Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ABDULLAH CEVDET (Doktor)
“Genç Türkler” neslinden, serbest fikirliliği ile taınmış muharrir ve gazeteci; çok verimli bir mütefekkir mütercim, şair, göz hekimi; 9 Eylûl 1868 de Arapkirde doğdu; 1932 de İkinciteşrinin 28-29 gecesi kalb sektesinden İstanbulda öldü. Kabri Mevlevihanekapısı mezarlığında yol üzerindedir. Mamûretülâziz Askerî Rüşdiyesini bitirdikten sonra İstanbula gelerek Kuleli Askerî İdadisine giren Abdullah Cevdet, buradan imtihanla Askerî Tıbbiyeye kabul olunmuş ve Yüzbaşı rütbesiyle göz hekimliği diploması almıştır.
Rıza Tevfik 1913 de Nevsâli Milliye gönderdiği bir makalade Abdullah Cevdet için şunları yazıyor:
“Ben doktoru tanıyalı yirmi sene kadar olur. O vakit kendisini bir tıbbıyeli olarak tanımıştım. Edebiyat, fakat inkılâbkâr, hattâ isyanperver bir edebiyat onun ruhunu ateşliyordu. O zamanlar, meşhur Kemalin nefehatı ile genç ve hayalperest gönüllerin yaşadığı demlerdi. Gençlik ve o gençliğin başında Ali Ferruhlar, Abdülhalim Memduhlar Kemalin üslûbiyle hitab etmeğe özeniyorlardı. Abdullah Cevdet, Abdülhalim Memduhu yakından tanımıştı, ve ona az çok medyunu şükran olduğunu itiraf ederdi. Doktorun eş’arında o zamanın ateşi vardır ve sönmemiştir. Kahriyat namiyle Avrupada neşretmiş olduğu mecmuai eş’ar, o ateşin kıvılcımlarıdır. Bu kitapta şair, istibdadı cür’etkâr bir lisanla istihk...
⇓ Read more...
“Genç Türkler” neslinden, serbest fikirliliği ile taınmış muharrir ve gazeteci; çok verimli bir mütefekkir mütercim, şair, göz hekimi; 9 Eylûl 1868 de Arapkirde doğdu; 1932 de İkinciteşrinin 28-29 gecesi kalb sektesinden İstanbulda öldü. Kabri Mevlevihanekapısı mezarlığında yol üzerindedir. Mamûretülâziz Askerî Rüşdiyesini bitirdikten sonra İstanbula gelerek Kuleli Askerî İdadisine giren Abdullah Cevdet, buradan imtihanla Askerî Tıbbiyeye kabul olunmuş ve Yüzbaşı rütbesiyle göz hekimliği diploması almıştır.
Rıza Tevfik 1913 de Nevsâli Milliye gönderdiği bir makalade Abdullah Cevdet için şunları yazıyor:
“Ben doktoru tanıyalı yirmi sene kadar olur. O vakit kendisini bir tıbbıyeli olarak tanımıştım. Edebiyat, fakat inkılâbkâr, hattâ isyanperver bir edebiyat onun ruhunu ateşliyordu. O zamanlar, meşhur Kemalin nefehatı ile genç ve hayalperest gönüllerin yaşadığı demlerdi. Gençlik ve o gençliğin başında Ali Ferruhlar, Abdülhalim Memduhlar Kemalin üslûbiyle hitab etmeğe özeniyorlardı. Abdullah Cevdet, Abdülhalim Memduhu yakından tanımıştı, ve ona az çok medyunu şükran olduğunu itiraf ederdi. Doktorun eş’arında o zamanın ateşi vardır ve sönmemiştir. Kahriyat namiyle Avrupada neşretmiş olduğu mecmuai eş’ar, o ateşin kıvılcımlarıdır. Bu kitapta şair, istibdadı cür’etkâr bir lisanla istihkar ediyor.
Herkesin tapdığı istibdadın
Çiğnedim satvetini, kudretini
Nice yıl azmü sebatü dadın
Bekledim gamlı sırrı fikretini.
gibi kıt’alarla bu sinirli kitab baştan başa doludur. Bu heyecanlı şair, başka şeylerle meşgul olmıya idi, şüphe yok ki bizde hamiyet ve hamaset vâdisinde en güzel şiirler vücude getirecek, ve henüz edebiyatımızda müstakilen mevcut olmıyan bu cins eş’arı ibda edecekti. Lâkin edebiyatın bu türlüsü kendisini siyasiyata, içtimaiyata, felsefiyata zorla sevketmiş ve Abdullah Cevdet bütün bu mesail ile uğraşmıştır.”
1897 de sürgün olarak gönderildiği Trablusgarptan İsviçreye kaçan Abdullah Cevdet, Jöntürklerin Cenevrede çıkardığı Osmanlı gazetesi muharrirleri arasına katılmış, ayni yıl içinde de “Kahriyat” ı neşretmişti. “Avrupanın, içinde ömrü gurbetimin en büyük kısmı geçen İsviçredir” diyen ve bu ömrü:
Vatana vakfedip tababetimi
Gömdüm İsviçreye şebabetimi.
Beytinde yâd ve terennüm eden Abdullah Cevdet, Cenevrede “İmprimerie İnternationale” adiyle bir matbaa kurdu, 1904 yılının 1 Eylûlünde de İctihad mecmuasını çıkarmağa başladı; ayni yıl içinde de kendi telif ve tercümelerini ve başkalarının eserlerini yayınlıyan “Kütüphanei İctihad” ı kurdu. Bir sene sonra da, 1905 de, matbaası, mecmuası ve kütüphanesi ile Mısıra naklederek Kahirede yerleşti; orada ademi merkeziyetçi Genç Türkler fırkasına girdi. İkinci Meşrutiyetin ilânından sonra 1911 de İstanbula geldi. Bir müddet sonra da Dozy’nin islâm düşmanlığı ülküsiyle yazdığı “Essai sur l’Histoire de l’İslamisme” isimli kitabını “Tarihi İslâmiyet” adiyle tercüme ve neşre başladı; bu eserin, ve bilhassa islâmiyet aleyhinde çok ağır olan mukaddimesinin tercümesi Türkiyenin, bu arada bilhassa İstanbulun Müslüman ekseriyetini rencide etti. Abdullah Cevdet ağır hücumlara uğradı. “Tarihi İslâmiyet” de Türkiyede yasak edildi.
O zamanlar müfrit muhafazakâr zümreden nükteci bir zat Abdullah Cevdete, “Abdüllât Cevdet” diyerek Arabların İslâmiyetten evvelki putlarından birinin adiyle muhakkak ki eşine az rastlanan zarafet eserlerinden birini göstermişti. Balkan Harbi içinde, hürriyet ve İtilâf fırkası hükûmeti tarafından İttihad ve Terakki fırkasına mensub poletika mevkufları arasına, İttihadçı olmadığı halde hür fikirliliği kâfi bir tehlike görülerek, Abdullah Cevdet de katıldı. Bundan sonra İctihadı bir ara İştihad ve Âlem adlariyle devam ettirmeğe çalıştı ise de, Umumî Harbin ikinci yılında, 13 Şubat 1915 de tekrar kapandı; ve bu kapanış devri oldukça uzun, mütareke ile İttihad ve Terakki fırkasının dağılışına kadar sürdü. 1 İkinteşrin 1918 de mecmuasını çıkarmağa başlıyan Abdullah Cevdet, bir ara Damat Ferid sadaretinde sıhhiye müdiri umumîsi tayin edildi.
“İşgal kuvvetlerine taraftarlık göstermek gibi siyasî ve millî hatalar işlemiştir. Din bağlarından olduğu gibi millet ve vatan duygularından da uzak ve milletlerarası bir fikir adamı olmak hevesini gütmüş, hareketlerinde, yazılarında reybî ve kararsız, fakat daima canlı ve çalışkan insan mizacı göstermiştir. Lâtin harflerinin kabulünü ilk ileri sürenlerden biri de odur. Herhalde kusurlarına rağmen, taassuba karşı savaşmış, serbest düşünceyi yaymak hususunda devamlı gayretlerde bulunmuş bir fikir adamı olarak hatırlamak lâzımdır” (İnönü Ansiklopedisi).
Bahaî mezhebinden bahseden bir makalesinde, peygamber hakkında hürmetsiz tâbirler kullanması, dört buçuk yıl süren uzun bir dâvaya sebeb oldu. Muharrir muhakemesinin ilk safhasında iki yıl habse mahkûm edildi, hakkında verilen son karar da peygamberlere sövmek suçunun kaldırılması oldu.
Abdullah Cevdet bu muhakemeden sonradır ki hakkındaki son ve en ufak tereddütlerde silinen dinsiz muharrir simasını aldı. Öyle ki, tabutu musalla taşına konduğunda, cemaat cenaze namazına durmağa hazırlanırken liberal bir genç, Vefa Lisesi tarih muallimi İlhan Şevket, “Abdullah Cevdet” isminden yanıldıklarını, ölünün maruf bir dinsiz olduğunu söylemişti. Cenaze namazını “Tövbeinasuh olabilir” diyen o zamanki Ayasofya imamı kıldırdı.
Abdullah Cevdet, büyük ve küçük telif ve tercüme yetmişe yakın eser sahibi bir muharrirdir. Uzun ve kısa aralarla otuz yıl neşre muvaffak olduğu İçtihaddaki makaleleri ve şiirleri, bilhassa rübaileri de hatırlanırsa, adı, Türkiyenin en verimli kalem sahipleri arasına geçer. Bir tâbi olarak da büyük simadır. Ömer Hayyamı, Mevlânayı ve Shakespeare’i millî kütüphanemize maletmeğe çalışan ilk mütercimlerden biri oluşu da Abdullah Cevdet için, tercümelerinin edebî kıymetini münakaşaya lüzum görmeden, şereftir. Fransızların san’at ve tefekkürü halklaştırmış muharrirlerinden Gustave Le Bon’u Türkiyeye ilk tanıtanlardan biri Abdullah Cevdet olmuştu, öyle ki, Le Bon memleketimizdeki hayranlarını Fransada bulamamıştır denilebilir.
Yanında çalışmış işçiler arasında, mecmua ve matbaa sahibi bir patron olarak fevkalâde tamahkârlığı söylenirdi; fazla gayret ve emek karşısında adamlarını taltif etmek zevkinden mahrum imiş. Bakkalın öteberi sardığı kâğıtlara makale yazdığı da meşhurdur. Muharrirlerin karşılaştıkları mürettib hatalarından en hazin ve gülünçlerinden birine de Abdullah Cevdet uğramıştı, bu büyük adamın bir şiirinde:
Vatanın bir öksüzüyüm
mısraı, eski yazıda “sin”harfinin düşmesiyle:
Vatanın bir öküzüyüm
şeklinde çıkmıştı.
Abdullah Cevdet, Mehmed Cevdet adında lise fransızca öğretmenliği yapan bir oğul ile “Gül” adında türk kadınlığının iftihar edeceği münevver bir kız evlât bırakmıştır.
Kahriyattan sonra yazdığı şiirleri “Dağdan Gelen Ses” ve “Düşünen Musiki“ adında iki kitapta toplamıştır. Bunların içinde öyle güzel ve kuvvetli parçalar vardır ki, Abdullah Cevdet başka hiçbir şey yapmasaydı şöhretini temin edebilirdi.
Abdullah Cevdet fransızca ve farsça da şiirler yazmıştır. Fransızca şiirlerini de beş küçük kitapta toplamıştır.
Bir mütercim olarak evvelâ Shakespeare’in trajedileriyle uğraştı ve ondan altı eser verdi: “Hamlet, Makbet “Macbeth”, Jül Sezar “Julius Caesar”, Kıral Lir “‘King Lear”, Antuvan ve Kleopatra “Antony and Cleopatra”, Romeo ve Jülyet “Romea and Juliet”.
Diğer edebî ve ilmî tercümelerinin başlıcaları, asıl adları ve tercümelerine Abdullah Cevdetin verdiği isimlerde şunlardır:
Schiller’den Giyom Tel “Wilhelm Tell”, Alfieri’den İstibdad “Della Tiranide”, Hükümdar ve Edebiyat “Del principe delle lettere”, Byron’dan Silyon Mahbusu “The prisoner of Chillon”; J. M. Guyau’dan Terbiye ve Veraset “Education et hérédité”; Emil Boutmy’den İngiliz kavmi “Essai d’une psychologie politique du peuple anglais au XIX ème siècle”; Gustave Le Bon’dan Ruhül Akvam “Les lois psychologiques de l’evolution des peuples”; Asrımızın Nususu Felfesiyesi “Les aphorismes du temps présent”; Avrupa harbinden alınan psikolociyai dersler “Enseignements psychologique de la guerre européenne”; Dün ve Yarın “Hier et demain”; Amelî Ruhiyat “Les incertitudes de l’heure présente”; İlmi Ruhu itçimaî “Psychologie des peuples”; Ömer Buyse’den Amerika Terbiye Usûlleri “Methodes americaines d’éducation générale et technique”; Jasques Norvicov’dan Harp ve Sözde İyilikleri “La guerre et ses prétendus bienfaits”; Baron Holbach’dan Aklı Selim “Le bon sens ou idées naturelles opposées aux idées sur natureles”; Hindli Muhammed Ghuri’den Müslümanlar Uyanınız “İkazı Müslim”; Celâleddin Rumî’den “Dilmestii Mevlâna” adı ile seçme şiir tercümeleri.
Bibl. : Nevsâli Millî; İnönü Ansiklopedisi; İslâm Ansiklopedisi; Hasan Aksonlu, Not; Hayri Tevfik, Not.
Abdullah Cevdet
(Resim: H. Çizer)
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM010101
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
H. Çizer
Description
Volume 1, pages 36-38
Note
Image: volume 1, page 36
Bibliography Note
Bibl. : Nevsâli Millî; İnönü Ansiklopedisi; İslâm Ansiklopedisi; Hasan Aksonlu, Not; Hayri Tevfik, Not.
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.