Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DİDON, DİDONLAR
Kadimden Birinci Cihan Harbine kadar İstanbul halkı, halkın da bilhassa avam tabakası önce yalnız fransızlara, 1853-1855 Kırım Harbinden sonra da bütün avrupalılara “didon” diye gelmişdir; orta ve yüksek tabaka ağzında “fransız” isminden bozma olarak farnsızlara ve yine bütün avrupalılara alem olmuş “frenk” tâbirinin bir müterâdifidir.
“Didon” düzme ismi, fransızların avam kısmının, bilhassa İstanbula gelmek fırsatını bulan gemicilerin sohbet arasında sık sık kullandıkları “dis donc” tâbirinden doğmuşdur.
Lâle Devrinde İstanbulda ilk yangın tulumbasını îcad eden ve yangın tulumbacılığı teşkilâtının kurulmasına ön ayak olan Gerçek Davud Ağa bir fransız mühendisi idi (B.: Davud Ağa, Gerçek; Tulumbacılar); daha o zaman İstanbul halkı yangın tulumbasına: “Didonun Tulumbası ”adını takmış, bu nisbetden de o ilk tip yangın tulumbalarına “Dido Tulumba” denilmişdi.
Kırım Harbi dönüşünde müttefik devletler (Fransa, İngiltere, Sardunya) askerleri bir müddet dinlenmek üzere İstanbulda kalmışdı; bu ikaamet avam arasında dedikodulara sebeb oldu: “Bir adama gel demesi kolay, git demesi zordur.. Didonlar İstanbulun havasından hoşlandılar, bakalım nasıl gidecekler!.” denildi ve ittifâkı akdeden Mustafa Reşid Paşa aleyhine bir cereyan hâsıl oldu; Paşa İstanbuldaki elçiler nezdinde şahsî nüfûzunu k...
⇓ Devamını okuyunuz...
Kadimden Birinci Cihan Harbine kadar İstanbul halkı, halkın da bilhassa avam tabakası önce yalnız fransızlara, 1853-1855 Kırım Harbinden sonra da bütün avrupalılara “didon” diye gelmişdir; orta ve yüksek tabaka ağzında “fransız” isminden bozma olarak farnsızlara ve yine bütün avrupalılara alem olmuş “frenk” tâbirinin bir müterâdifidir.
“Didon” düzme ismi, fransızların avam kısmının, bilhassa İstanbula gelmek fırsatını bulan gemicilerin sohbet arasında sık sık kullandıkları “dis donc” tâbirinden doğmuşdur.
Lâle Devrinde İstanbulda ilk yangın tulumbasını îcad eden ve yangın tulumbacılığı teşkilâtının kurulmasına ön ayak olan Gerçek Davud Ağa bir fransız mühendisi idi (B.: Davud Ağa, Gerçek; Tulumbacılar); daha o zaman İstanbul halkı yangın tulumbasına: “Didonun Tulumbası ”adını takmış, bu nisbetden de o ilk tip yangın tulumbalarına “Dido Tulumba” denilmişdi.
Kırım Harbi dönüşünde müttefik devletler (Fransa, İngiltere, Sardunya) askerleri bir müddet dinlenmek üzere İstanbulda kalmışdı; bu ikaamet avam arasında dedikodulara sebeb oldu: “Bir adama gel demesi kolay, git demesi zordur.. Didonlar İstanbulun havasından hoşlandılar, bakalım nasıl gidecekler!.” denildi ve ittifâkı akdeden Mustafa Reşid Paşa aleyhine bir cereyan hâsıl oldu; Paşa İstanbuldaki elçiler nezdinde şahsî nüfûzunu kullanarak bu yabancı askerlerin İstanbulu hemen terk etmesini temin etmişdi.
Kılığı, kiyâfeti, tuvâleti, tavır ve hareketleri avrupalılara taklid olan Türkler de halkca hoş görülmemiş, onlar da “Didon sakallı herif..”, “Didon kılıklı Çapkın..” gibi tâbirlerle tezyif edilmişdir. Üsküdarlı kalender halk şâiri Tophâne ketebesinden Âşık Râzi 1885-1890 arasında alafranga bir genc ile şöyle alay ediyor :
Nevcivanım şıkdır şık, anna şalgam baba turp
Paytonla geçerken gör kibârâne oturup
Gezmiş tozmuş Londura Pâris Berlin Viyana
Bir Avrupa bir yana ille Pâris bir yana
İki dirhem naz ile bir çekirdek cilvesi
Küçük Beyin şampanya bizler kahve telvesi
Puduralı yanaklar gül penbesi dudağı
Hem nigâhı mestâne içmiş Martel Konyağı
Tatlı suyun frengi Mişon Kaspar Andondur
Bizim beyi sorarsan çıt kırıldım Didondur
Kapatması metires uşağın adı vale
Fransızca konuşur yanaşma ispir ile
Didon Beyim şıkdır şık elhak sîne bülbülü
Lâkin soymaya kalkma sakın ol gonce gülle
Lavantalı tekedir Pârisde beş yıl tamam
“Lö bo jön om” unutmuş neymiş yıkanmak hamam
Kapkara kabuk tutmuş ayaklarının kiri
Tahta fırçası ile yıkatmalı monşeri
Aynı vâdide şu kıtalar da Âşık Râzinindir. (B.: Mustafa, Arabacı):
Sırma püskül bıyıklı Arabacı Mustafam
Tığ gibi çakı gibi bir oynaşım var ana
Gözleri câmekânlı düzeni bozuk endam
Didon kılıklı kâtib koca mı olur bana
Hani hanım kız diyen, gelin kız diyen sazı
Nerde dal fes altında reyhan misâli kâkül
Güllü mintan al kuşak gümüş topuk şehbazı
Değişmez redingotlu hınbıla deli gönül
Didon bilir frenkce arabacım kuşdili
Biri baston oynatır biri şaklatır kamçı
Mustafam sîne uryan sırma nakış çevreli
Didon Beyin eksiği koltuk altında haçı
Sen bu sevdâdan vaz geç kıyma kızına ana
Ayırma Mustafamdan tamah ederek mala
Kaynanam görümceler hepsi süslü kokona
Kaçarım inan olsun bitli bir kürd hammala
Câriye değilim ben adım Benli Pâkize
Kenarın yosmasıyım ben Didonla olamam
İstemem yalı konak kulübe yete bize
Arabacıgüzeli Mustafam da Mustafam
İstanbulun ayak takımı Didon’a benzeyen bir ismi de 1918 mütârekesinden sonra Rus kadın ve kızlarına takmışdı. Bolşeviklerden kaçarak memleketlerini terk eden zengin ve asıl tabakalara mensub ruslar ile konak yeri olarak İstanbula sığınmışlar, ve o sırada, Birinci Cihan Harbinin gaalibi devletlerin askerî işgaali altında bulunan İstanbulda geçinebilmek için pastahâneler, lokantalar, barlar açmışlar, bu yerlerin garsonluk ve konsommatrisliklerini kendi kızları, kadınları, delikanlı ve şâbı emred oğulları yapmışdı (B.: Beyaz Ruslar, cild 5, sayfa 2624); hizmet ederken teşekkür karşılığı “haroşo” kelimesini çok sık kullandıkları için mülteci rus kadın ve kızlarına “Haraşo”, Didon gibi bir alem olmuşdu.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080932
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4547-4548
Bakınız Notu
B.: Davud Ağa, Gerçek; Tulumbacılar; B.: Mustafa, Arabacı; B.: Beyaz Ruslar, cild 5, sayfa 2624
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.