Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ABDULLAH PAŞA YALISI, ŞERİFLER YALISI
Emirgânda, vapur iskelesinden sağa sapınca, Emirgân camiinin önünde, asfalt cadde açılırken tarihî kıymetlerinden ötürü yıkılmaktan kurtulmuş, Boğaziçinin en namlı yapılarından biridir. Yalının son sahibi olan Mekke Emiri Şerif Abdiilâh Paşa merhumun adı halk ağzında “Abdullah” olmuş, yalı da bu nisbetle anılagelmiştir.
Abdiilâh Paşa, geçen asır sonlarnıda İstanbulun, asalet ve necabetini ilmü irfan ve fevkalâde bir nezaket ve tevazu ile süslemiş simalarından idi. Bir şeker bayramına rastlayan 28/29 Birinciteşrin 1908 (H. 1326) perşembe gecesi bu yalıda ölmüş, ölümü derin bir teessür uyandırmış, Sadrâzam Kâmil Paşa ile hükûmet erkânınının ve hemen bütün İstanbul ulema ve meyaşihinin ve mahşeri andıran bir halk kütlesinin iştirak ettiği bir cenaze alayı tertip edilmiş, nâşı Emirgândan Eyyübe götürülerek defnedilmiştir. İkinci Abdülhamid devrinde yersiz hafiye takibatı ile rencide edilmiş olan Abdiilâh Paşa ölümünden az evvel Mekke Emiri tayin edilmiş bulunuyordu.
Şerifler yalısı harem ve selâmlık olmak üzere iki kısımdır. Selâmlık kısmı da Boğaziçinin eşsiz kıymette bir yapısıdır, bir çok tamirlerle eski simasını bir hayli değiştirmiş olmasına rağmen, Onyedinci asır ortalarına ait meşhur Emirgûne Han sarayının zamanımıza kadar kalmış bir parçasıdır. Dördüncü Muradın mey ve mahbub ...
⇓ Devamını okuyunuz...
Emirgânda, vapur iskelesinden sağa sapınca, Emirgân camiinin önünde, asfalt cadde açılırken tarihî kıymetlerinden ötürü yıkılmaktan kurtulmuş, Boğaziçinin en namlı yapılarından biridir. Yalının son sahibi olan Mekke Emiri Şerif Abdiilâh Paşa merhumun adı halk ağzında “Abdullah” olmuş, yalı da bu nisbetle anılagelmiştir.
Abdiilâh Paşa, geçen asır sonlarnıda İstanbulun, asalet ve necabetini ilmü irfan ve fevkalâde bir nezaket ve tevazu ile süslemiş simalarından idi. Bir şeker bayramına rastlayan 28/29 Birinciteşrin 1908 (H. 1326) perşembe gecesi bu yalıda ölmüş, ölümü derin bir teessür uyandırmış, Sadrâzam Kâmil Paşa ile hükûmet erkânınının ve hemen bütün İstanbul ulema ve meyaşihinin ve mahşeri andıran bir halk kütlesinin iştirak ettiği bir cenaze alayı tertip edilmiş, nâşı Emirgândan Eyyübe götürülerek defnedilmiştir. İkinci Abdülhamid devrinde yersiz hafiye takibatı ile rencide edilmiş olan Abdiilâh Paşa ölümünden az evvel Mekke Emiri tayin edilmiş bulunuyordu.
Şerifler yalısı harem ve selâmlık olmak üzere iki kısımdır. Selâmlık kısmı da Boğaziçinin eşsiz kıymette bir yapısıdır, bir çok tamirlerle eski simasını bir hayli değiştirmiş olmasına rağmen, Onyedinci asır ortalarına ait meşhur Emirgûne Han sarayının zamanımıza kadar kalmış bir parçasıdır. Dördüncü Muradın mey ve mahbub âlemlerinde ihtisas sahibi has nedimi olan bu İranlı prensin sahilsarayı hakkında muhayyileyi kuvvetle tahrik edecek bir eserdir.
Plânda aydın olarak görüldüğü üzere, Şerifler Yalısının tarihi selâmlık dairesine mermer döşeli ve bol ışıklı bir koridor ile girilir; bu koridorun sonunda, harem kısmına geçen ve ahşap direkler üzerinde kurulmuş örtülü bir köprü - koridor eklenmiştir; sağda da arkadaki bahçeye açılan bir camekân kapısı vardır. Soldaki üç basamaklı mermer merdivenle mustatil bir sofaya çıkılır: bu sofanın sol tarafında mermer bir çeşme, yanında ayakyolu ve bir küçük oda, sağında da yemek odası vardır; geride ise, denize bakan büyük fıskiyeli salon bulunmaktadır.
Sofada bugün, 1803 (1218 H.) de yapılmış oymalı nefis bir ceviz kütüphane, yanında oymalı bir endam aynası ve ortada, sedef kakmalı ve oymalı kıymetli bir masa bulunmaktadır.
Yemek odasiyle fıskiyeli salonun sağa düşen şahnişini arasında da, pencerelerle bir hizada gayet güzel bir mermer havuz vardır.
Fıskiyeli salon, mermer döşeli bir göbek etrafında üç geniş şahnişinden mürekkeptir. Göbek kısmının tavan tezyinatı bir nefîsedir; ortasından, renkli camlardan yapılmış sarmaşık ve güllerden Venedik işi bir çiçekli âvize sarkmaktadır. Bu mermer göbeğin ortasında da yekpare mermerden bir fıskiye bulunmaktadır; yanına da billûr bir şamdan konulmuştur. Salonun, bilhassa ortadaki şahnişinin yere kadar inen geniş pencerelerinden deniz seyrine doyum olmaz. Sol köşedeki kapının üzerinde Şükrü imzasile 1309 tarihini taşıyan şu levha vardır:
Hak bu sahilhaneyi darüssürur itsun heman
Sahibi Abdiilâhi şâdide her vaktü an
Hıfzı hayrül hâfızin etrafını olsun muhit
Saklasun âfattan daim Cenabı müstean.
Bu kapıdan diğer güzel bir salona, mermer şömineli salona geçilir; buraya eskilerin tâbirile ocaklı oda diyebiliriz. Tavanın ve duvarların oyma tahta tezyinatı çok güzeldir. Kapının iç tarafı nakışlı bir yüklük kapağı şeklinde yapılmıştır, öylesine ki, kapandığı vakit, kapı kaybolur, içerdekilerin gözü önüne, orta yerinde bir ocak, iki yanında nakışlı iki yüklük bulunan bir duvar çıkar. Şerifler Yalısının bu selâmlık dairesi, yahut Emirgûne han sahilsarayının zamanımıza kadar gelebilmiş bu son parçası devlet tarafından satın alınarak bir müze haline sokulmağa değer eşsiz kıymette bir yapıdır.
Abdiilâhpaşa yalısının harem kısmında, 1944 de Paşa merhumun refikaları “Melek Hanımefendi” oturmakta idi; kendilerini rahatsız etmekten çekinildiğinden yalının bu kısmı maalesef gezilemedi. Geçen asrın yapısı ve muhakkak ki Boğazı süsleyen eserlerden biri olan bu harem dairesi, İstanbul Ansiklopedisi adına yapılan ziyaretten iki sene sonra, maalesef, yıkıcıya satılarak yıkdırılmıştır. Hanımefendiden nakledildiğine göre, Şerif Paşa, yalıyı Ağa Hüseyin Paşa veresesinden satın almış. İkinci Mahmud ve Üçüncü Selim devrine ait Bostancıbaşı defterlerinde de, bu yalı, Hazinei Hümayun Başyazıcısı Feyzibeyzade Mehmed Beyin üzerinde gösterilmektedir. Dördüncü Muradın ölümünün tezine idam edilen ilk sahibinden sonra da, Sultan İbrahim tarafından Sadrâzam Arnavud Kara Mustafa Paşaya verilmişti (B.: Emirgûne Yusuf Han).
Bibl. : REK, Gn; Bostancıbaşı defterleri.
Emirgânda şerifler yalısının tarihi selâmlığlı, noktalı çizgiler tavan nakışlarıdır
(Krok-plân: Ferzan Baydar)
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Ferzan Baydar
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010165
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Ferzan Baydar
Tanım
Cilt 1, sayfalar 51-53
Not
Görsel: cilt 1, sayfa 52
Bakınız Notu
B.: Emirgûne Yusuf Han
Bibliyografya Notu
Bibl. : REK, Gn; Bostancıbaşı defterleri.
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Ferzan Baydar
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.