Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DERVİŞ MEHMED PAŞA (Yağlıkcızâde)
Birinci Sultan Abdülhamidin sadırâzamlarından; hicrî 1148 (Milâdî 1735-1736) da İstanbulda Şehzâdebaşı civârinda Hoşkadem Mahallesinde doğdu, yağlıkcı esnafından Sultan yağlıkcı diye anılır Kadri Ağanın oğludur; mahalle Mektebinde okuma yazma öğrendikden sonra, çok güzel olduğu için babası, şehir eşkiyâsından korunması endişesi ile nâmusu ile tanınmış ricalden bir zâtin dâiresinde yetişmesini tercih etti; Yağlıkcızâde Derviş bir müddet defterden Behçet Efendinin mühürdar yamaklığını yapdı, sonra sırası ile vezirlerden Nâili Paşaya, Silâhdar Ali Paşaya ve Said Paşaya divitci oldu; devlet kapularında terbiyeli, istidadlı, yetiştirilmeye lâyık bir genc olarak tanındı, kâtiblikle defterdarlığa girdi, uzunca bir müddet defterdar kesedarlığı yapdı, 1182 (1768) Rus harbinde ayni vazife ile defterdar İbrahim Efendinin maiyetinde ordu ile sefere memur oldu; seferde maliye tezkirecisi, mektubcu vekili, mektubcu, 1185 de (1772) ordu Şumnu kışlağında bulunur ve kendisi henüz 37 yaşında iken Başdefterdar oldu, fakat ordu İstanbula dönünce, gencliği ileri sürülerek azledildi ise de yirmi gün kadar sonra tekrar Başdefterdar, 1189 (1775) de Sadâretkethüdâsı, ve aynı yıl içinde azledilen İzzet Mehmed Paşanın yerine, 39-40 yaşlarında iken sadırâzam oldu. Bir buçuk sene süren sadırâzamlığında en mü...
⇓ Devamını okuyunuz...
Birinci Sultan Abdülhamidin sadırâzamlarından; hicrî 1148 (Milâdî 1735-1736) da İstanbulda Şehzâdebaşı civârinda Hoşkadem Mahallesinde doğdu, yağlıkcı esnafından Sultan yağlıkcı diye anılır Kadri Ağanın oğludur; mahalle Mektebinde okuma yazma öğrendikden sonra, çok güzel olduğu için babası, şehir eşkiyâsından korunması endişesi ile nâmusu ile tanınmış ricalden bir zâtin dâiresinde yetişmesini tercih etti; Yağlıkcızâde Derviş bir müddet defterden Behçet Efendinin mühürdar yamaklığını yapdı, sonra sırası ile vezirlerden Nâili Paşaya, Silâhdar Ali Paşaya ve Said Paşaya divitci oldu; devlet kapularında terbiyeli, istidadlı, yetiştirilmeye lâyık bir genc olarak tanındı, kâtiblikle defterdarlığa girdi, uzunca bir müddet defterdar kesedarlığı yapdı, 1182 (1768) Rus harbinde ayni vazife ile defterdar İbrahim Efendinin maiyetinde ordu ile sefere memur oldu; seferde maliye tezkirecisi, mektubcu vekili, mektubcu, 1185 de (1772) ordu Şumnu kışlağında bulunur ve kendisi henüz 37 yaşında iken Başdefterdar oldu, fakat ordu İstanbula dönünce, gencliği ileri sürülerek azledildi ise de yirmi gün kadar sonra tekrar Başdefterdar, 1189 (1775) de Sadâretkethüdâsı, ve aynı yıl içinde azledilen İzzet Mehmed Paşanın yerine, 39-40 yaşlarında iken sadırâzam oldu. Bir buçuk sene süren sadırâzamlığında en mühim vak’a 1776 da yeni bir Türk-İran harbinin başlamasıdır. Fakat yüksek ve geniş yetkili makaamının icab ettirdiği şiddetli gösteremedi, aşırı nezâket ve çelebiliği gevşekliğine verildi. 5 ocak 1777 de azledildi, bir gece Topkapusu sarayında Kapuağası dâiresinde mevkuf kaldı, ertesi sabah erkenden Bostancıbaşının koncabaş kayığı ile (B.: Bostancıbaşı) Silivriye sürüldü, bir kaç gün sonra da oradan alınarak Geliboluya götürüldü; bir ay kadar sonra da Giridde Hanya vâliliğine tâyin emir geldi; İstanbuldan Silivriye götürülüriken yolda îdam edileceğini zanetmiş, son derecede korkmuş, korku ile hastalanmışdı; Giride gitmek üzere Geliboludan bindiği gemide hastalığı ağırlaşdı, gemi kaptanı Derviş Paşayı Sakıza çıkarmak mecburiyetinde kaldı; Yağlıkcızâde iki üç gün sonra Sakızda öldü ve orada İbrahimpaşa Camiinin hazîresine defnedildi.
Hayır eseri olarak Bursa Mevlevihânesinin ve Üsüdarda Nasîhî Dergâhını tâmir ettirmiş, Eyyubda Büyük İskele yanında bir çeşme yapdırmışdır; gariblere karşı yardımeli son derecede açık bir vezir olarak tanınmışdı. Cevdet Paşa bu vezirin azli sebebi olarak şu fıkrayı naklediyor:
“Karasilâhdar lakabı ile tanınan Silâhdar Seyyid Mehmed Efendi kendisi ile ittifak üzere hareket edecek bir sadırâzam aramakda idi, bu maksadla saray kapusu başlarından Dârendeli Mehmed Efendiyi sadâret kethüdâlığına tâyin ettirmişdi. Sadırâzam Derviş Mehmed Paşa da bâzı halleri ile kendini dile düşürünce azledildi; şöyle ki yahudiden dönme Lâtif adında bir köçek oğlan vardı. Sadırâzamın kötü yakınları : “Efendimiz helva sohbetleri tertib etseniz, Lâtifi de getirseniz güzel olur” diyerek gûya paşa bu köçek oğlana mâildir diye efendilerini halk ağzına düşürdüler. Helva sohbetleri Lâtifin şöhretine, Derviş Mehmed Paşanın da devletinin zevâline sebeb oldu”.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080838
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4509-4510
Bakınız Notu
B.: Bostancıbaşı
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.