Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DENİZCİLİK BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI
Türkiyede 1 mart 1952 tarihinde iç ve dış sularda ulaşdırma hizmetlerini görmek, sivil devlet sektörünün elindeki tersâne, havuz ve benzeri kuruluşları işletmek amacı ile ve 5842 sayılı özel kanunu ile kurulmuş bir ortaklıkdır. Denizcilik Bankasının itibârî sermâyesi 500 milyon Türk Lirası olub bunun % 51 i (A grupu hisse senedle) devletce geri kalanı da (B grupu hisse senedleri) gerçek yahud tüzel kişilerce karşılanmışdır. Bankanın merkezi İstanbuldadır. Yedi kişilik yönetim kurulunun dördü devletce, üçü öteki ortaklıkca seçilir. Ortaklığın genel müdürü devletce atanır ” (Türk Ansiklopedisi).
Denizcilik Bankasının ortakları şunlardır:
1. Devlet Hazînesi
2. Türkiye İş Bankası
3. Türkiye Emlâk Kredi Bankası
4. Eti Bank
5. Türkiye ticâret bankalarının iştirakleri
Holding şeklinde çalışan özel hukuk hükümlerine tâbi bir anonim ortaklık olan Denizcilik Bankasının bünyesinde şu işletmeler toplanmışdır :
İstanbul Limanı İşletmesi — İstanbul Limanı işletmesi İstanbulun ihrac ve idhal mallarının yükleme ve boşaltılması ile bu malların anbarlama işlerini yapar. İstanbulun kömür depolama merkezi olan Kuruçeşme tesislerini işletir.
Uhdesine tevdi edilmiş bulunan bu faaliyetleri yürütebilmek için 110.685 M2 lik kapalı; 49,596 M2 lik açık ambarlama sahası ve 21,000 M2 lik Kuruçeşme Köm...
⇓ Devamını okuyunuz...
Türkiyede 1 mart 1952 tarihinde iç ve dış sularda ulaşdırma hizmetlerini görmek, sivil devlet sektörünün elindeki tersâne, havuz ve benzeri kuruluşları işletmek amacı ile ve 5842 sayılı özel kanunu ile kurulmuş bir ortaklıkdır. Denizcilik Bankasının itibârî sermâyesi 500 milyon Türk Lirası olub bunun % 51 i (A grupu hisse senedle) devletce geri kalanı da (B grupu hisse senedleri) gerçek yahud tüzel kişilerce karşılanmışdır. Bankanın merkezi İstanbuldadır. Yedi kişilik yönetim kurulunun dördü devletce, üçü öteki ortaklıkca seçilir. Ortaklığın genel müdürü devletce atanır ” (Türk Ansiklopedisi).
Denizcilik Bankasının ortakları şunlardır:
1. Devlet Hazînesi
2. Türkiye İş Bankası
3. Türkiye Emlâk Kredi Bankası
4. Eti Bank
5. Türkiye ticâret bankalarının iştirakleri
Holding şeklinde çalışan özel hukuk hükümlerine tâbi bir anonim ortaklık olan Denizcilik Bankasının bünyesinde şu işletmeler toplanmışdır :
İstanbul Limanı İşletmesi — İstanbul Limanı işletmesi İstanbulun ihrac ve idhal mallarının yükleme ve boşaltılması ile bu malların anbarlama işlerini yapar. İstanbulun kömür depolama merkezi olan Kuruçeşme tesislerini işletir.
Uhdesine tevdi edilmiş bulunan bu faaliyetleri yürütebilmek için 110.685 M2 lik kapalı; 49,596 M2 lik açık ambarlama sahası ve 21,000 M2 lik Kuruçeşme Kömür Parkına sahip bulunmaktadır.
Yükleme ve Boşaltma manzumesinden olmak üzere büyük tonajda gemilerin Yanaşmasına elverişli Karaköyde 520, Salıpazarında 600, Sarayburnunda 240, Kuruçeşmede 270 metre uzunluklarında rıhtımlardan ve liman ağzına bağlı muhtelif şamandıralardan istifade eder.
Yükleme ve Boşaltma ameliyesinde 3 ilâ 10 ton kapasiteli 50 adet kara vinci, beheri 3 ton taşıma güçlü 83 adet istif makinesi, 1 ilâ 3 ton kapasiteli 46 adet çekici traktör ve kömür işlerinde kullanılmak üzere beheri 3,5 ton kaldırma gücünü haiz 5 adet kepçeli transportör’e malik bulunmaktadır.
Yüzer taşıyıcı vasıtalar bakımından Liman İşletmesinin 12.648 gros ton karşılığı 107 adet çekici deniz aracı ve 20.040 Gros ton kapasiteli 212 adet motorsuz taşıyıcı vasıtası vardır.
Merkezi Karaköy rıhtımında bulunan Kılavuzluk ve Romorkörlük Servisinin emrinde 7 adet kılavuz motoru ile 42 adet romorkör mevcuddur. Ayrıca Tellitabya, Darıca, İzmit ve Çanakkalede bulunan Kılavuzluk İstasyonlarından başka Yeşilköy ve Haydarpadaki İhbar İstasyonları ile faaliyetlerini yürütmektedir.
1965 senesi ilk 9 ay itibariyle İstanbul’a 22,570,677 Gros tonluk 5389 Kargo gemisi uğramış ve transit olarak kılavuz alan 49,739,230 Gros tonluk 7.429 muhtelif gemi geçmiştir.
Yükleme ve boşaltma faaliyetleri meyanında olmak üzere 1965 senesi ilk 9 ayında 105.925 yükleme; 357.332 ton boşaltma 7822 ton aktarma olarak genel yekûn 471.079 tonluk ticari eşya ameliyesi yapılmıştır. Kömür yükleme ve boşaltması ameliyesi aynı devre için 725.787 ton’dur.
İzmir Limanı İşletmesi — İzmir ve hinterlandına hizmet eden İzmir Liman İşletmesi yolcu ve yük nakliyâtı, tahmil-tahliye ameliyâtı, anbarlama işleriyle meşgul olur. Bu işletmeye bağlı olan Alabey Tersanesi 600 tona kadar olan teknelerin her çeşit tamiratını yapabilir.
İzmir’e bir günde vasati olarak 15,041 gros ton tutarında 5 adet yük gemisi yanaşmaktadır Pnömatik vasıtalarla yapılan yükleme, boşaltma hariç, limanda ortalama olarak; günde 1,104 ton yükleme, 785 ton boşaltma ve 540 ton ambarlama ameleiyesi yapılmaktadır.
İzmir İşletmesinin elinde İzmir körfezinde çalışan 7 adet şehir hattı yolcu vapuru bulunmaktadır. Bunların haricinde çeşitli liman faaliyetlerini yürütebilmek için 50 adet ahsap şat, 23 adet ahşap mavna, 13 adet sac mavna, 11 adet cer römorkörü; yük ve su layterleri; mazot ve su dubaları; servis, binek ve palamar motorları, kılavuz, romorkör ve motorlarına sahiptir. Bu araçların taşıma kapasitesi 13,220 tondur.
Trabzon ve Giresun Limanları İşletmesi — Trabzon limanındaki tesisler yılda 20 bin ton yükleme ve 100 bin ton boşaltma, 15 bin ton civarında da ambarlama yapmaktadırlar. Bu arada 300 Grt den küçük merakibin yıllık boşaltma miktarı da 107 bin tondur.
Trabzon ve Giresun limanına Haziran - Ekim ayları arasında üç muntazam sefer, diğer aylarda ise iki muntazam sefer yapılır. Her iki limanda da hergün birer ecnebi gemi bulunduğu gibi tonajları da 5-6 bin tonilâto arasındadır.
Trabzon Limanının deniz araçları 300 tonluk 4 layter, iki morinbot ve 400 Hp bir romorkör,müteharrik tesisleri ise üç adet 3 tonluk, bir adet 5 tonluk, bir adet 25 tonluk kreyn, 1 adet 10 tonluk, 2 adet 6 tonluk, bir adet 3,5 tonluk, vinç, dört adet forklift, iki adet traktör, altı adet trayler, 3,5 ve 30 ton çeker takatta 3 adet kantar, 200 adet tahta palet, 10 adet kömür kazanı, iki oto v.s. den ibarettir.
Trabzon İşletmesinin bir de atölyesi mevcud olup 40 kilovat saatlik bir enerji hattı ile muhtelif tezgâhları ve bu meyanda bir de 15 ton çekme gücünde ırgat kazanı vardır.
Giresun İşletmesi yılda 19 bin ton yükleme, 5 bin ton boşaltma ve 4 bin ton civarında da ambarlarama yapmaktadır.
Giresun İşletmesinin deniz araçları 150 tonluk 2 layter, 2 morinbot ve 400 HP bir romorkör, müteharrik tesisleri ise 6 ton kaldırılma gücünde seyyar bir vinç, 100 adet tahta palet v.s. den ibarettir.
Van Gölü İşletmesi — Van gölünde 9 iskele arasında 5 gemi ile yolcu ve yük seferleri yapmaktadır; otelcilik ve balıkcılık faaliyeti ile de meşguldür.
1965 senesinin ilk 8 ayında, 23,786 yolcu, 2,520 ton ticari eşya taşımıştır.
Van Gölü İşletmesi, kara nakliyatı ile daimi rekabet halinde bulunmaktadır. 1964 senesinde demiryolu’nun Tatvan’a kadar ulaşması Van gölü faaliyetlerini arttırmış, ticâri eşya nakliyatı bakımından hissedilir bir gelişme göstermiştir.
Bundan başka tren seferlerine muvazi olarak Tatvan ile Van iskelesi arasında haftada üç posta ve iki de ekspres seferleri ihdas edilmiştir.
Deniz Yolları İşletmesi — Kabotaj Hatları ile Harici sularda gemi işleten Denizyolları İşleştmesinin Filosu 111.743 Gross ton tutarında, 23 adet yolcu yük, 1 adet arabalı ve 1 adet akaryakıt gemisinden ibarettir.
Bu filo ile Denizyolları, dahilde karasularımızda: Karadenizde 26 Marmara ve Ege’de 16 ve Akdenizde 12 iskele arasında sefer yapmaktadır. Hariçte ise Pire, Napoli, Cenova, Marsilya, Barselona, İskenderiye, Beyrut, Hayfa, Larnaka, Rodos, Triyerte, Venedik limanları ile Türkiyeyi birbirine bağlamaktadır.
1965 senesi zarfında dahili iskelelere 946, Harici limanlara ise 79 sefer tertiplemiş bulunan Denizyolları İşletmesi İstanbul’dan hergün vasati olarak üç gemi tahrik ettirmektedir. Seferlerle, İşletme, 1965 yılı zarfında İç Hatlarda 761.000 yolcu ve 130.000 ton yük; Dış Hatlarda ise 60.000 yolcu ve 110.000 ton yük taşımış bulunmaktadır.
Turistik hareketleri ve gelişmeleri ehemmiyetle takip eden Denizyolları İşletmesi, Fransaya sipariş etmiş olduğu açık deniz araba vapuru ile Venedik-İzmir arasında yapılması kararlaştırılan seferleri 1966 senesi faaliyet programına ithal etmiştir. (B.: Turuva Feribotu).
Şehir Hatları İşletmeleri — Şehir Hatları İşletmesi; Marmara Denizinde, Adalar, Anadolu sahili ve Boğaziçi ile İzmit Körfezinde faaliyette bulunmaktadır .
İşletmekte olduğu 60 yolcu ve 15 arabalı vapur ile 66 iskele arasında çalışan Şehir Hatları yüzer vasıtları, Pazar günleri yapılan munzam ve zuhurat seferleri hariç, günde vasati olarak 600 küsur sefer yapmakta ve böylelikle iskelelerden her iki dakikada bir gemi tahrik etmek suretiyle 71 milyon veya günde vasati olarak 195 bin yolcu taşımış bulunmaktadır.
1966 yılında sefere konulacak Salacak ve Şemsipaşa arabalı vapurlariyle bu tip vasıta nakliyat filosunu 17 ve yükseltecek olan Şehir Hatları İşletmesi 1965 yılında 3 milyon 2 yüzbin çeşitli nakil vasıtası taşımış ve Asya ile Avrupa arasındaki trafiğe hizmet etmiş bulunmaktadır.
Umumi tonajı 12.910 gross ton olan arabalı vapur filosu 5467 yolcu, 608 otomobil, 244 kamyon taşıyabilmektedir. 1966 yılında Harem arabalı iskelesi seferleri hizmete açılabilmesi arabalı iskelesi seferleri hizmete açılmışdır.
60 ünitenen müteşekkil yolcu filosunun genel tonojı 30.290 gross ton olup yolcu kapasitesi 64.077 dir.
Memleket turizmine hizmet etmeyi bir vazife bilen Şehir Hatları İşletmesi bu gayeyi gözönünde tutarak yabancı ve yerli turistlerimiz için 3 saat devam eden ve bu müddet zarfında Boğaziçinin tarihî ve turistik bakımından kayda şayan hususiyetlerini 3 muhtelif lisanda bildiren Boğaziçi Turistik Gezintilerini tertip etmiş bulunmaktadır.
Tersâneler — Denizcilik Bankası gemileri ile yerli ve yabancı armatörlere âid gemilerin tâmirleri ve yeni gemi inşâsı faaliyetlerinde bulunurlar.
Bu Tersânelerde Şehit Hatları İşletmesi için yeni araba vapurları ve yolcu vapurları yapılmıştır. Denizyolları İşletmesine akaryakıt tankeri Türkiye Devlet Demir Yoları için muhtelif layter ve romorkör yapılmıştır. Dört tersânedir; bu tersânelerden 1964 yılında toplam olarak 114.165.014 liralık hasılat temin edilmiştir (B.: Cami altı Tersânesi, cild 6, sayfa 3353; Haliç-Kasımpaşa Tersânesi; Hasköy Tersânesi; İstinye Tersânesi).
Kıyı Emniyet İşletmesi — Kıyı Emniyeti İşletmesi Türkiye kıyılarında mal ve can emniyetini temin eden araç ve tesisleri tekel şeklinde işleten ve bunların işletilmesinden gelir temin eden bir müessesedir.
İşletme, deniz fenerleri, sis düdük istasyonları, can kurtarma motorları ve radyofar tesislerine sahiptir.
Bilhassa sisli havalarda Karadeniz ve Akdenizde seyreden gemilere verdiği sinyallerle yerlerini tesbit etmelerine yardımcı olan Kefken, Rumeliburnu ve Fenike radyofar istasyonları en modern âletlerle donatılmış bulunmaktadır.
Öte yandan, kıyılarımızda bulunan tahlisiye istasyonları, her yıl fırtınalı havalarda batan veya kayalara bindirip parçalanan teknelerdeki yüzlerce gemicinin hayatını kurtarmaktadır. Karadenizde bilhassa Şile ve Kefken bölgesinde meydana gelen birçok deniz kazaları bir hayli can kaybına sebep olmaktadır. Bankamız 1964 yılında buralarda teknik kurtarma araç ve teçhizat ile donatılmış modern tahlisiye istasyonları kurmuş bulunmaktadır.
Bugün İşletmenin elinde 175 kıyı feneri, 23 ışıklı şamandıra, 2 çubuk işareti, 11 sis düdük istasyonu 3 sis düdük çanı, 17 tahlisiye istasyonu, 7 telsiz haberleşme merkezi ve 3 radyofor istasyonu bulunmaktadır.
Gemi Kurtarma İşletmesi — Gemi Kurtarma İşletmesi, denizlerimizde gemi kurtarma ve yardım işlerini yapmaya yetkili bir işletme olup, kıyılarımızın muayyen kısımlarında deniz kazalarına uğrayan yabancı ve Türk gemilerinin kurtarılması için kanunen tekel hakkına sahiptir.
Kazazade gemi ve yüklerini kurtarma işlerinin hacmi bugünkü yük ve yolcu gemilerinin modern, mütenevvi seyir alet ve cihazlarına malik bulunmaları sebebiyle her zaman değişmektedir.
1952 yılından bugüne kadar en fazla kurtarma yapılan yıl 1955 senesi olmuştur. 1955 yılında, 7 si Türk, 11 i yabancı olmak üzere 18 gemi kurtarılmıştır.
Halen İşletmede tonaj toplamı 2152 gros ton olan Alemdar, Hora, İmroz II kurtarma gemileri mevcud olup, 1966 Mayısında İşletmemize teslim edilmek üzere Almanya’ya sipariş edilmiş olan 5000 HP kuvvetinde bir açık deniz kurtarma-yardım gemisi de bu filoya katılmış olacaktır.
Yalova Kaplıcaları İşletmesi — 1929 senesinde Atatürk’ün irşatlariyle modern bir su şehri haline getirilen Yalova Kaplıcaları o tarihten 1939 tarihine kadar Türkiye Seyrisefain İdaresi ve Akay İşletmesi ve Denizbank tarafından, 1939 tarihinden 1952 yılına kadar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanldığı tarafından idare edilmiş, 1952 senesinde ise bir kira mukavelesiyle ve 25 sene müddetle idare Bankamıza devredilmiştir.
Halen en büyüğü Termal Otel (87 oda 152 yatak) olmak üzere, Büyük Otel (54 oda 108 yatak), Çınar Otel (23 oda 42 yatak), Taş Otel (17 oda, 33 yatak), Küçük Otel (9 oda 18 yatak) isminde her sınıf halka hitap eden temiz, bakımlı 5 otel mevcuttur.
Banka ayrıca inşaatı ikmal edilmekte bulunan 150 yataklı halk tipi bir otel ve lokantayı da halk hizmetine açmak üzeredir.
Kaplıcalar dahilinde muhtelif tip hamam ve banyolar ile açık yüzme havuzu ve Termal Otelde tam teçhizatı ve ekipli banyo tedavi ve sıhhi tesisleri mevcuttur.
Kaplıcalarda yeraltı kaynaklarından günde 66 santigraf sıcaklıkta 1375 ton şifalı ve radyoaktiv su çıkmakta ve bu sular tedaviye gelen hasta müşterilerin istifadesine arzedilmektedir.
Kaplıcalarda mütehassıs doktorlar nezaretinde romatizma, sinir hastalıkları, sürmenaj karacığer ve cilt rahatsızlıklarının tedavileri yapılmaktadır .
Kaplıcalar, ekspres vapurlariyle İstanbul’dan 2 saatte bağlanan Yalova iskelesine 14 kilometre mesafededir (B.: Yalova).
Liman Lokantası — Galata Yolca Salonunda Denizcilik Bankasına ait bir lokanta bulunmaktadır. Modern bir şekilde tanzim ve tefriş edilen bu lokanta, güzel manzarası, nefis yemekleri ve iyi servisi ile halkımızın hizmetindedir. Yemeklerinin lezzeti ve çeşitleri dolayisile yabancı memleketlere de kendini tanıtan Liman Lokantası turistlerin tercih ettiği bir lokanta hâline gelmiştir. Bu lokanta 250 kişiye servis yapacak kapasitede olup toplantı ve düğünler ile dışarıdan ismarlanacak her türlü ihtiyacı karşılıyacak durumdadır. (B.: Liman Lokantası).
Hastahâne — Büyük müessese personeli ve ailelerinin muayene ve tedâvileri için tam teşkilâtlı bir hastahaneye sahiptir.
Bankacılık — Denizcilik Bankası bankacılık işleriyle de meşgul olmakdadır, on şehirde 26 şubesi vardır : 1. Galata Merkez Şubesi; 2. Beşiktaş Şubesi; 3. Beylerbeyi Şubesi; 4. Büyükada Şubesi; 5. Çengelköy Şubesi; 6. Kadıköy Şubesi; 7. Kasımpaşa Şubesi; 8. Sarıyer Şubesi; 9. Üsküdar Şubesi; 10 Yeniköy Şubesi; 11. Emirgân Şubesi; 12. Unkapanı Şubesi; 13. Beykoz Şubesi; 14. İzmir Şubesi; 15. İzmir Bayraklı Şubesi; 16. İzmir Karşıyaka Şubesi; 17. İzmir Konak Şubesi; 18. Ankara Ulus Şubesi; 19. Ankara Yenişehir Şubesi; 20. Yalova Şubesi; 21. Antalya Şubesi; 22. Gemlik Şubesi; 23. Karadeniz Ereğlisi Şubesi; 24. Mersin Şubesi; 25. Rize Şubesi; 26. Trabzon Şubesi.
Denizcilik Bankası Erkek Sanat Enstitüsü — Bankaya bağlı Tersanelerle çeşitli işyerlerine ve gemilerine (Gemi Yapı, Gemi Makine, Elektrik, Radyo - Telsiz ve İnce Marangozluk bölümlerinde) kalifiye eleman yetiştirmek amaciyle kurulmuş olan Haliç Tersanesi içinde kâin Millî Eğitim Bakanlığınca tasdikli Denizcilik Bankası Erkek Sanat Enstitüsünün öğrenim süresi 6 yıldır. Enstitüyü bitirenler mecburi hizmete tabidirler.
Devlet Ortaokul programlariyle meslekî bilgi veren Sanat Ortaokuluna dayalı Enstitünün birinci devre birinci sınıfına, her öğretim yılı başında İlkokulu bitirenler arasından seçme imtihanı ile öğrenci alınır.
Enstitünün 1. sınıfına girebilmek için, Sanat Ortaokulu son sınıfında okunan Türkçe, Matematik, Fizik ve Kimya dersleriyle bulunduğu şubedeki meslek derslerinden üstün not almak ve bu devreyi Haziran döneminde bitirmek şarttır. Bu şartları taşıyanlar arasından bitirme dereceleri esas tutulmak suretiyle her şubeden onar öğrenci Enstitüsünün 1. sınıfına kabul olunur. Hariçten Ortaokulu bitirenler bu sınıflara alınmazlar.
Öğrencilere, her çeşit giyim eşyasiyle ders araçlarını, öğle yemeklerni ve harçlıklarını Banka temin eder.
Tarihçe — “Hazîne Hassa Vapurları İdâresi” adı altında temeli 1844-1845 yılları arasında atılmış olan Denizcilik Bankası Türkiye’nin en büyük müesseselerinden biridir. Yüz yılı aşan tarihçesinde on defa isim ve idâre şekli değişdirdiği görülür.
Geçen asrın ilk yarındadır ki yelkenli gemilerin yeri buharlı gemiler, vapurlar almaya başlamışdır. Deniz yolu ile asker, ağır silâh ve cebhâne nakliyâtı için Osmanlı Donanmasına da vapurlar satın alınmış ve bunlara “Tersâne Vapurları” denilmişdir. Bu vapurların bütün mürettebâtı bahriyeli, askerdi.
Kapitülâsyon muâhedelerinin hükümleri ile ecnebî gemiler Türk sularında ve Türk liman ve iskeleleri arasında yük ve yolcu taşıma serbestîsine sâhib idiler. Yelkenli gemiler devri sonları ile buharlı gemilerin ilk devrinde yabancı bayraklar altında seyrü sefer eden gemiler Türkiye sularına hâkim olmuşlardı. O tarihlerde Türk ticâret filosunu Türk bayrağı çeker küçük tonajdaki şahıs mali yelkenliler temsil ediyordu; bunların büyük çoğunluğunun sâhibleri de Türkiyenin yalı boyları halkının rumlarıydı. Türk olsun rum olsun, Osmanlı İmparatorluğu tebaası o armatörler de vapurlar satın alarak işletecek kudrete sâhib değildi. Buharlı gemilerle bir Türk ticâret filosunun kurulması devlete kalıyordu. Ağır dış borclar altında bunalmış Osmanlı İmparatorluğu için böyle bir filonun tesisi, tesisden sonra da, kendi sularında ve kendi liman ve iskeleleri arasında yük ve yolcu nakliyatında amansız, ecnebî rekaabeti ie mücâdele ederek o ticâret filosunu yaşata bilmek ayrı ve çok çetin bir işdi.
I. HAZİNEİ HASSA VAPURLARI İDÂRESİ — 1844 ile 1845 arasında Sultan Abdülmecid büyük fedâkârlık yaparak şahsî gelir ve masraflarına âid Hazînei Hassadan verdiği para ile vapur aldırttı, Bahriye Nazırlığına bağlı bir özel idâre ile bu vapurlar Türk liman ve iskeleleri arasında yolcu ve yük taşımaya başladılar. Halk arasında “Hazînei Hassa Vapurları” diye isimlendirilen bu ilk vapurun isimleri “Seyri Bahrî” ve “Eseri Hayr” dır; yandan çarklı, padl teknelerdi. İlk kurulan hatlar İstanbul ile İzmit, Gemlik ve Tekirdağ iskeleleri arasındadır. İşte bu işletmedir ki, Denizcilik Bankasının temeli olmuşdur. Bahriye Nazırlığına bağlı idârenin başında Mısır vâlisi Abbas Paşanın oğlu ve Sultan Abdülmecidin kızı Münire Sultanın kocası İlhâmi Paşa ile ermeni vatandaşlardan ve nâmuslu bir iş adamı Bogos Bey bulunuyordu.
Hazîne Hassa Vapurları halkdan ve tüccardan büyük bir rağbet gördü, temiz eller ile de idâre edildiği için beş sene içinde vapur sayısı ikiden onbeşe yükseldi, İstanbulda ilk liman işletmesine başladı, Sirkeci - Adalar, Sirkeci - Pendik (Marmaranın Anadolu yalısı), ve Sirkeci (Yeşil köye) Ayastefanos (Marmaranın rumeli yalısı) hatları kuruldu.
1864 senesi başında türk ticâret filosunun vapurları ile Tersâne Vapurlarının ayırd edilmesi için ticâret gemilerinin devlet sancağından ayrı bir sancak çekmelerine karar verildi, aşağıdaki satırları devrin gazetelerinden “Tercemânı Ahval” den alıyoruz: “Etrâfı yeşil, ortası kırmızı, ve kırmızının ortasında beyaz yarım ay resmi bulunan yeni bir sancak ticâret gemileri sancağı olarak kabul edildi. Hazîne Hassa Vapurları ile diğer bütün Osmanlı ticâret gemilerinin bundan sonra bu sancağı çekmeleri için bir irâdei seniyye (ferman) çıkdı”.
Ecnebî vapurlarının süvari ve mürettebâtından gördükleri kötü muâmeleden tiksinmiş ve alınan fâhiş ücretlerden de bezmiş olan Akdeniz ve Karadeniz yalılarının Türk-müslüman halkından pâdişaha arîzalar, Hazîne Hassa Vapurları İdâresine mektublar gelerek oralara da Hazînei Hassa Vapurları işletilmesi istenildi, daîmâ yolcu ve tüccar malı bulunacağı kesin rakamlarla bildirildi. İdârenin işi genişleyince Hazîne Hassa Vapurları 1864 de “Fevâidi Osmâniye” adı ile ve “Nâzır” unvânını taşıyan bir müdür idâresinde müstakil bir işletme oldu.
II. FEVÂİDİ OSMÂNİYE İDÂRESİ — Bu teşebbüs yabancı iş adamlarını harekete geçirdi ve gelişmesinin daha ilk kademesinde bu Türk şirketini yok etme yolunu aradılar. Bonal adında mâcerâperest bir fransız, Fevâidi Osmaniye Şirketinin muamelâtı fransızca olursa ve idâresi de vapurculukdan anlayan ecnebîlere bırakılırsa ecnebîler tarafından da rağbet göreceği, Hazînei Hassaya da daha büyük menefaatlar sağlayacağını, hiç şübhesiz ki büyük çıkarlar vaad ettiği kimseler vâsıtası ile pâdişaha aks ettirdi, Fevâidi Osmâniye İdâresini işletmeye şahsen tâlib oldu, fakat emeline muvaffak olamadı.
Hazînei Hassa Vapurları İdâresinin başında bulunanlardan İlhâmi Paşa henüz 25 yaşında iken vefât etmişdi, o idârenin başında Bogos Beyde 1860 yılına kadar bulunmuş ve Bonal’in entrikaları karşısında kendi isteği ile çekilmişdi, 1861 de Hazînei Hassa Vapurları İdâresi müdürlüğüne “Karamanlılar” denilen Anadolunun ortodoks Türlerinden, rumca konuşmasını bile bilmeyen Yuvam Avramidis Efendi tâyin edilmişdi, nâmuslu ve çalışkan bir iş adamı idi. Ha-
zine Hassa İdâresinin “Fevâidi Osmaniye” adını alması onun müdürlüğü zamanında olmuşdur; yaşlı Bogos Efendiyi çok üzen Bonal’in entrikalarını da genç ve enerjik bu Yuvan Efendi önlemişdir ki, Anadolu halkı için çok yadırganan bir meslek olan denizcilikle uğraşması ve ingilizlerin de denizci bir milet bilinmesi dolayısı ile Yuvan adı “Con”a çevrilerek muhitinde “Con Paşa” diye şöhret bulmuşdur. Türk deniz ticaret filosunun gelişmesinde büyük hizmetleri olmuş bir sîmâdır.
Hazînei Hassa Vapurları idâresi Fevâidi Osmâniyeye yirmi vapur devretmişdi, bu vapurlardan ancak şu isimler tesbit edilebildi:
Eseri Cedid
Eseri Hayr
İzzeddin
Malakof
Nümâyişi Ticâret
Ömer Paşa
Peyki Şeref
Pürsûd
Sâiki Şâdi
Seyri Bahrî
Şehper
Tâif
Vâsıtai Ticâret
Türk Ansiklopedisi “Fevâidi Osmâniye İdâresi” nin kuruluşunu 1844 de gösteriyor, ve Hazîne Hassa Vapurları İdâresinden hiç bahsetmiyor. 1844-1845 yıllarından 1864 yılına kadar ilk Türk ticâret vapurlarını işleten, yukarda kaydettiğimiz gibi Hazîne Hassa İdâresi olmuşdur; devrin gazetelerinden “Tercemânı Ahval”, Fevâidi Osmâniye adının verilmesini 26 rebîülâhir 1281 (28 eylül 1864) tarihli nushasında kesin ifâde ile kaydediliyor: “... Hazînei Hassanın mevcud yirmi vapurunun yeni bir idâre işletilmesine ve bu yeni idârenin adının Fevâidi Osmâniye olmasına karar verildi”.
Aynı gazete aynı nushasında ismin değişmesiyle birlikde Osmanlı ticâret gemileri sancağının da değiştirildiğini yazıyor: “Devleti Aliyye ticâret gemilerinin evvelce çekdikleri sancak bir güzel suretde olmayub değiştirildi, bundan böyle zemini yeşil, ortasında kürevî bir beyaz, beyazın üzerinde de yarım ay resmi bulunan bir sancak çekmeleri kararlaşdı. Fakat, görünüşde zarif ise de yağmur ve güneşle pek az sonra bir fenâ renge girdiğinden ticâret sancağı tekrar değişdi. Bundan sonra ticâret gemilerinin de devletin asıl sancağını çekmelerine karar verildi; fakat, kırmızı zemin üzerine ay yıldızlı bu sancağın harb gemileri sancağından farklı olması için, ayı daha ince, yıldıız da, devlet sancağı gibi 8 köşeli (bacaklı, şuâlı) olmayub beş köşeli oldu, Fevâidi Osmâniye Vapurları ile diğer bilumum ticâret gemileri bu sancağı çekdiler.”
Burada dikkate değer önemli bir nokta vardır; 1864 de evvelâ Fevâidi Osmâniye vapurlarının bayraklarında resmedilmiş bir hilâl ortasındaki beş köşeli yıldızın zarâfeti, bu sefer asıl devlet bayrağındaki sekiz köşeli yıldızın değiştirilmesine sebep olmuş, ve hem harb gemileri hem ticâret gemileri aynı sancağı çekmeye başlamışlardır.
26 cemâziyelevvel 1281 (27 ekim 1864) tarihli Tercemânı Ahval gazetesinde şunlar yazılıdır “Fevâidi Osmâniye Vapurları memleketimizin asıl malı ve yâri ve bilcümle Osmanlıların bisi şeref ve îtibârı olduğundan bir imtiyâzı mahsus olmak üzere vapurların baş tarafındaki ufkî serene mahmuza beyaz zemin üzerine kırmızı ile Fevâidi Osmâniye yazılı bir güzel flama çekmeye başlamışlardır.”
Yine aynı gazetenin 9 receb 1281 (8 aralık 1864) tarihli nushasında Trabzondan İstanbula gelmekde olan yolcuların şu teşekkür mektubu neşredilmişdir: “Mâhi hâlin ibtidâsı çarşamba günü Fevâidi Osmâniye vapuru hümâyunlarından Vâsıtai Ticâret ile Trabzondan hareket ve yol üzerinde bulunan iskelelere uğrayarak İneboluya muvâsalet ile cumartesi günü saat 10,30 da (akşama doğru) fekki lenger ettikde gece yarısından sonra görülmemiş işidilmemiş mertebede şiddetli fırtınaya tutulup bir hâlinâ ümidîde kalmışdık. Süvârimiz Kaptan Dobranoviç vapurun kumanda yeri olan çarkları üzerinden bir an ayrılmayarak ve tayfasını hizmetleri başında kullanub derecesiz gayret ve mahâretle sekizyüzden fazla yolcu olduğumuz halde kimsenin burnu kanamaksızın ve bu kadar denk eşyâlara zarar erişmeksizin ertesi günü cümlemizi Ereğli Limanına (selâmete) çıkarmışdır. Teşekkürlerimizi icrâ ederiz.”
Türk sularında ve türk limanları ile iskeleleri arasında yabancı bayraklarla rekabet mücâdelesinde, idâresinin dürüstlü ve mensublarının çalışma ve gayreti ile muvaffak olmuş bulunan Fevâidi Osmâniye İdâresini ele geçirme hırsları devam ediyordu, ilk teşebbüslerinde emeleine kavuşmayan fransız Bonal yine sahneye çıkdı, vaktiyle Bogos Beyin yapdığı gibi 1867 de Con Paşa da müdürlükden çekildi ve Bonal Fevâidi Osmâniyeye müdür oldu ise de çok kalamadı, 1871 de yerini yine Con Paşaya bırakarak istifâya mecbur oldu.
Devrin pâdişahı Sultan Abdülaziz denizciliğe karşı aşırı ilgi gösteren bir hükümdar idi; Osmanlı Donanmasına eski satvet ve şevketine kavuşdurma arzusu yanında Türk ticâret filosunu da imparatorluğun azametine lâyık şekilde yükseltmek gaayesinde idi, ve Fevâidi Osmâniye İdâresini âdetâ fahrî himâyesine almışdı, bundan ötürüdür ki idârenin adı tekrar değişdi, pâdişahın ismine nisbetle, “İdârei Aziziye” oldu.
III. İDÂREİ AZİZİYE — Sultan Abdülaziz Türkiye’nin ilk büyük vapur işletme kumpanyası olmuş ve üç defa isim değirmiş İdârei Aziziyeyi, sermâyesini çıkarılacak hisse senedleri ile gereği gibi arttırarak büyük bir Türk Anonim (Ortaklılığı) Şirketi yapmak istiyordu. Bu şirket kuruluncaya kadar İdârei Aziziye bahriye nâzırlığına bağlandı. Fakat 1870-1871 Alman-Fransız Harbinin doğurduğu bir ekonomik buhran böyle bir şiketin hisse senedlerini alacak sermâye sâhiblerini endişeye düşürdü ve o anonim şirket kurulamadı. İdârei Aziziyenin işletilmesi, o sırada Şûrâyı-devlet (Danıştay) âzâsı bulunan Hazîne Hassa Vapurları İdâresinde büyük hizmetleri görülmüş Bogos Beye havâle edildi. Hayli yaşlı bulunan Bogos Bey İngiltereye ilk yeni vapur sipârişi ile işe başladı, fakat idârenin başında ancak bir yıl kadar kalabildi, 1872 de vefât etti. İdâre müdürlüğüne tekrar Yuvan Avramidis Con Paşa tâyin edildi.
Trabzon hattı idârenin en işlek hattı olmuşdu. Girid ve Trabluzgarb gibi yeni hatlar kuruldu, Trabzona, İzmire, arada ancak bir yahud iki iskeleye uğrayarak gidip gelen ekspres postaları ihdas edildi. İstanbulda Haydarpaşa Kadıköy, Adalar, Anadolu ve Rumeli Marmara kıyı seferleri çoğaltıldı, ve bütün bu işler için yeni vapurlar satın alındı. Hazînede para olmadığı için bu ağır masraflar İdârenin hâsılâtından ödendi; dolayısı ile bâzı nüfuzlu, kötü kişiler için İdârei Aziziyeyi ele geçirmek, “Bal tutan parmağını yalar” diye meşhur avâmî tâbir ile kendilerine büyük menfeatler sağlamak bir hedef oldu.
1876 da Sultan Abdülaziz tahtdan indirildi, Beşinci Sultan Muradın kısa saltanatından sonra İkinci Sultan Abdülhamid pâdişah oldu. Çeşidli tesisleri ve vapurları ile imparatorluğu deniz ticâret filosunun temsil eden bir idârenin sâkıt bir hükümdarın adını taşıması elbet ki uygun görülmezdi, 1878 de “İdârei Aziziye” adı, “İdârei Mahsûsa” ya çevrildi.
IV. İDÂREİ MAHSÛSA — Müessese bu yeni devrinde önce bir umum müdürlükle idâre edildi, müessesenin iş bilir namuslu adamı meşhur Con Paşa müdür muavini oldu.
İdârei Aziziye İdârei Mahsusaya büyüklü küçüklü, eski yeni 79 vapur devretmişdi ki alfabetik sıra ile isimleri şunlardır:
Ali Sâib Paşa
Anadolu
Arslan
Asir
Aydın
Bahricedid
Bartin
Batum
Biga
Bingazi
Burgaz
Canik
Ceylân
Çeşme
Dolmabağçe
Edremit
Erenköyü
Gedikler
Gelibolu
Girid
Hareket
Hasan Paşa
Hayreddin
Hereke
Heybeli
İhsan
İstinye
İzmir
İzmit
İzzeddin
Kaadiriye
Kadıköy
Kâmil Paşa
Kaplan
Karamürsel
Kars
Kartal
Kayseri
Kılıçali
Kınalı
Knifde
Lütfiye
Malakof
Maltepe
Marmara
Medârıfevâid
Medârıtevfik
Mesud
Midilli
Mudanya
Musul
Mürüvvet
Neced
Nîmetihüdâ
Nüzhetiye
Pars
Pendik
Plevne
Pürsûd
Saadet
Sakarya
San’a
Selâmet
Selânik
Seyyar
Silivri
Söğüdlü
Şâhin
Şark
Şehper
Şems
Şerefresan
Tarsus
Tekirdağı
Ticâreti Bahri
Tuna
Türk
Yanikapu
Büyük müessesenin bu İdârei Mahsûsa devri 1909 da meşrûtiyetin ilânına kadar 31 yıl sürdü.
Tarihimizde “Tazminat Devri” denilen münevver mutlakiyeti pek kısa sürmüş olan Birinci Meşrûtiyet tâkib etmiş, onun peşinden de o sözde meşrutiyetin meclissiz devri başlamışdı, ki tarihimize “İstibdad Devri” diye geçmişdir, ve gittikce ağırlaşmışdır. Türk Donanmasını Haliçde demir üstünde çürüten istibdad devri Seksen parçaya ulaşmış vapurları ile Türk Ticâret Filosunu temsil eden İdârei Mahsusayı da korkunç sui istimaller ve müdhiş, iğrenc hırsızlıklar, fecî ihmaller ile iflâs uçurumu önünde bir iskelet hâline getirmişdir.
1888 de İdârei Mahsûsa umum müdürlüğüne devrin nüfuzlu bahriye nâzırı Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa tâyin edildi, Con Paşa müdür muavinliğinde kaldı.
Abdülâhad Nuri Bey 1926 yılında neşredilmiş “Türkiye Seyrisefâin İdâresi Tarihçesi” isimli eserinde büyük müessesenin İdârei Hususiye devri için çok acı şeyler yazıyor. Müteahhidlerle idârenin en yüksek kademesindeki temsilcilerin müşterek ve büyük suistimallerinden biletcilerin küçük ve âdi hırsızlıklarına kadar bahsediyor, ve bu arada şu hazin levhayı çiziyor: “...İdârenin eski yeni 80 kadar teknesi vardı, Gemilerden biri her hangi bir ârızaya uğradı mı tâmiri yoluna gidilmez, bir tarafa çekilip bağlanırdı, Haliçde yer kalmadı, bir kısım vapurlar Boğaziçinde Paşabağçesi ile Beykoz arasındaki koyda demirlendiler, bunlardan bir kısmı demir üstünde çürüyerek battılar, ,38 vapur feshedilerek satıldı. Nihâyet İdârenin elinde 11 çürük ve 5 yeni tekne kaldı; Selânik, Beyrut, Hicaz, İzmir, Trabzon, Köstence, Bartın, Çanakkale, Edremid hatları ibdâl edildi. Gemicilik ve çarkcılık gibi iki koca sanat ocağı, Karadeniz yalısı delikanlılarının sığındığ o şefkatli kucak bir kadavra hâline getirildi. Memleketimizde yelkenlilerin köylü kaptanlarından başka kaptan yokiken Basra Körfezine, Triyesteye, Liverpola, Bombaya gemi götürecek değerli kaptanlar, dört beş bin tonluk vapurları mehâretle yürütecek çarkcılar yetişdirmişdi. Donanmamızın Haliçde âtıl yattığı yıllar boyunca da bahriyemizin kaptan ve çarkcı zâbitlerine İdârenin vapurları bir ameliyat mektebi olmuşdu. İdârenin elindeki 5 yeni tekne küçük liman vapurları idi, bunlardan Neveser ile İhsan 1903 de Macaristanda Budapeştede yaptırılmışdı; üçü de, Bağdad, Basra ve Haleb, 1904 de Anadolu-Bağdad Demir Yolları Şirketi tarafından Almanyada yapdırılmış ve İdârei Mahsusaya şartları garib bir mukavele ile ve taksitle 160 bin altına satılmışlardı, şöyle ki yıllık ana taksit çok az, fâizi ise ffâhiş idi, borc 200 yılda ödenemiyordu, yeni gemiler yok olduktan sonra 150 yıl borcu ödenecekdi. Demir yolu şirketi tarafından sık sık tâmir ediliyorlar, boyanıyorlar, bunların masrafı da İdârei Mahsusanın fâizli borcuna ekleniyordu. Ve bu üç vapur İdâre tarafından yalnız Haydarpaşa-Köprü hattında işletileceklerdi.”.
İdârei Mahsusa bu perişan durumda iken 1908 de İkinci Meşrûtiyet ilân edildi.
O devrin âdetince ve İstanbulun külhanbeyi edebiyatı geleneklerinden biri olarak İdârei Mahsusa hakkında da destanlar yazılmışdı.
Şu iki kıt’a, İdârei Mahsusa ile Şirketi Hayriye arasındaki rekaabet üzerine İdârei Mahsusaya övme yolunda bir destandandır :
“Haleb” düdüğünü üç defa çekince
“Eseri Şevket” de ana yol verince
“Kalamış” da tam istim üzre gelince
Şirket de işi anladı sonra
19 ile 20 hem “Aydın”
“Bağdad”, “Basra”, “Haleb” ve “Bartın”
Yarış yerine kalınca pek yakın
Şirket de işi anladı sonra
Bu destanda, liman vapurlarının isim ile birlikde taşıdıkları numaralardır, bâzan isimleri yerine numaralı ile anılırlar.
Batum Vapurunda ateşcilik yapmış Artivinli ümmî bir halk şâiri de genc bir gemici şânında bir aşk destanı düzmüş, ve destanın ilk sekiz kıtasında İdârei Mahsusanın elli kadar vapurunun isimlerini kaydetmişdir:
İdârenin olmuş Mahsûsa nâmı
Devlete hzmeti çok Hak kelâmı
Akdeniz Marmara hem Karadeniz
Götürür getirir ehli islâmı
“Malakof”la “Pürsûd”, hem “Keleçali”
“Kartal”la “Maltepe”, “İzmit”, “Heybeli”
“Medârıtefvik” le “Nüzhetiye”ye
Binüb de efendim dünyâ görmeli
“Şerefresan” ile “Seyyâre”, “Şehper”
Savurup dumanı sür’atle gider
“Kayseri”, “Mudanya”, “Hereke”, “Pendik”
Hepsinin ismini eyledik ezber
“Gelibolu” ile “Girid”, “Gedikler”
“Çeşme”, “Dolmabahçe” sür’atle gider
Köhneler dumanı savurur ammâ
İstim tutmasını üç saat bekler
“Bahricedid”, “Neced”, “Ceylân”, Midilli”
“İzmir”, “Karamürsel”, “Şâhin” de belli
“Kars”a “İstinye”ye hem “Plevne” ye
Bir selâm çakayım şöyle kandilli
“Selâmet”, “Sakarya”, “Lütfiye”, “İhsan”
“Alisâibpaşa”, “Kaplan”la, “Arslan”
“Tarsus”la “Tuna”, “Nîmetihüdâ”
“San’a”yı, “Mesud”u durma yaz heman
“Bartın” ile “Biga”, hem “Anadolu”
Cümle iskeleler mal ile dolu
Deryâda efendim bu idâredir
Padişâhımızın kanadı kolu
“Medârıfevâid”, “Musul”la “Batum”
“Marmara”, “Hayreddin” cümlesi mâlum
“Canik”le “Selânik” unutulmasun
Yazdık vapurları işte bilumum
Ammâ ki efendim kasdımız başka
Bir yaprak eklemek kitabı aşka
Yosma Hanım ile Tayla Civanın
Nakli mâcerâsı sığınıp Hakka.
1878 de 79 parça vapurla ve Bahriye Nâzırlığına bağlı olarak “İdârei Mahsûsa” adını almış bu millî müessese, otuz sene sonra 1908 de ikinci meşrutiyet devrine 16 vapurla perişan bir halde girmişdi. Vapurların kaptanları ve mürettebâtı ve idârecilerinden bir kaç kişi millî haysiyet ve izzeti nefsin verdiği gayretle ve bu 16 parça tekne ile liman hatları ile bâzı yakın iskele seferlerini devam ettirmeye çalışdılar.
Meşrutiyetin ilânında İdârei Mahsusa Bahriye Nâzırlığından alınarak Nâfia Nâzırlığına bağlandı. Az sonra Hallacyan Efendinin nâfia nâzırlığı zamanında ecnebî bir şirkete devredilerek tamamen yok olma tehlikesi atlattı.
Hallacyanın adamlarından Ispartalıyan Efendi ingiliz sermâyedarları adına İdârei Mahsusayı bütün vapurları ve tesisleri ile ve iş hak ve sahâları ile satın almaya tâlib oldu. Nâfia Nazırlığınca tanzim edilen bir mukavelenâme ile (3 kasım 1909) İdârei Mahsusa ingilizlere satıldı. Fakat az sonra kabinenin değişmesi ve ingiliz şirketinin satış mukavelesindeki bir maddeye riâyeti red etmesi İdârei Mahsusanın elden çıkmasını önledi, mukavele devletce feshedildi. İngiliz Şirketinin kurulur kurulmaz riâyet etmek istemediği madde şu idi: “Hükûmet tarafından vukuu bulacak talep üzerine şirket vapurların hepsini veya bir kısmını hükûmetin emrine hazır bulundurmaya mecburdur”. O sırada bir harb tehlikesi (İtalya ile Trablusgarb Harbi) belirmiş ve hükûmet bu maddenin yerine getirilmesini istemişdi.
V. OSMANLI SEYRİ SEFÂİN İDÂRESİ — 1910 da İngilizlerin elinden geri alınan müesseseye “Osmanlı Seyri Sefâin İdâresi” adı verildi, ve bir milli anonim şirket hâline konulmasına çalışıldı. Fakat Trablusgarb Harbi ve onu tâkib eden Balkan Harbi böyle bir şirketin kurulması için gereken sermâyenin bulunmasına mâni oldu.
1911 de Karl Leke adında bir alman Osmanlı Seyri Sefâin İdâresi umum müdürlüğüne tayin edildi. Avrupalı zihniyeti ile idâreye yeni hüviyet vereceği vehmedilen bu adamın yapdığı tek müsbet iş Seyri Sefâin İdâresinin çifte çapalı ve çapaların üstünde bir ay yıldız bulunan çok güzel forsu, sarıya boyanan vapur bacalarına kaymasıdır.
1913 de sadırâzam ve harbiye nâzırı Mahmud Şevket Paşa Osmanlı Seyri Sefâin İdâresini Harbiye Nâzırlığına bağladı. Askerî tahsisatdan 250 bin lira ayırarak Seyri Sefâin İdâresinin yeniden kalkınmasına tahsis etti ve bu suretle müessesenin ikinci kurucusu denilmeye lâyık hizmetde bulundu.
Mahmud Şevket Paşanın bu hizmetiyledir ki “Akdeniz”, “Karadeniz”, “Gülcemal”, “Gülnihal”, “Bahriahmer”, “Nilûfer”, “Plevne”, “Derne” ve “Kızılırmak” vapurları satın alındı. Fransaya da liman hatları için “Moda”, “Kadıköy” ve “Burgaz” isimlerinde üç yeni vapur sipâriş edildi, fakat bu vapurlar ancak Balkan Harbi sonunda İstanbula gelebildiler. Bu vapurları yine liman hatları için Almanyada yapdırılan “Maltepe”, “Kınalıada” ve “Pendik” isimli üç gemi tâkib etti.
Birinci Cihan Harbinin seferberliğinde erkânıharb binbaşısı Sadullah Bey Seyri Sefâin İdâresinde Harbiye Nezâretinin geniş yetkili komiseri oldu. Bu zât Seyri Sefâin İdâresine, dolayısı ile Türk deniz ticâret filosunun gelişmesine yıllarca öylesine faydalı oldu iki adı bu tarihçede mutlakaa anılmaya değer. İlk iş Olarak Tophâne Meydanının Galata rıhtımı köşesine Seyri Sefâin merkez idâre binasını yapdırttı ki müessese, çeşitli isimleri altında yetmiş yıllık hayatı boyunca ve şu kadar vapurlara sâhib olduğu halde bir idâre binâsından mahrum ola gelmişdi.
Aczi anlaşılmış olan Karl Lekenin mukavelesinin feshi üzerine komiser Sadullah Bey Seyri Sefâin İdâresi umum müdürlüğüne tayin edildi. Fakat az sonra, İttihad ve Terakki Fırakasının en nüfuzlu asker simâlarından Harbiye Nezâreti Levâzımatı Umumiye Reisi İsmail Hakkı Paşa ilâve memuriyet olarak Seyri Sefain umum müdürlüğüne getirildi, Sadullah Beyde umum müdür yardımcısı oldu, fakat, İsmail Hakkı Paşanın müstebidâne keyfi idâresi karşısında istifa etti. İsmail Hakkı Paşa idaresi harb sonuna kadar dört sene sürdü, ve mesuliyet kaygusu taşımayan emirleri ile Seyri Sefâin İdâresinden öyle paralar çekildi, harcandı ki Türk sularında rakibsiz olan ve o sıralarda nakil ücretlerine yüzde beşyüz zam edilen Seyri Sefâin İdâresi harb sonunda geliri masrafını karşılayamaz ağır borclu bir idâre oldu, tekrar iflâs eşiğine getirildi. İsmail Hakkı Paşa devrinin korkunç sui istimalleri Abdülahad Nuri Beyin “Seyri Sefâin Tarihçesi” isimli eserinde pek çok misal ile gösterilmişdir.
1918 de mütârekenin imzâsı üzerine İsmail Hakkı memleketi terk ederek kaçdı; sui istimaller mütâreke yıllarında da devam etti.
Bu idârei bir millî anonim şirket hâline getirme teşebbüsüne İstanbulda bulunan işgal kuvvetleri kumandanlığı mâni oldu. Osmanlı Seyri Sefâin İdâresinin mevcud gemileri ve sâir mallarının devlet malı olarak tanındığı bildirildi; kasıd âşıkâr idi; akdedilecek sulh muahedesi ile Osmanlı Devletine galib devletler tarafından çok ağır harb tazminâtı yüklenecek, bu tazminatın bir kısmı karşılığı olarak Seyri Sefâinin bütün gemileri alınacakdı. Fakat Anadoluda kazanılan nihâî Türk zaferi bu çirkin tasarının tahakkukuna mâni oldu.
VI. TÜRKİYE CUMHURİYETİ SEYRİ SEFÂİN İDARESİ — Cumhuriyet devrinde idârenin adı tekrar değişdi, 1923 tarihli ve 597 sayılı kanun ile “Türkiye Cumhuriyeti Seyri Sefâin İdâresi” oldu ve umum müdürlüğüne tekrar Sadulah Bey tâyin edildi, büyük müessese tekrar kurtarıldı.
1926 da Türk bayrağına kabotaj hakkının tanınması cumhuriyet devrinde Seyri Sefâin İdâresine süratle gelişme imkânını bahşetti (B.: Denizcilik Bayramı). 1923 de mevcud gemileri 26,197 tonilato olan Seyri Sefâin İdâresi 1927 de, dört sene sonra bu mikdarı 52, 857 tonilâtoya çıkardı.
1927 de liman hatlarında, Marmara hatlarında, Karadeniz, Ege, Akdeniz hatlarında, ve Türk limanları ile yabancı limanlar arasında sefer yapan gemileri 39 tekne olmuşdu, ki vapurların isimleri şunlardır:
Gülcemal
Akdeniz
Ankara
Karadeniz
Reşid Paşa
Cumhuriyet
Kızılırmak
Mahmud Şevket Paşa
Gülnihal
Anafarta
Zonguldak
Mersin
Çanakkale
İnebolu
Marmara
Antalya
Bandırma
Kocaeli
Alemdar (kurtarma gemisi)
Miralay Nazım Bey (su gemisi)
Yüzbaşı Murad Bey (su gemisi)
Gelibolu
Nimet
Ereğli
Kadıköy (liman vapuru)
Moda (liman vapuru
Burgaz (liman vapuru)
Büyükada (liman vapuru)
Kınalıada (liman vapuru)
Maltepe (liman vapuru)
Pendik (liman vapuru)
Haleb (liman vapuru)
Bağdad (liman vapuru)
Basra (liman vapuru)
Neveser (liman vapuru)
İhsan (liman vapuru)
Fenerbağçe (liman vapuru)
Haydarpaşa (liman vapuru)
Yakacık (liman vapuru)
1927 den 1933 yılına kadar geçen altı yıl içinde idârenin vapurları, dolayısı ile Türk ve yabancı denizlerde yük ve yolcu taşıma kudreti artmakda devametti, fakat gemi isimlerini tesbit edemedik.
VII. DENİZ YOLLARI. AKAY - FABRİKA HAVUZLAR MÜDÜRLÜKLERİ — Sebebi mechul kalmışdır; 1 temmuz 1933 tarih ve 2248 sayılı kanunla Türkiye Cumhuriyeti Seyri Sefâin İdâresi “Deniz yolları Müdürlüğü” (Savâhilli karibe ve baîde hatları vapur işletmesi; Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Yabancı sular hatları), “Akay Müdürlüğü” (Sevâhili mütecâvire; liman hatları) ve “Fabrika-Havuzlar Müdürlüğü” isimleri ile üç müstakim idâreye bölündü, parçalandı.
Seyri Sefâin İdâresinin çifte çapalı güzel forsu yerine Akay vapurlarının bacalarına lâtin alfabesi ile be batone yazı ile bir “A” harfi kondu ki çirkinlik örneği oldu; vapurların bacaları da sarı yerine karaya boyandı. Şirketi Hayriyenin 69 ve 70 numaralı “Hüseyin Hâki” ve “Ziya” vapurları satın alınarak “Göztepe” ve “Erenköy” isimleri verildi. Almanyada yeni olarak “Suvat” ve “Ülev” vapurları yaptırıldı.
Deniz Yolları Müdürlüğü de yine Almanyada “Sus”, “Etrüsk” ve “Marakaz” vapurlarını yapdırarak Marmara hatlarına verdi.
Bu parçalanma. Türk ticâret filosu için gelişme yerine büyük aksamlar verdi, ve hatâ ancak beş yıl sonra düzeltildi.
VIII. DENİZBANK — 1933 de parçalanan büyük müessese 1 Ocak 1938 tarihli ve 3295 sayılı kanunla İstiksad Vekâletine bağlı “Denizbank” adı ile tekrar toplandı. Bu devrin en mühim hâdisesi de, büyük vapurların bacalarından Seyri Sefâinin o çok çok güzel çifte çapalı ve ay yıldızlı forsunun indirilerek yerine sözde bankayı ve denizciliği temsil edecek acaib bir kalyon teknesi taslağı üzerine yelkenleri andıracak şekilde iki göbekli harf, “D” ve “B” kondu. Hamdetmelidir ki gemilerimiz bu çok çirkin forsu ancak bir buçuk sene taşıdılar ve müessese tekrar isim değiştirdi.
IX. DEVLET DENİZ YOLLARI İŞLETMESİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ — 1 Temmuz 1939 tarih ve 3633 sayılı kanun ile Denizbank lağvedildi ve yerine Münâkalât (Ulaşdırma) bakanlığına bağlı “Devlet Deniz Yolaları İşletmesi Umum Müdürlüğü” kuruldu. Bu müessese 1944 yılınakadar sürdü. Bu devir içindedir ki ayrı birer gemicilik şirketi hâlinde devam ede gelen Haliç Vapurları Şirketi ile Şirketi Hayriye satın alındı, bu suretle Haliç ve Boğaziçinde vapur işletme imtiyazları da Devlet Deniz Yollarına verilmiş oldu. Bu devrin en önemli bir işi de Seyri Sefâin İdâresinin çifte çapalı güzel forsunun vapur bacalarına tekrar takılması ve bacaların yine sarıya boyanmasıdır.
X. DEVLET DENİZ YOLLARI VE LİMANLARI İŞLETMESİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ — İsminde ufak bir tebeddül ile yine Ulaşdırma Bakanlığına bağlı bu umum müdürlük 1952 yılına kadar devamederek Türkiye’nin en büyük müesseselerinden biri oldu, ve 1952 de bu umum müdürlüğün yerinedir ki Denizcilik Bankası kuruldu.
XI. SON DURUM — Bu satırların yazıldığı sırada, temmuz 1966, Denizcilik Bankasının mevcud vapurlarının isimlerini maalesef tesbit edemedik.
“Denizcilik Bankası T.A.O. onuncu hesab yılı 1961” isimli bir risâlede, hiç olmazsa o 1961 yılı için bile mevcud vapurların cedveli yokdur, kaldı ki 1961 den 1966 yılına kadar Denizcilik Bankası Türk Ticâret Filosuna pek çok yeni gemiler katmış, ve muhakkak ki bazı vapurlar da kadro dışı kalmış bulunuyordu. “Truva” adı verilen büyük bir açık deniz feribotunun inşâsı tamamlanıp Türk Ticaret Filosuna Denizcilik Bankası adına katılmak üzere olduğunu günlük gazetelerden öğrendik.
Bu boşluğu bu ansiklopedide “İstanbul Limanı İşletmesi” maddesinde gidereceğimizi ümid ediyoruz (B.: İstanbul Liman İşletmesi).
Denizcilik Bankası Turizm ve Neşriyat Müdürlüğü tarafından verilen bazı vapur resimlerinin bu ansiklopediye faydalı olduğunu şükranla kaydederiz.
Bibl.: Türk Ansiklopedisi; Abdülahad Nuri Türkiye Seyri Sefâin Tarihçesi; 1927 Türkiye Seyri Sefâin Rehberi; Tercemânı Ahval Gazetesi Koleksiyonu; Denizcilik Bankası 1966 ajendası.
Denizcilik Bankası Forsu
Haliç Vapurlarından 17 numaralı
(Resim: Behcet Cantok)
Liman Vapurlarından Pendik
(Resim: Behcet Cantok)
Marmara Hatları Vapurlarından Gemlik
(Resim: Behcet Cantok)
Büyük Posta Vapurlarından Ankara
(Resim: Behcet Cantok)
Bir Küçük Tanker Yozgat
(Resim: Behcet Cantok)
Yine Nuh’un gemisini arıyorlar... (Gazeteler)
— Yanılıyorsunuz üstad, bu Nuh’un gemisi değil!...
Bir Karikatür
(Akbaba, 1960)
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Behcet Cantok
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080730
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Behcet Cantok
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4416-4430
Not
Görsel: cilt 8, sayfalar 4417, 4418, 4419, 4420, 4422, 4424, 4426
Bakınız Notu
B.: Turuva Feribotu; B.: Cami altı Tersânesi, cild 6, sayfa 3353; Haliç-Kasımpaşa Tersânesi; Hasköy Tersânesi; İstinye Tersânesi; B.: Yalova; B.: Liman Lokantası; B.: Denizcilik Bayramı; B.: İstanbul Liman İşletmesi
Bibliyografya Notu
Bibl.: Türk Ansiklopedisi; Abdülahad Nuri Türkiye Seyri Sefâin Tarihçesi; 1927 Türkiye Seyri Sefâin Rehberi; Tercemânı Ahval Gazetesi Koleksiyonu; Denizcilik Bankası 1966 ajendası.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Behcet Cantok
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.