Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DENİZ AYGIRI
“Aslında bir balık ise de balığa kat”iyen benzemez, en büyüğü 10-14 santimetre boyunda da olur; fakat pek muhteşem ve heybetli bir manzaraya mâlikdir; başı küheylan başına benzediğinden dolayı gerek bizde gerek ecnebilerde Deniz aygırı (Cheval marin = Deniz atı) adı verilmişdir. Yedi köşeli olan vücûdu sarı ile karışık açık kahve renginde, ve bagaya benzeyen sert bir madde ile kaplıdır. Yüzgeçden mahrum bulunan kuyruğunun ucu saat zenbeleği gibi helezonî olup bununla denizin altında otlara sarılıp durduğu gibi iki aded deniz aygırı yekdiğerine yakın bulundukları zaman kuyruklarını birbirlerine sardıkları da görülmüşdür. Gerek başında gerek ensesinde kıla müşâbih bir takım münferid lifler vardır, ve bunlar balığın yelesini teşkil ederler. Sırt yüzgeci kuyruğuna yakın, yan kanadları kulaklarının yanında olup bir çift de hurdebini karın yüzgeçleri sidikliğin tam üzerinde bulunur. Deniz aygırının tenâsül tarzı pek acâibdir; erkeğin kuyruğunun altında bir kesesi vardır, dişisi yumurtalarını mezkûn keseye koyar, erkeğin tohumu kendi kesesi içinde bulunan yumurtalara tesir etmesi üzerine yavrular hâsıl olur; yavrular maişetlerini temin edecek büyüklük alıncaya kadar kese içinde kalırlar. Her denizde (ve İstanbul denizlerinde) bulunur; ufak mukaşşerâtı yerler. Kendi üzerinde yenilecek et...
⇓ Devamını okuyunuz...
“Aslında bir balık ise de balığa kat”iyen benzemez, en büyüğü 10-14 santimetre boyunda da olur; fakat pek muhteşem ve heybetli bir manzaraya mâlikdir; başı küheylan başına benzediğinden dolayı gerek bizde gerek ecnebilerde Deniz aygırı (Cheval marin = Deniz atı) adı verilmişdir. Yedi köşeli olan vücûdu sarı ile karışık açık kahve renginde, ve bagaya benzeyen sert bir madde ile kaplıdır. Yüzgeçden mahrum bulunan kuyruğunun ucu saat zenbeleği gibi helezonî olup bununla denizin altında otlara sarılıp durduğu gibi iki aded deniz aygırı yekdiğerine yakın bulundukları zaman kuyruklarını birbirlerine sardıkları da görülmüşdür. Gerek başında gerek ensesinde kıla müşâbih bir takım münferid lifler vardır, ve bunlar balığın yelesini teşkil ederler. Sırt yüzgeci kuyruğuna yakın, yan kanadları kulaklarının yanında olup bir çift de hurdebini karın yüzgeçleri sidikliğin tam üzerinde bulunur. Deniz aygırının tenâsül tarzı pek acâibdir; erkeğin kuyruğunun altında bir kesesi vardır, dişisi yumurtalarını mezkûn keseye koyar, erkeğin tohumu kendi kesesi içinde bulunan yumurtalara tesir etmesi üzerine yavrular hâsıl olur; yavrular maişetlerini temin edecek büyüklük alıncaya kadar kese içinde kalırlar. Her denizde (ve İstanbul denizlerinde) bulunur; ufak mukaşşerâtı yerler. Kendi üzerinde yenilecek et olmamasından dolayı bâzı meraklılar tarafından yalnız seyretmek için toplanırlar. Çok eskiden bunlar bâzı hastalıkların tedâvisinde kullanılır imiş, şimdi bu maksadla arayanlar yokdur” (Karakin Deveciyan, Balık ve Balıkcılık.
Deniz Aygırı
(K. Deveciyandan)
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080725
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4411-4412
Not
Görsel: cilt 8, sayfa 4411
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.