Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DEMİRCİLER MESCİDİ
Hadikatül Cevâmi şu mâlûmâtı veriyor: “Fatih Câmiinin yakınındadır; bâmisi Fâtih Sultan Mehmed Hanın cerrahbaşısı Ali Efendidir, merkadinin nerede olduğu mâlum değildir. Mescid mürûru eyyam ile hârab olub yerinde demirciler iskân ederek nice zaman ibâdet yeri olduğu unutulmuş kalmış iken 1176 rebîül evvelinde (1762 kasım-aralık) mütevellisi bulunan zâtin ikdam ve himmeti ile mescid olarak ihyâ edilmişdir; mahallesi vardır”.
Tamâmen yıkılmış, mahvolmuşdur. Ekrem Hakkı Ayverdi “Fâtih Devri Mimârîsi” isimli muhalled eserinde şunları yazıyor :
“Büyük bir ehemmiyeti olmadığı halde tesâdiflerin ilcâsı ile üstünde en çok durulan ve bir çok yazılara vesîle teşkil eden bu cami hakkında vardığımız neticeyi tebârüz ettireceğiz.
“Dr. Paspati Bizans Tedkikleri eserinde bu camiin de bir resmini yaptırmış, neşretmişdir. Dr. Paspati bütün İstanbulda Bizans kokusu aramış ve Bizans eserlerini çok sıhhatle tersim ettirip, bir vesika mâhiyetinde, ortaya koymuşdur. Meselâ daha o devirde harab olan Sancakdar Hayrüddin Mescidi resmini o kadar dikkatle çizmişdir ki bugün bile harâbeyi aynı vaziyetde bulmaktayız. Sanki türk eserinde bulunmazmış gibi, beş köşe çıkıntısından dolayı Paspati Demirciler Mescidini de Bizans eseri zannederek resmini pek doğru cizdiğinden, (aslının aynı olduğu da ) şübheye mahal...
⇓ Devamını okuyunuz...
Hadikatül Cevâmi şu mâlûmâtı veriyor: “Fatih Câmiinin yakınındadır; bâmisi Fâtih Sultan Mehmed Hanın cerrahbaşısı Ali Efendidir, merkadinin nerede olduğu mâlum değildir. Mescid mürûru eyyam ile hârab olub yerinde demirciler iskân ederek nice zaman ibâdet yeri olduğu unutulmuş kalmış iken 1176 rebîül evvelinde (1762 kasım-aralık) mütevellisi bulunan zâtin ikdam ve himmeti ile mescid olarak ihyâ edilmişdir; mahallesi vardır”.
Tamâmen yıkılmış, mahvolmuşdur. Ekrem Hakkı Ayverdi “Fâtih Devri Mimârîsi” isimli muhalled eserinde şunları yazıyor :
“Büyük bir ehemmiyeti olmadığı halde tesâdiflerin ilcâsı ile üstünde en çok durulan ve bir çok yazılara vesîle teşkil eden bu cami hakkında vardığımız neticeyi tebârüz ettireceğiz.
“Dr. Paspati Bizans Tedkikleri eserinde bu camiin de bir resmini yaptırmış, neşretmişdir. Dr. Paspati bütün İstanbulda Bizans kokusu aramış ve Bizans eserlerini çok sıhhatle tersim ettirip, bir vesika mâhiyetinde, ortaya koymuşdur. Meselâ daha o devirde harab olan Sancakdar Hayrüddin Mescidi resmini o kadar dikkatle çizmişdir ki bugün bile harâbeyi aynı vaziyetde bulmaktayız. Sanki türk eserinde bulunmazmış gibi, beş köşe çıkıntısından dolayı Paspati Demirciler Mescidini de Bizans eseri zannederek resmini pek doğru cizdiğinden, (aslının aynı olduğu da ) şübheye mahal yokdur.
“Demirciler Mescidi sivri kemeri ile, kasnak ve kubbe teşkilâtı ile, kesme taş cebhesi ile bir türk eseridir. Beşli çıkıntı bu devirde meselâ Şifâhânede, Çinili Köşkde tatbik edilmişdir.
“Resme nazaran büyücek kesme taşlı, tek kubbeli, sekiz köşe hârici kasnaklı ve beş köşe çıkıntısı olan bir binâdır. Mihrabın birinci ve ikinci sıra pencereleri, esas kütlenin de üç tâne ikinci ve bir tâne de taş ile örülmüş üçüncü sıra penceresi görüldüğü halde alt katdakiler binâya muttasıl bir baraka ile kapatıldığından resimde görünmüyor. Pencerelerden başlayan iki büyük çatlaklık vâzihen çizilmişdir. Vizan diyon (S. 376) yeni Atpazarı civârında Çırçır nam mahalde diye târif ediyor”.
Değerli ilim adamı Demirciler Mescidinin Fâtih Dârüşşifâsı olduğu yolunda Dr. Süheyl Unver ve Dr. Semavi Eyice tarafından ileri sürülen mütebaları tedkik ve münakaşe ederek yazısını şöyle bağlıyor :
“Şifâhâne (B.: Dârüşşifâ Mescidi) ve Demirciler mescidlerinin ikisi de mevcvud idi. Şifâhâne de tabiblik eden cerrahbaşı Ali Efendi, mimarından bir Cami istediği zaman örnek olarak Şifâhânenin büyük Me’kelini gösterdi; Şifâhâneye müşâbeheti buradan doğan cami XVII-XVIII. asırda Demirciler Mescidi ismini aldi ve XIX. asır sonunda yıkılıp kayboldu. Demirciler Mescidinin nerede olduğunu kesin olarak bilmiyoruz” (Ekrem Hakkı Ayverdi, Fâtih Devri Mimârîsî, s. 112-113).
Demirciler Mescidi
(Paspatinin resminden B. Cantok eli ile)
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Behcet Cantok
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080677
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Behcet Cantok
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4382-4383
Not
Görsel: cilt 8, sayfa 4383
Bakınız Notu
B.: Dârüşşifâ Mescidi
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Behcet Cantok
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.