Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DAVUD (Çatmacı)
1870 ile 1880 arasında Üsküdarda çatmacı esnafından (B. : Çatma) güzelliği ile büyük şöhret olmuş bir çapkın delikanlıdır; Üsküdarlı halk şâiri Âşık Râzinin evrâkı metrûkesi arasında bu Çatmacı Davud hakkında bir deftercik bulunmuştur ki aynen naklediyoruz :
“Hâki pâkimiz şehri Üsküdarlı velveleye vermiş bıçkınlardan olub tulumbacılığa da gaayet hevesli olub ağır çardaklı tulumbalar zamanında Üsküdar Karakol Sandığında Beygirci Mısdık’ın başreisliğinde ikinci takımda öncü idi, ayakları sevişmiş omuzdaşı da (ayağı sevişmek tulumbacılıkda sandık kolu altında yan yana koşan iki tulumbacının aynı tempo ve sür’atde adım atması anlamında argo deyimdir) Kayıkcı Kötü Ali idi, ardcılar da Kara Derviş ile Kıvırcık Yanko idi. Çatmacı Davud o zamanlar ondokuz yirmi yaşlarında, yüzüne ustura vurmamış uzunca, civelek dilber civandı, Beygirci Reisin mahmîsi idi. Davudun babası meşhur tütün kaçakçılarından Karagöz Bekir, anası da Büyük Bakkal Köyünden bir rum kızı idi; o kadın için Bekirin kapatması derlerdi, Davud da pek fasih rumca konuşurdu. Bekiri kolcular vurdu, rum kızı da köyünden bir rumla evlendi, Davud on onbir yaşlarında Üsküdarda sokak ortasında kaldı, önce bir çatmacıya sığındı, sonra Mısdık Ağanın kanadı altına girdi, ki Beygirci için Davudun şevheri yerindedir derlerdi. Bir gün y...
⇓ Devamını okuyunuz...
1870 ile 1880 arasında Üsküdarda çatmacı esnafından (B. : Çatma) güzelliği ile büyük şöhret olmuş bir çapkın delikanlıdır; Üsküdarlı halk şâiri Âşık Râzinin evrâkı metrûkesi arasında bu Çatmacı Davud hakkında bir deftercik bulunmuştur ki aynen naklediyoruz :
“Hâki pâkimiz şehri Üsküdarlı velveleye vermiş bıçkınlardan olub tulumbacılığa da gaayet hevesli olub ağır çardaklı tulumbalar zamanında Üsküdar Karakol Sandığında Beygirci Mısdık’ın başreisliğinde ikinci takımda öncü idi, ayakları sevişmiş omuzdaşı da (ayağı sevişmek tulumbacılıkda sandık kolu altında yan yana koşan iki tulumbacının aynı tempo ve sür’atde adım atması anlamında argo deyimdir) Kayıkcı Kötü Ali idi, ardcılar da Kara Derviş ile Kıvırcık Yanko idi. Çatmacı Davud o zamanlar ondokuz yirmi yaşlarında, yüzüne ustura vurmamış uzunca, civelek dilber civandı, Beygirci Reisin mahmîsi idi. Davudun babası meşhur tütün kaçakçılarından Karagöz Bekir, anası da Büyük Bakkal Köyünden bir rum kızı idi; o kadın için Bekirin kapatması derlerdi, Davud da pek fasih rumca konuşurdu. Bekiri kolcular vurdu, rum kızı da köyünden bir rumla evlendi, Davud on onbir yaşlarında Üsküdarda sokak ortasında kaldı, önce bir çatmacıya sığındı, sonra Mısdık Ağanın kanadı altına girdi, ki Beygirci için Davudun şevheri yerindedir derlerdi. Bir gün yıkanmak için gittiği Büyük Hamamda, o içerde yıkanır iken aynı peykede soyunmuş bir efendinin gümüş saati çalınmış ve natır saati Davudun bohçasında bulmuş. Dellâklar delikanlıyı içerden sille yumruk çıkarıp zabtiyeye teslim edilmişdir. Davudu bilenler haylaz oğlandır çapkındır ama hırsız değildir, natırın iftirâsıdır dediler. Beygirci Mısdık da çocuğu kurtarmak için hayli uğraşdı ise de muvaffak olamadı ve Davud oğlan hırsızlıkdan o zamanın âdetince ba’detteşhir iki sene habse mahkûm oldu. Çatmacıyı bir gün sabahdan akşama kadar Üsküdar İskele Meydanında Sultan Ahmedi Sâlis Çeşmesinin denize nâzır cebhesi önünde boynunda yaftası ile “Hamam Hırsızıdır” diye teşhir ettiler; güzel gencin yüzünü elleriyle kapatarak durmadan ağlaması gözümün önünden gitmez. Bu teşhir Üsküdar halkını da o kadar müteessir etti ki şehrimiz âyânı toplanıp atebei şâhâneye yüz imzâli bir arîza sundular ve bundan böyle teşhirin kaldırılmasını niyâz ettiler. Davuddan sonra Üsküdarda artık teşhir görmedik, pâdişahımız da Çatmacı Davudun cezasını af etmişdir, fakat Davud Üsküdarda durmadı, İdârei Mahsûsanın hututu baîde vapurlarından birine ateşci oldu ve nâmu nişânı da böylece unutulub kayboldu. Hüsnünün Üsküdarı velveleye verdiği zamanlarda meşhur ressam Tophâneli Toma Efendiyi bir gün Üsküdara getirtip Çatmacı Davudun bir napolyona resmini yapdırtmış idim, yine o zamanlarda Davudun şânında şu tahassürnâmeyi kaleme almış idim :
Tezgâhın başında dokursun çatma
Hançer ebrûlerin âşıka çatma
Gaayetle sevdim ben çapkınım seni
Vahşet gösterip de aklım oynatma
İsmi şerîfine Dâvud demişler
Sitem taşlarını başıma atma
Sırma kâkülünün üstünde dalfes
Bin civanda yokdur böyle kapatma
Helâlî gömlekde düğmeleri çöz
Sînei billûru aman kapatma
Bister ü bâlinken kucâğım sana
Ne revâ âguuşi agyarda yatma
Bilirim kırdığım cevizleri ben
Nâza çeküp kendin yolu uzatma
Levendâne reftar topuk vurarak
Hançer bedest olub gel çalım satma
Şerâbı lâ’lini selsebil ettin
Çok mudur âşıka bir yudum tatma
Bu şeb germâbeden aldım haberi
Mescide varub da âşık aldatma
İpliğin çokdandır çıkmış pazara
Bin dereden suyla masal anlatma
Âşıkın da sabrı tükenir bir gün
Çapkın yeter artık kavuk sallatma”.
Vâsıf HİÇ
Çatmacı Davud
(Resim : S. Bozcalı)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Vâsıf Hiç
Kod
IAM080472
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4280-4281
Not
Görsel: cilt 8, sayfa 4280
Bakınız Notu
B. : Çatma
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.