Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ABDÜLKERİM EFENDİ (İştibli)
Onaltıncı asır sonları ulemasındandır; İstanbul halkı ağzında “Vâiz Emir” ve “İştibli Efendi” diye meşhur idi. Gençliğinde Kınalızade Ali Efendiye danişmend olmuş, Kınalızadenin Şam Kadılığında da beraber gitmişti; Şamda seyahat arzusuna kapılmış, Yemen’e kadar Arabistanı dolaşmış, Hicazda kibarı meşayihten Yusuf Kürdî ile tanışarak Melâmîliğe girmiş; hac dönüşünde bir ara doğduğu toprak olan İştibde oturmuş, sonra Sofyaya giderek meşhur Şeyh Kurd Efendiye intisab etmiş, oradan İstanbula gelerek Selâtin camilerinin vâizleri arasına kabul edilmiş, Sokollu Mehmed Paşa tekkesine Şeyh olmuş, 1699 (H. 1011) yılında şeyhülharem olarak tekrar Hicaza gitmiş, dönüşünden az sonra da 1703 (1015) yılında ölmüştür. Kabri Sokollu Mehmed Paşa camii mezarlığındadır.
Hadis ve tefsirde devrinin en derin âlimlerinden idi; vâazlarında halk, kürsüsüne tezkireler koyarak müşkül meseleler sorar, Efendi de onlara gayet zarif nükte ve lâtifelerle cevaplar verirdi. İştiblinin tezkire cevapları İstanbulda o kadar büyük bir alâka uyandırmıştı ki, bazı zürefa vâaz bitinceye kadar Süleymaniye kahvehanelerinde oturur, tezkire cevapları başlayınca camie girerlerdi.
Vâazlarında bazı ricali tenkit ettiğinden bir iki defa sürgüne gönderilmiş idi. Tâzerûlara karşı da meyli fazlaca imiş, hemen daima halvethanesinde ...
⇓ Devamını okuyunuz...
Onaltıncı asır sonları ulemasındandır; İstanbul halkı ağzında “Vâiz Emir” ve “İştibli Efendi” diye meşhur idi. Gençliğinde Kınalızade Ali Efendiye danişmend olmuş, Kınalızadenin Şam Kadılığında da beraber gitmişti; Şamda seyahat arzusuna kapılmış, Yemen’e kadar Arabistanı dolaşmış, Hicazda kibarı meşayihten Yusuf Kürdî ile tanışarak Melâmîliğe girmiş; hac dönüşünde bir ara doğduğu toprak olan İştibde oturmuş, sonra Sofyaya giderek meşhur Şeyh Kurd Efendiye intisab etmiş, oradan İstanbula gelerek Selâtin camilerinin vâizleri arasına kabul edilmiş, Sokollu Mehmed Paşa tekkesine Şeyh olmuş, 1699 (H. 1011) yılında şeyhülharem olarak tekrar Hicaza gitmiş, dönüşünden az sonra da 1703 (1015) yılında ölmüştür. Kabri Sokollu Mehmed Paşa camii mezarlığındadır.
Hadis ve tefsirde devrinin en derin âlimlerinden idi; vâazlarında halk, kürsüsüne tezkireler koyarak müşkül meseleler sorar, Efendi de onlara gayet zarif nükte ve lâtifelerle cevaplar verirdi. İştiblinin tezkire cevapları İstanbulda o kadar büyük bir alâka uyandırmıştı ki, bazı zürefa vâaz bitinceye kadar Süleymaniye kahvehanelerinde oturur, tezkire cevapları başlayınca camie girerlerdi.
Vâazlarında bazı ricali tenkit ettiğinden bir iki defa sürgüne gönderilmiş idi. Tâzerûlara karşı da meyli fazlaca imiş, hemen daima halvethanesinde sîne bülbülü bir hizmetkâr bulundururmuş.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010266
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfa 121
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.