Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DENİZATLI GEMİSİ (İstanbul sularında ilk)
Aşağıdaki satırları Ali Haydar Emirin “Türk Tahtelbahircileri” isimli makaalesinden alıyoruz : “... 1878 de İngilterede Liverpol’da Mister Garret tarafından yapılan bir denizaltı gemisinin (tahtelbahir’in) ilk tecrübeleri yapıldı; düşman gemilerine görünmeden su altından gelerek torpilini atacak bu yeni silâhın donanmalardaki yerinin önemi üzerinde hayli münakaşalar oldu. Garret’in gemisi 45 kadem boyunda idi. İki sene kadar sonra daha büyük ikinci bir gemi inşâ edildi, tecrübeleri yapıldı, fakat son bir dalışında bir daha deniz yüzüne çıkmadı, içindeki fedakâr gemicilerle birlikde kayboldu. Bu fâcia denizaltı gemisi üzerinde çalışan fen adamlarını ümidsizliğe düşürmedi. Îcad ettiği serî ateşli toplarla ölmez bir şöhret kazanmış olan İsveçli mühendis Nordenfeld bu meseleyi dikkatle tâkib ediyordu, kaybolan denizaltı gemisinin noksanlarını aradı ve keşfetti, ve İstokholm’de bir denizaltı gemisi inşa edereek 1885 de tecrübelerini yapdı, bu gemi bütün dalışlarında su altında seyirden su yüzüne çıkdı; Nordenfeld’in gemisinin evsâfı şu idi: boyu 64 kadem, eni 9 kadem, hacmi 60 ton, su yüzünde sür’ati 9 mil, kömür tâzelemeden aldığı mesâfe 150 mil, selâmetle dalabileceği derinlik 50 kadem, çift silindirli makinası 100 beygir kuvvetinde, ve 14 kadem boyunda bir torpil taşıyordu; mürette...
⇓ Read more...
Aşağıdaki satırları Ali Haydar Emirin “Türk Tahtelbahircileri” isimli makaalesinden alıyoruz : “... 1878 de İngilterede Liverpol’da Mister Garret tarafından yapılan bir denizaltı gemisinin (tahtelbahir’in) ilk tecrübeleri yapıldı; düşman gemilerine görünmeden su altından gelerek torpilini atacak bu yeni silâhın donanmalardaki yerinin önemi üzerinde hayli münakaşalar oldu. Garret’in gemisi 45 kadem boyunda idi. İki sene kadar sonra daha büyük ikinci bir gemi inşâ edildi, tecrübeleri yapıldı, fakat son bir dalışında bir daha deniz yüzüne çıkmadı, içindeki fedakâr gemicilerle birlikde kayboldu. Bu fâcia denizaltı gemisi üzerinde çalışan fen adamlarını ümidsizliğe düşürmedi. Îcad ettiği serî ateşli toplarla ölmez bir şöhret kazanmış olan İsveçli mühendis Nordenfeld bu meseleyi dikkatle tâkib ediyordu, kaybolan denizaltı gemisinin noksanlarını aradı ve keşfetti, ve İstokholm’de bir denizaltı gemisi inşa edereek 1885 de tecrübelerini yapdı, bu gemi bütün dalışlarında su altında seyirden su yüzüne çıkdı; Nordenfeld’in gemisinin evsâfı şu idi: boyu 64 kadem, eni 9 kadem, hacmi 60 ton, su yüzünde sür’ati 9 mil, kömür tâzelemeden aldığı mesâfe 150 mil, selâmetle dalabileceği derinlik 50 kadem, çift silindirli makinası 100 beygir kuvvetinde, ve 14 kadem boyunda bir torpil taşıyordu; mürettebatı 3 kişi idi.
O tarihde denizaltı gemileri büyük devletlerin donanmalarında henüz yer almamışdı ki Nordenfeld’in inşâ ettiği ilk denizaltı gemilerinden birini 1886 da Yunanistan satın aldı, Salamin Tersânelerinde tecrübeleri yapıldı ve bu tecrübeler basından gizlendi. Adalar Denizinde hâkimiyet yolunda Osmanlı Devleti Yunan donanmasının kazandığı bu silâh karşısında kayıdsız kalmadı ve Nordenfeld’e ilk gemi sipâriş etti. İsveçli mühendis ile bir şirket kurmuş olan İngiliz Garret şirket adına İstanbula gelerek bir mukavele imzaladı; birine “Abdülhamid”, diğerine “Abdülmecid” isimleri verilen bu ilk ikiztürk denizaltı gemisinin vasıfları şu olacakdı:
Boy 100 kadem,en 12 kadem, hacim 160 ton su yüzünde sür’ati 12 mil, kömür almaksızın gideceği mesâfe 900 mil, selâmetle dalacağı derinlik 50 kadem, makina 250 beygir kuvvetinde; 14 kadem boyunyunda ikişer torpil taşıyacaklar ve güvertelerinde 1 pusluk iki Nordenfeld seriateşli top bulunacakdı. Mürettebatı 1 kaptan, 1 makinist, 2 zabit, 1 ateşciden mürekkeb 5 kişi idi. Gemilerin beheri için 18,000 altın ödenecek, gemiler İstanbula parçalar hâlinde getirilecek, ve İstanbulda yerli amele tarafından monte edilecek, Mister Garret ve arkadaşları tarafından İstanbulda tecrübeleri yapıldıkdan sonra tesellüm edilecekdi. Bedellerinin, 28,000 altını yapıcılara peşin olarak ödendi, 8,000 altında tesellümden sonra alınmak üzere bankaya yatırıldı.
“Abdülhamid” ve “Abdülmecid” denizaltı gemileri beşer parçadan mürekkeb olarak 1887 de İstanbula geldi ve Tersânede Valde Kızağında kurularak fevkalâde merâsim ile denize indirildiler, ve ikişer direk taşıyan gemilere türk bayrağı çekildi.
Gemilerin tecrübelerinde bulunmaya ve onları tesellüme değerli denizcilerimizden Develilizâde Halil Bey Kaptan memur edilmişdi.
Gemiler gündüz rıhtımda bağlı duruyor, ve tecrübeler gece Haliçde yapılıyoıdu. İlk tecrübeler sâdece denize dalıp çıkmak oldu, su altında seyir tecrübesi yapılmadı, ve tecrübelerde de yalnız “Abdülhamid” kullanılıyordu. Dalmalarda da Garret ile iki muavini ve Halil Kaptan bulunuyordu.
“Bir gece “Abdülhamid” Hasköy ile Balat arasında 5 kulaç suya daldı, fakat sarnıçlarına aldığı suyu boşaltacak makina işlemeyince gemi denizin dibine kadar inip oturdu. Garret ve iki yardımcısı dehşet içinde kaldılar, hatayı birbirlerine yükleyerek çekişmeye başladılar, geminin içindeki havanın dört kişiyi ne kadar yaşatacağı bilinmiyordu. Onların şaşkınlığını bir müddet seyreden Halil Bey Kaptan tulumbaya yaklaşdı, ve elini tulumba valfına atar atmaz makine işlemeye başlayıp deniz altı su yüzüne çıkdı.
Su altında seyir tecrübeleri Garret’in türlü behâneleri ile hayli gecikdikten sonra bir gece yine Haliçde Fener önünde seyir için dalındı. Geminin gövdesi ancak kaptan köşkü su yüzünde kalacak şekilde suya gömüldükden sonra seyir dümeni tanzim edilerek uskur harekete geçirildi, fakat müdhiş bir hâl oldu, gemi 45 derece bir meyil ile burnu üstüne dikilerek uskur havada kaldı, Garret düşerek yaralandı, gemi seyir tecrübesinde bir metre bile yürümemişdi. Hemen sarnıçlar boşaltılarak gemi su yüzüne çıkdı ve rıhtıma dönerek bağlandı. Bundan sonra Garret yeni bir tecrübeye cesâret edemedi, hükûmete tecrübelerin tamam olduğunu, gemilerin tesellüm edilmesini bildirdi.
Tesellümde Tersâne tantanalı bir gün yaşadı. Pâdişâhı temsilen Derviş Paşa pek erken saatde Kasımpaşada Divanhâneye geldi. Bahriye Nazırı Bozcadalı Hasan Hüsnü Paşa ve bütün bahriye erkânı toplandı. “Abdülhamid” de ağır ağır seyrederek Divanhâne önüne geldi, tekmil Türk mürettebâtı içinde idi: Süvâri Halil Bey Kaptan, makinist kolağası Mahmudpaşalı Ali Bey, yardımcısı İzmitli Şerefeddin Efendi, mülâzim Hasköylü Mehmed Efendi, ateşci Musa Çavuş; hepsi başlarında fes, don gömlekce, yalın ayak, dalış ve su altı seyir tecrübesine hazır idiler. Fakat bu tecrübe yapılmadı. Garret hiç sıkılmadan gemide küçük bir arıza çıkdığını söyledi. Gemi rıhtıma döndü. Bu garib hareketine rağmen Garrete fahrî binbaşılık ile altın imtiyaz nişanı verildi, ve iki denizaltı gemisi son tecrübeler yapılmadan teselelüm edilmiş oldu. Garret tecrübeler için gelmek şartı ile memleketine döndü ve kendisinden artık haber alınamadı, mezuniyeti bittiği halde dönmedi, izi güçlükle bulundu, gemilerin tesellüm edildiğini, eğer türk denizcilerine denizaltıcılık öğretmesi için çağırılıyorsa şu kadar aylıkla gelebileceğini bildirdi ve küstahca fâhiş bir para istedi.
İkinci Sultan Abdülhamid denizaltı gemileri ile yakından ilgileniyordu. Bahriye nâziri Bozcaadalı Hasan Paşa pâdişaha karşı müşkil durumda kaldı, o sırada yüzbaşı olan Halil Bey Kaptanı çağırarak kendisine iki derece terfi ve nişan, nakdî mükâfât vaad etti, türk bahriyelilerinin bu gemileri kullanabildiklerini isbat etmesini rica etti. Bir salı günü Kasımpaşada kumandanlık önünde “Abdülhamid” gemisi dalma tecrübesi yapdı, yavaş yavaş suya gömülen denizaltı beş dakika sonra gözden kayboldu. Bahriye erkânı ve oıava toplanan büyük bir halk kitlesi heyecan, telâş içinde idi. Halil Bey Kaptan hem dalma hemde seyir tecrübesi yapıyordu. Geminin daldığı noktadan çıkmadığını görenler ne yapacaklarını bilemez halde iken “Abdülhamid” ilerde bir noktadan su yüzüne çıkdı, ve coşkun alkışlarla, sevinç nâraları ile karşılandı. Süvari ve mürettebâtı yarı çıplak bir halde geminin güvertesine çıkarak halkı selâmladılar. Fakat nazır paşanın terfi, nişan ve ihsan vaidlerinden bir ses gelemedi.
Bu tecrübeden dört gün sonra pâdişahdan “Tahtelbahirlerim İzmite gitsin!..” emri geldi ve gemiler hemen o gün İzmite gönderildi.
Son bir tecrübe İstanbulda Sarayburnunda yapıldı ve bu tecrübede pâdişah bizzat bulundu. Sarayburnuna köhne bir gemi kondu. “Abdülhamid” Gemisi sür’atle geldi, muayyen bir mesâfede daldı ve torpilini hedefine attı, köhne gemi bir an içinde battı. “Abdülhamid” ve onun gölgesi hâlinde kalmış “Abdülmecid” o gün Tersâne rıhtımına bağlandılar, bir kaç gün sonra da Sütlüce kıyısında kızağa çekildiler ve orada çürümeye terkedildiler, tam yirmi iki yıl...” (Ali Haydar Emir, Türk Tahtelbahircileri, Tarihi Bahrî Sayfaları, 1916); (B.: Denizaltı Gemisi Timsah).
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080719
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 8, pages 4396-4398
See Also Note
B.: Denizaltı Gemisi Timsah
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.