Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ABBAS HİLMİ PAŞAYA SUİKASD VAK’ASI (25 Temmuz 1941 - H. 2 Ramazan 1332. Cumartesi)
Ramazan ayını geçirmek üzere 1914 Temmuzunun yirmi ikinci Çarşamba günü İstanbula gelen Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa, Sultan Reşada arzı tâzimat ettikten sonra, bu ayın yirmi beşine rastlıyan Cumartesi günü sadırâzama iadei ziyaretten dönerken Balıâlinin cümle kapısı önünde Mısırlı bir gencin suikasd tecavüzüne uğradı.
Çubukludan Sirkeciye istimbotla gelen Hidivin yanında damadı Mısır kapı kethüdası Celâl ve mihmandarı İstanbul ahzıasker komisyonu reisi Hilmi Paşalar bulunuyordu; iskeleden açık bir saray arabasına binmişler, Babıâlide sadaret muhafız bölüğü süvarisiyle jandarma ve polis kıt’aları tarafından karşılanmışlardı, mülâkatta Dahiliye Nazırı Talât Bey (Paşa) de hazır bulunmuş ve Hidivi arabasına kadar uğurlamıştı. Babıâliden Şeyhülislâm kapısına gitmek üzere ayrılan Hidivin arabası cümle kapısından çıktığı sırada, kendisini görmek üzere yolun iki kenarını dolduran kalabalığın içinden elinde bir brovning tabancasiyle birisi fırlamış ve arabaya beş el ateş etmişti. Kurşunlardan ikisi ilk silâh sesi üzerine ayağa kalkan Abbas Hilmi Paşanın sağ yanağı ile sağ bileğine isabet etmiş, üçüncü kurşun da damadı Celâl Paşanın baldırına gelmişti. Mihmandar Hilmi Paşa da kılıcını çekerek Hidivi selâmlıyan süvari ile jandarma ve polise mütecavizi tepelemeleri için emir vermiş, itidal...
⇓ Devamını okuyunuz...
Ramazan ayını geçirmek üzere 1914 Temmuzunun yirmi ikinci Çarşamba günü İstanbula gelen Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa, Sultan Reşada arzı tâzimat ettikten sonra, bu ayın yirmi beşine rastlıyan Cumartesi günü sadırâzama iadei ziyaretten dönerken Balıâlinin cümle kapısı önünde Mısırlı bir gencin suikasd tecavüzüne uğradı.
Çubukludan Sirkeciye istimbotla gelen Hidivin yanında damadı Mısır kapı kethüdası Celâl ve mihmandarı İstanbul ahzıasker komisyonu reisi Hilmi Paşalar bulunuyordu; iskeleden açık bir saray arabasına binmişler, Babıâlide sadaret muhafız bölüğü süvarisiyle jandarma ve polis kıt’aları tarafından karşılanmışlardı, mülâkatta Dahiliye Nazırı Talât Bey (Paşa) de hazır bulunmuş ve Hidivi arabasına kadar uğurlamıştı. Babıâliden Şeyhülislâm kapısına gitmek üzere ayrılan Hidivin arabası cümle kapısından çıktığı sırada, kendisini görmek üzere yolun iki kenarını dolduran kalabalığın içinden elinde bir brovning tabancasiyle birisi fırlamış ve arabaya beş el ateş etmişti. Kurşunlardan ikisi ilk silâh sesi üzerine ayağa kalkan Abbas Hilmi Paşanın sağ yanağı ile sağ bileğine isabet etmiş, üçüncü kurşun da damadı Celâl Paşanın baldırına gelmişti. Mihmandar Hilmi Paşa da kılıcını çekerek Hidivi selâmlıyan süvari ile jandarma ve polise mütecavizi tepelemeleri için emir vermiş, itidalini muhafaza eden arabacı da hayvanları kamçılayarak yaralanmış olan Mısır hükümdarını vak’a yerinden Cağaloğluna doğru kaçırmıştı.
Suikasdçı ile asker, jandarma ve polis arasındaki müsademe çok kısa sürmüştü; kollarını arkasından tutmağa muvaffak olan Salih Efendi adında bir sivil taharri memuruna da yaralıyan mütecaviz, biri sol memesi üstüne diğeri, de sağ yanağından beynine doğru giren iki kurşun ile ağır yaralı olarak oradaki bir berber dükkânının önündeki ağacın dibine devrilmiş ve birkaç saniye sonra da can vermişti. Halktan birkaç kişi serseri kurşunlarla hafif yaralanmışlardı. Vak’a İstanbulda fevkalâde bir heyecan uyandırmıştı.
Abbas Hilmi Paşanın ilk tedavisi, o zaman İran sefarethanesi karşısında bulunan birinci kolordu karargâhında operatör Orhan Bey tarafından yapılmış ve yaraların tehlikeli olmadığı görülmüştü. Sultan Reşad başmabeyinci Tevfik Beyi göndererek hatır sordurmuş, sadırâzam Said Halim Paşa da bizzat gelerek yaraları sarılmış olan Hidivi otomobiliyle Gülhane parkı rıhtımına, oradan da istimbotla Çubukludaki sahilsarayına götürmüştü. Akşam üzeri kolordu sertabibini de beraberinde getiren Enver Paşa tarafından ziyaret edilmiş, Meclisi Meb’usan adına bir heyet gelmiş; bütün ecnebi hükümdarlarından telgraflar geldikten başka, İstanbuldaki sefirleri de resmen ziyarette bulunmuşlardı. Çubuklu telgrafhanesi günlerce durmadan faaliyette bulunmuş, bilhassa Mısırdan gelen telgrafları alabilmek için Çubukluya yardımcı memurlar gönderilmişti.
Vak’a akşamı Valide Paşa, iftarı beklemek üzere Bebekteki sahilsarayının bahçesinde oturuyormuş, suikasdı Dahiliye Nazırının bir telgrafından öğrenince fevkalâde bir teessür ve heyecana kapılmış, pek az sonra oğlunun bu meş’um tecavüzü hafif yaralarla atlattığını bildiren ikinci bir telgraf alınca Prenses Fatma Hanım ile beraber derhal Çubukluya geçmişti. Ertesi gün İstanbul fukarasına camilerde mühim bir tesaddukta bulundu, akşamı da İstanbul ve civarındaki tekkelerde birer iftar ziyafeti verdirtti.
İstanbul zabıtasının tahkikatı neticesinde, bu suikasdın siyasî olmadığı, tecavüzünü kendi hayatiyle ödeyen failin de cinnete yakın bir ahlâk buhranı geçiren Mısırlı bir genç olduğu anlaşıldı. Vak’a günü adı İstanbul matbuatına Mehmed Mazhar Paşa zade Mahmud Mazhar diye geçen bu gencin, dört sene kadar evvel ölmüş Mısır hâkimlerinden Mazhar Efendinin oğlu olduğu anlaşıldı. Henüz yirmi yaşlarında, uzun boylu ve esmer, güzel bir delikanlıydı. İstanbul Ticaret Bahriye Mektebi talebesindendi, vak’a günü de sırtında bu mektebin üniforması bulunuyordu. Kadıköyünde Cevizlikte Bakla sokağındaki konaklarında oturuyordu. Anasiyle kardeşlerinin Mısıra gitmeleri üzerine konakta yalnız kalmıştı. Evrakı arasında hususî hayatının hazin vesikaları bulundu. Anasına yazdığı son mektubunda hayatından acı acı şikâyette bulunuyor, aşk yüzünden öleceğini söylüyordu. Mısırda bulunan maşûkası bir musevi kızıydı, bu kıza gönderdiği mektupları da hep kendi kaniyle yazmıştı. Altı defa intihar teşebbüsünde bulunmuş, her seferinde kurtarılmış, 1913 de bir ara da sinir buhranları yüzünden Kadıköy Şifa hastanesinde yatmıştı.
Yemeklerini muntazaman, Kadıköy vapur iskelesi civarında Mısırlı talebenin devam ettiği İttihadü İslâm lokantasında yiyordu, akşamları da müşterisi yine bu talebelerle Arap gençleri olan bir gazinoya gidiyordu. Konakta bir miktar morfin de bulunmuştu. Kendisini tanıyanlar, Mahmud Mazharın akranı olmıyan uygunsuz adamlarla da düşüp kalktığını söylediler. Kadıköyünde münasebette bulunduğu bir Yahudi kızı da kendisine daima ölümden bahsettiğini, her intihar teşebbüsünde kurtarıldığından şikâyet ettiğini, vak’adan az evvel: “Ölüm için bir çare buldum, ben adam vuracağım, hükûmet de beni öldürecek” dediğini anlattı. Vak’a günü beyaz kolalı bir gömlek giymiş, siyah bir kıravat bağlamış ve tıraş olmuştu. Cesedi polis müdüriyetine kaldırıldığında cebinden bir çift kirli çorabı ile, 2 Mecidiye, 6 çeyrek ve 1 kuruş otuz parası çıktı. Ticareti bahriye mektebine uzun zamandanberi taksitini yatırmamıştı, bu yüzden mektebe alınmıyordu. Suikasıdda kullandığı tabancayı nereden aldığı öğrenilemedi. Vak’ada alâkaları bulunmak ihtimaliyle tevkif edilmiş olan bazı şüpheli Mısırlılar da serbest bırakıldı. Vak’a yerinde bulunanlardan bir zat da İkdam gazetesi muhabirine; Mahmud Mazharın elinde tabanca ile kalabalığın arasına fırladığı zaman gayet asabî bulunduğunu, kurşunlar vızıldarken Hidivin de elleriyle başını muhafaza ettiğini ve iki tarafa sallandığını, mütecavizin ağaç dibine devrildikten sonra dudaklarının bir şeyler söylemek ister gibi bir müddet kımıldadığını, kunduralarının pek eski olduğunu anlatmıştı.
Bibl. : İkdam Gazetesi.
Tema
Olay
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM010040
Tema
Olay
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 1, sayfalar 14-16
Bibliyografya Notu
Bibl. : İkdam Gazetesi.
Tema
Olay
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.