Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DEDE
“1 - Ananın babası, babanın babası, babanın babasının babası; Ced. 2 - Bir tarîkatde kıdemli derviş” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lûgatı).
Bu iki ayrı mânâdaki Dede ismi üzerine dilimizde darbı meseller vardır; kendisinin bir hüner ve mârifeti olmayub sâdece ecdâdı ile övünenler için :
“Dedesi koruk yemiş, torununun dişi kamaşmış..”.
Aciz ifâdesi yolunda şu beyit de darbı mesel olmuşdur :
Kendi muhtâcı himmet bir dede
Kande kaldı gayriye himmet ide
Aşağıdaki tekerleme yollu çok meşhur laf ise tekkelerdeki hayatın çok ağır, acı, amansız tenkididir :
“Puştun sonu dedelik, orospunun sonu ebelik..”.
Eski arab asıllı türk harfleri ile “Dede” nin karşılığı olan “Ced” kelimesini almak, ve “Düdük” yerine de “Ney” denilen sazı hatırlamak üzere iki ayrı şekilde yazılmış ve tertib eden şâirin adı bilinmeyen pek şirin bir maamma vardır, “Cüneyd” ismini verir :
Dedenin belinde düdük
Bizde maammâ didük
Dedenin beline sokunca düdük
Ona bir velînin adıdır didük
Dede = ced; düdük = ney; bel = orta, orta yer. Arab asıllı türk harfleri ile iki harfden mürekkeb “ced” isminin bu iki harfinin ortasına “ney” ismini koyar iseniz “Cüneyd” ismi çıkar.
Dervişlik yolunda “Dede” unvânı, diğer bütün unvanlar gibi şahıs adından sonra kullanılır : Ahmed Dede, Emin Dede, İsmail Dede; pek seçkin şahıslar için...
⇓ Read more...
“1 - Ananın babası, babanın babası, babanın babasının babası; Ced. 2 - Bir tarîkatde kıdemli derviş” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lûgatı).
Bu iki ayrı mânâdaki Dede ismi üzerine dilimizde darbı meseller vardır; kendisinin bir hüner ve mârifeti olmayub sâdece ecdâdı ile övünenler için :
“Dedesi koruk yemiş, torununun dişi kamaşmış..”.
Aciz ifâdesi yolunda şu beyit de darbı mesel olmuşdur :
Kendi muhtâcı himmet bir dede
Kande kaldı gayriye himmet ide
Aşağıdaki tekerleme yollu çok meşhur laf ise tekkelerdeki hayatın çok ağır, acı, amansız tenkididir :
“Puştun sonu dedelik, orospunun sonu ebelik..”.
Eski arab asıllı türk harfleri ile “Dede” nin karşılığı olan “Ced” kelimesini almak, ve “Düdük” yerine de “Ney” denilen sazı hatırlamak üzere iki ayrı şekilde yazılmış ve tertib eden şâirin adı bilinmeyen pek şirin bir maamma vardır, “Cüneyd” ismini verir :
Dedenin belinde düdük
Bizde maammâ didük
Dedenin beline sokunca düdük
Ona bir velînin adıdır didük
Dede = ced; düdük = ney; bel = orta, orta yer. Arab asıllı türk harfleri ile iki harfden mürekkeb “ced” isminin bu iki harfinin ortasına “ney” ismini koyar iseniz “Cüneyd” ismi çıkar.
Dervişlik yolunda “Dede” unvânı, diğer bütün unvanlar gibi şahıs adından sonra kullanılır : Ahmed Dede, Emin Dede, İsmail Dede; pek seçkin şahıslar için bu unvandan sonra bir de “Efendi” eklenir : İsmail Dede Efendi.
Dede unvanı şahıs isminin evveline getirilecek olursa, İstanbul ağzında tezyif, hakaaret ifâde eder, hakiki dede olmayub dedenin taslakcısı, dede zeyninde, kılığında dolaşan adam demekdir : Dede Mehmed, Dede Riza; misâl: “... Sirkeci, Demirkapu ve Eminönü Balıkpazarı taraflarının uygunsuz gürûhundan olub Şengül Hamamı külhanında yatar kalkar Dede Riza bir haftadan beri ortalıkda görünmez iken dün Salıpazarı önünde denizde cesedi bulunmuşdur” (Sabah Gazetesi, 1895).
İsim türkce olduğu halde tekkelerde “dedeler” denilmez, farsca cemi kaaidesi ile “dedegân” denilirdi; bektâşiler ondokuzuncu asır başından itibâren “dede” karşılığı “baba” adını bilhassa kullandılar; yalnız Kırşehirdeki pir postunda oturan büyük baba efendiye “dede Baba” denildi.
Dede unvânını bilhassa aşırı hürmetle kullananlar mevlevîler olmuşdur. Nâzımı meçhul şu beytin bir mevlevî kaleminden çıkmış olması muhtemeldir :
Mürşide var, mürşide var, mürşide
Anda olur derde derman ey dede!
Mevlevîler arasında tarikata yeni girmiş gence “Köçek” denilirdi, köçek zaman ile “derviş” olurdu, derviş de çilesini doldurunca “dede” unvanını alır idi, şu kıt’a Tâhirül Mevlevînindir (B. : Olgun, Tâhir) :
Yine bir âfetin aşkıyla gönül berzede oldu
Nâri sevdâ ile dil hânesi âteşgede oldu
Çillei aşkın elinden yine âzâde değildir
Gerçi ikmâli çile eyledi Tâhir “Dede” oldu.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080564
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 8, pages 4327-4328
See Also Note
B. : Olgun, Tâhir
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.