Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DELİKANLI
“Kanı kaynayan genc” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lügâtı); bulûğ çağından 25 yaşına kadar en cevvâl, en ateşli, güzelliğinin en revnaklı devresinde genc erkek. Divan Edebiyatında, hiç tereddüt etmeden, serâpâ delikanlı güzelliği, nahveti, gurûru, nazı, cilvesi, aşkı terennüm edilmişdir diyebiliriz, asla hatâya düşülmüş olmaz.
Şâirlerimiz delikanlıyı sedece bu kelime ile ifâdede kalmamışlar, yerine, mâtufunun ictimâî seviyesine ve şiirin havasına, âhengine, ve kendi zevkine, meşrebine göre “civan”, “nevhat”, “mürâhik”, “tâze”, “çâre”, “çârebrû”, “eşbeh”, “şehbaz”, “şehlevend”, “zeberdest”, “cilâsın”, “fetâ”, “köçek”, “püser”, “”gulâm”, “mugbeçe”, “oğlan”, “mahbub”, “uşak”, “civelek”, “bıçkın”, “çapkın”, “kırık”, “yosma”, “şıkırdım” gibi sıfar ve isimler kullanmışlardır. Delikanlı vücûdu kâkülünden perçeminden ayağında tırnağına, topuğuna varınca tasvir edilmiş, tuvaletleri, kiyâfetleri anlatılmışdır; devir devir, başda İstanbul, şehir şehir esnaf tabakasına mensub güzel delikanlılar şânında “Şehrengiz ”adı verilen manzum medhiyeler yazılmışdır, hattâ “Defteri Aşk” ve “Nevhatül Uşşâk” gibi manzum melodram îtirafnâmeler kaleme alınmışdır (B.: Şehrengiz; Hûbannâmei Nevedâ; Dellâknâmei Dilküşâ; Çenginâme; Defteri Aşk; Nevhatül Uşşâk); yanına bir “nigâr”, bir “duhteri pâkize”, bir kız ko...
⇓ Read more...
“Kanı kaynayan genc” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lügâtı); bulûğ çağından 25 yaşına kadar en cevvâl, en ateşli, güzelliğinin en revnaklı devresinde genc erkek. Divan Edebiyatında, hiç tereddüt etmeden, serâpâ delikanlı güzelliği, nahveti, gurûru, nazı, cilvesi, aşkı terennüm edilmişdir diyebiliriz, asla hatâya düşülmüş olmaz.
Şâirlerimiz delikanlıyı sedece bu kelime ile ifâdede kalmamışlar, yerine, mâtufunun ictimâî seviyesine ve şiirin havasına, âhengine, ve kendi zevkine, meşrebine göre “civan”, “nevhat”, “mürâhik”, “tâze”, “çâre”, “çârebrû”, “eşbeh”, “şehbaz”, “şehlevend”, “zeberdest”, “cilâsın”, “fetâ”, “köçek”, “püser”, “”gulâm”, “mugbeçe”, “oğlan”, “mahbub”, “uşak”, “civelek”, “bıçkın”, “çapkın”, “kırık”, “yosma”, “şıkırdım” gibi sıfar ve isimler kullanmışlardır. Delikanlı vücûdu kâkülünden perçeminden ayağında tırnağına, topuğuna varınca tasvir edilmiş, tuvaletleri, kiyâfetleri anlatılmışdır; devir devir, başda İstanbul, şehir şehir esnaf tabakasına mensub güzel delikanlılar şânında “Şehrengiz ”adı verilen manzum medhiyeler yazılmışdır, hattâ “Defteri Aşk” ve “Nevhatül Uşşâk” gibi manzum melodram îtirafnâmeler kaleme alınmışdır (B.: Şehrengiz; Hûbannâmei Nevedâ; Dellâknâmei Dilküşâ; Çenginâme; Defteri Aşk; Nevhatül Uşşâk); yanına bir “nigâr”, bir “duhteri pâkize”, bir kız konularak delikanlı “Şerbetci Güzeli”, “Kahveci Güzeli”, “Helvacı Güzeli”, “Yorgancı Güzeli”, “Terlikci Güzeli”, “Yemenici Güzeli”, ve daha bunlara benzer türlü isimlerle masal ve destan kahramanı olmuşdur.
Asırlar boyunca devam etmiş bu hây ü hûy âleminde, hezel ve hiciv yollu bâzı yazılar müstesnâ, bütün şâirler dâîmâ afif ve nezih kalmışlardır. Hulâsa İstanbulun geçmiş asırlardaki günlük hayatında delikanlı önemli yer alır. Güzellikleri, kiyâfetleri tasvir edilmiş, mâcerâları, hayat hikâyeleri manzum veya mensur kalem diline verilmiş, isimleri ile, lakabları ile unvanları ile, işleri ile bilinen delikanlılar büyük şehrin tarih kütüğüne geçmişlerdir.
İşte İstanbulu kılıcı ile almış gaziler serveri Fatih Sultan Mehmedin bir gazeli :
Hüsn ile cânânlar içre cânı cânandır Üveys
Şerbeti lâ’liyle dil derdine dermandır Üveys
Ağlamaz can bülbülü şimdengerû feryâd idüb
Bağı dilde hüsn ile bir verdi handandır Üveys
Nice mâmur olmasun dil mülki adl ü dâd ile
Bunca yıldır kim gönül tahtında sultandır Üveys
Avniyâ çün devlet el verdi ki mihman oldu yâr
Fırsatı fevt itme kim bin câna erzandır Üveys
Renkli, hareketli, canlı portrelerden biri, kapukulu sipâhilerinden bir genc için Muhibbînin (Kanunî Sultan Süleymanın) kalemi ile çizilmişdir :
Ah ol libâsı zerkeş bindüğü âtı serkeş
Bağlandı tîrü tirkeş azmı ırâke düşdü
Göz yaşların Muhibbî döksen aceb değil
Ol servi kadde nâgâh bu dîdebakaa düşdü
Delikanlı tasvirinde en bî bâk İstanbullu şâir, Lâle Devrini tek başına temsil kudretine sâhib büyük Nedim olmuşdur :
Fırkai erbâbı dilden zümrei zühhâdedek
Hep esîrindir beyin hattâ dili nâşâdedek
Şöyle mest olmuş ki âçılmış gribânı kabâ
Nâfden tâ bendgâhı hançeri fulâdedek
Şu tasvir de geçen asrın şâirlerinden Ayıntablı Aynî Efendinindir :
Açdı yosmam yine bayrağını
Basdı içelde dil ocağını
Atub üzengisine ayağını
Dikti gönül yurduna mızrağını
Al kanla boyadı hep yer yüzün
Urdu çeküb bağırma buçağını
Ayrılı oda yakub gönlümü
Saçdı göğe külünü toprağını
Ol eli kanlı delikanlı güzel
Virdi bakub Ayniye gözdağını
Aşağıdaki dîvan bostan yanaşması Toygarlı Riza adında bir tulumbacı için bir asırlık ömür sürmüş büyük halk şâiri merhum Vâsıf Hiç’indir :
Şâhin başlı selvi boylu bıçkınım bağcıvanım
Şehlevendim tulumbacım âteşpâre civanım
Pâ bürehne dalfes ile kâküllerin dök geç güzel
Kalmadı sabra mecâlim bitti tâb ü tüvânım
Ahu musun ejder misin çalımına yandığım
Tutmuş nâmın Üsküdarı Toygarlı pehlivanım
Gül ârızın kundak mıdır dil hânesin yakmak için
Arzı hâlim hâki pâye kırık dökük divânım
Şu dîvan da yine aynı şâir tarafından Çeşmemeydanlı Bekir adında diğer bir tulumbacı için sipâriş üzerine o delikanlıya âşık Hûriye isminde bir hanım ağzından yazılmışdır:
Parladı dil hânesi söndük aman tulumbacı
Pek de bıçkın gösterir dar câmedan tulumbacı
Kahramâne kisveyi lâbis olan eyler çalım
Bas katı nârayı da koş hûb lisan tulumbacı
Yardan ayrıldım ipek ketfiye başda bir yana
Kaş çatub ejder gibi pek de yaman tulumbacı
Görse Yangın Kulesi al ârızın yangın sanır
Köşklüye çeker işâret bil hemen tulumbacı
Çeşmemeydanlı Bekirdir nâm ü şânın dilberim
Bilmeyen sıdk u vefâyı bî aman tulumbacım
Pâyini âzürde kılma taş yerine kalbe bas
Sen gönlümün sultânısın ey daltaban tulumbacı
Dikdiğin yelkenle çıkdım ben bu aşk ummânına
Esme deli poyraz gibi laz korsanım tulumbacım
Hûriyi yakdın ciğerden sen de yan yan âteşe
Ol sebebden benle yanık bil bu dîvan tulumbacı
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080635
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 8, pages 4357-4358
See Also Note
B.: Şehrengiz; Hûbannâmei Nevedâ; Dellâknâmei Dilküşâ; Çenginâme; Defteri Aşk; Nevhatül Uşşâk
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.