Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ABDÜLHAK MOLLA YALISI
Bebekte vapur iskelesi karşısında, Boğaziçinin tarihî yalılarından idi, bugün yerinde apartman yavrusu beton yapılar vardır.
Bu yalı Abdülhak Mollaya kardeşi Hekimbaşı Behçet Efendiden kalmıştı; İkinci Mahmud zamanında Yeniçeri ocağının kaldırılmasından evvel tanzim edilmiş Bostancıbaşı defterlerindeki kayda göre, Boğazın, Bebek kasrı ile Kayalar arasındaki bu parçasına o zamanlar kibar ulemanın yalıları sıralanmıştı. Hekimbşı yalısı da Şeyhülislâm Esad Efendi zade Şerif Efendi yalısile Dürrizade Atâ Molla torunu Nuri Molla yalısı arasında idi.
Mareşal Moltke Şark hâtıralarının 1836 yılına ait notları arasında Bebek’i tasvir ederken bu yalıdan da bahseder:
“Bebekte güzel çınar ağaçları altında Hünkârın bir köşkü, zarif bir cami ve büyük zevatın, ezcümle muhibbim Hekimbaşısının yalısı vardır. Muhibbim gerçi bütün etibbanın başı ise de tababeti katiyyen tahsil etmemiştir. Müşarünileyhin gayet mebzul güllerle dolu harikulâde lâtif bir bahçesi vardır. Bahçe, dağın uzunluğundaki etekte sedler üzerindedir. Oradan servi ağaçlıklı bir mezarlıktan geçilip benim başlıca gezinti yerim olan eski bir kaleye kadar çıkılır.”
Moltkenin de kaydettiği gibi tabipliği macun, şurup ve merhem nevinden bazı şeyler hazırlamaktan ileri geçmiyen Abdülhak Mollanın bu yalıdaki eczahanesinin üstünde:
Ne ara...
⇓ Devamını okuyunuz...
Bebekte vapur iskelesi karşısında, Boğaziçinin tarihî yalılarından idi, bugün yerinde apartman yavrusu beton yapılar vardır.
Bu yalı Abdülhak Mollaya kardeşi Hekimbaşı Behçet Efendiden kalmıştı; İkinci Mahmud zamanında Yeniçeri ocağının kaldırılmasından evvel tanzim edilmiş Bostancıbaşı defterlerindeki kayda göre, Boğazın, Bebek kasrı ile Kayalar arasındaki bu parçasına o zamanlar kibar ulemanın yalıları sıralanmıştı. Hekimbşı yalısı da Şeyhülislâm Esad Efendi zade Şerif Efendi yalısile Dürrizade Atâ Molla torunu Nuri Molla yalısı arasında idi.
Mareşal Moltke Şark hâtıralarının 1836 yılına ait notları arasında Bebek’i tasvir ederken bu yalıdan da bahseder:
“Bebekte güzel çınar ağaçları altında Hünkârın bir köşkü, zarif bir cami ve büyük zevatın, ezcümle muhibbim Hekimbaşısının yalısı vardır. Muhibbim gerçi bütün etibbanın başı ise de tababeti katiyyen tahsil etmemiştir. Müşarünileyhin gayet mebzul güllerle dolu harikulâde lâtif bir bahçesi vardır. Bahçe, dağın uzunluğundaki etekte sedler üzerindedir. Oradan servi ağaçlıklı bir mezarlıktan geçilip benim başlıca gezinti yerim olan eski bir kaleye kadar çıkılır.”
Moltkenin de kaydettiği gibi tabipliği macun, şurup ve merhem nevinden bazı şeyler hazırlamaktan ileri geçmiyen Abdülhak Mollanın bu yalıdaki eczahanesinin üstünde:
Ne aransa bulunur derde devadan gayri
levhası asılı imiş. Abdülhak Molla 1853 te bu yalıda ölmüştür.
Hekimbaşı yalısında bir ara Mütercim Rüştü Paşa oturmuştu; ki, Abdülâzizin hal’inde Sadırâzam olan bu zat ile Hüseyin Avni ve Midhat Paşalarla Şeylühislâm Hayrullah Efendi arasında gizli toplantılara sahne olmuştu. Bilâhare müverrih Cevdet Paşaya geçen bu tarihî yalının bir odasına 1895 de bu âlim devlet adamının ölüm döşeği serilmişti. Cevdet Paşanın ölümünden sonra Hekimbaşı yalısını, kıymetli san’atkârımız Fahire Fersan’ın babası Mabeyinci Faik Bey aldı. Yalı, eski simasını tamamen değiştirerek tecdiden tamir edildi. Sermed Muhtar Alûs, “Mabeyinci Faik Beyin Bebekteki yalısı“ başlığı altındaki bir makalesinde, kendine has şirinliği inkâr edilemiyen lâübali bir eda ile bu yalıdaki saz ve mehtab âlemlerinden bahsediyor; ve yazısının bir yerinde sözü, Hekimbaşı yalısının yerindeki bugünkü beton yapılara getiriyor:
“Bebek koyunun sabah sisleri içinde ölgün sulara akisleru uzanan, ortalık kararırken selâmlığın aydınlıklar dolu pençerelerinden kadeh şakırtıları, çatal tabak tıkırtıları, anason kokuları, keman, kamun, tanbur taksimleri, mededler, el’amanlar taşan, halayık odalarından körüklü Çerkes çalgılarının gıygıyları, kahve ocaklarından bağlama zımbırtıları, inek ahırlarından bile kaval sesleri duyulan o keyf ehli yalı nerede?.. Şimdiki soğuk nevâ suratlı, frijider kılıklı zevksiz yalı nedir?..
Bibl. : M. Ziya, İstanbul ve Boğaziçi, II; S. M. Alus, Not; Bostancı başı defteri.
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010212
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfalar 84-85
Bibliyografya Notu
Bibl. : M. Ziya, İstanbul ve Boğaziçi, II; S. M. Alus, Not; Bostancı başı defteri.
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.