Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DİLÂVER (Laz)
1885 ile 1890 arasında Cibâli İskelesinin ek çifte dolmuş kayıklarında işler şehbaz bir kayıkcı civanı olup bütün emsâli gibi kara donlu, kara mintanlı, kara puşulu, yalın ayak, yarım pobuçlu, koşarlı, uçarlı, pırpırı haylaz delişmen oğlan iken Ayvansaray’daki yalısında oturan ve Çeçen Paşa Kızı denilen kırklık bir kibar yosmanın oynaşı olmuş hanımefendi tarafından geceleri yalıya alınmaya başlamış, aslında ise uygunsuz takımından olduğu için, sonu Çeçen Paşa kızının himmeti ve oğlana aşırı muhabbeti ile tatlıya bağlanmış bir büyük soygun, korsanlık mâcerâsının da kahramanlarından olmuşdur.
Lâz Dilâveri Cibâli meyhânelerinde çok yakından tanımış Üsküdarlı halk şâiri Tophâne ketebesinden Âşık Râzi bu haylaz gencin mâcerâsını şöylece anlatıyor:
“Pırpırı oğlan yalıya gece yarısından sonra kayıkla gider, paşa kızı da mâşûkunu yalının alt katında mahremi dadısının odasına pencereden alırmış. Fakat bıçkın oğlan yobazlık edip aç gözü dâimâ parada ve hediyede, muhabbet adına bildikleri de başka yollarda olduğundan hanımı öpmek sevmek şöyle dursun kendisini dahi nigâra okşatmaz, sevdirmez imiş. Oğlanın bu haylaz cefâsına tahammülü kalmayan hanımefendi nihâyet bir gece çapkını kovmuşdur.
“O tarihlerde Haliç korsanlarından ve lâz eşkiyâsından pelidi yezid bir Pazarlı Harun vardır ki Kayıkcı...
⇓ Read more...
1885 ile 1890 arasında Cibâli İskelesinin ek çifte dolmuş kayıklarında işler şehbaz bir kayıkcı civanı olup bütün emsâli gibi kara donlu, kara mintanlı, kara puşulu, yalın ayak, yarım pobuçlu, koşarlı, uçarlı, pırpırı haylaz delişmen oğlan iken Ayvansaray’daki yalısında oturan ve Çeçen Paşa Kızı denilen kırklık bir kibar yosmanın oynaşı olmuş hanımefendi tarafından geceleri yalıya alınmaya başlamış, aslında ise uygunsuz takımından olduğu için, sonu Çeçen Paşa kızının himmeti ve oğlana aşırı muhabbeti ile tatlıya bağlanmış bir büyük soygun, korsanlık mâcerâsının da kahramanlarından olmuşdur.
Lâz Dilâveri Cibâli meyhânelerinde çok yakından tanımış Üsküdarlı halk şâiri Tophâne ketebesinden Âşık Râzi bu haylaz gencin mâcerâsını şöylece anlatıyor:
“Pırpırı oğlan yalıya gece yarısından sonra kayıkla gider, paşa kızı da mâşûkunu yalının alt katında mahremi dadısının odasına pencereden alırmış. Fakat bıçkın oğlan yobazlık edip aç gözü dâimâ parada ve hediyede, muhabbet adına bildikleri de başka yollarda olduğundan hanımı öpmek sevmek şöyle dursun kendisini dahi nigâra okşatmaz, sevdirmez imiş. Oğlanın bu haylaz cefâsına tahammülü kalmayan hanımefendi nihâyet bir gece çapkını kovmuşdur.
“O tarihlerde Haliç korsanlarından ve lâz eşkiyâsından pelidi yezid bir Pazarlı Harun vardır ki Kayıkcı Dilâver bu şarkının bıçağı altındaki tayfalarından biri ve Pazarlıkın gayetle makbûlü olduğundan onu diğer tayfası gibi tehlikeli işlere koşup götürmez imiş. Dilâverin Çeçen Paşa Kızı ile olan mâcerâsını da bilirmiş, oğlan yalıdan kovulunca başbaşa vermişler ve yalıyı soymak için bir oyun hazırlamışlar. Dilâver bir yolunu bulmuş, “Ben ettim, sen etme..” diyerek kendisini hanımına af ettirmiş. Bir gece paşa kızı yosma hanım kayıkcı civanı ile murâdı üzere muhabbette iken Korsan Harun ile üç şerir ayakdaşı, gûyâ mahalleliden adamlarmış gibi kayıkla gelerek aynı pencereden yalıya girmişler ve paşa kızı kibar fahişeyi sözde oynaşı kayıkcı civanı ile basmışlar. Dilâver tâlimli, kadın şaşkın, korsanların ayaklarına kapanıp yalvarmaya başladıklarında Harun:
— Hanımefendi.. ırzını bizden satın almaktan gayri halâs yolu yoktur!.. demiş.
“Çeçen Paşa Kızı ile kılavuz dadı hâtun yalıda yükte hafif bahada ağır ne var ise korsanlara vermişler. Fakat Korsan Harun ile adamları Ayvansaraydaki yalının altından ayrılır ayrılmaz deniz polisi tarafından yakalanmışlar. Harun, Dilâverden hiç bahsetmeyerek Çeçen Paşa Yalısını soyduklarını itiraf etmiş, polis yalıya muracaat ettiğinde ise, Çeçen Paşa Kızı hâlâ mahallenin külhanbeyleri tarafından basıldığını zannettiği için, şaşırmış, ne diyeceğini bilememiş, “Yanlışlık olacak, bizim yalıya hırsız, korsan girmiş değildir, bir şeyim çalınmadı!..” demiş. Polis işin içinde bir bit yeniği olduğunu anlamış ve Çeçen Paşa Yalısını göz hapsine almış. Soygun vakasından sonra Kayıkcı Dilâver ayağını yalıdan kesmiş ise de hanımefendi de hasret ateşi gün günden ziyâdeleşerek bıçkınını yine paralar, hediyeler vâdi ile yalıya getirmiş, ama delikanlı kayıkla gelip de pencereden içeri girerken polis tarafından yakalanmış, zâten uygunsuz olarak bilindiğinden karakolda dayağa yatırılınca mâcerasını başından sonuna kadar bülbül gibi anlatmış, Çeçen aşa kızının kırmızı gömleğinin yeni yakası da meydana çıkmış, lâkin hanımefendinin küçük kız kardeşi haremi hümayun saraylılarından olduğu için vakanın nâmus tarafı örtbas edilmiş, Dilâver de Korsan Haranın tayfası olarak tevkif edilmiş. Bu sefer yosma hanımefendi zabtiye nâzırı paşanın ayaklarına düşmüş, oynaşı kayıkcıya nikâhla varacağını söyleyerek tulumbacıyı kurtarmış, daltaban oğlan da paşa yalısına iç güveyisi olarak girmiş. Bir gün Dilâvere sormuş, bu nikâh işi bidâyette niçin olmadı demiştim, “Hanımın teklif etti, ben çapkınlık ettim, râzı olmadımdi..” demişti. Korsan Harun bu vakadan sonra Yemene asker olarak gönderilmiş, iki sene kadar sonra oradan kaçarak yine Ayvansaraya gelmiş, fakat geldiğinin tezin de Hıdır adında onbeş yaşlarında bir lâz çocuğu tarafından bıçaklanarak öldürülmüştür, bu cinayet için Hıdırın para ile tutulardı korsanı Dilâver hesabına öldürdüğü söylendi idi..”
Aşağıdaki semâî bu mâcerayı nakleden Âşık Râzi tarafından Çeçen Paşa Kızının ağzından hezel yollu yazılmıştır:
SEMÂİ
Nâmın Dilâver, henüz hat âver
Siyehpuş server, gönül pek sever
Ayaklar eller, müşekkel dilber
Gamzesi gammaz, mürâhik canbaz
Yalı uşağı ipden kuşağı
Yalın ayağı, yalın yanağı
Elde bıçağı, yok solu sağı
Din imanı az, gözü kanlı lâz
Semtin Cibâli, kibardan hâli
Eclâf emsâli, cümle ehâli
Tulumbacı mı eyledim vâli
Gel itme sen naz, ey şûhi tannaz
Ey şûhi dilbaz, şehlevend şehbaz,
Hem bülend âvâz bir hümâ pervaz,
Gaayetle kurnaz, serkeşce bir az,
Teşfirin niyaz, eyleriz bu yaz,
Âfeti cansın, gaayet yamansın,
Şâhi bütansın, hem bî amansın,
Canlar yakansın, evler yıkansın,
Pırpırı haylaz bir deli poyraz,
Görüp sen mâhı, şaşırdım râhı
Gönül penâhı kayıkcı şâhı
Gel alma âhı, çoktur günâhı
Yalıya bu yaz, gel ey servinaz
Hanımdan dâvet, kasdi muhabbet
Ey melek sûret, terk eyle vahşet
Gamzenle dâd et, nigârı şâd et
Ey hümâ pervaz, ey şûhi şehbaz
Kara don mintan, serpuşun kara
Kara kâkülün düşür kaşlara
Düşüb yalvara, kız ayaklara
Aman ey Ayvaz, şıkırdım palaz
Bu Çeçen Kızı, damla sakızı
Seher yıldızlı, altın yaldızı
Pek çekmez nazı, hünkâr baldızı
Yola gel biraz, bıçkınım yobaz.
Yüreğin yağı, olmasun ağu
Sen lâz kopuğu, gülle topuğu
Var ile yoğu, köhne kayuğu
Bir dahi anmaz, kesersin ayaz
Vâsıf HİÇ
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Vâsıf Hiç
Identifier
IAM080966
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 8, pages 4562-4563
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.