Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DENİZDE YÜRÜYEN OTOMOBİL
“Amphicar” (Anfikar) denilen ve hem karada hem denizde yürüyen otomabillerden ilk araba İstanbula 13 ağustos 1963 salı günü iki turist tarafından getirilmişdir. Fransada Parisde ticâretle meşgul bu turistlerden biri arabanın sâhibi 28 yaşında Lübnanlı Sami Kamuh, diğeri de onun yakın dostu İtalyan asıllı Christian Christiani idi, arabaya “L’Etoile de La Mediterranée” (Akdeniz Yıldızı) adı verilmiş ve bu isim arabanın ön tarafı üstüne yazılmış bulunuyordu; araba “405 Z - 1143” plaka numarasını taşımakda idi. Marsilyadan İstanbula Denizcilik Bankasının Karadeniz Vapuru ile geldiler. Bu araba denizde saatde 15-20 kilometre sür’ât temin edilmekde ve saatde 15 litre benzin yakmakda idi; karada ise 100 kilometrede 10 litre benzin yakıyordu. Bu iki turistin niyetleri, “Akdeniz Yıldızı” ile İstanbuldan Beyrut’a kıyı kıyı denizden gitmekdi; bu rûretle Beyruta kadar tahminen 1700 kilometrelik bir yol katedeceklerdi. Bu mâcerâlı yolculuğa Türkiye sularında izin verildiğini zanetmiyoruz; teşebbüsün sonu günlük gazetelerde izlenemedi.
İstanbula ikinci anfikar şöhretli sinema yıldızlarından Hülyâ Koçyiğit tarafından 1965 yılında getirildi (B.: Koçyiğit, Hülyâ); bu araba alman malı olup “686 Z - 7530” yabancı plaka numarasını taşıyan “Amphican Own” marka bir spor araba idi. Özellikleri şunlard...
⇓ Devamını okuyunuz...
“Amphicar” (Anfikar) denilen ve hem karada hem denizde yürüyen otomabillerden ilk araba İstanbula 13 ağustos 1963 salı günü iki turist tarafından getirilmişdir. Fransada Parisde ticâretle meşgul bu turistlerden biri arabanın sâhibi 28 yaşında Lübnanlı Sami Kamuh, diğeri de onun yakın dostu İtalyan asıllı Christian Christiani idi, arabaya “L’Etoile de La Mediterranée” (Akdeniz Yıldızı) adı verilmiş ve bu isim arabanın ön tarafı üstüne yazılmış bulunuyordu; araba “405 Z - 1143” plaka numarasını taşımakda idi. Marsilyadan İstanbula Denizcilik Bankasının Karadeniz Vapuru ile geldiler. Bu araba denizde saatde 15-20 kilometre sür’ât temin edilmekde ve saatde 15 litre benzin yakmakda idi; karada ise 100 kilometrede 10 litre benzin yakıyordu. Bu iki turistin niyetleri, “Akdeniz Yıldızı” ile İstanbuldan Beyrut’a kıyı kıyı denizden gitmekdi; bu rûretle Beyruta kadar tahminen 1700 kilometrelik bir yol katedeceklerdi. Bu mâcerâlı yolculuğa Türkiye sularında izin verildiğini zanetmiyoruz; teşebbüsün sonu günlük gazetelerde izlenemedi.
İstanbula ikinci anfikar şöhretli sinema yıldızlarından Hülyâ Koçyiğit tarafından 1965 yılında getirildi (B.: Koçyiğit, Hülyâ); bu araba alman malı olup “686 Z - 7530” yabancı plaka numarasını taşıyan “Amphican Own” marka bir spor araba idi. Özellikleri şunlardır: 4 kişilik, 4 silindirli, denizdeki sür’ati saate 10 kilometre, karada saatde 100 kilometredir. Karada tekerleklerinin üstünde yerden haylice yüksekdir; arkasında deniz için plâstik iki pervânesi vardır. Genç ve güzel sanatkâr “Ses” mecmuası muharririne bu araba için şunları söylemişdir; “Daha benim sayılmaz, permisi gelip devir muâmelesi tamamlanınca benim olacak, bana 60.000 liraya mal olacak, kabul ettim, Türk artistleri arasında bu tip bir otomobilin sâhibi olmak inşallah bana kısmet olacak”. Aşağıdaki satırları da aynı mecmudan alıyoruz:
“Yeniköy’de deniz kıyısına gitmek üzere bir toprak yola saptık. Kıyı bir hayli kalabalıktı. Çevremiz bir anda sarıldı. Hayranları Hülya Koçyiğit’i tanımışlardı. Arabadan indik. Hülya patolunu çıkarıp, şortuyla kaldı. Çevresini saranlar onun denize gireceğini sanıyorlardı. Oysa Hülya, tekrar direksiyona geçip, arabayı denize doğru sürünce, şaşırdılar. Hayret dolu bakışlar arasında otomobil, sulara girdi ve denizde ilerlemeye başladı. Biz de resim çekebilmek için kıyıda bulunan motorlardan birine atlayıp, peşinden takibe başladık. Otamobil ardından beyaz köpük yığınları bırakarak ağır ağır ilerliyordu. Bir süre kıyıyı takip etti. Bu arada bütün kıyı villâları balkonları Yeniköylüler’le dolmuştu. Boğaziçinde ilk defa denizde bir otomobilin yürüdüğü görülüyordu. “Hülya Koçyiğit otomobilin burnunu açtı. Eliyle de:
— Karşı kıyıya!... diye işaret etti.
“Yeniköy’ün karşı kıyılarında Çubuklu ile Kanlıca. Biz de motoru çevirip, sulara yarı yarıya gömülmüş otomobilin peşine düştük. Yakınımızdan gelip geçen bütün motorlar yavaşlayıp, Hülya’ya yol veriyorlardı...” (Agâh Özgüç, Ses Mecmuası, Temmuz 1965).
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080732
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4431-4432
Bakınız Notu
B.: Koçyiğit, Hülyâ
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.