Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DERVİŞ (Mızıkalı)
Üsküdarlı Halk şâiri Âşık Râzinin evrâkı metrûkesi arasında bir defterden öğrendiğimize göre geçen asır sonlarında Çeşmemeydanı sandığı tulumbacılarından güzelliği ile meşhur bir mürâhik delidanlıdır ki Arnavud Mestan adında birinin bir kadın veyâ kız dolayısı ile iftirası üzerine habse mahkûm olmuş ve o devrin zından denilen mahbushânesinde gördüğü cevrü cefâya tahammül edemeyerek intihar etmişdir. Âşık Râzi yakın alâka gösterdiği bu gencin mâcerâsını nazmen tesbit etmek istemiş, her biri on dörder beyitlik üç fasıl yazmış, fakat her ne sebebden ise manzûmesini tamamlayamamışdır. Güzel Dervişi ilk defa olarak bir deniz hamamında görüp tanıyan Âşık Râzi, onun o zamanlar türlü edebsizlikleri ile meşhur Tersânenin hayta takımı ile düşüb kalktığını, bu arada tulumbacılığa da heves ettiğini, meyhânelerde akran ve emsâli olmayan kimselerle işret ettiğini ve bu yüzden Bahriye Sibyan Mzıkası takımından kovulduğunu söylediği halde delikanlının ölümüne kadar yol açan vak’adan hiç bahsetmemektedir, daha doğrusu o vak’ayı anlatacağı kısmı yazmamış, yazamamış, manzûme tamamlanmamışdır. Manzuûme şudur:
Yar peyledim Mızıkalı Dervişi
Güzellikde Yusuf Peygamber eşi
Deniz hamamında gördüm geçende
Durdu selâmına üç beş yüz kişi
Tersâne forması gaayetle açmış
Hele levendâne çapkın revişi
Al ku...
⇓ Read more...
Üsküdarlı Halk şâiri Âşık Râzinin evrâkı metrûkesi arasında bir defterden öğrendiğimize göre geçen asır sonlarında Çeşmemeydanı sandığı tulumbacılarından güzelliği ile meşhur bir mürâhik delidanlıdır ki Arnavud Mestan adında birinin bir kadın veyâ kız dolayısı ile iftirası üzerine habse mahkûm olmuş ve o devrin zından denilen mahbushânesinde gördüğü cevrü cefâya tahammül edemeyerek intihar etmişdir. Âşık Râzi yakın alâka gösterdiği bu gencin mâcerâsını nazmen tesbit etmek istemiş, her biri on dörder beyitlik üç fasıl yazmış, fakat her ne sebebden ise manzûmesini tamamlayamamışdır. Güzel Dervişi ilk defa olarak bir deniz hamamında görüp tanıyan Âşık Râzi, onun o zamanlar türlü edebsizlikleri ile meşhur Tersânenin hayta takımı ile düşüb kalktığını, bu arada tulumbacılığa da heves ettiğini, meyhânelerde akran ve emsâli olmayan kimselerle işret ettiğini ve bu yüzden Bahriye Sibyan Mzıkası takımından kovulduğunu söylediği halde delikanlının ölümüne kadar yol açan vak’adan hiç bahsetmemektedir, daha doğrusu o vak’ayı anlatacağı kısmı yazmamış, yazamamış, manzûme tamamlanmamışdır. Manzuûme şudur:
Yar peyledim Mızıkalı Dervişi
Güzellikde Yusuf Peygamber eşi
Deniz hamamında gördüm geçende
Durdu selâmına üç beş yüz kişi
Tersâne forması gaayetle açmış
Hele levendâne çapkın revişi
Al kuşaklı ak uruba üstünde
Mavi yakası var ingiliz işi
Kamerçin yemeni gümüş nalçalı
Topuk vura vura gör nümâyişî
Soyunub bağalnıd ibrişim futa
Teni pâkizesi lâşek fildişi
Cümle uşşâkına yâhû çekdirdi
Deryâ içre yüzer gördüm güneşi
Bulub bir tâzerû refiki dilbaz
El ense tutuşdu civan güreşi
Kâküller perişan ebrûler çatık
Güreşde görmeli fetâ serkeşi
Pâyin bûs iderek pes itti rakib
Yere çalmak olmaz öyle mehveşi
Âteşi firâka yakdı hamamı
Ol şûhi serbazın çıkıb gidişi
Cenge gider sandım o serdârı aşk
Elde tirü keman dalda tirkeşi
Dal fesin altında perişan gümrâh
Sanki âşıkdır zülfi zerkeşi
Zirvei revnakı hüsündür amma
Gaddar çağdır henüz aşmış onbeşi
Dervişin tafsîli ahvâli gerek
Zîrâki şeytana uydu ol melek
Pederine nisbet Tavşancıllıdır
Hâki mâderini sorarsan Erdek
Irz ehli kanaat ehli evlâdı
Ayağın temkinle rast atmak gerek
Gözlerimin nûru gönlüm sürûru
Bak ne oyun etti yârime Felek
Tersânenin mâlum çokdur çapkını
Havfü hicâbı yol yüzünde elek
Tabanca bıçaklı içkici daya
Çakır pençeler ki bükülmez bilek
Umumânelerde gaco aftosler
Kanadı altında bir de civelek
Fâsikü fâcirler bî pervâ bî âr
Nahvet ile dirler Feleğe kelek
İşte muzikacı yârim mûnisim
Süğlün iken oldu yolunmuş leylek
Hayata gürûhuna uydurdu ayak
Meyhâne meyhâne işret iderek
Tulumbacılığa heves bağladı
Dizlik mintan oldu ateşden gömlek
Başda keçe külâh ayaklar yalın
Belâsın arası o fellek fellek
Çıkardı bakıra altun adını
Matrud oldu yazık yazık oldu pek
Vak’ai dilsûze yazılsın destan
Ne cefâlar çekdi ol şâhi bütan
Ne oyunlar itti ol toy civana
Şol mel’un arnavud Debreli Mestan
Hünkâr tüfenkcisi zeyninde şaki
Sûreti beşerde kıpkızıl şeytan
Bir gece geldi koğuşa haber
Yanıyor dediler Hançerli Bostan
Çeşme Meydanından düşdük yollara
Yârim Derviş oldu nârayı atan
Sandıkda sevişmiş ayaklarımız
Ben kuluyla öncü olmuş ol sultan
Ak dizlik al kuşak ak keçe külâh
Açmaz mı olursa bir de al mintan
Hem bıçkın edâya levend reftâra
Yaraşmış gözlerde gamzei fettan
Celâsin fetâlar beş takım uşak
Dervişdir içinde tek göze batan
Güzellikden yana merdlikden yana
Daldığı âteşler olur güliştan
Nâzü nahveti yok gurur ne bilmez
O şâhın günlünde arslandır yatan
Âteşi Nemruda can halâsına
Girmiş nevcivana atılmaz bühtan
Baban dellâk idi bed mâye bî âr
Anan da malumdur kahbe çöp çatan
Ey Debreli pelîd nakîi merdûd
Bre Allahdan kork Allahdan utan
Râzinin defterinde, Bahriye Sibyan Bandosunun grup hâlinde çekilmiş ve o zamanlar Mâlûmat Mecmuasında intişar etmiş meşhur resimden kesilip saklanmış bir trapmetci çocuk resmi vardır, Derviş’in o çocuk olduğu muhakkakdır. Bir de gemi resmi ile arma şeklinde tulumba tepeliği resmi vardır; şâirin bir notundan o tepelik resminin Dervişin kabir taşına nakşedilmek üzere çizdirildiği anlaşılıyor ki, Râzi mâsum ve mağdur müntehirin kabir taşının kitâbesini de hazırlamışdır. Kasımpaşada Kulaksız Mezarlığında olduğunu söylediği kabre bu tepelik armalı taşı dikdirebilmiş midir bilemeyiz, mezkûr mezarlığı karış karış aradık, Dervişin kabrini bulamadık. Âşik Râzinin notu ile kabir taşı kitâbesi metni şudur :
“Matâfi uşşak olan kabri pür nûru Kulaksızda olub sengi mezârına nakış olunacak tepelik armanın resmi ile kitâbesidir.
Hüvelbâki
Kurban oldu civan kahbe Nigâre
Cümle yârânını düşürdü nâre
Şâhi hûban idi ammâ bîçâre
Gelin dostlar gelin hep ağlaşalım
Kabrinin başında vedâlaşalım
Çeşmemeydanı sandığı uşaklarından olub Debreli bir şakîi mel’un ve merdûdun bühtânı ile gördüğü hakarete ve hem cevrü cefâya tahammül idemeyüb henüz tâzerû civan iken mahbushânede onyedi sâli bahârında canına kıyan elmerhum elmagfûr cennetmekân Derviş Beyin rûhi pâki için Elfaâtiha. Sene 1304 (1886-1887)”.
Vâsıf HİÇ
Mızıkalı Dervişin kabir taşı için çizilmiş tulumba tepeliği resmi
(Resim: Hüsnü)
Theme
Person
Contributor
Hüsnü
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Vâsıf Hiç
Identifier
IAM080808
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Hüsnü
Description
Volume 8, pages 4492-4494
Note
Image: volume 8, page 4492
Theme
Person
Contributor
Hüsnü
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.