Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DIRAĞMAN CAMİİ
Fâtih civarında Çarşanba semtinin batısında, kendi adına nisbetle anılan semtde, 1934 Belediye Şehir Rehberine göre Karagümrük Nâhiyesinin Dervişali Mahallesinde Dırağman Caddesi üzerindedir (adı geçen rehberde pafta 7/108).
Hadikatül Cevâmi şu mâlûmâtı veriyor: “Bânisi Tercüman Yunus Ağa önce mekteb binâ idüb sonra bu camie başlamış ve cami tamam olmadan vefât idüb mihrab duvarı önüne defnedilmiş, Camii birâderi Mustafa Ağa tamamlamışdır, kapusunun üstündeki tarihi budur :
İzzü câh ile ki oldu Yunus Bey
Tercümânı şehi cihan ârâ
Yapdı bu mescidi şerîfi ol
Kıluber avnü lûft âna Hüdâ
Rûhi kudsi didi o dem târih
“Dâri taatü menzili sulehâ”
947 (1540-1541)
“Camii şerifin avlusunda üç kapusu olup merdivenli kapusunun dış yüzündeki iki beyitlik farsca tarih Şeyhülislam Ebüssuud Efendinindir :
Yâ Rab çi münâsib in ki orâ (oorâ)
Hürşîd bûd becâyi gülmîh
Ridvan çü dîd in binâ rast
“Yek der Bihişt” güft tarih
941 (1534-1535)
(Hadikanın matbû nushasında her iki tarih manzûmesinin tarih rakamları 948 olarak yazılmışdır; baskıda mürettib hatâsı olduğunu zan ediyoruz; türkçe manzûmede metnin hiç bir yeri 947 yi 948 e çıkaracak bir “elif = 1” harfi kabul edemez. Farsca manzûmede de 941 rakamını 948 yapacak bir tamiye görmedik. Farsca tarihin camie başlandığında, türkçe tarihin de hayratın h...
⇓ Devamını okuyunuz...
Fâtih civarında Çarşanba semtinin batısında, kendi adına nisbetle anılan semtde, 1934 Belediye Şehir Rehberine göre Karagümrük Nâhiyesinin Dervişali Mahallesinde Dırağman Caddesi üzerindedir (adı geçen rehberde pafta 7/108).
Hadikatül Cevâmi şu mâlûmâtı veriyor: “Bânisi Tercüman Yunus Ağa önce mekteb binâ idüb sonra bu camie başlamış ve cami tamam olmadan vefât idüb mihrab duvarı önüne defnedilmiş, Camii birâderi Mustafa Ağa tamamlamışdır, kapusunun üstündeki tarihi budur :
İzzü câh ile ki oldu Yunus Bey
Tercümânı şehi cihan ârâ
Yapdı bu mescidi şerîfi ol
Kıluber avnü lûft âna Hüdâ
Rûhi kudsi didi o dem târih
“Dâri taatü menzili sulehâ”
947 (1540-1541)
“Camii şerifin avlusunda üç kapusu olup merdivenli kapusunun dış yüzündeki iki beyitlik farsca tarih Şeyhülislam Ebüssuud Efendinindir :
Yâ Rab çi münâsib in ki orâ (oorâ)
Hürşîd bûd becâyi gülmîh
Ridvan çü dîd in binâ rast
“Yek der Bihişt” güft tarih
941 (1534-1535)
(Hadikanın matbû nushasında her iki tarih manzûmesinin tarih rakamları 948 olarak yazılmışdır; baskıda mürettib hatâsı olduğunu zan ediyoruz; türkçe manzûmede metnin hiç bir yeri 947 yi 948 e çıkaracak bir “elif = 1” harfi kabul edemez. Farsca manzûmede de 941 rakamını 948 yapacak bir tamiye görmedik. Farsca tarihin camie başlandığında, türkçe tarihin de hayratın hitâmında yazılmış olduğunu zan ediyoruz).
Şehinşâhı cihan Sultan Ahmed Hânı Sâlis kim
Hatâlardan emin ide vücûdun Hazreti Rahman
Vücûhi hayra mâil hakka kaail busrevi kâmil
Cihâne lütfi şâmil pâdişâhı merlanet unvan
Görünce muhterik bu câmii ol dâveri âlem
İdüb teşyîdine himmet binâsın eyledi ferman
Aceb hayri cezile eyledi tevfik ani Allâh
Ola makbul dergâhı Cenâbı İzidi Mennan
Tamam oldukda târihin didi Sâhib duâ gûyi
“Bu ra’na mâbedi Sultan Ahmed itti âbâdan”
H.1142 (M 1729-1730)
Merdivenli avlu kopusunun iç yüzünde Üçüncü Sultan Ahmedin yangından sonra camiin ihyâsı kitâbesi vardır ki Hadikatül Cevâmi bu kitâbeyi kaydetmemişdir; devrin şâirlerinden Sâhib tarafından yazılmış bu manzum târih kitâbesi de şudur :
“Avlu kapusundaki merdivende çarşı boyu yola inildikde camiin karşısındaki köşede adı geçen Mustafa Ağa bir dârülkurâ yaptırmışdır. Bu camide cuma şeyhi (vâizi) olanlardan Nureddinzâde Şeyh Mustafa Muslahaddin Efendi camiin bitişiğindeki menzili satın alıp oraya bir zâviye (tekke) yapdırarak Dırağman Camiinin cuma şeyhlerine meşrûta olarak vakfetmişdir, kendisi hicrî 1004 (M.1595-1596) tarihinde vefât ederek Tercüman Yunus Beyin yanına defnedilmişdir (B.: Dırağman Tekkesi)” (Hadikatül Cevâmi, cild I.).
Tahsin Öz, 1962 de neşredilmiş “İstanbul Camileri” isimli eserinde şunları yazıyor: “Bânisi Kanunu Sultan Süleyman devrinin tercümanlarından Yunus Ağa olup mâbed vefâtı üzerine kardeşi Mustafa Ağa tarafından 1541 (948) de tamamlanmışdır. Kare plânlı olup tek kubbelidir. Kapu kitâbesi Ebüssuud Efendi eseri olup farscadır. Mâbet 1729 da yandığından Ahmed III. ihyâ etmişdir. Mektebi vardır”.
Zamanımızda Dırağman Camii kubbeli değildir, kiremitli ahşab çatı ile örtülüdür; Üstad Tahsin Öz, aynı hatâyı Defterdar Camiinde de yapmışdır; anlaşılıyor ki son eseri olan İstanbul Camileri yazarken, mevcud Camileri gidip görmemişdir.
Dırağman Camii hakkında 9 eylül 1326 (22 eylül 1914) tarihli Sabah Gazetesinde şu yazı vardır: “Çarşanbada Dırağmanda Dırağman Yunus Camii mâili inhidam olup yıkdırıldı, enkaazı tecdîden inşâsına kadar arsasında kaldı”. Sabah Gazetesinin bu kaydına göre zamanımızdaki binâ 1914 den sonra yapılmışdır.
Dırağman Camiin ilk yapısı, “Tezkiretül Bünyan”ın kaydına göre bir Mimar Sinan eseri idi.
Hadikatül Cevamiin çarşı boyu olarak kaydettiği Dırağman Caddesinden gelindiğine göre Camii avlusuna yirmi ikişer basamaklı çifte taş merdivenle çıkılır. Cami, avlusunun sol tarafındadır. Kare plânlı kesme taşdan, ve son cemaat yeri ahşab olup üstü kiremitli ahşab çatı ile örtülmüşdür. Taş minârelidir. Ahşab son cemaat yerinin avluya bakan üç penceresi vardır.
Son cemaat yerinin sağında ve solunda câmekânlı iki bölme vardır; sağ tarafdaki bölmenin yanında bir aralık görülür, bu aralıkda abdest almak için beş muslukla bir taş tekne vardır; minâre kapusu da buradadır.
İbâdet sahnına girilince iki yanda iki maksûre vardır, üstdeki kadınlar mahfiline sağdaki maksûreden ahşab bir merdivenle çıkılır. Duvarlarında altlı üstlü ikişer pencere vardır, yanı cami 16 pencere ile aydınlatılmışdır. Ahşab minberi kafeslidir. Duvarları Cami ve mescidlerde buluna gelen levhalarla tezyin edilmişdir. Mihrab duvarında bir çalar saat, bir dolap-kitablık, mihrabın iki yanından birer büyük beşer küçük bakır şamdan bulunmaktadır.
Camiin hazîresi mihrab duvarı ile sol duvar önüne rastlar; bânisinin kabri mihrab duvarı önünde bir servi ağacının altındadır.
Hazirenin arkasında, sokak üzerinde köşede, kare plânlı ve kâgir, kubbeli bir tekke vardır (B.: Dırağman Tekkesi). Dırağman Camii Sokağı ile Tercüman Yunus Sokağı kavuşağında da tekkenin şeyh meşrûtası ahşab bir ev bulunmakda olup 1966 ekiminde mesken olarak kullanılmakda idi (ekim 1966).
Hakkı GÖKTÜRK
Dırağman Camii
(Resim: Büyükerbil)
Dırağman Camii
(Plân - Kroki: Emin Onar)
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Büyükerbil, Emin Onar
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Hakkı Göktürk
Kod
IAM080911
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Büyükerbil, Emin Onar
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4540-4542
Not
Görsel: cilt 8, sayfalar 4540, 4541
Bakınız Notu
B.: Dırağman Tekkesi; B.: Dırağman Tekkesi
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Büyükerbil, Emin Onar
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.