Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DENİZCİLER BAYRAMI
Türk gemicilerinin kabotaj imtiyazına kavuşduğu 1 temmuz 1926 tarihinden itibâren her yıl “1 temmuz” günü, başda İstanbul, Türkiyenin bütün limanlarında ve deniz kenarındaki kasaba ve iskelelerinde türk gemicileri tarafından kutlanır bir bayramdır.
Her liman ve iskelede büyüklü küçüklü bütün deniz nakil vâsıtaları Türk sancakları, donanma bayrakları ve yeşilliklerle donanır, süslenir. Bayramın başladığı limandaki büyüklü küçüklü bütün vapurların düdüklerini öttürmesi ile ilân edilir. Türk denizcileeri İstanbulda Tophâneden başlayarak Taksim Meydanına kadar büyük bir alay tertip ederek Taksim Meydanındaki Cumhuriyet Âbidesine çelenkler konulur. Deniz nakil vâsıtalarında bandolar, davul zurnalar çalınarak bir deniz resmi geçidi tertip edilir. Deniz kotra, kayık yarışları, yüzme yarışmaları yapılır. Ve gece bir deniz fener alayı ile bayrama son verilir. Radyolar Türk denizcilerinin kabotaj imtiyazına kavuşmasının önemi hakkında konuşmalar yapar.
Cumhuriyetin Atatürk devrinde Denizciler Bayramı İstanbulda pek parlak olur idi ve bu bayramın eğlence ağırlığı Moda Körfezinde olurdu. Reisi Cumhur Atatürk o gün İstanbulda bulunmaya çalışır ve Moda Körfezine Ertuğrul Yatı ile gelerek bayrama bizzat iştirâk ederdi, bayrama yerinde toplanmış denizcilere müstesnâ bir şevk ve heyecan verirdi....
⇓ Read more...
Türk gemicilerinin kabotaj imtiyazına kavuşduğu 1 temmuz 1926 tarihinden itibâren her yıl “1 temmuz” günü, başda İstanbul, Türkiyenin bütün limanlarında ve deniz kenarındaki kasaba ve iskelelerinde türk gemicileri tarafından kutlanır bir bayramdır.
Her liman ve iskelede büyüklü küçüklü bütün deniz nakil vâsıtaları Türk sancakları, donanma bayrakları ve yeşilliklerle donanır, süslenir. Bayramın başladığı limandaki büyüklü küçüklü bütün vapurların düdüklerini öttürmesi ile ilân edilir. Türk denizcileeri İstanbulda Tophâneden başlayarak Taksim Meydanına kadar büyük bir alay tertip ederek Taksim Meydanındaki Cumhuriyet Âbidesine çelenkler konulur. Deniz nakil vâsıtalarında bandolar, davul zurnalar çalınarak bir deniz resmi geçidi tertip edilir. Deniz kotra, kayık yarışları, yüzme yarışmaları yapılır. Ve gece bir deniz fener alayı ile bayrama son verilir. Radyolar Türk denizcilerinin kabotaj imtiyazına kavuşmasının önemi hakkında konuşmalar yapar.
Cumhuriyetin Atatürk devrinde Denizciler Bayramı İstanbulda pek parlak olur idi ve bu bayramın eğlence ağırlığı Moda Körfezinde olurdu. Reisi Cumhur Atatürk o gün İstanbulda bulunmaya çalışır ve Moda Körfezine Ertuğrul Yatı ile gelerek bayrama bizzat iştirâk ederdi, bayrama yerinde toplanmış denizcilere müstesnâ bir şevk ve heyecan verirdi.
Kabotaj imtiyâzı ve Türkiyede bu imtiyazın Türk gemicilerine verilmesei üzerine aşağıdaki satırları Ord. Prorf. Hirş’in bir makaalesinden alıyoruz :
“İngilizce ve farnsızca Cabotage kelimesinden alınmış Kabotaj tâbirinin lûgatda hiç mânâsı yokdur. Beynelmilel bir terim olarak bir devletin, kıyılarındaki deniz ticâretini kendi vatandaşlarına, kendi bayrağını taşıyan gemilere mahfuz tutmak üzere bağışladığı imtiyazdır.
“İhtimal ki Kabotaj (Cabotage küçük bir sandalı ifâde eden Kabo (Cabot) kelimesinden gelmişdir. Bir fikre göre de bu kelime ispanyolca burun mânasına gelen Kabo (Cabo) kelimesinden alınmış ve “Burundan buruna sefer etmek” anlamında kullanılmışdır.
“On altıncı yüzyılın ortasında ilk defa olarak İngiltere devleti sahillerinin bir noktasından diğerine yük ve yolcu nakliyatını kendi bayrağını taşıyan gemilere hasrederek ecnebi gemilerin İngiliz sularında kıyıdan kıyıya seyrüseferini menetmişdir. Diğer devletler de kendi denizciliğini korumak maksadıyle mümasil bir imtiyazı kendi gemilerine bağışladığı vakit sözü geçen imtiyaza Kabotaj hakkı veya kısaca Kabotaj adı verilmişdir.
“Uzun sahillere sahip olan bir memleketin en büyük hayat haklarından biri kabotaj hakkıdır. Bununla beraber Osmanlı İmparatorluğu asırlardan beri bu haktan mahrumdu. Hattâ kapitülâsyonlar neticesinde Türk sahillerinde kabotaj imtiyazı Türk gemilerine değil, ecnebi bandırasına bağışlamıştı. Ancak 1923 yılında Lozan muahedeenamesiyle ecnebi gemilerinin Türkiyede kabotaj imtiyazı kaldırılmıştır.
“19 Nisan 1926 gün ve 815 sayılı Türk Kabotaj Kanunu ile bu imtiyaz Türk gemicilerine, Türk bayrağını taşıyan gemilere verilmişdir.
“Türk Kabotaj Kanununun hükümleri ve o hükümlerin tefsirleri şunlardır.
“Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine emtia veya yolcu alıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya beyninde cer ve kılavuzluk ve herhangi mahiyette olursa olsun bilcümle liman hizmetlerini ifa etmek yalnız Türk bayrağını taşıyan gemilere münhasırdır.
“Ecnebi ticaret gemileri ancak ecnebi memleketlerden almış oldukları yolcu ve yükü Türk limanlarına çıkarırlar ve Türk limanlarından ecnebi limanlara gidecek yolcu ve yük de alırlar. Ecnebi bir limandan gelip müteaddid Türk limanlarına uğrıyan ecnebi bir vapurda bulunan bir yolcu, vapurun ara limanlarında muvakkat tevakkufu esnasında ancak ziyaret ve müşahede için karaya çıktıktan sonra yolculuğuna aynı vapurda diğer bir Türk limanına doğru devam edebilir; kabotaj kanununa aykırı hareket etmiş sayılmaz. Zirâ Türkiye için çok faydalı turistik ziyaretler böyle yolculuklardır.
“Türk gemileri için tanınmış kabotaj imtiyazına aykırı olarak Türkiye limanları arasında yük ve yolcu ecnebi deniz taşıma vasıtalarından bin liradan on bin liraya kadar cezayi nakdî alınır ve o gemi Türkiye limanları için hamule ve yolcu almak ve çıkarmaktan altı aydan bir seneye kadar menolunur. Böyle bir yasak cezâsına mahkûm olmuş geminin sahibi olan şirket veya şahsın müteaddid gemileri varsa yasak cezâsı o diğer gemiler hakkında da tatbik olunur.
“Nehirler ve göller ve Marmara havza siyle Boğazlarda, Karadeniz, Ege ve Akdenizde Türk kara suları ile kara sularına dahil bulunan körfez, liman, koy ve sairede vapur, römorkör, istimbot, motorbot, mavna, salapurya, sandal, kayık velhasıl, makine, yelken, kürekle müteharrik merakiple tarak, priseman, maçuna, şat ve her nevi nakliye ve su dubaları, kurtarma gemileri ve emsaliyle şamandıra, sal gibi sabit ve sabih vasıtalar bulundurmak ve bunlarla seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticaret hakkı Türk tabasına münhasırdır.
“Türk vatandaşı olmıyan bir kimse Türk kara sularında ticaret maksadiyle herhangi bir su binek vasıtası bulunduramaz.
“Ecnebiler Türk kara sularında ticârete tahsis edilmiş olmayan, ancak seyahât ve spor gemileri bulundurabilirler.
“Kara suları içindeki balık, istiridye, midye, sünger, inci, mercan, sedef ve saire avı, kum ve çakıl ve saire ihracı ve gerek sathı denizde ve gerek karibahrîde mevcud kazazede sefain ve merakiple enkazı metrukenin ihraç ve tahlisi, dalgıçlık, kılavuzluk, deniz bakkallığı ve bilcümle Türk deniz vasıta ve merakibi derununda kaptanlık, çarkçılık, kâtiplik, tayfalık ve amelelik ve saire icrası ve iskele, rıhtım hamallığı ve bilûmum deniz esnaflığı icrası Türk vatandaşlarına münhasırdır. Bu kabotaj imtiyazına aykırı hareket eden ecnebilere yüz liradan bin liraya kadar para cezâsı ile bir aydan üç aya kadar hapis cezası verilir.
“Kabotaj Kanunu 1 temmuz 1926 da yürürlüğe girdi, o gün İstanbul Ticâret ve Sanâyi Odasının Ticâret vekâletine çekdiği bir telgraf, olayın kıymetli bir vesikasıdır:
“Türk milletinin asırlardan beri taşıdığı iktisadi esaret zincirinin en ağır ve keskin halkalarından biri olan, ecanibin sahillerimizde kabotaj imtiyazı, Büyük Gazi’mizin ve onun arkasında yekpare yürüyen milletimizin necat darbesiyle bugünden itibaren parçalanmış bulunuyor. Bütün denizcilerimiz ve hattâ milletimiz önünde hayırlı bir tarih mebdei ve feyizli refah ve itilâ ufku açan bu Türk denizcilik bayramını tebrik ve bu yevmi mesudun bundan sonra bütün denizcilerimiz için eyyamı mahsusadan addedilerek toplu ve münasip bir tarzda tesbit edilmeye liyakat kesbetmiş olduğu mütalâasında bulunduğumuzun arziyle çok derin hissiyatı şükür güzaranesinin takdimi Odamız enkutsi bir vazifei vatanperverane addeyler efendim.”
“İşte Denizciler Bayramının hikmeti vücûdu budur” (Ord: Prof. Hirş, Aylık Ansiklopedide Kabotaj maddesi).
Aşağıdaki satırlar 1935 yılının Denizciler Bayramında tutulmuş notlardır :
“Bir gece evvel radyoda kabotaj hakkı üzerinde bir konuşma yapıldı ve 1 temmuz gününün niçin denizciler bayramı olduğu anlatıldı.
“1 temmuz sabahın erken saatlerinde İstanbuldaki bütün Türk ve yabancı gemiler sancaklarını çekerken bayraklarla da donandılar.
“Saat 9 da Deniz Yolları İşletmesinin önü, bahçesi ve rıhtımlar denizcilerle doldu.
“Saat 10 da Tophâneden Boğazkesen Yokuşu ile Taksime doğru yürüyüş başladı. Bu yürüyüşe armatörler, kaptanlar, çarkcılar, gemiciler, motorcular, mavunacılar, sandalcılar, rıhtım hamalları, çekek yerleri ve kalafat yerleri işcileri, amelesi binlerce denizci, deniz işcisi katıldı. Yürüyüş şu sıra ile tertip edilmişdi :
Askerî Bando
Deniz Ticâret Mektebi
Her ceşid deniz kurumlarının çeleengleri ile dolu otomabiller.
Şehir Bandosu
Deniz ticâret filosu kaptanları, zâbitleri
Ellerinde forsları ile deniz ticâret filosu gemicileri
Armatörler
Çekek yerleri, kalafat yerleri sâhibleri ve gemi inşaat ustaları
Bu yerlerin amelesi ,işcisi
Dalgıçlar ve deniz tahlisyesi
Mavunacılar, sandalcılar
Tahmil tahliye, rıhtım hamalları
“O bayram için bir marş yapılmışdı, tesbit edebildiğimiz nekarâtı şudur :
Atatürkün eli altında bugün biz hepimiz
Yükselen dalgaların canlı misâli gibiyiz
“Taksimde Cumhuriyet Âbidesi önünde deniz ticâret filosunun mensubları Türk Harb Filosu denizcileri tarafından karşılandı. Meydanda büyük bir halk kitlesi toplanmışdı.
“Kaptanlar adına Said Özege ile Deniz Ticâret Mektebinin kurucusu Hâmid Naci, ki hasta olduğu halde iki kişinin koltuğunda gelmişdi, birer konuşma yapdılar.
“Denizciler ve deniz kurumları adına bir heyet Dolmabahçe Sarayına giderek Atatürke arzı tâzimatda bulundu.
“Bayramın bu sabahki kısmına Taksim Meydanına gelmiş olan Bahriye Bandosunun çaldığı Cumhuriyetin X. Yılı Marşı ile son verildi.
“Öğleden sonra Deniz Ticâret Mektebinin önünde büyük bir kalabalık toplandı, deniz yarışları yapıldı. Atatürk de geldi.
“Gece bütün gemiler donandı. Bir deniz fener alayı yapıldı. Deniz yüzü sandal ve motorla sıvama kaplanmışdı. Kayıklarda, motorlarda, mavunalarda küçük bandolar, caz orkestraları, davul zurlanalar, saz takımları bir âlemdi.
“Bu coşkun nümâyisle fener alayı saat 21,30 da başladı, alay Limandan Boğazda Çengelköy önüne kadar giderek döndü.
“Fener alayında Fenerler idâresi bir mavuna üzerinde bir deniz feneri kurmuş idi. Armatör Barzilay’ların şatı, armatör Sohtoriklerin motoru, Deniz Yollarının Gülnihal Vapuru, Vapurculuk Şirketinin Güneysu Vapuru, Fabrika ve Havuzlar İdâresinin salı fevkalâde donanmışlardı.
“Denizyollarının Ankara Vavurunda bir Denizciler Balosu verildi, sabaha kadar süren baloya Atatürk de saat 22 de geldi.
“Tophâne, Sarayburnu, Şemsipaşa, Kızkulesi donanmış, Sarayburnu yalısında mahşeri bir halk kalabalığı toplanmış, bir araba vapurundan da havaî fişenkler atılmışdı.
“Bayrama gece saat 24 de Güneysu Vapurundan verilen bir işâretle son verildi. Her çalgı o anda Cumhuriyet Marşını çalmaya başladı ve vapurlar son selâm düdüklerini öttürdüler. Fakat halk İstanbulun yalı boylarından sabaha kadar ayrılmadı. İstanbul çok çok güzel günlerinden birini yaşadı.”
İstanbulda Denizciler Bayramı yıl yıldan revnak ve şatâretini kaybetmektedir. Türkiyenin diğer liman ve iskelelerindeki durum İstanbuldan belki de çok daha sönük olacakdır.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080729
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 8, pages 4414-4416
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.