Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DAVUD PAŞA CAMİİ, MEDRESESİ, TÜRBESİ VE MEKTEBİ
Haseki ve Hekimoğlu Ali Paşa camileri arasında ismini verdiği semtde mühim yapı manzûmesidir. Sadırâzam Davud Paşanın hayır eserleridir, türbesi de oradadır.
Camii :
Hicrî 890 (Milâdî 1485) tarihinde yaptırılan cami plânı tek büyük kubbeye eklenen muhammesî mihrab çıkıntısı ve yanlardaki ocaklı odalar ve bunların kubbeli medhallerinden, ve beş açıklıklı son cemaat yerinden mürekkebdir. Edirnedeki Üçşerefeli’denberi sürüb gelen tek büyük kubbe ananesi burada dört duvar üstüne konarak bir vezir camii çapında yeni bir tarzı halle ulaşmış olmakla beraber, ocaklı ve hücreli ve aynı medhalli yan cenahların ilâvesinden, îtiyad veya ihtiyaç sâikası ile vaz geçilmemişdir. Bu yan höcrelerin ne vazife gördüğü tamamile bilinemiyor, bilinen, ocaklı olduklarından, ikaamete tahsis edildiğidir. Gurebâ için misâfirhâne veya cami hademesine istirahat yeri olması lâzım gelmektedir.
Davud Paşa Camii basitliği ve sâdeliği içinde eb’âdının tenâsübü ile ve haşmeti ile temâyüz eder. Dümdüz ve yalçın mik’ab şeklindeki esas kütlenin haşince manzarası yan cenahlar, mihrab çıkıntısı ve son cemaat revakı ile yumuşayarak heyeti umumiyesi XV. asır türk mimârîsinin güzel bir nümunesini teşkil eder. 18 metre kutrundaki kubbe sekiz köşe kasnakla ve istalâktitli müsellesi kürevî alîkalarla duvarlara oturur. Haricd...
⇓ Read more...
Haseki ve Hekimoğlu Ali Paşa camileri arasında ismini verdiği semtde mühim yapı manzûmesidir. Sadırâzam Davud Paşanın hayır eserleridir, türbesi de oradadır.
Camii :
Hicrî 890 (Milâdî 1485) tarihinde yaptırılan cami plânı tek büyük kubbeye eklenen muhammesî mihrab çıkıntısı ve yanlardaki ocaklı odalar ve bunların kubbeli medhallerinden, ve beş açıklıklı son cemaat yerinden mürekkebdir. Edirnedeki Üçşerefeli’denberi sürüb gelen tek büyük kubbe ananesi burada dört duvar üstüne konarak bir vezir camii çapında yeni bir tarzı halle ulaşmış olmakla beraber, ocaklı ve hücreli ve aynı medhalli yan cenahların ilâvesinden, îtiyad veya ihtiyaç sâikası ile vaz geçilmemişdir. Bu yan höcrelerin ne vazife gördüğü tamamile bilinemiyor, bilinen, ocaklı olduklarından, ikaamete tahsis edildiğidir. Gurebâ için misâfirhâne veya cami hademesine istirahat yeri olması lâzım gelmektedir.
Davud Paşa Camii basitliği ve sâdeliği içinde eb’âdının tenâsübü ile ve haşmeti ile temâyüz eder. Dümdüz ve yalçın mik’ab şeklindeki esas kütlenin haşince manzarası yan cenahlar, mihrab çıkıntısı ve son cemaat revakı ile yumuşayarak heyeti umumiyesi XV. asır türk mimârîsinin güzel bir nümunesini teşkil eder. 18 metre kutrundaki kubbe sekiz köşe kasnakla ve istalâktitli müsellesi kürevî alîkalarla duvarlara oturur. Haricde kasnak köşelerine üç köşe sofralar yapılarak tamamen penceresiz olan sağır kubbe ve kasnağa bir hareket bahşedilmişdir. Mihrab çıkıntısı üstü yarım kubbe ile örtülü beş köşelidir. Yan kanadlarda ikişer sağır kubbeli mahallerden biri ocaklı, raflı ikaamet odasıdır, diğeri de büyük bir sivri kemerle açık bırakılmış medhali teşkil eder. Bu medhalde odanın kapısı ve camiin içine ve revak altına bakan altı üstlü dört pencere vardır. Odadan cami harîmine pencere sedirinden atlanarak geçilir ki bu tarz Edirnede Sultan Bayazıd ve İstanbulda Sultan Selim Camilerinde de tekrarlanmışdır. Böyle açık kemerli medhal bu camie tekaddüm eden devirde yalnız Afiyondaki Gedik Ahmed Paşa Camiinde vardır.
Son cemaat revakı çok yüksek ve kalın granit direklere müstenid 7 metre genişliğinde epeyi azametli bir eser imiş, bugün 2 direği ve kubbeleri yıkılmış, demir gergilerle dört direği kalmışdır.
Mimârîsi ne kadar güzelse, inşaatı bir çok yerlerde o kadar başdan savmadır. Cami kâmilen ufak eb’adda, 25X40, arka cephede ise 20X35 eb’adında ufak kesme taşla inşâ edilmişdir. Mihrab çıkıntısı ve son cemaat yeri revak altı biraz daha büyük ebaddadır. Kat ve Kubbe kornişleri gaayet geniş ve kuvvetli ve asaba, kaval, armûdî ve müteaddid silmelerden mürekkebdir. Kubbe kasnakları ve minâre kesme taştan olub, son cemaat yeri sütunları eski bir binâdan getirilme muazzam granit, kütleleridir. Başlıkları basık irtifâda ve çubuklu mainlerle süslenmişdir. Mainlerin ortasında oyma yıldızlar da bulunmaktadır; nâdir bir motifdir. Kaaideler bir kaval ve bir ulukdan mürekkebdir.
Pencere süveleri kâmilen mermerdendir, bütün binâyı takrîben her 1,5 metrede bir dolaşan meşe hatıllardan bir tânesi aynı zamanda başlığı teşkil eder. Bu ahşab hatıllar binanın felâketi olmak istîdadını gösteriyordu, hepsi çürümüş ve kâgir içinde mühim boşluklar bırakarak çöküntülere sebep olmuşdur. Esâsen binânın harcı da, muasırlarının tamamen aksine olarak çok kötü olduğundan karşı koyamamışdır. Bu satırların müellifi tarafından 1945-1948 arasında yapılan umumî restorasyonda imkân nisbetinde bu boşluklar tahkim, ve kubbesi evvelce yıkılmış ahşab yapılmış sakat mihrab çıkıntısının dört yüzü yıkılarak ta temelden itibâren yeniden inşâ olundu.
Mihrab höcresini hâvi olan cebhe yerinde bırakılmakla beraber 93 (1876) muhâceretinde içinde ateş yakılarak tahrib olunan istalâktitli mihrab yaşmağı bakiyelere nazar tamamen tecdid edilmişdir.
Tâk kapu etrafındaki çerçeve düzlüğü çok geniş, silme ufak olduğu için asıl girintili kısmı ile âhenkli bir manzara göstermemekde, höcre kısmı ince düşmektedir. Bir sivri ve bir Bursa kemeri ile nihâyetlenip, istalâktit sırası üstüne oturan yaşmağı dilimli şemselidir. Bu motif XV. asrında bir çok yerlerde, meselâ Topkapu Sarayı hazîne kısmında da tatbik olunmuşdur. Söve ve kemerlerden başka bütün kapu köfekidendir.
Minâre küp kısmına kadar eskidir; aslında, Atîk Ali Paşa ve Fîruz Ağa camilerinde görüldüğü gibi, kalın gövdeli ve ince petekli olması lâzım gelen üst kısım maalesef inceltilerek meçhûl bir tarihde yenilenmişdir.
Bu camiin alçı işleri ve bilhassa kalemleri mühimdir. Mihrab kubbesi köşeli bâdemli bir sıra yaprağa oturur. Müsellesi kürevî alîkalarının tuğladan yapılıp alçı ile sıvanan muazzam istalâktitli tezyinâtı görülmemiş bir cesaretle tatbik edilmiş olmasına rağmen nisbetlerinde son derece muvaffak olunmuş ve cami ile hemâhenk bir halde yerine oturmuşdur.
Minber, camiin mimârîsine ve nisbetlerine çok uygun, yalnız silme ve kitâbelerle tezyin edilmiş basit ve mütenâsib bir eserdir. Camiin câlibi dikkat tezyinâtı bilhassa kalem işleridir. Bu kalemler çentilerek üstüne sıva vurulmuşken bu satırların müellifi tarafından 1948 de meydana çıkarılmışdır. İç pencerelerin üstünde bütün zemîni rûmîlerle müzeyyen sülüs celîsi âyâtı Kur’âniye bütün camii 1.40 eninde geniş bir kuşak hâlinde dolaşmakda, aynı satır içinde girift olarak ikinci bir kûfî metin bulunmaktadır. Satırın üstünde bir sıra kabak yaprağı, onun altında zincir ve yaldızlı bir geçme, onun da altında yonca yaprağı ve hatayîlerden mürekeb geniş bir su vardır. Bundan maada müsellesî kürevî yastıkları altında birer hurma ağacı, odalara atlanan pencere geçidinin sağ ve solunda da ne olduğu tâyin edilemeyen birer fidan resmi, bu kemerin aynasında da girift bir rûmi vardır.
Renkler umumiyetle kırmızı, pek koyu yeşil ve sarıdır. Sülüs yazılar zemin rengi üzerine harflerin etrafı tahrirle çevrilerek, kûfîler ise kırmızı renkle ve etrafları yine tahrirli olarak yazılmışdır. Lâkin zamanla ve çekiç tahribâtı ile renkler kaybolduğundan ancak hafif ıslatarak anlaşılabilmektedir. Sıvası harab olan mihrab kısmında kuşağın devam edip etmediği malûm değil ise de etmediği zannındayım. Büyük istalâktitlerde de koyuca bir zemin ve zırhlar görülmektedir.
Şimdilik bunlar elde edilmişdir, ilerde, daha yukarlarda ve kubbede bir şeyler bulunursa XV. ci asırda bir camiin kalem tezyinâtı hakkında tam bir fikir almak kaabil olacakdır. Alçı pencerelerden, pencere kapaklarından ve kapılardan devrine aid hiç bir şey kalmamışdır. Yan kısımların açık medhallerinin revak altına açılan üst pencersinde hendesî şekilli oyma bir köfeki kafes vardır. Maalesef şâdırvan avlularındaki pencerelere aid olan bu motif camilerimizde pek ender kalmış, yerlerine, mâhiyeti düşünülmeden, cami harimlerinde olduğu gibi, camlı alçı pencereler konmuşdur, açık bir yere camlı pencere koymakdaki manâsızlık üstünde fazla durmaya lüzum yokdur. Bu kafes, ve Edirnede Sultan Selim ile Bayazıd camilerindeki benzerleri ilerideki restorasyonlarda esas olmalıdır. Davud Paşa Camii zelzelerden çok hasar görmüş, kubbe ve duvarlarında çatlaklar olmuşdur.
Camiin kapu kemeri üzerinde 4 satır üstünde 8 beyitlik sülüs hat ile arabca kitâbesi tarihini vermektedir :
Elâ yâ kad benâ Dervîşü Dâvudü
Vezîrün ebheriyy-ül-istikaame
Li Sultan Bâyezîd’ibni Mehmmed
Ferîd-id-dehri fa ikd-il-imâme
Binâ el-hayri merfû-el-mebânî
Hamah-Llâhü mâ nâbet hamâme
Teemmel fîhi v’enzur hüsne târihin
Li sâhibik-es’-saadetü v’esselâme
Medrese.
Camiin şimâli şarkî tarafında, avlu ihâta duvarından 8 metrelik bir sokakla ayrılan medresesi bulunmakda, medhali de harem yan kapusunun karşısına düşmektedir. Medresenin bu cephesinde höcre ve revak yokdur. Yalnız bir kesme taş duvar avluyu tahdid eder, diğer üç cephe de 15 dânişmend höcresi ve medhal karşısında dershâne, en solda da ayakyolları vardır. Karşı cephedeki revakta mainli Türk başlıkları, yanlardakinde ise muhtelif devirlere âid mütenâzır konmuş bizans başlıkları bulunmaktadır. Sütunlardan dershâne önünde bulunan ikisi yeşil, mütebâkisi beyaz mermerdir. Bütün kubbeler müsellesi kürevîlere oturur. Dershânede alt sırada altı aded ve üst sırada dört aded pencereye mukaabil höcrelerde umumiyetle üçer aded pencere bulunmaktadır. Pencere kemerleri yuvarlakdır. Her odada ocak vardır. Revakdaki kubbelerden ikisi ve dershâne kubbesi yıkılmıştır. Binâ müteaddid tâmirler görmüş, pencere kemerleri tâdilâta uğramış, kapı yeniden yapılmışdır. Etrâfına fuzûli olarak dolan evlerle görülmez hâle gelmesine rağmen ıslâhı kaabil kıymetlice bir binâdır. Fâtih manzûmesindekilerden maada kalan iki tâne XV. asır medresesinden birisi olması hasebi ile de îmârı muhakkak lâzımdır.
Türbe.
Camiin şarkında tamamen kesme taşdan yapılmış, önünde iki sütuna müstenid kubbeli bir revakı olan sekiz köşeli bir binâdır. Başlıklar mainli ve çenbersizdir. Alt üst ondört penceresinin etrafında silmeler dolaşır. Altdakilerin aynaları dilimli bir kitâbe şeklinde oyulmuşdur. Kubbe ufak bir kasnakla duvara oturur. Camiden daha itinâlı yapılmış olmakla beraber türbede de epeyi çatlaklıklar vardır.
Paşanın kabri 1,00X2,50X1,00 eb’adında ve mermer levhalardan yapılmış bir lâhiddir. Örtü ve yazı yoktur. Bursa kemerli bir çerçeve içindeki tahta kapı ince çubukların şaşırtmaca ittihadı ile teşekkül edib Fâtih ve ona yakın devirlerde, pek çok benzerleri Edirnede, Bursada ve Topkapusu Sarayında bulunan zarif bir şekildir. Bu kapı dört tablalıdır. En üstündekinin ortasında “Ya hafiyy-el-eltâf. Neccinâ mimmâ nehâf” duâsı, diğerinde ise rûmîler oyulmuşdur.
Türbenin, kapı üstünde 93X63 eb’adında mermere güzel bir sülüs hat ile iki satır hâlinde yazılmış iki beyitlik arabca kitâbesi şudur :
Atak-a-llâhü yâ Dervişü Dâvudü
Bi envâ-ir-recâ mimmâ ledeyhi
Felemmâ mâte innî kultü târihün
Kemâ hiye rahmet-u-Llâhi aleyhi
Bu yapı manzûmesinde sibyan mektebi camii şerîfin ve türbenin şarkında, şimdiki Davudpaşa Orta Okulunun yerinde idi. İmâretin nerede olduğu malûm değil ise de medresenin şimâli şarkîsinde, şimdiki Davudpaşa İlk okulunun yerinde olması muhtemeldir. İlk okulunun yerinde olması muhtemeldir. Zîrâ ekseriya böyle eserlerin aralarından resmî binâlar için istifâde edilmektedir.
Davud Paşa âmme hizmetinde hayır eseri ve diğer hayırlarının da vakıf gelir kaynaklarından biri olarak çarşı hamamını Samatyada yaptırmışdır (B.: Davudpaşa İskelesi Hamamı) ki o hamama nisbetle Samatyanın o sâhil bölgesi Davudpaşa İskelesi adını almış dır (Fâtih Devri Mimârîsi).
Ekrem Hakkı AYVERDİ
Davutpaşa Camii
(Resim : Behcet Cantok)
Davudpaşa Camii
(Plân: E. Hakkı Ayverdiden)
Davudpaşa Mektebi
(Resim: Anonim)
Davudpaşa Medresesi
(Resim: Behcet Cantok)
Davudpaşa Türbesi
(Resim: Prof. Dr. Suheyl Ünver)
Theme
Building
Contributor
Behcet Cantok, E. Hakkı Ayverdi, Behcet Cantok, Prof. Dr. Suheyl Ünver
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Ekrem Hakkı Ayverdi
Identifier
IAM080498
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Behcet Cantok, E. Hakkı Ayverdi, Behcet Cantok, Prof. Dr. Suheyl Ünver
Description
Volume 8, pages 4291-4296
Note
Image: volume 8, pages 4292, 4293, 4294, 4295
See Also Note
B.: Davudpaşa İskelesi Hamamı
Theme
Building
Contributor
Behcet Cantok, E. Hakkı Ayverdi, Behcet Cantok, Prof. Dr. Suheyl Ünver
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.