Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ABDÜLHALİM MEMDUH
İkinci Abdülhamid istibdadının en şiddetli devrinde İstanbulun ateşli hürriyetperver gençlerinden, şair bir hukuk talebesidir; Ahmed Rasim, çok canlı bir portresini şöyle çizer: “Zayıf, sivri bir kafa, sivri bir yüze çizilmiş siyah ve gayri mütenâzır iki kaş, isterse şehlâlaşır bir çift göz, sivri uzunca bir burundan mürekkep olan bu sima üzerine kalıpsız, püsküllü ekseriya tablasi etrafında seyyahı bîârâm bir fes geçirerek endamı nahîfine düğmelerinden biri veya ikisi eksik herhangi renkte olursa olsun bir ceket, yine onun gibi iliklenmesi tam olmıyan bir yelek, bazan paçalarından biri, bazan ikisi potininin koncuna binmiş bir pantalon giydirerek koltuğuna behemehal Rousseau’nun Confession’u ile Contract Social’ini veya Voltaire’den ciltli ciltsiz bir iki kitap, bir çok evrakı fersûdenin huruç ve dühulüne dayanamıyarak iler tutar yeri kalmadığı için yerine başka renk astardan dikilmiş torbamsı cebine de risale, gazete, yazılı yazısız kâğıt, pek aceleye gelecek olursanız mendil, para çantası yahut elinize ne geçerse doldurunuz, bu vücudü biraz da yanpiri yürütürken bakışlarına gelip geçenlerle istihza eder bir tarzı in’itaf veriniz, kendisini görmediniz ise bile yevmi kıyamette teşhisi hususunda güçlük çekmezsiniz.”
Gençliğinde Abdülhalim Memduhun en yakın arkadaşlarından olmuş b...
⇓ Read more...
İkinci Abdülhamid istibdadının en şiddetli devrinde İstanbulun ateşli hürriyetperver gençlerinden, şair bir hukuk talebesidir; Ahmed Rasim, çok canlı bir portresini şöyle çizer: “Zayıf, sivri bir kafa, sivri bir yüze çizilmiş siyah ve gayri mütenâzır iki kaş, isterse şehlâlaşır bir çift göz, sivri uzunca bir burundan mürekkep olan bu sima üzerine kalıpsız, püsküllü ekseriya tablasi etrafında seyyahı bîârâm bir fes geçirerek endamı nahîfine düğmelerinden biri veya ikisi eksik herhangi renkte olursa olsun bir ceket, yine onun gibi iliklenmesi tam olmıyan bir yelek, bazan paçalarından biri, bazan ikisi potininin koncuna binmiş bir pantalon giydirerek koltuğuna behemehal Rousseau’nun Confession’u ile Contract Social’ini veya Voltaire’den ciltli ciltsiz bir iki kitap, bir çok evrakı fersûdenin huruç ve dühulüne dayanamıyarak iler tutar yeri kalmadığı için yerine başka renk astardan dikilmiş torbamsı cebine de risale, gazete, yazılı yazısız kâğıt, pek aceleye gelecek olursanız mendil, para çantası yahut elinize ne geçerse doldurunuz, bu vücudü biraz da yanpiri yürütürken bakışlarına gelip geçenlerle istihza eder bir tarzı in’itaf veriniz, kendisini görmediniz ise bile yevmi kıyamette teşhisi hususunda güçlük çekmezsiniz.”
Gençliğinde Abdülhalim Memduhun en yakın arkadaşlarından olmuş bulunan Ali Kemal, Peyam’ın haftalık edebî ilâvelerinde ”Ömrüm” adı altında neşrettiği bir kısım hâtıralarında onu şöylece tasvirv ve tahlil eder: “Bir garibei hilkat idi, sırf gösteriş için elinden geleni yapardı; daima herkesi harikulâde hareketlerle mebhut kılmak isterdi, ve garip o ki, kılardı. Halbuki hakikatte öyle harikulâde istidada malik değildi. Evvelâ Muallim Naci’ye fevkalhad bir adavet tutturdu, hattâ bir kere -Arab harflerile yazılan muallim kelimesindeki ayın harfinin üstüne bir nokta koyarak- “Muglim Efendi” diye mecnunâne bir mektup bile yazdı; sonra Abdülhak-Hâmid’e çılgıncasına bir muhabbet izharına kalkıştı. Cihanın aleyhinde bulunur, âlemi zemmeder, önüne gelenin mübalâğa ile taklidini yapardı. Fakat hoşsohbetdi, her meclisi şenlendirirdi. Hıfzı lisan nedir, bilmezdi; bilmediğine göre de o devir için mücessem tehlike idi. Alenen:
Bu halkın mülkünü seyret harabâbad lâzımsa
Bu mülkün halikini söylet sana feryad lâzımsa...
gibi beyitler okurdu; Padişahtan en ufak zabıta memuruna varınca istihfaf ederdi. Bir gün Tepebaşı bahçesinde arkadaşlarla oturuyorduk, bando Sultan Hamid’in marşını çalmağa başladı; Memduh da kurşun kalemi ile masanın mermerine şu beyiti yazdı:
Milletin vâesefâ son demin ihbar ider
Marşının sem’a gelen . . . . gibi murdar sesi!..
Gülmeğe başladık, lâkin korkaklar aramızdan sıvıştılar, gittiler. Abdülhalim Memduh hakikatte ciddî bir çalışma bilmezdi, havaiyattan, nümayişten öyle mesaiye vakit de bulamazdı”.
Abdülhalim Memduhun Ali Kemal ve diğer arkadaşlarile hürriyetten, inkılâptan, ihtilâlden bahsetmek için toplandıkları yer, Beyoğlunda Nikolinin gazinosuydu. Bir ara, İstanbul halkını Abdülhamid’e karşı ayaklandıracak gizli bir cemiyet kurmağa kalktılar; hattâ Padişahı Midhat Paşanın katili olarak ittiham eden bir duvar beyannamesi müsveddesi hazırladılar. Fakat içlerinden İzmirli Tahir Kenanın jurnalı ile tevkif edildiler, beyanname müsveddesi Abdülhalim Memduhun üzerinde çıktı. Uzun istintaklardan sonra her biri bir tarafa sürgün edildi, bu arada jurnalcı Tahir Kenan Fîzana, Akil Kemal Halebe, Abdülhalim Memduh da Konyaya gönderildi ve ayni günde bir Rus vapuruna bindirilerek yola çıkarıldılar. Mersin yolile Konyaya giden Abdülhalim Memduh’un menfası oradan İzmire, İzmirden Bitlise, Bitlisten tekrar İzmire tahvil edildi ve nihayet İzmirden Avrupaya kaçtı. Fahri Bey adında hamiyetli zengin bir arkadaşının yardımı ile İngilterenin cenup sahillerinde yerleşti ve orada öldü. Şair olarak parlak bir istikbal vâdediyordu. Namık Kemalin ölümü üzerine yazdığı bir mersiye, o devrin hürriyetperver gençleri tarafından ezberlenmiş, gözyaşlarile okunurdu:
Kuyûdi zulmü çâk itmekiçin zencirbend oldun
Fakat her zalimin boynunda müdhiş bir kemend oldun
Hakikat sahibinden varsa şayan pesend oldun
Vatan hoşnud senden hâzır ol bezmi mükâfata.
Kopardım mevtini duydukta bir feryâdı hürriyet
Heman etrafa bakdım irmedi imdadı hürriyet
Yetim oldu bu mülk ey eşrefi evlâdı hürriyet
Vatan hoşnud senden hâzır ol bezmi mükâfata.
Millî kütüphanemizin büyük kütüklerinden olan “Son Asır Türk Şairleri” nde Abdülhalim Memduh hakkında zengin notlar toplanmıştır:
Şairin doğum tarihi, kendisi tarafından yazılmış bir kıt’ada Hicrî 1283 (1866) olarak tesbit edilmiştir:
Seksen üç sâli rebiinde gelip
Âleme, dehri görür görmez ben
Geçti mihnetle rebii ömrüm
Sürmedim zevkini gam çekmekten
Abdülhalim Memduhun babası 1890 da Hakkâri mutasarrıfı iken ölen Ali Ragıb Bey adında bir zattır; Abdülhalim Memduh’un en yakın dostlarından Süleyman Nazif, anası hakkında: “Gayet zarif, zevki edebîsi mükemmel, ve oğlu gibi müstehzî ve mukallid bir kadın idi.” diyor; oğlunun sürgün hayatında yanından bir an ayrılmamıştı. Süleyman Nazif’in anlatığı şu fıkra lâtif olduğu kadar hazindir:
Bitlis yolunda dağların birinde boğucu bir kar fırtınasına tutulmuşlar, bindiği esterin üstünde büzüle büzüle donmamağa çalışaın bu şefkatli kadına sürgün arkadaşlarından Tevfik Nevzad acı bir kahkaha atarak: “Valide!. Oğlunuzun mürüvvetini görüyorsunuz! Padişaha dua ediniz!.” demişti.
Bitlis günlerinden bahsederken diğer bir sürgün arkadaşı, Tokadîzade Şekib de şu satırları yazar:
“Memduh, zaten pek bedbin ve pek fena bir halde bulunduğu için hepimizden ziyade müteessirdi. Fakat yine gülmek, güldürmekten geçemezdi. İran, Efgan tarikiyle Mısıra kaçmağa karar vermiş, ne suretle hareket edeceğimizi müzakereye başlamış idik. Nevzad, Doktor, ben bir gün yine bu iş için konuşurken yanımıza Memduh geldi. İran tarikiyle kaçmak istediğimizi anlayınca kendisine mahsus tavır ile, “Allah aşkına o yolu bırakınız. Sultan Hamid, Şah Hazretlerine on beş lira ikraz eder, bizi alır” diyerek mağmum çehrelerimizi güldürmüştü. Aziz komşumuz ve hemdinimiz olan İraniler de o zaman müstebid bir hükümdarın elinde, kanlı, müstekreh bir mutlakiyetin tesirinde inliyordu.”
Ölümü üzerine Şair Eşref şu tarih kıt’asını yazmıştı:
Dinleyin şimdi biraz da menkabe Memduh içün
Vâkıâ ye’sü füturun hame bîdermânıdır
Sormayın dahilde merhumun ikametgâhını
Habsü nefyin daimî suretle bir mihmanıdır
Sürgün olmak üzre bîçare vatanda muttasıl
Bir takım jurnal nivisin mazharı bühtanıdır
Son zemanlarda firar etti vatandan harice
Çünkü menfiyen seyahat eskiden idmanıdır
Kâinata az gelir öyle nedimü nüktedan
Her zarafet bezminin bir murgi hoş elhânıdır
Bahşederdi girdiği meclislere şevku sürur
Sohbeti şîrininin hâlâ gnöül hayranıdır
Gölgede kor meclis arâlıkta eski Haşmeti
Hasmını hecveylemekte asrının Hassânıdır
Rihlet etti, galiba sultanı istikbal içün
Çünkü ömrü padişahinin de son âvanıdır
Etti Folkeston tarikile azimet cennete
Şübhesiz gurbette Hakkın mazharı gufrânıdır
Bir bilenden eyledim tahkik metrukâtını
Bir kırık hame, fakirin servetü sâmanıdır
İşbu tarihi kıraet eyliyen ihvandan
Maksadım merhum içün bir fâtiha ihsanıdır
Ben daha çok söylemek isterdim ey Eşref fakat
Susmağa mecbur eden kafiyenin fıkdanıdır
“Kabri” hariçte kalınca söyledim tarihini
“Şahidi hürriyetin Memduh Bey kurbanıdır”
1322
Abdülhalim Memduh’un nâ’şı, Nazlı Hanım adında Mısırlı hayırsever bir kadın tarafından Tunusa getirilmiş, hayatında, bir ara Tunusta kendilerinde misafir bulunduğu sırada pek beğendiği bir tepeye gömdürülmüştür. Nazlı Hanım, bir müddet sonra şairin anasını da Tunus’a getirtmiş ve bu şefkatli anaya da, oğlunun yanında gömülmek saadeti nasip olmuştur. Mahmud Kemal İnal’ın “Son Asır Türk Şairleri” nden nakledilen aşağıdaki şiir, Abdülhalim Memduh’tan en güzel örneklerdir:
Aceb yârim hangisinden gelecek
İki yol var şu ovanın yüzünde
Beni sever sağ yanımdan gelirse
Soldan gelse sevgi yoktur özünde
Böyle dedim niyet tuttum, bekledim
Sürü geldi, kuşlar geçti, gün battı
O yılların hiçbirinden gelmedi
Bahtım beni sevgide de aldattı
Bibl. : Ahmed Rasim, Edib, muharrir, şair; Ali Kemal, Ömrüm; M. K. İnal, Son asır türk şairleri, V.
Abdülhalim Memduh
(Resim : H. Çizer)
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010219
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
H. Çizer
Description
Volume 1, pages 88-90
Note
Image: volume 1, page 88
Bibliography Note
Bibl. : Ahmed Rasim, Edib, muharrir, şair; Ali Kemal, Ömrüm; M. K. İnal, Son asır türk şairleri, V.
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.