Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ABDÜLHAMİD I.
Osmanlı hânedanının yirmi dokuzuncu Padişahı, İstanbul tahtında oturan Türk hükümdarlarının yirmi birincisi; Üçüncü Ahmed ile Rebia Sultanın oğlu, 20 Mart 1725 (5 Receb 1137) de doğdu, 21 İkincikânun 1774 (8 Zilka’de 1187) de büyük kardeşi Üçüncü Mustafadan sonra kırk dokuz yaşında tahta geçti; Ruslarla yapılan muharebede Özi kalesinin düşman eline geçtiğini bildiren bir kâğıdı okurken duyduğu acı ile nüzûl isabet ederek 28 Mart 1789 (11 Receb 1203) de 64 yaşında öldü; Bahçekapıda Dördüncü Vakıfhan karşısındaki türbesine gömüldü. O sırada Şehzade Mahmud’un (İkinci Mahmud) Çuhadarı bulunan Şehri İsmail Efendi bu Hükümdarın ölümünü kaleme aldığı tarihçede tafsilâtiyle şöylece anlatır:
Asâkiri İslâmiyenin perişanlığının kötü haberler Serdarıekrem tarafından yazıldıkça, içinin ıstırabı ve etrafın dedikodusuyla hastalanmış, ata binip inmeğe ikidarı kalmamıştı.
Cihan bir hanedir ârâyişi çok
İçine girenin âsâyişi yok
Düşer derviş ise teşvişi nâne
Veger sultan ise fikri cihâne
İşbu iki yüz üç senesi Recebi Şerifinin başları olup Sürreihümayûn ihracının vakti gelmiş olduğunu kendisine arzettiklerinde hastalığından ötürü acele ederek biz bu sene teberrüken bir gün evvel ihrac edelim, dedi. Ayın onuncu günü Sürrenin çıkması kararlaştırıldığından o gün divan yerine yâni Kubbealtı denilen y...
⇓ Devamını okuyunuz...
Osmanlı hânedanının yirmi dokuzuncu Padişahı, İstanbul tahtında oturan Türk hükümdarlarının yirmi birincisi; Üçüncü Ahmed ile Rebia Sultanın oğlu, 20 Mart 1725 (5 Receb 1137) de doğdu, 21 İkincikânun 1774 (8 Zilka’de 1187) de büyük kardeşi Üçüncü Mustafadan sonra kırk dokuz yaşında tahta geçti; Ruslarla yapılan muharebede Özi kalesinin düşman eline geçtiğini bildiren bir kâğıdı okurken duyduğu acı ile nüzûl isabet ederek 28 Mart 1789 (11 Receb 1203) de 64 yaşında öldü; Bahçekapıda Dördüncü Vakıfhan karşısındaki türbesine gömüldü. O sırada Şehzade Mahmud’un (İkinci Mahmud) Çuhadarı bulunan Şehri İsmail Efendi bu Hükümdarın ölümünü kaleme aldığı tarihçede tafsilâtiyle şöylece anlatır:
Asâkiri İslâmiyenin perişanlığının kötü haberler Serdarıekrem tarafından yazıldıkça, içinin ıstırabı ve etrafın dedikodusuyla hastalanmış, ata binip inmeğe ikidarı kalmamıştı.
Cihan bir hanedir ârâyişi çok
İçine girenin âsâyişi yok
Düşer derviş ise teşvişi nâne
Veger sultan ise fikri cihâne
İşbu iki yüz üç senesi Recebi Şerifinin başları olup Sürreihümayûn ihracının vakti gelmiş olduğunu kendisine arzettiklerinde hastalığından ötürü acele ederek biz bu sene teberrüken bir gün evvel ihrac edelim, dedi. Ayın onuncu günü Sürrenin çıkması kararlaştırıldığından o gün divan yerine yâni Kubbealtı denilen yere geldiler. Ancak, hastalığı fazlalaştığından hemen Sürrei Şerifeyi Sürre Eminine teslim edüp birlikte bulunan Şehzade Mustafa ve Mahmudun dönmelerine ruhsat verdiler; biz dahi Sultan Mahmud Efendimizi alıp Hırkai Saadet yanındaki Sünnetodasına götürdük. İkisi de çocukluk oyunlariyle meşgul iken Abdülhamid Han evvelâ sarık odasına teşriflerinde Sultan Mahmudu bir kenara çekerek veda suretiyle ağladı ve “Oğlum Mahmud seni Cenabı Mevlâya emanet eylerim, Hazreti Hak destgirin olup iki cihanda yüzün kara olmaya” diye iki gözlerinden, yanaklarına yaşlar dökülerek dışarıya doğru yürüdükte harekete mecali olmadığından Kahvecibaşı Bihzadzade Mustağa Ağa ile Berberbaşı Mustafa Ağa koltuklarına girerek ağır ağır Şimşirliğe nâzır köşke gelip henüz oturmuşlardı ki Serdarıekrem Koca Yusuf Paşa tarafından Kaymakam Salih Paşaya gelüp onun da Padişaha göndermiş olduğu mektubu Karakulak Ağa köşke getirdi; Başçuhadar Benli Abdullah Ağa telhisi Karakulak’tan alıp Padişahın eline sundukta nazar buyurup Özi kalesinin ahvaline dair olan yere gelince yürek paralayıcı bir ah edüp fevkalâde bir elem ile inledi, Derhal bir şiddetli nüzûl isabet ettiğinden Hekimbaşı Gevrekzade Hasan Efendi gelüp nabzını eline alıp: “Efendim Allaha emanet bir şey yoktur, fakat bir parça nezleniz hareket eylemiş” diye nüzûlü nezle ile te’vil ederek teselli vermek istediğinde Padişah melûl melûl Hasan Efendinin yüzüne bakarak:
— Hasan Efendi âhir hizmetindir, güzelce bak, Efendini elinden aldırdın! dedikte Hasan Efendi kendini tutamıyarak huzurdan ağlıyarak çıktı, Başçuhadara ümitsiz olduğunu söyledi, ve filvâki sabaha karşı teslimiruh eylediler.”
Şehri İsmail Efendi İkinci Abdülhamid’in yerine Hükümdar olan Üçüncü Selimin cülûsu münasebetiyle de şu satırları yazıyor:
“Kızlar Ağası İdris Ağa seher vakti Haremi Hümayuna gidüp Şehzade Sultan Selimin dairesine girdi, yer öpüp: — Ey Şahıâlibaht! Cenabı Hak ecdadınızın mirası olan Tahtı Hümayunu sana ihsan kıldı, buyurun iptida amcanızın nâşını ziyaret kılın, sonra Hırkai Şerif odasına teşrif buyurursunuz, dedikten sonra kadîm âdet üzere Sultan Selimi alıp Şimşirliğe bakan köşke geldiklerinde odanın kapısını açarak: — Buyurun Efendim! diye içeriye girdiler, nâşın üzerindeki örtüyü açınca Sultan Selime bir korku ve dehşet geldi, geri dönmek istedi, İdris Ağa nutka gelüp: — Ey Padişah! Bu ölüm amcanız sizden evvel bir hükümdar idi, âkıbet bu gaddar feleğin elinden ecel şerbetini içti, efendim, ibret göziyle bak, bu dünya baki değildir, baki ancak Hüdadır, gece ve gündüz Allahtan korku üzre ol, halka merhamet eyle, adaletinin göligesinde bütün âlem hoşhal olsun, Allahtan meded iste, Rabbim selâmet versün, buyurun Efendim kulların sizi beklerler, Hırkai Şerife gidelim! dedi ve Sultan Selimin koltuğuna girdi”.
On beş yıl süren saltanatı, sonu ağır bir mağlûbiyete varmış bir harbin doğurduğu sıkıntılar ve isyan gaileleri içinde geçti (Küçük Kaynarca muahedesinin imzasiyle biten 1774 Rus seferi); bu saltanatın son yıllarını da yeni bir harbin (Rusya ve Avusturya ile 1786 seferi) güçlükleri ve mağlûbiyetleri doldurdu.
Gençliğinin büyük bir kısmını sarayda kapalı olarak geçirmişti; bir Hükümdara lâzım olan tecrübelerden, görgüden ve tahsilden mahrum kalmıştı; iradesi zayıf, saf adamdı, etrafındakiler tarafından kolay kandırılırdı, bu yüzden büyük devlet adamı Halil Hamid Paşanın idamı gibi kanlı entrikalara âlet olmuştu, Cezayirli Hasan Paşa, Karavezir lâkabı ile anılan Mehmed Paşa, Dürrüşehvar Hanım ve kocası Nazif Efendi bu yaşlı Hükümdarın üzerinde nüfuz sahibi şöhretlerin başında gelir. Tebeasına karşı samimî bir sevgi ve şefkat besliyen Birinci Abdülhamidin halk da evliyalığına inanmıştı.
Birinci Abdülhamid’in muhtelif kadınlardan on ikisi kız, onu erkek yirmi iki evlâdı olmuştu; on yedisi küçük yaşlarda babalarından evvel ölmüşlerdi, geri kalanlar Esma Sultan, Şehzade Mustafa, Şehzade Mahmud, Emine Sultan, Hibetullah Sultandır (B.: Esma Sultan, Mustafa IV, Mahmud II).
Bugün Topkapı Sarayı arşivinde bulunan bir mektubundan, bu hükümdarın Ruhşah adında bir kadına âşık olduğunu öğreniyoruz; kendisinden incinerek kaçan bu kadına Padişah şu içli ve samimî satırlarla yalvarıyor:
“Ruhşahım, Hamidin sana kurban ola;
Cenabı Hallâkı Âlem cemi mahlûkatın halikıdır bir kusur ile azab eylemez.
Efendim, sana bende olmuş bir kulunum, ister darb eyle ister öldür, sana teslimim. Bu gece gel niyazımdır. Billâhi sebebi illetim ve belki mevtim olursun. Ayağın altına yüzüm gözüm sürerek reca ederim. Kendimi zabtedemiyorum billâhilâzim”.
Birinci Abdülhamidin Birinci kadınefendisinin adı da Ruhşah idi; bu mektubun bu kadınefendiye gönderilmiş olması da kuvvetle muhtemeldir.
Biri anası Rabia Sultanın adına Beylerbeyinde, diğeri zevcelerinden Hümaşah Sultan ile oğlu Şehzade Mehmedin adına Emirgânda iki cami, kendi adına da Bahçekapıda imaret, mektep, sebil, kütüphane ve türbe yaptırmıştır. (Bu eserde bütün bu şahıs isimleriyle Beylerbeyi camii ve Emirgân camii maddelerine, İslâm Ansiklopesinde Abdülhamid I maddesine bakınız).
Bibl. : Cevdet Tarihi, IV; İslâm Ansiklopedisi; Arşiv Kılavuzu I.
Birinci Sultan Abdülhamid
(Resim: H. Çizer)
Birinci Abdülhamidin turası
Bağçekapısında Birinci Abdülhamid türbesi
(Plan-kroki : Ferzan Baydar)
Birinci Abdülhamidin Ruhsaha mektubu
(Topkapu Sarayı Müzesi arşivi)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Ferzan Baydar, H. Çizer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010222
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Ferzan Baydar, H. Çizer
Tanım
Cilt 1, sayfalar 90-92
Not
Görsel: cilt 1, sayfalar 90, 91
Bakınız Notu
B.: Esma Sultan, Mustafa IV, Mahmud II
Bibliyografya Notu
Bibl. : Cevdet Tarihi, IV; İslâm Ansiklopedisi; Arşiv Kılavuzu I.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Ferzan Baydar, H. Çizer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.