Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DENİZDE BOĞULANLAR
İstanbulda küçümsenmiyecek kadar denizde boğularak ölüm vak’aları görülür. Deniz kazâlarında boğulma her zaman her yerde görülen bir fâciadır, fakat yaz mevsiminde yüzme ve yıkanma kasdı ile denize girenlerden boğulanlar, İstanbul şehrinin günlük hayatı bakımından üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
İstanbulda deniz hamamlarından ve plâjlardan gayri yerden, açıkda soyunup denize girmek yasakdır. Fakat bu yasak gereği gibi hiç bir zaman tatbik edilmez. Tek sebebi de denize parasız girmenin kesin bir zaruret olduğu düşünülmeden konmuş bir yasak oluşudur.
Ağır sıcaklar başladığı zaman çocuk, delikanlı, orta, yaşlı, âvare, hâne berduş, çırak, amale, ırgad, asker, mektepli binlerce can İstanbul sahillerinde plâj tesisatı olmayan kumsallarda, deniz hamamı kurulmamış derince ve derin sularda soyunurlar ve özel tâbiri ile açıktan denize girerler, ve gazetelerde sık sık Boğaziçinde, ve Marmara kıyılarında bir kaç vatandaşımızın yüzme bilmediği için boğulduğu okunur.
Zamanımızda deniz hamamları çok azalmışdır. Plâjları dolduran binlerce, on binlerce canın hepsi yüzme bilmez ve plâjlarda boğulma vakası pek ender olur; boğulanlar da yüzme bilmeyenler değil, bilâkis iyi yüzenlerdir; kendisine güvenir, açılır, açıkta bir kramp gelir, imdadına koşuluncaya kadar boğulur.
Gazetelerde ...
⇓ Read more...
İstanbulda küçümsenmiyecek kadar denizde boğularak ölüm vak’aları görülür. Deniz kazâlarında boğulma her zaman her yerde görülen bir fâciadır, fakat yaz mevsiminde yüzme ve yıkanma kasdı ile denize girenlerden boğulanlar, İstanbul şehrinin günlük hayatı bakımından üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
İstanbulda deniz hamamlarından ve plâjlardan gayri yerden, açıkda soyunup denize girmek yasakdır. Fakat bu yasak gereği gibi hiç bir zaman tatbik edilmez. Tek sebebi de denize parasız girmenin kesin bir zaruret olduğu düşünülmeden konmuş bir yasak oluşudur.
Ağır sıcaklar başladığı zaman çocuk, delikanlı, orta, yaşlı, âvare, hâne berduş, çırak, amale, ırgad, asker, mektepli binlerce can İstanbul sahillerinde plâj tesisatı olmayan kumsallarda, deniz hamamı kurulmamış derince ve derin sularda soyunurlar ve özel tâbiri ile açıktan denize girerler, ve gazetelerde sık sık Boğaziçinde, ve Marmara kıyılarında bir kaç vatandaşımızın yüzme bilmediği için boğulduğu okunur.
Zamanımızda deniz hamamları çok azalmışdır. Plâjları dolduran binlerce, on binlerce canın hepsi yüzme bilmez ve plâjlarda boğulma vakası pek ender olur; boğulanlar da yüzme bilmeyenler değil, bilâkis iyi yüzenlerdir; kendisine güvenir, açılır, açıkta bir kramp gelir, imdadına koşuluncaya kadar boğulur.
Gazetelerde sık sık okunan boğulma vakaları çoğunlukla açıkta denize girenler arasındadır. Onlara, pek az yüzme bildikleri halde üçü beşi bir araya gelerek bir sandal tutarak açılan, ve açıkda sandaldan denize giren çocuklar da katılır. Birinci derecede mesul, yüzme bilmediği halde kendisine yardım edilemiyecek yerde denize giren kurbandır. İkinci derecede mesul de, denizde yüzme yasağını koyduğu halde ciddi bir takip ile önüne geçemeyen zabıtadır...
Fakat yukarda kaydettiğimiz gibi açıkta denize girme yasağının gayri kabili tatbik olduğu kesin olarak kabul etmek ve can kaybina karşı başka çare aramak lâzımdır.
Açıkta denize girmenin tek sebebi parasızlıktır.
Plâjlarımız da, deniz hamamlarımız da pahalıdır.
Enucuzu yetmiş beş kuruştur. Denize girmek için her gün bu parayı veremeyecek olanların sayısı İstanbulda yüzbinin üstündedir.
Denize giren yüzme bilmeyenler yıkanma ve serinlemenin yanında biraz da yüzme öğrenmek için denize girmektedirler.
Sıcaklar basınca da muhakkak, zabıtanın nazarında gizli bir yer bulacaklardır ve denize gireceklerdir, ve bugün değilse yarın, boğulacaklardır.
Misal olarak kaydedelim, Kumkapı sahilini, Yenikapı sahilini, Anadolu yakasında Bostancı sahilini, Boğazda da münasip bir iki yeri “açıkta soyunup denize girmek için serbest bölge” ilan etmek lâzımdır. Çoluk çocuk ve garipler, kumlarda kayalıklarda soyunsunlar, mayosu olan mayosiyle, olmayan iç donuyla denize girsin.. Ve o mahdut bölgelerde zabıtanın bulunduracağı kurtarma ekipleri yüzme bilmeyen vatandaşları korusun.
Aşağıdaki satırlar R. E. Koçunun 1958 yılı mayısında Her Gün gazetesinde çıkmış günlük fıkralarından alıyoruz:
“Kaç yıl oldu tesbit edemem; Gülehane Parkında kurulagelen panayır henüz açılmamış, âni olarak da bunaltıcı sıcaklar başlamıştı. Ressam Nazmi Dayan ile parkta dolaşıyorduk, Sarayburnuna kadar indik.
“Yaşları onbeş ile yirmi arası,en büyüğü dahi askerliğini yapmamış. Yalınayaklı yahut yalın ayakları yarım pabuçlu pırpırı güruhundan sekiz on çocuk ve tüysüz delikanlı, üstlerindeki çulu çaputu atıp bir donca soyunmuşlar, akıntının karayı yalayarak geçtiği o tehlikeli yerde denize atlıyorlardı...
“Hepsi de balık misali, hakikaten yüzgeç, yüzme şampiyonu denilse sezâ.. Görülmeğe değer sahne.. O ne akrobatik numaralar, suyun içinde o ne hünerler, canbazlıklar..
“Bir tarafta vahşi sesle kaynayan soğuk su, İstanbul kayıkçılarının ağzı ile çakal deniz, öte yanda akıntının yılan gibi kıvrılan girdâbı.. Ve her ikisine meydan okuyan cesâret...
“Koşup gelen bir çocuk sert bir ayak darbesiyle uçuyor, havada bir perende atıp denize ok gibi dalıyor, vücuduna sarılan akıntı, onu bir anda derinlere öylesine çekiyor ki, koyu nefti kitle içinde beyaz vücud ufalıp kayboluveriyor, boğuldu, gitti derken, bakıyorsunuz ki oğlan kırk elli metre ilerden suyüzünüze çıkmış...
“Birden donakaldım. Bir nefer, tüvâna bir delikanlı harıl harıl soyunmada!.. en küçüğü kan kırmızı İstanbulun sırım gibi kaldırım kopuklarına imrenmiş, denize girecek!..
Saf bir tebessümle :
— Yüzme bilir misin?.. diye sordum..
— Bilirim! dedi.
— Sizin memlekette deniz var mı?
— Yok!.
— Nerede öğrendin?
— Derede !.
“Söz ve nasihat dinlemez.. Bereket versin ressam Nazmi eski bir boksördür, neferi denize girmekden bazû kuvvetiyle menetti, ben de bir polis buldum...
“Her yaz Boğazda, Marmara sahillerinde yüzden fazla çocuk, genç, bekâr uşağı amele, asker boğulur. Sıcaklarbastıralı kaç gün oldu bilmem, şu son iki hafta içinde gazetelerde benim okuduğum denizde boğulma kurbanları otuzu aşmıştır!.. Buyruun, en taze haber:
Pazar günü bir nefer Sarayburnundan denize girmiş, yüzme bilmediği için akıntıya karışıp koybolmuşdur!.” (R. E. Koçu).
Theme
Event
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080731
Theme
Event
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 8, pages 4430-4431
Theme
Event
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.