Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ABDULLAH EFENDİ (Sarı)
Onyedinci asrın birinci yarısında yaşamış büyük âlim ve devlet adamı; babası, İstanbula Cezayir ve Tunus taraflarından gelip yerleşmiş bir Mağrip şehzâdesi imiş. Halil Paşanın kardeşi Beylerbeyi Mehmed Paşaın kızıile evlenmiş ve bu izdivaçtan Sarı Abdullah Efendi doğmuştur. Çocukluğu ve gençliği dedesinin kardeşi Halil Paşanın elinde geçmiş ve çok itinalı bir tahsil ve terbiye ile yetiştirilmiştir; pek genç yaşında da devrin büyük şöhret sahibi şeyhlerinden Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdâi Efendiye intisab etmiştir. 1626 (1036) da Hafız Paşa yerine sadrazam ve şark seferi serdarı olan Halil Paşa, Sarı Abdullah Efendiyi tezkirecilikle beraber götürdü; orduyu hümayûn 1627 (1037) kışında Tokat kışlığına çekildiği sırada vefat eden Mehmet Efendinin yerine reisülküttap oldu. Fakat 1628 mayısında (1037 Ramazanı) Halil Paşa azledilip Hüsrev Paşa sadrazam olunca, ehemmiyetsiz sebeplerle adam öldürmekten çekinmiyen yeni vezirin kanlı şöhretinden korkan Sarı Abdullah Efendi de İstanbula kaçarak Şeyhi Aziz Mahmud Efendinin dergâhına sığındı ve onun şefaati ile Hüsrev Paşanın hışmından kurtuldu. İstanbula döndüğünde kubbe altında dördüncü vezir olan Halil Paşanın bir kaç ay sonra ölümü ile de büyük bir hâmi kaybetmiş oldu. On yıl kadar devlet kapısından uzak yaşıyan Sarı Abdullah Efendi kendisini...
⇓ Devamını okuyunuz...
Onyedinci asrın birinci yarısında yaşamış büyük âlim ve devlet adamı; babası, İstanbula Cezayir ve Tunus taraflarından gelip yerleşmiş bir Mağrip şehzâdesi imiş. Halil Paşanın kardeşi Beylerbeyi Mehmed Paşaın kızıile evlenmiş ve bu izdivaçtan Sarı Abdullah Efendi doğmuştur. Çocukluğu ve gençliği dedesinin kardeşi Halil Paşanın elinde geçmiş ve çok itinalı bir tahsil ve terbiye ile yetiştirilmiştir; pek genç yaşında da devrin büyük şöhret sahibi şeyhlerinden Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdâi Efendiye intisab etmiştir. 1626 (1036) da Hafız Paşa yerine sadrazam ve şark seferi serdarı olan Halil Paşa, Sarı Abdullah Efendiyi tezkirecilikle beraber götürdü; orduyu hümayûn 1627 (1037) kışında Tokat kışlığına çekildiği sırada vefat eden Mehmet Efendinin yerine reisülküttap oldu. Fakat 1628 mayısında (1037 Ramazanı) Halil Paşa azledilip Hüsrev Paşa sadrazam olunca, ehemmiyetsiz sebeplerle adam öldürmekten çekinmiyen yeni vezirin kanlı şöhretinden korkan Sarı Abdullah Efendi de İstanbula kaçarak Şeyhi Aziz Mahmud Efendinin dergâhına sığındı ve onun şefaati ile Hüsrev Paşanın hışmından kurtuldu. İstanbula döndüğünde kubbe altında dördüncü vezir olan Halil Paşanın bir kaç ay sonra ölümü ile de büyük bir hâmi kaybetmiş oldu. On yıl kadar devlet kapısından uzak yaşıyan Sarı Abdullah Efendi kendisini tamamen ilmî meşgaleye verdi. 1637 (1047) de Dördüncü Murat Bağdat seferine çıkarken rikâbı hümayûnda reisülküttap oldu, Bağdat fethi dönüşünde Diyarbekirde azledildi. Bir ara Anadolu cizye muhasebeciliğinde bulunarak hayatının son yıllarında Koca Mustafa Paşa dergâhı yanındaki evinde inzivaya çekildi, kendisini taat ve ibadete verdi.
Büyük âlimin bu son yıllarında tatlı bir işi de, çok sevdiği bahçesi ve çiçekleri ile uğraşmak oldu. 1640 (H. 1050) de Sultan İbrahim tarafından çiçekçibaşılık ile taltif edildi; kendisine verilen berat şu satırlarla nihayet bulmaktadır:
“. . . Buyurdumki badelyevm müşarünileyh madam ki hilyei hayat ile mutarra ve ziyveri sıhhat ve âfiyetle müzeyyendir, âmmei fırkai ashabı hadayikı ezhar ve kâffei zümrei şükûfeciyanı bilâdü emsâra mümeyyiz ve başbuğ olup münazii fih olan hususlarında adalet ve istikamet ile muhakeme ve tahkiki ezhar ve esmar ve eşcare mütaallik olan umûrlarından kemayenbagi teşhis ve temyiz ve tedkik eyleyüp tarikai ezharyani icrada ihtimam eyleye ve taifei mezbure dahi müşarünileyhi mümeyyiz bilüp benefşe asâ tûki hükmünde serpiç olup süsen gibi zebandirazlık etmeden ihtiraz üzere olanlar ve cümlei umûrlarında mumaileyhi mümeyyiz bilüp müracaat edüp her hususlarında muvafakat eyliyeler, Alâmeti şerife itimad kılalar. Fi evâili sene 1050”.
Abdullah Efendi tohumdan yedi tane güzel zerrin yetiştirmişti; yine tohumdan elde ettiği rûmî lâlelerden biri de devrinin çiçekçileri tarafından pek beğenilmiş “Yamalı Kabak” adile hayli nam almıştı.
1660 (1071) da öldü, Topkapı Maltepesine defnedildi. “Şeyhi Devran” terkibi ölümüne tarihtir. Nisari Hüseyin Efendi de ölümüne:
Güli nesrini Adn ola, İlâhi, Sarı Abdullah
Tarihini söylemiştir.
Sarı Abdullah Efendinin en namlı eseri mesnevînin birinci cildine yazdığı Türkçe bir şerhtir ki “Mesnevî şârihi” diye şöhret bulmasına sebep olmuştur. Bundan gayri “Gurre”, “Dürre”, “Cevhere “Nasihatülmülûk”, “Esrarül ârifin” ve “Gülşenirâz” isimlerindeki eserleri, müellifine kendi başlarına şöhhret temin edebilecek kıymetleridir. Bu büyük âlim, şeyhâne yazıda ve sair çeşitli yazılarda hüner sahibiydi. Bir hattat olarak en nefîs yadigârları arasında Sivasî Şeyh Abdülmecid Efendi zaviyesinin vakfiyesi zikredilir. “Abdi” mahlası ile de ilâhileri vardır.
Bibl. : Müstakimzâde, Tuhfei hattâtin Hadikatül cevami, I; Ubeydullah, Tezkirei şükûfeciyan.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010129
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfa 44
Bibliyografya Notu
Bibl. : Müstakimzâde, Tuhfei hattâtin Hadikatül cevami, I; Ubeydullah, Tezkirei şükûfeciyan.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.