Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DERVİŞ SOKAĞI CİNÂYETİ
1897 de Beyoğlunda Caddei Kebir ile Tepebaşı Caddesi arasında uzanan Derviş Sokağında Madam Claudia Cavalli (Klodya Kavalli) adında bir İtalyan kadınının işlettiği bir pansiyonda işlenmiş bir cinâyettir. Zamanımızda Caddei Kebîrin adı “İstiklâl caddesi”, Tepebaşı caddesinin adı “Meşrûtiyet caddesi”, Derviş sokağının adı da “Piremeci sokağı” dır. Geçen altmışyedi yıl içinde sokağın manzarası da çok değişmiş, 1897 de “İtalyanan Pansiyonu” diye anılan ve bir Rum zengininin malı olan konak yavrusu da bugün mevcud değildir.
Kırım Harbi başlarında, 1852 ile 1853 arasında bir İtalyan taşçı ustası olan kocası ile beraber 16 yaşında iken İstanbula gelen Madam Klodya Kavalli 1860 da kocası ölünce memleketine dönmemiş, kocasının hastalığı sırasında tanıştığı ve seviştiği bir Rum doktorun yardımı ile Derviş Sokağındaki konağı tutarak pansiyonculuğa başlamıştı. Pansiyonunun kiracıları istisnâsız Avrupalı bekâr erkeklerdi, ve o âlemin mensupları arasında Madam Kavalli, bekâr konuklarının her türlü hâline göz yuman birev sahibi olarak tanınmıştı. İki katlı konağın sekiz odasında oturan sekiz frenk, bâzı geceler tek yataklı odalarına yanlarında bir yosma kadın yahut bir şıkırdım delikanlı ile huzur içinde gelirlerdi, ve ertesi sabah madamdan iki kişilik kahvaltı istedikleri zaman yanındakini: “A...
⇓ Read more...
1897 de Beyoğlunda Caddei Kebir ile Tepebaşı Caddesi arasında uzanan Derviş Sokağında Madam Claudia Cavalli (Klodya Kavalli) adında bir İtalyan kadınının işlettiği bir pansiyonda işlenmiş bir cinâyettir. Zamanımızda Caddei Kebîrin adı “İstiklâl caddesi”, Tepebaşı caddesinin adı “Meşrûtiyet caddesi”, Derviş sokağının adı da “Piremeci sokağı” dır. Geçen altmışyedi yıl içinde sokağın manzarası da çok değişmiş, 1897 de “İtalyanan Pansiyonu” diye anılan ve bir Rum zengininin malı olan konak yavrusu da bugün mevcud değildir.
Kırım Harbi başlarında, 1852 ile 1853 arasında bir İtalyan taşçı ustası olan kocası ile beraber 16 yaşında iken İstanbula gelen Madam Klodya Kavalli 1860 da kocası ölünce memleketine dönmemiş, kocasının hastalığı sırasında tanıştığı ve seviştiği bir Rum doktorun yardımı ile Derviş Sokağındaki konağı tutarak pansiyonculuğa başlamıştı. Pansiyonunun kiracıları istisnâsız Avrupalı bekâr erkeklerdi, ve o âlemin mensupları arasında Madam Kavalli, bekâr konuklarının her türlü hâline göz yuman birev sahibi olarak tanınmıştı. İki katlı konağın sekiz odasında oturan sekiz frenk, bâzı geceler tek yataklı odalarına yanlarında bir yosma kadın yahut bir şıkırdım delikanlı ile huzur içinde gelirlerdi, ve ertesi sabah madamdan iki kişilik kahvaltı istedikleri zaman yanındakini: “Akşam Kondordiyada tanıştım, geç vakte kadar dans ettik, evi Fenerde, uzak olduğu için elbette ki gönderemezdim şu güzel kızı yalnız; Matmazel Eleni Pidâkis..”, yahut: “Akşam çok içtim, sarhoş oldum, şu nâzik delikanlı olmasaydı evine gelemezdim; Dimitri Talasso..” diye takdim eder ve madam güzel matmazel ve nâzik delikanlı ile tanıştığına memnun olduğunu söylerdi.
1895 de Madam Kavalli 60 yaşında idi, hâmisi, dostu ve meneceri Rum doktoru da çoktan ölmüş, kendisi de uşak adı altında şehbaz jigololar ile gönül eğlendirmekte idi. Bir zeberdest oğlandan bıkınca tatlılıkla yol verir, yenisini tedârik etmekte de hiç güçlük çekmezdi; 1895 de Yani adında İmroz adalı Rum uşağını uzaklaştırmış, aslı Arnavutluğun İpek kasabasından Ramazan (Ramo) adında 17 yaşında gaayetle yakışıklı bir genç bulmuştu. Ramo bıçkın meşrep çıktı, patronu madamın âguuşi muhabbetinde pek çabuk şımarmıştı. Gençlik ve güzelliğne mağrur, yaşlı kadına sık sık hakaret eder olmuştu.
O yıllarda pansiyonun birinci katında Jaque isiminde bir Fransız nakkaş, Lorando adında bir İtalyan komisyoncu ve Pierino Pescara (Piyerino Peskara) adında yine İtalyan bir maden mühendisi oturuyordu, ve Ramo bunlardan Sinyor Peskara ile pek samimî, geceleri geç vakitlere, bazân sabaha kdar odasında kalabilecek bir dostluk kurmuştu; pansiyondaki uşaklık hizmetini de hemen daima ihmâl eder olmuşdu.
1897 de Madam Kavalli pansiyonuna Francesco Pasquale (Françesko Paskuale) adında yine 17-18 yaşlarında yeni bir uşak - jigolo aldı, aslı İtalyan olan bu genç İstanbulda doğmuş, büyümüştü. Ramo’ya yol görünmüş ise de muhterem Sinyor Paskara’nın hatırı için o da pansiyonda kalmıştı.
Bir kış günü, aralık ayı, Madam Kavalli Ramo’yu pansiyonun mutfağına öteberi almak için çarşıya yolladı. Ramo yatıyordu, isteksiz kalktı, yalın ayağına çorap giymeye bile lüzum görmedi, bir partal pabuç çekerek çarşıya gitti, fakat tam iki saat sonra kör kütük sarhoş ve elleri boş döndü. Madam Kavalli parayı ne yaptığını sorduğunda:
— Bana aylardanberi hiç para verdiğin yok, meyhaneye gittim, içtim, harcadım!.. dedi.
Ramo’nun dostu ve hâmisi maden mühendisi bir ay evvel Anadoluya bir maden işi için gitmişti ve yola o kadar acele çıkmıştı ki artık sadece kendisine hizmet eden, hususî uşağı durumundaki Ramazana az bir harçlık bırakmış, “Dönüşüm gecikirse ben sana oradan para yollarım..” demişti, dönüşü gecikmiş, parasız kalan delikanlı, gözleri postacının yolunda para bekliyordu.
Ramonun lâbübâli cevabı karşısında Madam Kavalli :
— Sana para vermiyorum ama senin de bana hizmet ettiğin yok.. Sinyor Peskara sana kâfi derecede harçlık veriyor.. ben seni çoktan kovacağım ama muhterem kiracımın hatırı için kovmuyorum!.. dedi.
Ramo ikinci kata çıkan merdivenin basamağına oturmuş, çıplak ayaklarını patronun yüzüne karşı uzatmış, bir kahkaha atmıştı. Bu küstahlığa çok sinirlenen Madam Kavalli bu sefer Ramazana ağır bir harekette bulundu. Sarhoş delikanlı oturduğu merdivenden deli gibi fırlayarak anahtarı cebinde olan mühendisin odasına girdi, ve elinde bir tabanca ile, girmesiyle çıkması bir oldu; dehşet içinde kalan ve ne yapacağını bilemeyen Madam Kavalliye:
— Çok yaşadın.. delikanlılarla çok eğlendin, yoruldun.. artık dinlen.. varan bir!.. diye bağırarak bir el ateş etti.
Omuzundan yaralanan kadın. “Beni öldürüyor!.. yetişin.. imdât!..” diye bağırarak o esnada önünde bulunduğu nakkaş Jak’ın odasına kaçtı.Hasta ve o gün işine gitmemiş olan Fransız uyuyordu, silâh sesine, kadının feryâdına ve kapının gürlütü ile açılmasına uyanıp fırladı. Fakat ne olduğunu sormaya vakit ve lüzum kalmadı, kapı tekrar açıldı, Ramo göründü, “Varan iki!..” diyerek pansiyoncu kadına ikinci defa ateş etti, Madam Kavalli acı bir çığlıkla yere yuvarlandı. Arnavut oğlan da kapıyı şiddetle çekip kapadı, ve Fransız nakkaş sofadan delikanlının sesini işitti :
— Kaçma Paskal!.. sen gençsin, güzelsin, yaşamak ve eğlenmek senin hakkın.. korkma, seni vurmam!.. diye bağırıyordu.
Fakat üçüncü bir silâh sesi daha işitildi. Ramo, yaşlı hanımının öldürüldüğünü gören ve korkusundan kaçmak isteyen yeni uşak Françeskoyu da vurmam dediği halde vurmuş muydu?.. Nakkaş Jak bir müddet sonra odasının kapısını korka korka açtığında uşak Ramo’nun yerde ölü olarak yattığını gördü, sarhoş Ramo elindeki tabancanın üçüncü kurşununu kendi şakağına gömmüş, intihar etmişti. Madam Kavalli de hastahaneye kaldırılır iken öldü.
Pansiyoncu Madam Kavalli ve uşak Arnavud Remo
(Ressam Sabiha Bozcalının Kompozisyonu)
Theme
Event
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080848
Theme
Event
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı
Description
Volume 8, pages 4512-4514
Note
Image: volume 8, page 4512
Theme
Event
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.