Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ABDULLAH EFENDİ (Himmetzade)
On yedinci asrın ikinci yarısında büyük şöhret sahibi bir şair ve musikişinastır; Bayramî şeyhlerinden Himmet Efendinin oğludur, 1640 da İstanbulda doğmuş; 1683 Viyana bozgunu yılında ölen babasının yerine Yenibahçedeki Himmetzade dergâhına şeyh olmuş; Fatihte Halil Paşa camiinde, Sultanselimde, Fatih camiinde, Bayazıd camiinde vâizlik etmiş ve 1710 da ölmüştür. Nezaketi, zarafeti ve sohbetlerinin tatlılığı ile meşhurdu.
Şair ve musikişinas Nazim ölümüne şu tarihi söylemiştir:
Dedi tarihi vefatın gamü hüzn ile Nazim
“Hü deyüb gitti meded Himmet efendi zade”
H. 1122 (1710)
Himmetzadenin 1686 Eylûlünün yirminci Cuma günü Davudpaşa camiindeki bir vâzı hemen bütün İstanbulu derin bir heyecana düşürmüş ve sözlerinin en canlı parçaları tarihe geçmiştir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın Viyana önünde uğradığı büyük bozgundan sonra, Almanlar ve Polonyalılarla beraber Ruslar ve Venedikliler de üzerimize saldırmış idi; dört düşmanla çarpışan ordularımız, değerli başlardan mahrum, ağır mağlûbiyetlere uğruyordu, padişah Dördüncü Mehmed ise, bütün bu felâket haberlerine rağmen, ağır masraflara mal olan sürgün avları ibtilâsından kendisini kurtaramıyordu. İstanbul halkı heyecan içinde idi. Padişah ile devlet ricali aleyhinde her geçen gün türlü dedikodular oluyordu. Eylûl başında İstanbula ge...
⇓ Read more...
On yedinci asrın ikinci yarısında büyük şöhret sahibi bir şair ve musikişinastır; Bayramî şeyhlerinden Himmet Efendinin oğludur, 1640 da İstanbulda doğmuş; 1683 Viyana bozgunu yılında ölen babasının yerine Yenibahçedeki Himmetzade dergâhına şeyh olmuş; Fatihte Halil Paşa camiinde, Sultanselimde, Fatih camiinde, Bayazıd camiinde vâizlik etmiş ve 1710 da ölmüştür. Nezaketi, zarafeti ve sohbetlerinin tatlılığı ile meşhurdu.
Şair ve musikişinas Nazim ölümüne şu tarihi söylemiştir:
Dedi tarihi vefatın gamü hüzn ile Nazim
“Hü deyüb gitti meded Himmet efendi zade”
H. 1122 (1710)
Himmetzadenin 1686 Eylûlünün yirminci Cuma günü Davudpaşa camiindeki bir vâzı hemen bütün İstanbulu derin bir heyecana düşürmüş ve sözlerinin en canlı parçaları tarihe geçmiştir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın Viyana önünde uğradığı büyük bozgundan sonra, Almanlar ve Polonyalılarla beraber Ruslar ve Venedikliler de üzerimize saldırmış idi; dört düşmanla çarpışan ordularımız, değerli başlardan mahrum, ağır mağlûbiyetlere uğruyordu, padişah Dördüncü Mehmed ise, bütün bu felâket haberlerine rağmen, ağır masraflara mal olan sürgün avları ibtilâsından kendisini kurtaramıyordu. İstanbul halkı heyecan içinde idi. Padişah ile devlet ricali aleyhinde her geçen gün türlü dedikodular oluyordu. Eylûl başında İstanbula gelen Dördüncü Mehmed soğuk karşılandı; halkın bu muamelesinden ürken hükümdar, camilerdeki vâiz şeyhlerin, ümit verici sözlerle efkârıumumiyedeki heyecanı yatıştırmalarını emretti ve yukarıda kaydedilen tarihte Cuma namazını Davudpaşa camiinde kılarak Himmetzadeyi bir huzur vâzına getirtti; Abdullah Efendi de büyük bir medenî cesaretle ağzına geleni söyledi:
“Ümmeti Muhammed!.. Devlet sahibsiz kaldı. Bunca İslâm memleketleri ve kaleleri din düşmanlarımızın eline girdi! Hesabsız camiler ve mescidler puthane oldu!.. Fiilinizi değiştirin, günahınıza tövbe ve istiğfar edin!.. Bize lâzım olan gözümüz yaşından çemen bitinceye kadar başımız yerden kalkmamaktır!.. Nedir bu inip binme!.. Ne zamana kadar gaflet uykusunda yatarsınız?!. Gerçi Padişahlar ava gidegelmiştir, ancak şimdi zamanı değil!.” dedi; cemaati coşkun hıçkırıklarla ağlattı; Dördüncü Mehmed ise; vâiz efendi daha sözlerini bitirmeden camii terkedip ava gitti; ve İstanbuldaki sadaret kaymakamına bir emir göndererek vâizlerin, padişahın avlarından bahsetmelerini yasak etti.
Müretteb divan sahibi olan Abdullah efendinin lisanı temiz, edası biraz lâibalicedir.
Güzel bir saatçi çırağı hakkında beyit:
Cefâsın çekmeğe âdem gerek saatçi dildarın,
Demirdendir çekilmez yayı ol şuhi cefakârın.
Bir nevcivan hakkında beyit:
Etine dolu, şeker dillü, billûrin ellü,
Mûmiyânan âresinde o cefâcû bellü!..
Bir bestekâr olarak da çok güzel ilâhileri vardır.
— Hüseynî aşiran ilâhi, güfte babası Himmet Efendinin —
Yine bir sevdâya düştüm
Aşkın elinden elinden
Yine umman olup taştım
Aşkın elinden elinden
— Sabâ tevşih güfte kendisinin —
Ravzana yüz süren bulur aman
El aman ey Fahri âlem el aman
Her gelen dilhaste bulur tâze can
El aman ey Fahri âlem el aman
Zamanımıza kadar pek azı kalabilmiş olan ilâhîlerinin bir kısmı da devrinin diğer kıymetli sanatkârları tarafından bestelenmiştir.
Hattatlık icazatnamesini asrının büyük üstadı Hafız Osmandan almıştı; lâtife yollu bir beytinde:
Faslı şitâda böyle havâ Hak atâsıdır;
Kırtasi meşki destine al, yaz havâsıdır.
Diyen Himmetzade yazıya o kadar gayret sarfetmişti ki, üstadı tarafından bir “Hâdisi nûr” kıt’ası hediyesiyle taltif edilmiş, Abdullah Efendi de bu hatırayı kıt’anın arkasına kaydederek imzalamıştı.
Devrinin namlı çiçek meraklılarından olan Himmetzade Abdullah Efendi tohumdan iki rûmî lâle, üç tane de kırmızı Girid lâlesi yetiştirmişti.
Bibl. : Silâhdar Tarihi, II; S. N. Ergun, Türk Musikisi Antolojisi; Mustakimzâde, Tuhfei Hattâtin; Ubeydullah, Tezkirei şükûfeciyan.
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010116
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 1, page 41
Bibliography Note
Bibl. : Silâhdar Tarihi, II; S. N. Ergun, Türk Musikisi Antolojisi; Mustakimzâde, Tuhfei Hattâtin; Ubeydullah, Tezkirei şükûfeciyan.
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.