymetinden başka Ansiklopedik malûmatının genişliği ve tasavvuf ilmindeki derin bilgisiyle tanınmış kumandanlarından; 1844 (H. 1260) de İstanbulda Sarıgüzelde doğdu; babası kereste ticareti yapan Geredeli Osman Efendidir; dedesi Mehmed Ali Ağa Macaroğlu lâkabıyle anılıp Geredede, büyük arazi ve birçok değirmen sahibi bir zatmış.
Abid Paşa Harbiye mektebinden 1867 de Kurmay Yüzbaşı olarak çıkmış ve hemen Giride gönderilen bir kıtaya verilmiştir; o sırada isyan halinde bulunan bu adadaki temizleme muharebelerinde büyük yararlıklar göstermiş, Girid muharebesi madalyasını Sadrâzam Âli Paşa bu genç zabitin göğsüne kendi eliyle takmıştır.
Giridden dönüşünde Kolağası olmuş, Bingazi ve havalisinin haritalarını çıkarmağa memur edilmiş, bir müddet şimalî Afrikada kaldıktan sonra İstanbula geldiğinin tezine, âsi İbni Ahid’in tenkiline memur bir kıt’a ile Yemen’e gönderilmiştir; Yemen harekâtındaki hizmeti karşılığı Binbaşı olmuş, İstanbula dönüşünde, Feshane fabrikası müdürlüğüne, bir müddet sonra da Askerî İdadisi ders nazırlığı ile umumî tarih muallimliğine tayin edilmiştir. 1877 Türk - Rus harbine iştirak etmiş, Silistredeki Selâmi Paşa fırkasının erkânını harp reisi iken liva olmuş, harb sonunda Serasker kapısındaki istihkâh ve inşaat dai...
⇓ Devamını okuyunuz...
Geçen asır sonlarının, asıl mesleğindeki yüksek kıymetinden başka Ansiklopedik malûmatının genişliği ve tasavvuf ilmindeki derin bilgisiyle tanınmış kumandanlarından; 1844 (H. 1260) de İstanbulda Sarıgüzelde doğdu; babası kereste ticareti yapan Geredeli Osman Efendidir; dedesi Mehmed Ali Ağa Macaroğlu lâkabıyle anılıp Geredede, büyük arazi ve birçok değirmen sahibi bir zatmış.
Abid Paşa Harbiye mektebinden 1867 de Kurmay Yüzbaşı olarak çıkmış ve hemen Giride gönderilen bir kıtaya verilmiştir; o sırada isyan halinde bulunan bu adadaki temizleme muharebelerinde büyük yararlıklar göstermiş, Girid muharebesi madalyasını Sadrâzam Âli Paşa bu genç zabitin göğsüne kendi eliyle takmıştır.
Giridden dönüşünde Kolağası olmuş, Bingazi ve havalisinin haritalarını çıkarmağa memur edilmiş, bir müddet şimalî Afrikada kaldıktan sonra İstanbula geldiğinin tezine, âsi İbni Ahid’in tenkiline memur bir kıt’a ile Yemen’e gönderilmiştir; Yemen harekâtındaki hizmeti karşılığı Binbaşı olmuş, İstanbula dönüşünde, Feshane fabrikası müdürlüğüne, bir müddet sonra da Askerî İdadisi ders nazırlığı ile umumî tarih muallimliğine tayin edilmiştir. 1877 Türk - Rus harbine iştirak etmiş, Silistredeki Selâmi Paşa fırkasının erkânını harp reisi iken liva olmuş, harb sonunda Serasker kapısındaki istihkâh ve inşaat dairesi reisliğine tayin edilmiştir. Bu vazifede uzunca bir müddet kalmış ve kıymetli hizmetleri görülegelmişken, 1894 de, İstanbulda pek büyük tahribat yapan depremde, yol hazırlığına bile izin verilmeden 12 nci nizamiye fırkası kumandanlığı ile Kerkük’e sürülmüştür. Abid Paşaya vurulan bu darbenin sebepleri olarak şunlar gösterilebilir:
Bu müthiş depremin ilk anınnda, Paşa, Karaköyde Ekonomi lokantasında öğle yemeği yiyormuş, dışarı fırlar fırlamaz, Göztepedeki ailesini düşünerek köprüye koşmuş ve Haydarpaşa vapuruna binmiş, kendisini gören köprü başındaki Aziziye karakolu hafiyeleri de: “Ailesini, sıhhatce selâmeti padişâhîden akdem tutuyor” diye jurnal vermişler.
Seraskerkapısının bazı ana duvarları çatlamış, bu gibi işlerde mütehassıs olan paşa bunu tehlikeli görmüş: “Zelzele fasılalarla devam ediyor, bina çökebilir, efrad ve memurini meydana barakalar yaptırıp çıkaralım, sakat duvarları da kenetliyelim, destekliyelim” demiş. Bu sözleri de mabeyine “Paşanın kasdı zabitan ve efrada bozgunculuk aşılamak ve askeri ayaklandırmaktır” diye aksettirilmiş.
Bugünlerde tamiri biten Zincirlikuyu karakolunu görmeğe gitmiş, meğer o gün Veliaht Reşad Efendi ile Zincirlikuyu çiftliğine gitmiş imiş.. Paşayı,. Efendi ile gizlice görüştü diye jurnal etmişler...
İstanbuldan pek perişan bir halde ayrılan Abid Paşa, askerî rüşdiyeden pek sevgili çocukluk arkadaşı olan Mabeyin Başkâtibi Süreyya Paşanın şefaatiyle Kerkük yerine Haleb’te ikamete memur edilmiş ve 1908 yılına kadar orada kalmıştır; İstanbula ancak bu tarihte, Meşrutiyetin ilânı üzerine dönebilmiştir; bir müddet Harbiye Nezareti Muhakemat Dairesi Reisliğinde bulunmuş ve yaş tahdidine tabi tutularak Ferik rütbesinden tekaüt edilmiş, 1916 da ölmüştür.
Abid Paşa ilim ve irfanı ile olduğu kadar sohbetinin tatlılığı ile meşhurdu; şair tabiatlı idi, birçok manzumeler, tarih mısra ve beyitleri kaleme almıştır. Bir Erkânıharbin bilmesi zarurî olan garp yabancı dillerinden gayri arapca ve farsçeyi bile anadili gibi konuşurdu.
Abid Paşa, Askeri Müzenin kurucularından sayılan Ferik Ahmed Muhtar Paşanın kaynatası, İstanbul Ansiklopedisine çok kıymetli notlar vermiş aziz dostumuz merhum Sermed Muhtar Alus’un anababasıdır.
Bibl. : S. M. Alus, Not.
Âbid Paşa
(Resim : H. Çizer)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
H. Çizer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010372
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
H. Çizer
Tanım
Cilt 1, sayfa 172
Not
Görsel: cilt 1, sayfa 172
Bibliyografya Notu
Bibl. : S. M. Alus, Not.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
H. Çizer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.