Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DENİZ HASTAHÂNESİ
Eski isimleri ile “Sakızağacı Bahriye Hastahânesi” ve “Kasımpaşa Bahriye Hastahânesi”, bugünkü resmî adı ile “İstanbul Deniz Hastahânesi”, Türkiyenin, dolayısı ile kara, deniz ve hava kuvvetleri ile Türk Ordusunun medâr iftihârı büyük bir sıhhat müessesesidir.
Yalnız donanma mensuplarına değil, Türk Ordusunun hava ve kara kuvvetleri birliklerinde bilfiil hizmette olan veya emekliye ayrılmış bütün subaylara, ve subayların bakmaya mecbur oldukları âileleri efradına, ve bütün askeri okullardaki öğrencilere ve Türk Ordusunda silâh altında bulunan bütün erlere şefkat âguuşunu açmış 500 yataklı bir hastahânedir. Bu hastahânede tıbbın her sâhasında pek değerli muthassıs doktorlar toplanmışdır. En ağır tedâviler, beyin ve kalb cerrâhisi de dahil en ağır ameliyatlar yapılır. İstanbul Deniz Hastahânesinin bu hüviyet ve şahsiyeti, tabâbeti ile övünen Almanya, Fransa, İngiltere ve Amerika gibi yabancı memleketlerce de kabul edilmişdir.
Bu büyük müessesenin temeli İkinci Sultan Mahmud zamanında Yeniçeri Asker Ocağının kaldırılmasından iki sene kadar sonra 1827-1828 arasında Kasımpaşa arkasında Sakızağacı denilen yerde sûreti mahsusada inşâ edilen bir binâda açılmışdır. Tarih kaydı, Lütfi Târihinin birinci cildinde hicrî 1243 yılı vakaları arasında bir satırdan ibârettir: “... ve Kasımpaşanın ...
⇓ Read more...
Eski isimleri ile “Sakızağacı Bahriye Hastahânesi” ve “Kasımpaşa Bahriye Hastahânesi”, bugünkü resmî adı ile “İstanbul Deniz Hastahânesi”, Türkiyenin, dolayısı ile kara, deniz ve hava kuvvetleri ile Türk Ordusunun medâr iftihârı büyük bir sıhhat müessesesidir.
Yalnız donanma mensuplarına değil, Türk Ordusunun hava ve kara kuvvetleri birliklerinde bilfiil hizmette olan veya emekliye ayrılmış bütün subaylara, ve subayların bakmaya mecbur oldukları âileleri efradına, ve bütün askeri okullardaki öğrencilere ve Türk Ordusunda silâh altında bulunan bütün erlere şefkat âguuşunu açmış 500 yataklı bir hastahânedir. Bu hastahânede tıbbın her sâhasında pek değerli muthassıs doktorlar toplanmışdır. En ağır tedâviler, beyin ve kalb cerrâhisi de dahil en ağır ameliyatlar yapılır. İstanbul Deniz Hastahânesinin bu hüviyet ve şahsiyeti, tabâbeti ile övünen Almanya, Fransa, İngiltere ve Amerika gibi yabancı memleketlerce de kabul edilmişdir.
Bu büyük müessesenin temeli İkinci Sultan Mahmud zamanında Yeniçeri Asker Ocağının kaldırılmasından iki sene kadar sonra 1827-1828 arasında Kasımpaşa arkasında Sakızağacı denilen yerde sûreti mahsusada inşâ edilen bir binâda açılmışdır. Tarih kaydı, Lütfi Târihinin birinci cildinde hicrî 1243 yılı vakaları arasında bir satırdan ibârettir: “... ve Kasımpaşanın arkasında Sakızağacı nâm mahalde asâkiri bahriye için cesim bir hastahâne inşâsına şürû olundu”. Yapısını hicrî 1243 (Milâdî 1827-1828 yılında başlanan ve vakanüvis tarafından “cesim (büyük) bir hastahâne” denilen bu ilk bahriye hastahânesinin ne zaman hizmete girdiği bilinmiyor, fakat 1830 şubat ayında hasta veya yaralı bahriye askerlerini çatısı altına almaya başladığını kesin olarak söyleyebiliriz. Şöyle ki, hicrî takvim ile 13/14 şaban 1245 pazar/pazartesi gecesi (M. 7/8 şubat 1830) doğan Sultan Azizin kudûmu şânına yapılan şenlikler arasında Tersâne tarafından kandillerle donatılmış bir saldan atılan bir havâî fişenk her ne sebebden ise gök yüzüne fırlayacak yerde sal üzerinde bulunan Yunus adında bir bahriye neferine çarpmış ve delikanlı çok ağır yaralanmışdır. Bu Yunus nefer için, devrin âdetince tanzim edilen bir destanda yaralı gencin Bahriye Hastahânesine kaldırıldığı, ve kurtarılamayarak hastahânede öldüğü anlatılmışdır; ancak beş kıtası bilinen destan şudur:
Görünmez kazâdan belâdan biri
Geldi buldu bir şeb Yunuş neferi
Deryâ şenliğinde atılan fişenk
Vurdu o serveri hûban dilberi
Tersâne salından alınub civan
Naklolundu hastahâneye heman
Can ramak hâlinde kan revan içre
Başında toplandı cümle tabiban
Şehâdet yazılmış cebîni pâke
Yirmibir yaşında düşecek hâke
Akranü esmâli hem zâbıtânın
Feryâdı peyveste oldu eflâke
Bin ikiyüz kırk beş sâli şâbânı
Ağlattı uşşâkı cümle yârânı
Hüsnüne melekler reşk ider fetâ
Oldu hatânın koç yiğit kurbanı
Sakızağacından Kulaksıza dek
Ellerin üstünde o misli melek
Efrâdı bahriye ümerâ erkân
Dideler yek zeban ey zâlim felek
Vakanüvis Lütfi Efendinin Bahriye Hastahânesi olarak yapılan Sakızağacındaki binâ için kullandığı “büyük” tâbiri, bize, binâ hakkında bilgi edinilmeden yazılmış görünüyor. O devrin büyük mîri binaları 8-10 sene içinde tamamlanmışlardır; temeli 1827-1828 arasında atılan ve 1830 da hizmete girmiş bulunan Sakızağacındaki hastahânenin büyük değil, bilâkis kısa bir zaman sonra ihtiyacı karşılayamayacak kadar küçük bir binâ olduğu anlaşılıyor. Nitekim 20-21 sene kadar sonra Bahriye Hastahânesi için büyük hazır bir binâ, yahud yeni büyük bir binaya arsa aranmaya başlanmışdır. Kasımpaşa arkasındaki Sakızağacının Tersâneye hayli uzakca bulunması da ayrıca bir mahzur olarak görülmüşdür. Tersâneye, yakın bir yerde yeni ve büyük bir Bahriye Hastahânesi inşâsı için münasip arsa bulunamamış, fakat Bahriye Nezâreti erkânı 1850 de Kasımpaşadaki Bahriye Mektebi binâsının hastahâneye kalbi üstünde ittifak ile durmuşlardır.
Bahriye Mektebi binâsı Tersânenin hemen yanı başında, deniz kenarında bir tepecik üzerinde idi. Bu mektep binâsının yerinde vaktiyle ünlü kaptanpaşalardan Cezâyirli Hasan Paşanın (ölümü, 1790) büyük ahşab konağı bulunuyordu; bu konak 1828 de satın alınarak yıkdırılmış ve yerine Bahriye Mektebi inşâ edilmişdi, büyük yapı da ancak 1838 yılında tamamlanmışdı, Bahriye Mektebi 12 yıldanberi bu yeni binâsında bulunuyordu, 1850 de mekteb Kasımpaşadan Heybeli Adadaki Bahriye Kışlasına nakledildi, Kasımpaşadaki büyük mekteb binâsı da Bahriye Hastahânesi oldu.
Sakızağacındaki eski hastahâne binâsı dört sene kadar boş durdu. Belki bahriyece ambar olarak kullanılmış olabilir. 1853-1854 de Kırım Harbi esnâsında Sakızağacındaki eski hastâhâne binâsı müttefik fransız ordusu kumandanlığı emrine verildi, ve fransızlar o binâda muvakkat bir askerî hastahâne kurdular, Kırımdan gemilerle İstanbula getirilen ağır fransız yaralıları orada yatırıldılar. Harbden sonra fransızlar Sakızağacı hastahânesini kendileri tarafından getirilmiş eşyâsı ve bütün tıbbî âletleri ile Osmanlı Devletine terk etti, eşyâ ile âletlerden lüzumlu olanlar Kasımpaşadaki Bahriye Hastahânesine verildi, Sakızağacında ki binâ da 1856-1857 arasında yıkdırıldı, enkazı ve arsası satıldı.
1828-1838 arasında Bahriye Mektebi olarak yapılmış, ve 1850 de Bahriye Hstahânesi olmuş binâ, zamanımızda İstanbul Deniz Hastahânesinin en eski parçasıdır, ortadaki büyük kuleli binadır, ve “Merkez Binâ” diye anılır. Bu merkez binâya Birinci Cihan Harbi içinde 1914-1918 bahriye nâzırı Cemal Paşanın himmetiyle ilk ilâveler yapılmışdır ve Kasımpaşa Bahriye Hastahânesi o büyük harbde, bilhassa Çanakkale Muhârebeleri günlerinde büyük hizmetler görmüşdür.
1929 da Türkiye Cumhuriyetinin deniz kuvvetlerinin İstanbulda Kasımpaşada bulunan tershânesi İzmir Körfezinde Gölcük kasabasına nakledildi. Donanma kumandanlığı da Gölcüğe gitmiş, harb gemilerimizin ekserisi de Gölcükde bulunuyordu. Bu durum karşısında 15 ağustos 1931 de Kasımpaşadaki Bahriye Hastahânesi de Gölcüğe nakledildi ve orada Nureddin Paşa Köşkü diye anılan bir binâya yerleşdirildi. Fakat bu naklin hatâlı olduğu pek tez anlaşıldı, bir büyük hastahâne, İstanbul gibi büyük bir şehre muhtacdı, hastahânenin Gölcükde gelişmeyeceği kesin olarak kabul edildi ve 1934 haziranında Kasımpaşadaki eski yerine iâde edildi. Kasımpaşaya dönüşünden sonra “İstanbul Deniz Hastahânesi” adını alan müessese süratle gelişdi. 1934 de 300 yatakla hizmete giren hastahâne 1939 da kuleli eski merkez binâda yapılan tâdilât ve bu binaya yerleşdirilen 200 yatak ile 500 yataklı bir şifâ müessesesi oldu. Aşağıdaki satırları İstanbul Deniz Hastahânesi Başhekimliğinin bize verdiği notlardan alıyoruz :
“1934 yılında asabiye, akliye klinikleri ve patoloji (pathologie) laboratuvarını içine alan paviyonların inşâsı ile tıbbın her şubesini bünyesine toplamışdır. Bu tarihden itibaren deniz birliklerinin sağlık ihtiyaclarını karşıladığı kadar kara ve hava kuvvetlerimizin de mensuplarını tedâvi eden bir müessese olmuşdur.
“1950 den bu yana her türlü tıbbî cihazlarla takviye edilmiş olan Deniz Hastahânesi aynı zamanda Deniz tabâbetinin özel problemlerini çözmek imkânını da bulmuş, ve Türk Askerî Tabâbet âleminin takdirini kazanmışdır.
“1948 yılında başlayan amerikan askerî yardımından planlı şekilde faydalanan Deniz Hastahânesi 1950-1951 ve daha sonraki yıllarda memleketimizin en büyük sağlık müesseselerinde bile bulunmayan teknik âletler ve modern hastahân malzemesi ile techiz edilmişdir. Bu cihazlanmaya müvâzi olarak deniz kuvvetleri komutanı Oramiral merhum Altıncanın çok ileri görüş ve yakın muzâharetleri ile büyük kalkınmalara kavuşmuşdur. Yapılan işleri şöylece kaydedebiliriz :
1 — Hastahâne Yolu: Kışın ve bilhassa yağışlı günlerde çıkılması zor dik yokuşun düzleştirilmesi ve hattâ meyilinin azaltılması imkânsızlığı karşısında Hasköy tarafından, hastaları nakledecek motorlu vâsıtaların kolaylıkla yürüyeceği yeni bir yol açıldı. Kabataş döşeli dik yokuş da paket taşı ile döşenmiş ve iki yanına yaya kaldırımı yapılmışdır.
2 — İçme Suyu : Hastahânenin içme suyu yokdu, terkos suyu ile iktifâ edilmişdi; hastalara şişeler içinde haricden tedârik edlen menbâ suları veriliyordu. 1951 yılında hastahâneye Hamidiye Suyu getirilmiş ve arka bahçede bir çeşme yapılmışdır, çeşmenin yan cebhesindeki kitâbesi şudur :
Şifâhâne denmeli artık bu hastahâneye
Şifânın müjdesi var güzel suyun sesinde
Su gibi aziz olsun yaptıran diyecek
Gelipiçen bin dokuzyüz elli bir senesinde
3 — Tüberküloz Kliniği: 150 yataklı preklinik açıldı. Bu klinikde hastalar için ilk defa vantoryum ve sanatoryumu ihtivâ eden bir olarak meşguliyet tedâvisi usulü tatbik edilmektedir, meşguliyet sahaları şunlardır: Sulu boya, yağlı boya ve pastel resim, plâstik işleri, modelcilik, oymacılık, marangozluk, hasır işleri, çorabcılık, kanaviçe işleri.
4 — İlk Yardım Merkezi : Hastahâneye dışardan gelen ve âcil müdahaleyi icab ettiren vakalar için tesis edilmişdir, oksijen cihâzından ufak laboratuvar işlerine kadar ilk yardımın gerektirdiği bütün malzeme ve âletlerle mücehhezdir.
5 — Akliye ve Asabiye Klinikleri: yeniden tâdil ve tanzim edilecek tecridli modern bir neuro-psychiatrie (okunuşu nöro-psikiyatri) kliniği kurulmuşdur. Electro-encéphagraphie (okunuşu: elektro-ensefâlografi) ve çelik ciğer ve lüzumlu diğer cihazlarla her türlü ihtiyacı karşılayacak durumdadır.
6 — Kulak, Burun, Boğaz Kliniği : Deniz tabâbetin gerekdirdiği hususiyetler göz önünde tutularak audiamétriquue (okunuşu : odiametrik) muayeneler için yeni tesisler ile modern bir klinik hâline getirlmşdir.
7 — İntânî Hastalıklar Kliniği : Yeni başdan ele alınarak tecrid odaları ve günün icablarına göre tamamen tâdil edilmişdir.
8 — Cildiye Kliniği : Gerek poliklinik gerekse klinik başdan baş tâdil edilmiş ve bünyesine bir laboratuvar ilâvesi ile asker hekimliğindeki önemli yerini almışdır.
9 — Kadın Hastalıkları Kliniği : Doğum salonu, ameliyathâne, bebek salonu, istirahat salonu ile ayrı bir bütün hâline getirilmişdir, 1955 de çalışmaya yeniden açılmışdır.
10 — Eczahâne: İspençiyârî maddelerini ve ampullerin hazırlanması için özel bir laboratuvar tesis edilerek, hastahânenin her türlü ihtiyacını karşılayacak duruma getirilmişdir.
1 — Yemekhâneler : Amerikan yardımından getirilen ve paslanmaz çelikden mâmul elektrikle ısınan ylmek arabaları sâyesinde mutfakdan hasta yatağına kadar yemeklerinu sıcaklık ve lezzetinden kaybetmemiş bir halde getirilmesi sağlanmışdır.
12 — Kalorifer Tesisatı : Hastahânenin üç ayrı yerinde bulunan ve kömür ile işleyen eski kalorifer kazanları kaldırılarak bu ısıtma ve sıcak su tesisi yeniden inşâ edilerek bir merkezde toplanmışdır, motorin ile işleyen modern kalorifer santrali kurulmuşdur. Hastahâneden denize kadar döşenen borular vasıtası ile kalorifer dâiresinin akar yakıt ihtiyâcı deniz vâsıtalarından doğrudan alınmaktadır.
13 — Eğitim İşleri : Tabiblerimizin ihtısas sâhalarında görgü ve bilgilerini arttırımaları ve bir kısım tabiblerimizin de tamamiyle hususiyet arz eden denizaltı ve dalgıç tababeti mevzuunda yerleştirilmeleri için 1954 yılında Amerikan yardım kurulu deniz grubu başkanlığı ile yapılanan anlaşmaya göre, Amerika’ya işbağı eğitimine gönderilmeleri programlaşdırılmışdır.
Bu program gereğince ilk kaafile 1955 yılında gönderilmişdir. Bunlardan bir dahiliye mütahassısı ve bakterioloğ, tüberküloz sâhasından bir dahiliye kardioloji, bir bevliye, ve bir de hayatî kimya mutahassısı kendi sâhalarında çalışarak görgülerini arttırmışlardır.
1956 yılında giden ikinci kaafileye göğüs cerrâhîsi, euro-chirurgie, dahiliye ve kulak burun boğaz mutahasssısı bir yıl işbaşı eğitiminden sonra New Yorkdaki Lambert Enstitüsünde kurslar görmüşlerdir. Göğüs cerrâhisi için gönderilen operatörümüz ile asabiye cerrâhisi için gönderilen mutahassımız Santiago Bahriye Hastahânesinde ikinci yıl çalışmalara devam etmişlerdir.
1957 yılında seçilen grupda dahiliyeci, operatör, göz ve cildiye muthassısı ile narkoz tekniği üzerinde çalışacak bir kadın hastalıkları mütahassısı vardı.
Yukarda dönen bu mutahassıs tabibler İstanbul Deniz Hastahânesinde görevlendirilmiş olup memlekete, orduya ve bahriyemize büyük faydalar sağlamaktadırlar.
14 — Konsültan Profesörler : İstanbul Deniz Hastahânesinin kliniklerinde yatan hastalardan dikkate değer ve komplike olanların müştereken akademik incelemeye tabi tutulması gaayesi ile İstanbul Tıb Fakültesinde Ord. Prof. Ekrem Şerif Egeli, Ord. Prof. Kâzım İsmail Gürkan, Ord. Prof. İhsan Şükrü Aksel, Prof. merhum İhsan Rifat Sabar’ın konsültan hekimlikleri reca edilmiş, ve bu ilim adamları teklifi kabul etmişlerdir.
15 — Deniz Sıhhiye Assubay Okulu : Ordu sağlık teşkilâtında mühim bir yer alan bu sınıfın yetişdirilmesi gaayesi ile Deniz Hastahânesi tarafından açılmışdır. Okulun tedris heyeti İstanbul Deniz Hastahânesindeki tabiblerdir.
16 — Yardımcı Hemşire Kursları : Hastabakıcı kadınların meslekî bilgilerini artdırmak için Deniz Hastahânesinde 1957 tarihinden itibâren açılmış olan kurslar vardır.
17 — Deniz Tıb Bülteni : İstanbul Deniz Hastahânesi mütahassıs hekimlerinin ilmî mesâilerini yayınlayan bir tıp mecmuasıdır, üç ayda bir yayınlanır, ilk nushası 1955 yılının ocak ayında çıkmışdır. Yurd içi ve yurd dışı tıbbî mahfillerde büyük alâka ile karşlanmışdır, 28 yabancı memleketde 109 abonesi vardır.
18 — Psiko Teknik Laboratuvarı : 1956 yılında açılması düşünülmüş ve hazırlığına başlanmış olan bu laboratuvarda Deniz okullarına alınacak öğrencilerin kaabiliyetleri daha kesin incelenecek, gerek subay ve gerekse er sınıflandırılması ilmî esaslar çerçivesinde yapılacakdır.
19 — Yine İstanbul Deniz Hastahânesi bünyesi içinde sıhhiye astsubayları arasından hastahâne idârecisi yetiştirmek üzere 1955 yılında açılmış bir okuldur, öğretim süresi bir yıldır..” (Hastahâne Başhekimliği tarafından verilmiş notlar).
Bu büyük hastahâneyi İstanbul Ansiklopedisi adına 15 ağustos 1966 tarihinde ziyâret ettik. Baş hekimliğinde Tabib Tuğamiral Mehmed Ali Işığıgür bulunuyordu; sayın amiral mesleğindeki kudreti kadar nezâket ve zerâfeti ile de mümtaz bir sîmadır.
Ziyâret tarihinde İstanbul Deniz Hastahânesinde görevli tabibler şu zatlar idi : Tuğamıral M. Ali Işığıgür (dahiliye mütehassısı, baştabip); Albay A. Kerim Sümer (Nis. anestezist, ikinci tabib); Albay Remzi Tunç (intâniye ve bakteriyoloji mütehassısı); Albay Münir Yalın (Dahiliye mütehassısı); Albay K. Ali Özkeskin (Cildiye mütehassısı); Albay Ercümend Bingöl (Göz mütehassısı); Albay Cemil Aksoy (Hariciye mütehassısı); Albay Turhan Günay (Hariciye mütehassısı); Albay Rifat Yetkin (Plâstik cerrâhî mütehassısı); Albay Dündar Tilmaç (Hayatî kimya mütehassısı); Albay Zeki Birsen (Neuro Chirurgie mütehassısı); Albay Talî Çalbatur (Fizyo terapi mütehassısı); Albay Naci Barut (Röntken mütehassısı); Yarbay Ayhan Oğan (Patoloğ); Yarbay Zeki Ayhan Uygur (Neuro-Chirurgie mütehassısı)! Yarbay Adnan Çekmece (Diş tabibi); Yarbay Süad Dizdar (Bevliye mütehassısı); Yarbay Burhan Sayar (Asabiye mütehassısı); Kd. Binbaşı Nejad Türkyılmaz (Çocuk hasta. Mütheassısı); Kd. Binbaşı Y. İzzeddin Barış (Göğüs hastalıkları mütehassısı); Binbaşı Bayram Ayabakan (Diş tabibi); Yd. Teğmen Teoman Oktay (ortopedi mütehassısı); Yd. Teğmen E. Vecihi Mengi (Asabiye mütehassısı); Yd. Teğmen Talât Cantez (Çocuk hastalıkları mütehassısı); Sivil tabib Sıddık Tuğrul (Dahiliye mütehassısı); Sivil tabib Faruk Balaban (Dahiliye mütehassısı).
Hastahânenin eczâcılığında Eczacı Yarbay Vahdet Özkan ile Yd. Eczacı Teğmen A.Erdal Dağcıoğlu ve Yd. Eczacı Asteğmen Mal sud Çitçi bulunuyorlardı.
Hastahânede 16 hemşire, 50 hastabakıcı ile büyük müessesenin çeşidli işlerini gören 27 denizastsubayı ile 135 deniz eri bulunuyordu.
İstanbul Deniz Hastahânesinin her köşesi pırıl pırıl, tertemizdi, müstahdemlerinin de ciddiyet ve teribyesi ile bu büyük hastahâne, çok çalışkan ve çok titiz bir baş hekimin etrafında toplanmış iyi idâreciler elinde bulunduğunu ilk bakışta gösteryordu. Bu bakımdan da bütün hastahânelerimize ayrıca güzel örnekdir.
Deniz Hastahânesinin Fenerden görünüşü
(Resim: Reşad Sevinçsoy, 1943)
Deniz Hastahanesinin Avlu Kapusu
(Resim: Behcet Cantok)
Deniz Hastahânesinin Eski merkez binâsı
(Resim: Behcet Cantok)
Deniz Hastânesinde ön avlu
(Resim: Behcet Cantok)
Theme
Location
Contributor
Reşad Sevinçsoy, Behcet Cantok
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080743
Theme
Location
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Reşad Sevinçsoy, Behcet Cantok
Description
Volume 8, pages 4441-4446
Note
Image: volume 8, pages 4442, 4443, 4445, 4446
Theme
Location
Contributor
Reşad Sevinçsoy, Behcet Cantok
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.